Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3394
2024/2033
12 Mart 2024
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/467 E., 2022/593 K.
HÜKÜM: Kısmen Kabul
Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın, davalı Hazine vekili, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16.Hukuk Dairesinin 08.06.2020 tarihli 2016/15907 Esas 2020/1562 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sonucu tescil harici bırakılan, 1409 parsel sayılı taşınmazın doğusunda kalan, 4.693,391m² ve 11.524,980m² yüz ölçümlü iki parça yere zilyet olduğunu ileri sürerek irsen intikal, paylaşım ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak bu yerlerin adına tapuya tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili, yargılama sırasında; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Birecik Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.12.2007 tarih ve 2007/364 E. 2007/818 K. sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne, 12.06.2007 tarihli fen bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 4.693,39 m² ve (B) harfi ile gösterilen 11.524.98 m² yüz ölçümlü taşınmaz bölümlerinin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz talebinde bulunulmuştur.
B. Bozma Kararı
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 09.07.2009 tarihli ve 2009/2723 E., 2009/3733 K. sayılı kararıyla; Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu, dava konusu taşınmaz bölümlerinin ima ihya edilip edilmediği, edilmiş ise nasıl ve ne zaman edildiği, taşınmaz üzerinde imar ihyanın tamamlandığı tarihten dava tarihine kadar 20 yılı aşan süre ile koşullarına uygun bir tasarruf olup olmadığının belirlenmediği, taşınmazın sınırında yer alan akarsu ve kara yolu ile ilgili araştırma ve değerlendirme yapılmadığı belirtilerek karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Birecik 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.12.2015 tarihli ve 2010/665 E. 2015/773 K. sayılı kararıyla davanın kabulüne, 09.04.2012 tarihli fen bilirkişi krokisinde (A), (C) ve (D) harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümlerinin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
D. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili, davalı ... temyiz talebinde bulunmuştur.
E. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 16.Hukuk Dairesinin 08.06.2020 tarihli 2016/15907 Esas 2020/1562 Karar sayılı kararı ile aktif dava ehliyetinin sağlanması, 6360 sayılı Kanun gereğince ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına ve ... Belediye Başkanlığına husumet yaygınlaştırılıp taraf teşkilinin sağlanması gerektiği belirtilerek sair yönler incelenmeksizin karar bozulmuştur.
F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazlar üzerinde yaklaşık 25 yılı aşkın süredir imar ihya işlemlerinin bitmiş olduğu, dava konusu taşınmazlara ilişkin davacının zilyetliğine veya malikliğine herhangi bir kimsenin müdahalede bulunmadığı, davacının taşınmazların bir kısmını emek ve çaba harcayarak tarım arazisi haline getirdiği, Türk Medeni Kanunu(TMK)'nun 713 üncü maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17 inci maddeleri hükümlerine göre somut olayda zilyetlikle taşınmaz edinmenin yasal koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1910 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan 06.06.2021 havale tarihli fen bilirkişi raporunda ''A1'' rumuzu ile belirtilen 4343,75 m2, 1911 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan aynı tarihli fen bilirkişi raporunda ''C'' rumuzu ile belirtilen 11.242,43 m2 ile ''D1'' rumuzu ile belirtilen 264,04 m2'lik kısımların tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
G. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz talebinde bulunmuştur.
H. Temyiz Nedenleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle, Mahkemenin verdiği kısmen kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin eksik olduğunu belirterek ve resen görülecek nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
F. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tescil isteğine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190 ıncı maddesi; 3402 sayılı Kadastro Kanun'un 14 ve 17 inci maddeleri; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ve 713 üncü maddeleri.
- Değerlendirme
Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Oysa, bozma kararına uyulmakla taraflar yararına usuli müktesep hak oluşacağından, bozma gereklerinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda çekişmeli taşınmazların bir bölümü üzerinde davacı lehine iktisap koşullarının oluştuğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli olmadığı gibi bozma kararının gereklerinin yerine getirildiğini söyleme imkanı da bulunmamaktadır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; taşınmazın önceki ve şimdiki niteliği, imar ihya suretiyle elde edilip edilmediği, bu şekilde elde edilmiş ise imar ihyanın başlangıç ve tamamlanma tarihleri, imar ihyanın tamamlandığı tarihten dava tarihine kadar 20 yıl süre ile ekonomik amaca uygun kullanım olup olmadığı hakkında yeterli araştırma yapılmamıştır. Ayrıca taşınmaz bölümlerinin imar planı kapsamında kalıp kalmadığı tespit edilmemiş yine komşu taşınmazların dayanak kayıtları getirtilip çekişmeli bölümleri ne okuduğu üzerinde araştırma yapılmamış, dava konusu taşınmazın kenarından geçen nehrin yatak değiştirip değiştirmediği, taşınmaz bölümlerinin nehirden kazanılıp kazanılmadığı,nehirde taşkın olup olmadığı, ıslah çalışması yapılıp yapılmadığı hususlarını açıklamayan yetersiz jeoloji bilirkişi raporu ile karar verildiği gibi harita mühendisi bilirkişi raporunda hava fotoğrafları yöntemince incelenmemiş, hava fotoğrafları üzerinde dava konusu edilen bölümlerin işaretlenmesi ile yetinilmiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.
Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle, Mahkemece 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ile mirasbırakanı adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden ayrı ayrı sorularak varsa bu şekilde tespit edilen taşınmazların kesinleşme durumlarını da gösterir biçimde tespit tutanaklarının onaylı örnekleri, kesinleşmiş olanların kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları, hükmen kesinleşenler bulunmakta ise tescil ilamları getirtilerek dosya içine konulmalı, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2 inci maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanılmalı, komşu taşınmazların kadastro tutanakları ile tespite esas varsa dayanak belgeler getirtilmeli, taşınmaz bölümlerinin imar planı sınırları içinde kalıp kalmadığı, imar planı sınırları içinde kalıyorsa hangi yıl imar planı sınırları içine alındığı ve imar planının hangi tarihte onaylanarak kesinleştiği ... Belediye Başkanlığı ve ... Büyükşehir Belediye Başkanlığından sorularak imar planının onaylı bir örneği ve eki belgeler dosya arasına getirtilmeli; Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünden taşınmazın sınırında bulunan nehirde ıslah veya sedde çalışması yapılıp yapılmadığı,nehrin yatak değiştirip değiştirmediği ve nehirde taşkın olup olmadığı hususları sorulmalıdır.
Bundan sonra, mahallinde elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik mahalli bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişisi , jeolog mühendisi bilirkişisi ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, bu keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmaz bölümlerinin öncesi itibariyle kime ait olduğu, kimden kime ne zaman ve ne şekilde intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ve hangi tasarruflarla zilyet edildiği, imar ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar ihyasının hangi tarihte tamamlandığı, nehrin yatak değiştirip değiştirmediği, sel baskını olup olmadığı, en son sel baskının ne zaman olduğu hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle oluşan çelişkilerin giderilmesine çalışılmalı; bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsellerin tespit tutanakları ve dayanaklarıyla denetlenmelidir.
Ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan nizalı taşınmaz bölümlerinin toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsünü, imar ihya edilip edilmediğini, imar ihya edilmiş ise imar ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman tamamlandığını ve üzerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmazlar ile çevresinin yakın plan ve panaromik fotoğrafları çektirilip üzerinde taşınmaz bölümlerinin sınırlarının işaretlenilmesi istenilmelidir.
Mahkeme hâkiminin taşınmazların konumuna, niteliğine ve çevre parsellerle karşılaştırılmalı olarak fiziksel özelliklerine ilişkin gözlemi keşif tutanağına aynen yansıtılmalıdır.
Jeolog bilirkişisinden zemin incelemesi yaptırılarak dava konusu taşınmazın nehir yatağı vasfında olup olmadığı, halen aktif ya da pasif nehir yatağında kalıp kalmadığı,nehir yatağından kazanılıp kazanılmadığı ve nehrin taşkın sahası kapsamında bulunup bulunmadığı hususlarında kot farkını da gösterir ve önceki raporu irdeler ve çelişkileri giderir mahiyette rapor alınmalıdır.
Jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden taşınmazın kadastro paftasındaki konumunun bilgisayar programı aracılığıyla uydu ve hava fotoğraflarına aktarılması suretiyle hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle ve temin edilebilecek en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları üzerinde de inceleme yaptırılarak taşınmaz bölümlerinin önceki ve şimdiki niteliği, imar ihya edilip edilmediği, imar ihya edilmiş ise ne zaman başlanıp hangi tarihte tamamlandığı, ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığı ve kullanımın hangi tarihten itibaren başladığı hususlarında ayrıntılı rapor düzenlemesi istenilmelidir.
Fen bilirkişisine keşfi takibe, bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye imkan verir krokili rapor düzenlettirilmeli, bundan sonra 3402 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi göz önüne alınarak taşınmaz imar planı kapsamında ise imar planı onay tarihinden önce, imar planı kapsamı dışındaysa dava tarihine kadar 3402 sayılı Yasa'nın 14 ve 17 nci maddesinde öngörülen koşulların davacı taraf yararına gerçekleşmiş olup olmadığı değerlendirildikten sonra sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece, bu hususlar göz ardı edilerek eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü 6100 sayılı Yasa'nın geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 Sayılı HUMK'un 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA,
Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesi yer olmadığına,
12.03.2024 tarihinde karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:20:51