Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6844
2023/7172
5 Aralık 2023
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/963 E., 2022/800 K.
HÜKÜM/KARAR: Kabul / Kabul Karar Kaldırılarak Dava Usulden Ret Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2019/580 E., 2021/45 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile dahili davacılar ... ve ... yönünden davanın kesin hüküm dava şartına aykırılık nedeni ile usulden reddine, dahili davacı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Marmaris ilçesi, Söğüt köyünde bulunan 411 ada 30 ve 31 parsel sayılı taşınmazların 21 Nisan 1980 tarihinde ... ’dan satın alındığını ve taşınmazlar üzerinde davacının 50 yıldan fazla süredir zilyet olduğunu belirterek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Hazine vekili; dava konusu taşınmazların taşlık ve çalılık vasfında olup Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunu, taşınmazlar üzerinde zilyetlikle edinim koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 14.11.2018 tarihli ve 2015/1166 Esas, 2018/763 Esas sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması nedeniyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Daiesinin 04.10.2019 tarihli ve 2019/345 Esas, 2019/864 Karar sayılı kararıyla, Mahkemece yapılan araştırmanın eksik olduğu belirtilerek hüküm kaldırılmış ve dosya Mahkemesine gönderilmiştir.
Mahkemece kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama sonucunda, Mahkemenin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazlar üzerinde davacı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu ve kadastro mahkemesinde davacının mirasçıları ile Hazine arasında görülen davalarda davacılar farklı olduğundan kesin hüküm olmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile payları oranında davacı ... mirasçıları ..., ... ve ... adlarına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını belirtilerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Kadastro Mahkemesinde görülen dava dosyalarının ... ve ... yönünden kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ... ve ... yönünden davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddine, davanın ... yönünden kabulü ile 411 ada 30 ve 31 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının ¼ hissesinin iptali ile davacı adına tesciline, taşınmazların 3. derece doğal sit alanında kaldığının tapuya şerhine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, temyize konu dava dosyasında davacının ... olup Kadastro Mahkemesinde ... aleyhine verilen bir karar bulunmadığını, ... ve ...’ın davacı ...’ın vefatı nedeniyle davaya dahil olduklarını belirterek Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; Kadastro Mahkemesi kararının ... ve ... yönünden kesin hüküm teşkil ettiğini, taşınmazlarda zilyetlikle edinim koşullarının oluşmadığını, taşınmazların taşlık ve kayalık vasfında olduğunu belirterek ve Mahkemece kabulüne karar verilen ... payının da reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 303 üncü maddesi.
-
Değerlendirme
-
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Kadastro sonucu çekişmeli 411 ada 30 ve 31 parsel sayılı taşınmazlar irsen intikal ve taksim yoluyla sırasıyla ...’ın ve ...’ın zilyetliklerinde olduğu belirtilerek sit alanında kalmaları sebebiyle tarla vasfı ile Hazine adına tespit edilmiş, 411 ada 30 parsel aleyhine ..., 411 ada 31 parsel aleyhine ... Kadastro Mahkemesinde tespite itiraz etmiştir.
Kadastro Mahkemesinin 2006/526 Esas sayılı dava dosyasında davacı ... irsen intikal ve taksime dayanarak 411 ada 31 parselin adına tescilini; Kadastro Mahkemesinin 2006/587 Esas sayılı dava dosyasında davacı ... aynı nedene dayanarak 411 ada 30 parsel sayılı taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. Kadastro Mahkemesince yapılan yargılamalar sonucunda kesin süreye rağmen masraf yatırılmadığından keşif yapılamadığı, bu hali ile de davacıların davalarını ispat edemedikleri gerekçesiyle davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiş, verilen kararlar temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir.
-
Temyizen incelenen davada davacı ... vekili, çekişmeli taşınmazların ... tarafından 1980 yılında satın alındığını ve taşınmazlar üzerinde davacının 50 yıldan fazla süredir zilyet olduğunu belirterek dava konusu taşınmazların davacı adına tescilini talep etmiştir. Yargılama sırasında, 25.11.2016 tarihinde davacı ...’in ölümü üzerine mirasçıları davaya dahil edilmiş ve davaya devam etmeleri nedeniyle davada taraf haline gelmişlerdir.
-
İlk Derece Mahkemesince, Kadastro Mahkemesi kararlarının temyize konu dava dosyası açısından kesin hüküm teşkil etmeyeceği belirtilmiş, aksi kanaatle Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmuş ise de karar dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; Kadastro Mahkemesinde açılan davalar ... mirasçıları ... ve ... tarafından irsen intikal ve taksime dayalı olarak açılmış, Mahkemece, keşif ve bilirkişi incelemesi ile dava konusu taşınmazların kazanılabilecek yerlerden olmadığına dair bir belirleme yapılmadan davaların reddine karar verilmiş, Kadastro Mahkemesi kararları 2008 yılında kesinleşmiştir.
Temyize konu kararın davası ise 29.12.2015 tarihinde açılmış, davacı ... kendi zilyetliğine dayanarak ve dava konusu taşınmazların kendi adına tescilini talep ederek dava açmıştır. Davacının yargılama sırasında vefatı üzerine mirasçıları davaya dahil edilmiş ve Mahkemece tespit tarihi itibariyle dava konusu taşınmazlar üzerinde “davacı lehine” zilyetlikle edinim koşulları oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme gerekçesi esas alındığında, davacı yargılama sırasında ölmeseydi dava konusu taşınmazların davacı adına tesciline karar verileceği, davacı Kadastro Mahkemesinde görülen davalarda taraf olmadığı gibi dava tarihi itibariyle Kadastro Mahkemesindeki davaların davacıları olan oğullarının mirasçısı bulunmadığı, onların miras hakkına ya da eklemeli zilyetliklerine de dayanmadığı, Kadastro Mahkemesindeki iddiaların aksine taşınmazların kendi adına tescilini istediği gözetildiğinde Kadastro Mahkemesi kararlarının aşamada ölen davacı açısından kesin hüküm teşkil etmeyeceği, aynı nedenle tartışma konusu Kadastro Mahkemesi kararlarının davada davacıya teb'an onun mirasçısı sıfatıyla yer alan ... ve ... açısından da kesin hüküm oluşturmayacağı sonucuna ulaşılmaktadır.
5.Hal böyle olunca; Mahkemece işin esasına girilerek inceleme yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiş, bozma nedenine göre Hazinenin temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde temyiz eden davacılara iadesine,
Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.
** KARŞI** OY
Dava, kadastro öncesi sebebe dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı, dava konusu 411 ada 30 ve 31 parsel sayılı taşınmazların elli yılı aşkın süreden beri malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduğunu, taşınmazların Hazine ile ilgisi olmadığını ileri sürerek tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı Hazine, dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunu, taşınmazlar üzerinde zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş, kararın Hazine tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu parsellerin hükmen tesciline esas Kadastro Mahkemesi kararının davacılar ... ve ... yönünden kesin hüküm oluşturduğu gerekçesiyle anılan davacılar yönünden kesin hüküm nedeniyle usulden reddine, davacı ... yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava konusu 411 ada 30 ve 31 parsel sayılı taşınmazlar kadastro sonucu sit alanında kalmaları sebebiyle Hazine adına tespit edilmiş, ... tarafından 411 ada 30 parsel hakkında, Kurtuluş ... tarafından 411 ada 31 parsel hakkında irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı Kadastro Mahkemesinde açmış oldukları tespite itiraz davaları yapılan yargılama sonucunda ispat edilemediği gerekçesiyle reddedilmiş ve kesinleşmiştir.
Eldeki davada ... ve ...'ın babaları ... ... tarafından aynı parsellere ilişkin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı dava açılmış, ...'ın ölümü üzerine mirasçıları davaya dahil edilmişlerdir. Daha önce Kadastro Mahkemesinde mirasçılardan ... ve Kurtuluş ...'ın açtıkları tespite itiraz davalarında da taşınmazların atalarından beri malik sıfatıyla zilyetliklerinde bulunduğu ileri sürülmüş, aynı hukuki sebebe dayanılmıştır. Gerek baba ... tarafından açılan eldeki davada, gerekse çocukları tarafından Kadastro Mahkemesinde açılıp reddedilerek kesinleşen davalarda olağanüstü kazandırıc zamanaşımı zilyetliğine dayanılmış olup, davaların sebepleri, konuları ve davacıları arasında irs ilişkisi bulunması nedeniyle HMK'nın 303 üncü maddesi uyarınca kesin hüküm oluşturduğu açıktır. Kesinleşen kadastro mahkemesi dosyaları taraf olmayan mirasçılar yönünden ise güçlü delil oluşturur.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından mirasçılar ... ve ... yönünden kesin hüküm nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş olması doğrudur. Ancak, mirasçı ... yönünden kesinleşen kararlar güçlü delil niteliği taşıdığından, ... yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesi ile sayın çoğunluğun kararına katılamıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:48:37