Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

1. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/7879

Karar No

2023/6730

Karar Tarihi

23 Kasım 2023

MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/385 E., 2021/428 K.

DAVA TARİHİ: 08.03.2018

HÜKÜM/KARAR: Ret / Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/72 E., 2021/60 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı ... dava dilekçesinde; dava konusu 124 ada 83 parsel sayılı taşınmaz her ne kadar hükmen mera olarak sınırlandırılmış ise de müvekkilinin taşınmazı tespit malikinden 1990 ve 1992 tarihli senetlerle satın aldığını, taşınmaz kadimden beri tarla vasfında olup hiçbir zaman mera olarak kullanılmadığını, içerisinde müvekkiline ait 3 adet kuyu, ev, ahır gibi yapılar bulunduğunu ileri sürerek taşınmazın sınırlandırılmasının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava tarihi itibariyle 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, taşınmaz hükmen mera olarak sınırlandırıldığından davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dosya kapsamına göre dava konusu taşınmazın mera vasfında olduğu, kaldı ki kadastro öncesi nedene dayalı eldeki davada taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği tarihten dava tarihine kadar 10 yıllık hak düşürücü sürenin de geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu taşınmazın mera vasfında olduğuna dair dosya arasında herhangi bir bilginin bulunmadığını, taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği tarihten dava tarihine kadar 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmediğini, Mahkemece yeterli araştırma ve inceleme yapılmaksızın karar verildiğini ileri sürerek istinaf taleplerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın hükmen 2012 yılında mera olarak sınırlandırıldığı, eldeki davanın açıldığı 2018 yılı itibariyle 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmediği, Kadastro Mahkemesinde taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına esas davanın, davacının taşınmazı satın aldığını iddia ettiği kişiler ile Hazine arasında görüldüğü, hal böyle olunca Kadastro Mahkemesi kararının eldeki dava yönüyle kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkeme kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

B. Temyiz Nedenleri

  1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına esas davada müvekkili taraf olmadığı için ortada kesin hükmün varlığından söz edilemeyeceğini, her iki davanın sebepleri ile davanın görüldüğü mahkemelerin farklı olduğunu, Mahkemece yapılan yargılama sonunda verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

  2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiş olmasının isabetsiz olduğunu, Mahkemece eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava; kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 303 üncü maddesi; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16/B maddesi

  1. Değerlendirme

  2. Kadastro sonucunda ... ili, ... ilçesi, ...köyü çalışma alanında bulunan dava konusu 124 ada 83 parsel sayılı 9.019,26 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit edilmiş; taşınmazın tespitine ..., ... ve Hazine tarafından itiraz edilmesi üzerine, ... Kadastro Mahkemesince dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda Mahkemenin 17.09.2012 tarihli, 1998/42 Esas, 2012/13 Karar sayılı kararıyla, 124 ada 83 parsel sayılı taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, temyiz edilmeksizin 16.01.2013 tarihinde kesinleşmiş; eldeki dava ise 08.03.2018 tarihinde açılmıştır.

  3. ... Kadastro Mahkemesinin 17.09.2012 tarihli, 1998/42 Esas, 2012/13 Karar sayılı dosyasının tarafları ve konusu ile eldeki dava dosyasının tarafları ve konusu farklı olup, kesin hükümden söz edilemez ise de; dava konusu taşınmazın öncesinin mera olduğunu belirleyen Kadastro Mahkemesinden verilen kararın, eldeki dava yönüyle “güçlü delil” oluşturacağı ve taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği tarihten dava tarihine kadar 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmediği kuşkusuzdur. Bölge Adliye Mahkemesince davanın bu sebeple reddine karar verilmesi gerekirken, kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi isabetsiz ise de, davanın reddine ilişkin verilen karar sonucu itibariyle doğru olduğundan ve bu hususun giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Mahkeme kararının gerekçe kısmının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince verilen karar açıklanan gerekçeyle sonucu itibariyle doğru olduğundan; davacı vekili ile davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 nci maddesi uyarınca Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin kararının gerekçesi düzeltilmek suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

İstek halinde peşin alınan temyiz harcının davacıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarardüzeltilerektemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:57:29

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim