Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/3252
2023/7182
5 Aralık 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2021/348 E., 2021/797 K.
HÜKÜM: Asıl ve Birleştirilen Dava Kabul
Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın, asıl davada davacı birleştirilen davada davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 30.03.2021 tarihli 2019/448 Esas, 2021/2966 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda Mahkemece asıl ve birleştirilen davanın kabulüne dair verilen karar asıl davada davacı birleştirilen davada davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı birleştirilen davada davalı Hazine vekili dava dilekçesinde; dava konusu Geyve ilçesi, Eşme Mahallesi sınırları içerisinde bulunan dava dilekçesine ekli krokide sınırları gösterilen taşınmazın 1976 yılında kadastro çalışmaları sırasında Karaçay deresi etkisi altında bulunması nedeni ile tescil harici bırakıldığını, ancak DSİ tarafından yapılan ıslah çalışmalarının 2013 yılında sona erdiğini ve dava konusu taşınmazın dere etkisinden kurtulduğunu belirterek TMK'nın 708 inci maddesi gereği Hazine adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir.
Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde; Geyve ilçesi Eşme Mahallesinde yapılan kadastro çalışmalarında tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında imar ihya ile irsen intikal, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adına tapuya tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar Hazine vekili, ... vekili, ... vekili cevap dilekçelerinde ve yargılama sırasında, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
III. MAHKEME KARARI
Geyve Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.12.2013 tarih ve 2013/131 Esas, 2013/738 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne fen bilirkişi raporunun eki krokisinde (A) harfi ile gösterilen 2.595,19 m2'lik yerin davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 15.09.2014 tarih ve 2014/6576 Esas, 2014/9838 Karar sayılı kararı ile; imar ve ihyanın ne zaman başladığı ve bittiği yönünden yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı vurgulanıp dava tarihinden geriye doğru 15 20 25 yıl öncesine ait hava fotoğraflarının getirtilerek 3 kişilik ziraat mühendisi, fen bilirkişisi ve 3 kişilik jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi kurulu ile yeniden keşif yapılması, imar ihyanın ne zaman tamamlandığının tam olarak saptanması, taşınmazın Karaçay deresinin etki alanından tam olarak ne zaman çıktığının tespit edilmesi, ona göre 20 yıllık zilyetlik süresinin dava tarihine kadar dolup dolmadığının belirlenmesi, TMK’nın 713/4 ve 5 inci fıkraları gereğince yapılması zorunlu olan ilanların yapılması” gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Geyve Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.05.2018 tarih ve 2015/436 Esas, 2018/358 Karar sayılı kararıyla; bozma ilamına uyularak ve dava dosyaları birleştirilerek asıl ve birleştirilen davanın kabulüne, 10.03.2017 tarihli fen bilirkişi raporunda (H) harfi ile gösterilen 2.595,57 m2'lik kısmın Hazine adına, 09.12.2013 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 2.595,19 m2'lik kısmın ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
D. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde Hazine vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
E. Bozma Kararı
Yargıtay ( Kapatılan ) 16. Hukuk Dairesinin 30.03.2021 tarih ve 2019/448 Esas, 2021/2966 Karar sayılı kararı ile; “asıl davada kabul kararı verilen (H) harfi ile gösterilen kısım ile birleştirilen davada (A) harfi ile gösterilen kısmın aynı yere denk geldiği, Mahkemece asıl dava ve birleştirilen dava yönünden farklı fen bilirkişi raporlarına atıf yapılmak suretiyle aynı yerin hem Hazine adına hem de birleştirilen davanın davacısı ... adına tesciline hükmedilerek infazı mümkün olmayacak şekilde karar verilmiş olduğunu” belirtilerek karar bozulmuştur.
F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Geyve Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.12.2021 tarih ve 2021/348 Esas, 2021/797 Karar sayılı kararıyla; asıl ve birleştirilen davanın kabulüne, 10.03.2017 tarihli fen bilirkişi raporunda (A, B, C, D, E, F, G, I, J) harfi ile gösterilen kısımların ayrı ayrı ham toprak vasfıyla Hazine adına, aynı fen bilirkişi raporunda (H) harfi ile gösterilen 2.595,19 m2'lik kısmın davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
G. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde Hazine vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
H. Temyiz Sebepleri
Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece fen bilirkişi raporunda (H) harfi ile gösterilen kısma yönelik verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece hem asıl davanın kabulüne kabul verilip hem de (H) harfi ile gösterilen kısım yönünden asıl davada olumlu olumsuz bir karar verilmeden birleştirilen davada bu kısmın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazın bulunduğu yörede DSİ tarafından 2011 2013 yılları arasında ıslah çalışması yapıldığını, ... riskinin 2013 yılında kalktığını, imar ve ihyanın bu tarihten sonra başladığının kabulü gerektiğinden davacı lehine dava tarihine kadar 20 yıl zilyetlik süresinin dolmasının mümkün olmadığını, dava konusu yere komşu başka taşınmazlar için açılan davalarda ret kararı verildiğini ve birinin Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, TMK'nın 708 ve 715 inci maddeleri gereği Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiğini belirterek ve re'sen belirlenecek nedenlerden dolayı (H) harfi ile gösterilen kısma yönelik verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
I.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190 ıncı maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14, 16 ve 17 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6, 708 ve 713 üncü maddeleri.
- Değerlendirme
Mahkemece, teknik bilirkişi raporunda (H) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü üzerinde davacı lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.03.2013 tarih ve 2012/8 869 E. 2013/375 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi bir yerin imar ihya ile kazanılabilmesi için öncelikle taşınmazın orman sayılmayan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan arazilerden olması gerekir. Kamu hizmetine tahsis, hukuken olabileceği gibi fiilen de olabilir. Kamu hizmetine tahsis edilmeyen Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşlık, orman sayılmayan çalılık, makilik ve fundalık gibi topraklar imar ve ihyaya müsait olan yerlerdir. 3402 sayılı Kanun'un 16/A maddesinde belirtilen hizmet malları, 16/B maddesinde belirtilen orta malları, yollar, meydanlar ile 16/C ve 16/D maddelerinde belirtilen taşınmazların imar ve ihya ile kazanılması mümkün değildir.
Nitekim, nehir ve çay gibi akarsuların eski (terk edilmiş, metruk) yatakları kural olarak Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerdendir. Ancak bu yerlerin koşulları oluştuğu takdirde imar ve ihya ile kazanılması mümkündür. Buna karşılık aktif nehir, çay yatakları etki alanında bulunan yerlerin imar ve ihya ile kazanılması mümkün değildir. (HGK'nun 02.10.1996 gün ve 1996/20 429 E., 1996/643 K.; HGK'nun 18.02.1998 gün ve 1998/4 122 E., 1998/138 K. sayılı ilamları)
Sakarya ili Geyve ilçesi Eşme Mahallesi çalışma alanında bulunan dava konusu taşınmaz bölümünün 1976 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında dere yatağı vasfı ile tespit dışı bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu taşınmazın tescil harici bırakılma nedeni dikkate alındığında, derenin yatak değiştirip değiştirmediği, taşınmazın halen bu niteliğini koruyup korumadığı, derede ... olup olmadığı, ıslah çalışması yapılıp yapılmadığı, taşınmazın önceki ve şimdiki niteliği, imar ihya suretiyle elde edilip edilmediği, bu şekilde elde edilmiş ise imar ihyanın tamamlandığı tarihten dava tarihine kadar 20 yıl süre ile ekonomik amaca uygun kullanım olup olmadığı hakkında yeterli araştırma yapılmamıştır.
Öte yandan asıl davada keşifte dinlenilen yerel bilirkişiler dava konusu edilen yerin davacının kayın babası tarafından toprak getirtilip doldurulduğu ve bu doldurma işlemi sonucu kullanmaya başlandığı belirtildiği halde birleştirilen davada yapılan keşifte yerel bilirkişiler ve tanıklardan toprak getirilip getirilmediği hususu hiç sorulmamış, dava konusu edilen kısmın kullanılmaya başlandığı tarih ile kullanım durumuna ilişkin beyanlar ile bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğu, asıl davada alınan bilirkişi raporları ile birleştirilen davada alınan bilirkişi raporlarının bir biri ile uyumlu olmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca taşınmaz bölümünün imar planı kapsamında kalıp kalmadığı tespit edilmemiş, yine bozma kararında taşınmazın Karaçay deresinin etki alanından tam olarak ne zaman çıktığı hususunun netleştirilmesi gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen Mahkemece bu husus netleştirilmeden karar verilmiştir.
Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle taşınmaz bölümünün imar planı sınırları içinde kalıp kalmadığı, imar planı sınırları içinde kalıyorsa hangi yıl imar planı sınırları içine alındığı ve imar planının hangi tarihte onaylanarak kesinleştiği ... ve Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanlığından sorularak imar planının onaylı bir örneği ve eki belgeler dosya arasına getirtilmeli; Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünden taşınmazın sınırında bulunan derede ıslah veya sedde çalışması yapılıp yapılmadığı, derenin yatak değiştirip değiştirmediği ve derede ... olup olmadığı hususları sorulmalıdır.
Bundan sonra mahallinde, elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik mahalli bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişisi, 3 kişilik jeolog mühendisi bilirkişi kurulu ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında, dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazın öncesi itibariyle kime ait olduğu, kimden kime ne zaman ve ne şekilde intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ve hangi tasarruflarla zilyet edildiği, imar ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar ihyasının hangi tarihte tamamlandığı, davacı ya da başkaları tarafından toprak getirtilip doldurulup doldurulmadığı, derenin yatak değiştirip değiştirmediği, sel baskını olup olmadığı en son sel baskının ne zaman olduğu hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle oluşan çelişkilerin giderilmesine çalışılmalıdır.
Ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan nizalı taşınmaz bölümün toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsünü, imar ihya edilip edilmediğini, imar ihya edilmiş ise imar ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman tamamlandığını ve üzerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan taşınmazın halen dere yatağı vasfında olup olmadığını belirten, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmaz ile çevresinin yakın plan ve panaromik fotoğrafları çektirilip üzerinde taşınmazın sınırları işaretletilmelidir.
3 kişilik Jeolog bilirkişi kuruluna zemin incelemesi yaptırılarak dava konusu taşınmazın dere yatağı vasfında olup olmadığı, halen aktif ya da pasif dere yatağında kalıp kalmadığı, dere yatağından kazanılıp kazanılmadığı, derenin ... sahası kapsamında bulunup bulunmadığı ve derenin aktif olup olmadığı hususlarında kot farkını da gösterir ve önceki raporu irdeler ve çelişkileri giderir mahiyette rapor istenmelidir.
Jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi ve taşınmazın kadastro paftasındaki konumunun bilgisayar programı aracılığıyla uydu ve hava fotoğraflarına aktarılması suretiyle hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle ve temin edilebilecek en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları üzerinde de inceleme yaptırılarak taşınmazın önceki ve şimdiki niteliği, derenin yatak değiştirip değiştirmediği, imar ihya edilip edilmediği, imar ihya edilmiş ise ne zaman başlanıp hangi tarihte tamamlandığı, ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığı ve kullanımın hangi tarihten itibaren başladığı hususlarında ayrıntılı rapor düzenlettirilmelidir.
Fen bilirkişisine keşfi takibe, bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye imkan verir krokili rapor hazırlatılmalıdır.
Mahkeme hâkiminin, taşınmazın konumuna, niteliğine ve çevre parsellerle karşılaştırılmalı olarak fiziksel özelliklerine ilişkin gözlemi keşif tutanağına aynen yansıtılmadır.
Diğer taraftan, 3402 sayılı Kanun'un 17 inci maddesi göz önüne alınarak taşınmaz imar planı kapsamında ise imar planı onay tarihinden önce imar planı kapsamı dışındaysa dava tarihine kadar 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17 inci maddelerinde öngörülen koşulların davacı taraf yararına gerçekleşmiş olup olmadığı belirlendikten sonra tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece, yukarıda değinilen hususlar göz ardı edilerek eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 Sayılı HUMK'un 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA,
Temyiz eden Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
1086 sayılı HUMK'un 440/III 1 inci maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
05.12.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:48:37