Yargıtay 1. HD 2022/4128 E. 2024/210 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

1. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/4128

Karar No

2024/210

Karar Tarihi

10 Ocak 2024

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1028 E., 2021/1711 K.

Avukat ...

DAVA TARİHİ: ...

HÜKÜM/KARAR: Kabul / Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara Batı 4. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2019/206 E., 2021/102 K.

Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı ... vekili; hudutları dava dilekçesinde belirtilen taşınmaz bölümünün kadastro çalışmaları sırasında tescil harici bırakıldığını, oysa taşınmazın 1965 yılından önce müvekkili tarafından imar ihya edilerek tarım arazisi haline getirildikten sonra dava tarihine kadar malik sıfatıyla zilyet edildiğini ileri sürerek nizalı taşınmaz bölümünün müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

  1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; nizalı taşınmazın kamu malı niteliğinde olduğunu, imar planı kapsamında kalan bu yerin zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

  2. Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; Mahkemece nizalı taşınmazda davacı lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17 nci maddelerinde öngörülen koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda yapılacak araştırma ve inceleme sonunda davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

  3. Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; kadastro çalışmaları sırasında nizalı taşınmazın dere içerisinde kaldığından bahisle tescil harici bırakıldığını, taşınmaz imar planı kapsamında kalmakla zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini ileri sürerek bu hususta yapılacak araştırma ve inceleme sonunda davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Ankara Batı 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.12.2018 tarihli, 2016/187 Esas, 2018/512 Karar sayılı kararıyla; davanın, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkin olduğu, dosya kapsamına göre nizalı taşınmazda davacı lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17 nci maddelerinde öngörülen koşulların gerçekleştiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, teknik bilirkişi ... 'un 25.07.2017 tarihli raporu ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 6.953,41 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün tarla vasfıyla davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine vekili ile davalı ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; jeolog bilirkişi raporundan nizalı taşınmaz bölümünün aktif dere yatağı kapsamında kalıp kalmadığının tespit edilemediği ve davacı tarafından aynı çalışma alanında bulunan dava dışı taşınmazlarla ilgili başkaca davalar da açıldığı anlaşılmasına rağmen yapılan belgesiz araştırmasının yeterli olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın açıklanan hususlarda araştırma ve inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi için İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Ankara Batı 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.03.2021 tarihli, 2019/206 Esas, 2021/102 Karar sayılı kararıyla; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı uyarınca eksikliklerin ikmal edildiği, nizalı taşınmaz bölümünün ilerisinde bulunan derenin kuru dere vasfında olduğu, taşınmaz ile dere arasında yeterli miktarda kot farkı bulunduğu, taşınmazın aktif dere yatağında kalmadığı gibi derenin etkisi altında kalan yerlerden de olmadığı, keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklarca nizalı taşınmazın 1969 yılında davacı tarafından imar ihya edilmeye başlandığı, imar ihya işleminin iki yıl içerisinde tamamlandığı, bu tarihten dava tarihine kadar da zilyet edildiğinin beyan edildiği, bilirkişiler tarafından incelenen hava fotoğraflarının da bu durumu desteklediği gerekçesiyle davanın kabulüne, teknik bilirkişi ... 'ın 23.11.2020 tarihli raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 6.953,41 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün tarla vasfıyla davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece yapılan yargılama sonunda verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, nizalı taşınmazın kuzeyinden ...’nin geçtiğini, aktif nehir ve çay yataklarının etkisi altında kalan yerlerin zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini, Mahkemece hava fotoğrafları net olmamasına rağmen genel bir değerlendirmeyle taşınmazda davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğunu ileri sürerek istinaf taleplerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 30.12.2021 tarihli, 2021/1028 Esas, 2021/1711 Karar sayılı kararıyla; teknik bilirkişi tarafından düzenlenen 25.07.2017 tarihli krokide (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün 1954 yılında yapılan tesis kadastrosu sırasında ekilemez arazi vasfıyla kadastro harici bırakıldığı, jeodezi ve fotogrametri mühendisinin 1975, 1978, 1988, 1991 ve 1999 yıllarına ait hava fotoğraflarına göre yaptığı değerlendirmede, taşınmazda imar ihya çalışması yapılarak taşınmazın tarıma uygun hale getirildiğinin belirtildiği, ziraat bilirkişi kurulunun raporuna göre taşınmazın 2. sınıf kuru tarım arazisi vasfında olduğu, jeoloji bilirkişi raporunda ise nizalı taşınmazın ilerisinde bulunan derenin kuru dere vasfında olduğu, taşınmazla arasında yeterli kot farkının bulunduğu, derenin aktif etkisi altında bulunmadığı, dere yatağından kazanılmadığı, taşkınlara maruz kalmadığının açıklandığı, taşınmazın 2007 yılında imar planına alınma tarihinden geriye doğru 20 yılı aşkın süredir davacının malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduğu, davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17 nci maddelerinde belirtilen imar ihya ile taşınmaz edinme şartlarının gerçekleştiği, böylece Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1 b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtip istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/1 inci maddesi; 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17 nci maddeleri

  1. Değerlendirme

  2. 1954 yılında ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında, dava konusu taşınmaz bölümü “ekilemez arazi” vasfında olduğundan bahisle tescil harici bırakılmıştır.

  3. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  4. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13 üncü maddesinin “j” bendi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizincelenenvı.kararıkararınmahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:31:06

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim