Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

1. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/3393

Karar No

2024/3637

Karar Tarihi

20 Mayıs 2024

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/251 E., 2023/155 K.

HÜKÜM/KARAR: Ret / Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/324 E., 2021/545 K.

Taraflar arasındaki kadastro tespiti sırasında tespit harici bırakılan tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Muğla ili, Fethiye ilçesi, ... Mahallesinde kain, doğusu dere, batısı yol, güneyi boşluk ve kuzeyi 4085 parsel sayılı mera ile çevrili yaklaşık 2.500 m2 yüz ölçümlü tespit dışı bırakılan tapusuz taşınmazın, öncesinde davacının babası, sonrasında da 1988 yılından itibaren davacı tarafından davasız, aralıksız ve malik sıfatıyla 20 yıldan fazladır tarım arazisi olarak kullanıldığını ileri sürerek dava konusu tescil harici tapusuz taşınmazın davacı adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

  1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın dere yatağında kaldığını, dere yataklarının Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılamayacağını, davacının da taşınmaz üzerinde malik sıfatıyla sürdürdüğü zilyetliği bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

  2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın ... sınırları dahilinde ve 1/1.000 ölçekli ... Uygulama İmar Planı içinde kaldığını, bu nedenle imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap edilemeyeceğini, ayrıca taşınmazın dere yatağında kalması nedeniyle tescil harici bırakıldığını, davanın hak düşürücü süreye uğradığını belirterek davanın reddini istemiştir.

  3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın hangi sebeple tescil dışı bırakıldığının tespiti gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

  4. Davalı ... (DSİ) vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın öncesinin dere yatağı olduğunu ve DSİ tarafından İplikçi Deresi'nin ıslah edilmediğini, aktif dere yatakları ve dere etki alanında kalan taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap edilemeyeceğini, ek olarak taşınmaz üzerinde iddia edilen zilyetliğin de ekonomik amacına uygun olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 11.10.2021 tarihli ve 2018/324 Esas, 2021/545 Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazın dere yatağı olarak tespit harici bırakıldığı, taşınmazın bulunduğu yeri kapsayan imar planının onaylandığı 02.01.2012 tarihine kadar kazandırıcı zamanaşımı süresinin geçmesi ve taşınmazın dere yatağı veya dere etkisinde olmaması gerektiği, bilirkişi raporlarına göre 1992 yılı itibariyle dava konusu taşınmaz üzerinde imar ihyanın henüz tamamlanmadığı, 15.06.2020 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaz üzerinde kök yaşı 28 30; aşı yaşı 25 27 olan 3 zeytin, 6 adet 20 25 yaşlarında dut ağaçları ve kademeli şekilde kapama zeytin bahçesi konumunda olan 12 15 yaşlarında 30 adet zeytin ağacının bulunduğunun bildirildiği, ağaç yaşları dikkate alındığında imar ihyanın 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresi içinde tamamlanmadığı, bir kısım mahalli bilirkişi beyanına göre imar ihyanın yaklaşık 2005 yılında tamamlandığı, diğer mahalli bilirkişi ve tanıkların, taşınmazın davacının babası tarafından öncesinde arpa, buğday, fiğ ekilmek suretiyle kullanıldığına dair beyanlarının hava fotoğrafları ile teyit edilmediği, jeolog, fen ve ziraat bilirkişi heyetinin 05.04.2021 tarihli raporuna göre imar ihyanın 1992 yılı itibariyle henüz tamamlanmadığı, dere yatağının güncel olduğu, bu hâlinin devam ettiği, dere yataklarının imar ihya ile kazanılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Nedenleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; fen bilirkişisinin 19.02.2020 tarihli raporuna göre imar ihyanın 1992 yılına kadar tamamlandığı, davacının bu tarihten itibaren taşınmazı tarım yapmak suretiyle kullanıldığını, 1992 yılında taşınmazın bugünkü şeklini aldığını, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre de taşınmazın 1987 yılından bu yana davacı tarafından kullanıldığının sabit olduğunu, 05.04.2021 tarihli bilirkişi ek raporuna göre de taşınmazın bulunduğu yerdeki dere yatağının daralarak doğu kısımdan akmaya başladığı, geriye kalan (A) harfli yerin imar ihya edilerek yeni yeni geniş aralıklarla zeytin ağaçlarının dikildiği ve kullanılmaya başladığının belirtildiği, sonuç olarak taşınmazın imar ihyasının 1992 yılı öncesinde tamamlandığını belirterek İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 08.02.2023 tarihli ve 2022/251 Esas, 2023/155 Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 2.510,43 m2 yüz ölçümlü taşınmaz olduğu, imar ihya faaliyetlerinin 1989 1990 yıllarında başladığı, 2004 tarihinden önce imar ihyanın tamamlandığı ve zilyetliğin devam ettiği, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritalarında dava konusu taşınmazın dere yatağı niteliğinde olduğunun belirtildiği, dava konusu taşınmazın eski dere yatağı olduğu ve zilyetlikle iktisap edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddinin isabetliği olduğu, dava dilekçesinde dava değerinin 10.000 TL olarak gösterildiği, keşfe katılan bilirkişilerin hazırladığı raporlarda dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle değerinin tespit edilmediği, tescil davalarında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun ek 6 ncı maddesi uyarınca dava değerine bakılmaksızın temyiz incelemesi yapılması gerektiğine dair Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 04.10.2021 tarihli ve 2021/11075 981 Esas Karar sayılı emsal kararına istinaden temyiz yolu açık olarak, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz talebinde bulunmuştur.

B. Temyiz Nedenleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; eski dere yatağının imar ihya yoluyla kazanılmasında yasal engel olmadığını, bilirkişi raporlarına göre dava konusu taşınmazın imar ihyasının 1992 yılında tamamlandığını, 1987 ve 1992 yılları arasında hava fotoğrafı olup olmadığının araştırılması gerektiğini, hiç değilse imar ihyasının 1987 yılında tamamlandığı belirtilen taşınmazın batı kısmına ilişkin davanın kabul edilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kadastro tespiti sırasında tespit harici bırakılan tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) ek 6 ncı maddesi,

  3. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun (492 sayılı Kanun) 16 ncı, 30 uncu ve 32 nci maddeleri ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150 nci maddesi.

  4. Değerlendirme

  5. Somut olayda; dava, tapusuz taşınmazın tescili talebine ilişkin olup, Bölge Adliye Mahkemesince 3402 sayılı Kanun'un ek 6 ncı maddesi uyarınca dava değerine bakılmaksızın temyiz yolu açık şekilde karar verildiği anlaşılmaktadır.

  6. 3402 sayılı Kanun'un ek 6 ncı maddesi ise “Kadastro mahkemesinin veya otuz günlük askı ilan süresinden sonra, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan davalarda genel mahkemelerin verdiği kararlar ile orman kadastrosuna ilişkin davalarda bu mahkemelerce verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulabilir.” şeklindedir. Söz konusu düzenleme 22.07.2020 tarihli 7251 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi ile getirilmiştir. 28.07.2020 tarihinde yürürlüğe girmiş olan madde hükmünün kadastro çalışmaları neticesinde tespit harici bırakılan, kadastro tutanağı düzenlenmemiş olan taşınmazların tesciline ilişkin davalarda uygulanmayacağı açıktır.

  7. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davanın 10.000,00 TL değer gösterilmek suretiyle açıldığı, yargılama sırasında dava konusu taşınmazın değeri keşfen saptanmadan ve harç ikmâli yapılmaksızın sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.

  8. 492 sayılı Kanun uygulaması kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle hâkim tarafından re’sen gözetilmesi gereken bir husustur. Öte yandan dava konusu taşınmazla ilgili verilecek nihai kararların istinaf ve temyiz yollarına tabi olup olmayacakları dava değerine göre belirlenecektir.

  9. Hâl böyle olunca, dava konusu taşınmazın başında keşif yapılarak 492 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi uyarınca dava değerinin belirlenmesi ve belirlenen değer üzerinden eksik harcın tamamlanması için davacıya süre verilmesi, harcın tamamlanması hâlinde davaya devam edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesine gönderilmesine, bozma sebebine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına,

20.05.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizkaldırılmasınavı.kararımahkemesiderecebozulmasınaortadan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:15:27

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim