Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/116
2023/7089
4 Aralık 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2021/214 E., 2021/956 K.
HÜKÜM: Kısmen Kabul
Taraflar arasında görülen tapusuz taşınmazın tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu Batman ili Kesmeköprü köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın davacıya babasından intikal ettiğini, uzun yıllardır davacının kullanımında olduğunu ileri sürerek tapusuz taşınmazın davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; yapılan tahkikatta taşınmaz üzerinde herhangi bir muhdesat ve ağaç bulunmadığını, taşınmazın ekili dikili olmadığının belirlendiğini, dava konusu taşınmazın tescil harici bırakılması nedeniyle imar ihyasının tamamlanması gerektiğini, davacı lehine zilyetlikle edinim şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, dava konusu taşınmazın Türk Medeni Kanunu'nun 713/6 ncı maddesi uyarınca Hazine adına tescilini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 18.11.2015 tarihli ve 2013/102 Esas, 2015/443 Karar sayılı kararıyla; davacının tarım alanı olarak görünen fen bilirkişi raporunda (C) ve (D) harfleri ile gösterilen kısımlarda zilyetlikle kazanım şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, (A) ve (B) harfleri ile gösterilen kısımların yol olduğu anlaşıldığından bu kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
- Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 17.09.2020 tarihli ve 2016/15928 Esas, 2020/3083 Karar sayılı kararıyla; eksik araştırmayla karar verildiği gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 16.06.2021 tarihli fen bilirkişi raporu ile dava konusu taşınmazın (A), (B), (C) ve (D) olarak bölümlere ayrıldığı, (D) ve (C) ile gösterilen kısımların fiilen yol olduğu, (A) ve (B) ile gösterilen kısımların sürülü olduğu, sürümünün yeni yapılmış olduğu, üzerinde tarımsal faaliyet yapmaya elverişli bulunduğu, jeodozi mühendisi bilirkişinin raporu ile 1977, 1984 ve 2002 yıllarına ait hava fotoğraflarında A2, C2 ve D2 harfleriyle gösterilen taşınmazlar üzerinde kullanım olmadığı, A1, B, C1 ve D1 harfiyle gösterilen kısımlar üzerinde ise tarımsal faaliyetin olduğu, emeğe dayalı olarak imar ihya çalışmalarının yapıldığının anlaşıldığı, mahalli bilirkişilerce dava konusu taşınmazın davacı tarafından ekilip biçilmek suretiyle 20 25 senedir zilyetliğinin sürdürüldüğü iddia edilmiş olsa da davacının dava dilekçesiyle de dayandığı bu iddiaların dava konusu edilen taşınmazların bir kısmı yönünden yerinde olup bir kısmı yönünden ise ispatlanamadığı gerekçesiyle jeodozi ve forogrametri bilirkişi raporunda A2, C2 ve D2 olarak görünen kısımlar yönünden davanın reddine, A1, B, C1 ve D1 harfleri ile gösterilen kısımlar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma kararı öncesi verilen kısmen kabul kısmen redde ilişkin Mahkeme kararının davacı tarafından temyiz edilmediğinden reddedilen kısımların davalı lehine usuli müktesep hak teşkil etmesine rağmen bozma kararı sonrası yeni kararda bu hususun gözetilmediğini, bozma kararı öncesi ve sonrası alınan bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, taşınmazın bir kısmının yol olmasına rağmen Karayolları Genel Müdürlüğünün davaya dahil edilmediğini, hava fotoğraflarının zilyetlik süresinin tespiti için yeterli olmadığını, ziraat bilirkişi raporunun çelişkili olduğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.Türk Medeni Kanunu'nun 713 üncü maddesi,
-
Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17 nci maddeleri,
-
Değerlendirme
1.Dava konusu taşınmaz 09.11.1957 yılında kesinleşen kadastro çalışmaları sonucunda 766 sayılı Tapulama Kanunu uyarınca sınırlandırılamayan yerlerden olması nedeniyle kadastro harici bırakılmış, davacı tarafından dava konusu taşınmazın imar ihya edildiğinden bahisle tescil davası açılmıştır.
-
Mahkemece bozma kararı öncesinde fen bilirkişi raporunda taşınmazın kuzey kısmında kalan ve fen bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen yol olduğu tespit edilen alanlar yönünden davanın reddine, güney kısmında kalan (C) ve (D) harfli alanlar yönünden ise davanın kabulü ile davacı adına tesciline karar verilmiş, bu karar yalnızca davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davalı Hazine vekilinin temyiz talebi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince eksik araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulduğundan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
-
Mahkemece bozma kararına uyularak verilen temyize konu kararla; taşınmazın kuzeyinde bulunan ve fen bilirkişi raporunda (C) ve (D) harfleri ile yol olarak gösterilen (Bozma kararı öncesi alınan fen bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen) kısımda yer alan (C1), (D1), (A1) ve (B) harfli kısımların da tesciline karar verilmiştir.
-
Bilindiği üzere; Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Aynı şekilde mahkemece verilen ilk hükmün temyiz edilmemesi hâlinde, hükmü temyiz etmeyen taraf yönünden karar kesinleşmiş olur. Kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 04.02.1959 tarihli ve 13/5 sayılı kararı ).
-
Diğer taraftan; bir mahkeme kararını istinaf veya temyiz etmeyen taraf hakkında "kararı bu hâliyle benimsemiş olduğu" sonucuna ulaşılır. Kararın temyiz edilmeyerek şekli anlamda kesin hükme dönüşmesi karar lehine olan için usuli müktesep hak oluştururken, karar aleyhine olan kimse için de bir katlanma yükümlülüğü meydana getirir (Hukuk Genel Kurulu'nun 15.11.2023 tarihli ve 2022/2 1106 E., 2023/1099 K. sayılı kararı, § 8).
-
Hemen belirtilmelidir ki; Mahkemece bozma kararı öncesinde taşınmazın kuzey kısmında yol olduğu belirtilen kısımların reddine karar verilmesine ve redde yönelik hükmün davacı tarafından temyiz edilmemesine göre bu kısımlar yönünden davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilmeden bozma kararına uyulması sonucunda Mahkemesince bu kısımların da davacı adına tesciline karar verilmesi davalı lehine olan usuli kazanılmış hakka aykırılık teşkil etmektedir.
-
Bunun yanında; taraf teşkilinin sağlanması dava şartlarından olup bu koşul yerine getirilmeden işin esasına girilerek hüküm kurulması hukuken mümkün bulunmamaktadır. Kamu düzenine ilişkin bu hususun yargılamanın her safhasında Mahkemece re'sen dikkate alınması gerekir. Somut olayda dava konusu taşınmaz Urganlı köyü sınırları içinde kalmasına ve taşınmazın bir kısmının yol olmasına rağmen Urganlı köyü tüzel kişiliği ve Karayolları Genel Müdürlüğü davaya dahil edilmeden karar verilmesi de doğru değildir.
-
Öte yandan; bozma kararı öncesi alınan ilk fen bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın içinden kuru dere geçtiği ifade edilmesine rağmen jeoloji bilirkişisi taşınmazın dere ile alakası olmadığını soyut olarak değerlendirmiş ve böylece iki rapor arasındaki çelişki giderilmemiş; fen bilirkişisi ile jeodozi ve fotogrametri mühendisi bilirkişinin raporlarında dava konusu taşınmaz farklı şekilde harflendirilmiş; ziraat bilirkişisi ise taşınmazı zirai yönden değerlendirmek yerine jeodozi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi raporunu kopyalamış, (C) ve (D) harfi ile gösterilen yerde tarımsal faaliyetin bulunup bulunmadığı konusunda çelişkili rapor sunmuş; davacı ve zilyetliğine dayandığı mirasbırakanı adına senetsizden tespit edilen taşınmazların tespiti amacıyla yeterli araştırma yapılmadan eksik araştırma ile karar verilmiştir.
-
Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle, Urganlı köyü tüzel kişiliği ve Karayolları Genel Müdürlüğü davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmalı, akabinde ise dava konusu taşınmazın tapu müdürlüğünden çaplı krokisinin ve varsa taşınmaza komşu parsellere ait kadastro tespit tutanakları ile dayanakları getirtilerek dosya ikmal edilmelidir.
-
Daha sonra mahallinde fen, ziraat, jeoloji ile jeodozi ve fotogrametri mühendisi bilirkişilerin katılımıyla keşif yapılmalı; fen bilirkişiden keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, taşınmaza komşu parselleri de göstermek sureti ile hazırlanmış ayrıntılı kroki ve rapor alınmalı; ziraat bilirkişiden taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, eğimini, bitki örtüsünü, tarımsal niteliğini, zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, kullanım biçimini, taşınmazın üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmaz imar ihyaya konu edilmişse imar ihyaya konu olmaya başladığı ve imar ihyanın tamamlandığı tarihi komşu taşınmazlarla ve önceki bilirkişi raporları ile karşılaştırmalı şekilde açıklayan, fen bilirkişi raporundaki harflendirmeye uygun taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor istenmeli; dava tarihinden 15 20 25 yıl öncesine ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek stereoskop aletiyle incelenmeleri neticesinde taşınmazın sınırlarını ve niteliğini, öncesinin ne olduğunu, imar ihyaya konu edilip edilmediğini, imar ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor hazırlatılmalı; jeolog bilirkişi ve bozma kararı öncesi alınan fen bilirkişisi raporunda taşınmazın içinden geçen kuru dere de dahil olmak üzere taşınmaz bölümlerinin dere yatağı olup olmadığına ya da dereden kazanılıp kazanılmadığına ilişkin rapor düzenlettirilmelidir.
-
3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların mirasbırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2 nci maddesi gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenerek Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalıdır.
-
Toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilip ulaşılacak sonuca göre, davacının bozma kararı öncesinde yol olduğu tespit edildiğinden bahisle davanın reddine ilişkin kararı temyiz etmediği ve yol olan kısımların bozma öncesi ve sonrası alınan fen bilirkişi raporlarında farklı m2'lerde olduğu da gözetilerek usuli kazanılmış hakkı zedelemeden bir hüküm kurulmalıdır.
-
Kabule göre de, davanın kabulü halinde dava konusu taşınmazın kabul edilen kısımları yönünden dava tarihindeki zemin değeri üzerinden nispi karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekmektedir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Temyiz eden Hazine harçtan muaf olduğundan, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
04.12.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:50:20