Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

1. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/6257

Karar No

2023/6968

Karar Tarihi

30 Kasım 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/986 E., 2022/641 K.

DAVA TARİHİ: 22.06.2017

HÜKÜM/KARAR: Kabul / Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: İnebolu Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2017/361 E., 2020/183 K.

Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla, temyiz başvurusunun kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön incelemesi sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı ...; miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava konusu 102 ada 1, 104 ada 22, 113 ada 34 ve 43, 115 ada 13, 118 ada 3 ve 8, 119 ada 11, 120 ada 6, 23, 30 ve 36, 123 ada 4, 126 ada 1, 5, 21 ve 27, 135 ada 4 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras bırakan Raşit oğlu ...'un terekesi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların tamamının miras bırakan Raşit oğlu ...tarafından damadı olan müvekkiline kayıtsız şartsız hibe edildiğini, taşınmazların zilyetliğinin devredildiğini, bu hususta senet tanzim edildiğini, müvekkili tarafından bulunamadığını, miras bırakanın sağlığında hibe yolu ile taşınmazların zilyetliğini devralan müvekkilinin kadastro tespitine kadar zilyetliğini 20 yılı çok aşkın zamandan beri sürdürdüğünü ve halen zilyetliğinde olduğunu, müvekkilinin hibeden ayrı olarak da zaman aşımı ile de taşınmazların mülkiyetini kazandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mirasbırakan ...'un vefatına kadar malik sıfatıyla taşınmazlar üzerindeki zilyetliğini sürdürdüğü, zilyetliği davalıya teslim etmediği, bu hususun istikrarlı tanık, mahalli ve tespit bilirkişi anlatımlarından anlaşıldığı, davalı tarafın bu yöndeki savunmasının yerinde görülmediği ve hibe ile mülkiyetin kazanılması koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne;

Çekişmeli 102 ada 1 parsel ve 119 ada 11 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptali ile iptal edilen kayıt 2 pay kabul edilerek, 1/4 payın davacı ... adına, 1/4 payın Ayşe... adına tapuya kayıt ve tesciline, bakiye payın mevcut tapu maliki üzerinde bırakılmasına,

Çekişmeli 104 ada 22 parsel, 113 ada 34 ve 43 parsel, 115 ada 13 parsel, 118 ada 3 ve 8 parsel, 120 ada 6, 23, 30 ve 36 parsel, 123 ada 4 parsel, 126 ada 1, 5, 21 ve 27 parsel, 135 ada 4 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptali ile taşınmazlar 2 pay kabul edilerek 1/2 payın davacı ... adına, 1/2 payın Ayşe... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili, bütün mahalli bilirkişi ve tanıkların murisin ölümünden sonra ve halen taşınmazları davalının kullandığını belirttiğini, bazı taşınmazların eski tapu kayıtları olduğundan Kadastro Kanununun 13/B b maddesi gereğince kadastro tespitinin davalı adına yapılmasının doğru olduğunu, müvekkilinin hibeden ayrı olarak zamanaşımı ile de taşınmazların mülkiyetini kazandığını, davalının zilyetliğinin 1984 yılından tespit tarihine kadar 20 yılı aşkın süredir devam ettiğini, miras bırakan Mehmet ile içgüveyi olan davalının birlikte yaşadığını, mahkemenin hibeyi yabancı bir şahsa devir gibi değerlendirmesinin yasaya aykırı olduğunu, ayrıca hesaplanan harç ve vekalet ücreti hesabında hataya düşüldüğünü öne sürerek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; miras bırakan ...'un kadastro çalışmaları öncesi sağlığında dava konusu taşınmazları davalıya hibe ettiği, ...'un hibe ettiği tarihten vefat tarihine kadar dava konusu taşınmazları davalı ile birlikte kullandıkları, Mehmet’in ölümünden sonra ise taşınmazları davalının malik sıfatıyla kullandığını; şu halde ...'un dava konusu 102 ada 1 ve 119 ada 11 sayılı parsellerin 1/2 payı ile diğer dava konusu taşınmazların tamamını damadı olan davalı ...’a bağışladığı, ölene kadar birlikte kullandıkları, Mehmet’in 1984 yılında ölümünden sonra da davalının taşınmazları tek başına zilyetliğinde bulundurduğu, davalı ...’un miras bırakan ...terekesine göre 3. kişi durumunda olup taşınmazların malik sıfatı ile zilyetliğinin 1984 yılından tespit tarihi olan 2007 tarihine kadar 20 yılı aşkın süre bu kişide bulunduğuna göre davalı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesindeki iktisap koşullarının gerçekleştiği, kaldı ki miras bırakan ...ile içgüveyi olan davalının taşınmazları birlikte kullandıkları, yani kısa elden teslim yoluyla zilyetliğin teslimsiz kazanılması mümkün olduğundan, davalının miras bırakan Mehmet tarafından yapılan bağış ile zilyetliği de kazandığının kabulü gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılması suretiyle yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde, dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları dikkatle incelendiğinde çekişmeli taşınmazlar üzerinde ekilen tüm fındıkların ve zirai ürünlerin miras bırakan tarafından dikildiğinin anlatıldığı, yine miras bırakanın vefatına kadar geçen süre içerisinde taşınmazların tamamını aktif şekilde kullanmaya devam ettiği; ancak miras bırakanın vefatına kadar geçen süre içerisinde miras bırakanın damadı olan davalının yardım amacı ile taşınmazlarda bulunması nedeniyle istinaf incelemesi sırasında zilyetliğin kısa elden teslim edildiğine kanaat getirildiğini, halbuki dinlenen tanık beyanları içeriğinden de anlaşılacağı üzere miras bırakanın zilyetliği davalıya malik sıfatıyla teslim etmediği, çekişmeli taşınmazların öncesi itibariyle tapusuz yerlerden olduğu ve tapusuz taşınmazlar taşınır mal hükmünde olduğundan mülkiyetin nakli için zilyetliğin devrinin zorunlu olduğu, TMK'nın 763 üncü ve 985 inci maddeleri gereğince yapılan hibenin ancak zilyetliğin devri ile birlikte hüküm ifade edeceği, somut olayda ise hibe ettiği iddia olunan ...'un vefatına kadar malik sıfatıyla taşınmazlar üzerindeki zilyetliğini sürdürdüğü çoğunlukta ve istikrarlı tanık, mahalli ve tespit bilirkişi beyanlarından anlaşıldığı, öte yandan davalı taraf miras bırakanın terekesine karşı 3. kişi sıfatına haiz ise de miras bırakanın kızı dava dışı Ayşe...'un eşi olduğundan miras bırakana yardım maksadıyla taşınmazlar üzerinde tasarrufta bulunan davalının bu yolla zilyetliği teslim aldığının kabulünün mümkün olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6, 599, 640, 763, 985'inci maddeleri

3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 15 inci maddesi

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Kadastro sonucunda, ... İli, ... İlçesi,... köyü 102 ada 1 ve 104 ada 22, ...köyü 113 ada 34 ve 43, 115 ada 13, 118 ada 3 ve 8, 120 ada 6, 23 ve 36, 123 ada 4, 126 ada 1, 5, 21 ve 27, 135 ada 4 parsel sayılı yüzölçümleri tutanaklarında yazılı taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... oğlu ... adına, 119 ada 11 ve 120 ada 30 parsel sayılı yüzölçümleri tutanaklarında yazılı taşınmazlar tapu kayıtları, tapu dışı taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 119 ada 11 sayılı parsel eşit paylı olarak davalı ... oğlu ... ve dava dışı ...... adına, 120 ada 30 sayılı parsel davalı ... oğlu ... adına tespit ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 11 inci maddesi gereğince kadastro tutanakları 07.09.2007 08.10.2007 tarihleri arasında askı ilanına alınarak askı ilan süresi içerisinde dava açılmadığından kesinleştirilerek tespit malikleri adına tapuya tescil edilmiştir. Bilahare dava konusu taşınmazlardan 102 ada 1 parsel sayılı taşınmaz hükmen 1/2 şer paylı olarak davalı ... ile dava dışı ...... adına, 118 ada 8 sayılı parsel hükmen ifraz edilerek 3.080,83 metrekare yüzölçümlü olarak davalı ... adına tapuya tescil edilmiştir.

  1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, miras bırakan ...'un kadastro çalışmaları öncesi sağlığında dava konusu taşınmazları davalıya hibe ettiği ve kısa elden teslim yoluyla zilyetliği davalıya devrettiğinin anlaşılmasına, kaldı ki miras bırakan ...terekesine göre 3. kişi durumunda olan davalının çekişmeli taşınmazların malik sıfatı ile zilyetliğini, miras bırakanın ölüm tarihi olan 1984 yılından tespit tarihi olan 2007 tarihine kadar 20 yılı aşkın süre malik sıfatıyla sürdürdüğü ve davalı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesindeki iktisap koşullarının gerçekleşmiş olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 189,15 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:51:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim