Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

1. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/10464

Karar No

2023/5714

Karar Tarihi

19 Ekim 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/790 E., 2021/1707 K.

HÜKÜM/KARAR: Asıl Davanın Kabulüne, Birleştirilen Davanın Reddine/Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Karayazı Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2013/139 E., 2018/67 K.

Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl dava yönünden davanın kabulüne, birleşen dava yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı Hazine vekili, asıl ve birleşen dava dosyalarında çekişmeli 107 ada 52 ve 78 parsel sayılı taşınmazların yörede yapılan toprak tevzi çalışması sırasında Hazine adına tevzi edilerek tapu kaydına bağlandığı halde iktisaba elverişli zilyetlik gerekçesiyle davalı adına tespit ve tescil edildiği, ne var ki tapuya kayıtlı taşınmazın zilyetlikle edinilmesinin mümkün olmadığı iddiasıyla toprak tevzi çalışmaları sonucunda oluşan kayıtlara dayanarak çekişmeli taşınmazların tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;

  1. Çekişmeli 107 ada 78 parsel sayılı taşınmazın zirai bilirkişi raporuna göre mera vasfı taşıdığı, mahalli bilirkişilerin dava konusu parselin evveliyatının mera olduğunu beyan ettikleri, hal böyle iken davalı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın kabulü ile 107 ada 78 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaline, davacı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline,

  2. Dava konusu 107 ada 52 parsel sayılı taşınmazın ise eklemeli ve mülk edinmeye elverişli şekilde davalı zilyetliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine,

karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu 107 ada 52 parsel sayılı taşınmazın 1972 yılında 4753 sayılı Yasa gereği Hazine adına tescil edildiği ve tapusunun oluşturulduğunu, davalı tarafın bu tapu kaydına karşı itirazda bulunmadığı ve dava açmadığını, Mahkemece davalının taşınmazı 1972 yılından önce zilyetlikle kazandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, davalının taşınmaz üzerindeki zilyetliğini ispat eder delil sunmadığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusuna konu çekişmeli 107 ada 52 parsel sayılı taşınmazın toprak tevzi çalışmaları sırasında Hazine adına tapuya bağlandığı, ancak Hazineye ait tapu kaydının oluşum tarihine kadar aralıksız ve nizasız malik sıfatıyla 20 yıldan fazla süreyle zilyetlik koşullarının davalı ve bayileri lehine oluştuğu gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde, dava konusu 107 ada 52 parsel sayılı taşınmazın 1972 yılında 4753 sayılı Yasa gereği Hazine adına tescil edildiği ve tapusunun oluşturulduğunu tapulu bir taşınmazın zilyetlikle kazanılamayacağını, kaldı ki davalı yararına zilyetlikle kazanım koşullarının da oluşmadığını, davalıların taşınmazı ecri misil bedellerini ödemek suretiyle kullandıklarını böyle bir durumda malik sıfatıyla zilyetlikten söz edilemeyeceğini, taşınmazın önceki zilyetlerinden intikali ve zilyetliğin şekli ile süresine ilişkin yeterli araştırma yapılmadığını taşınmazların kadastro sırasında Hazine adına tescili gerekirken davalı adına tescil edilmesinin isabetsiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 üncü ve 46 ncı maddeleri

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Kadastro sonucunda temyiz başvurusuna konu, ... ili,...lçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 107 ada 52 parsel sayılı taşınmaz Hazine adına kayıtlı Aralık 1972 tarih, 220 numaralı tapu kaydı dayanak alınarak ve Toprak Tevzi çalışması sonucu tapunun oluştuğu tarihe kadar eklemeli zilyetlikle iktisap şartlarının davalılar mirasbırakanı ... lehine oluştuğu edinme kısmında açıklanmak suretiyle ... adına tespit ve tescil edilmiştir.

3.Hemen belirtilmelidir ki; 4753 sayılı Kanun uyarınca oluşturulan tapu kaydının oluştuğu tarihe kadar zilyetleri yararına iktisap koşullarının gerçekleşmesi halinde zilyetleri adına tescile karar verileceği 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 46/1 inci maddesinde düzenlenmiştir. Bu durumda anılan Kanun maddesi uyarınca tapu kaydının oluştuğu tarihe kadar davalı taraf yararına zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gerekeceğinde kuşku yoktur.

Somut olayda; Mahkemece, çekişmeli 107 ada 52 parsel sayılı taşınmazda davalı taraf lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü ve 46/1 inci madde koşullarının oluştuğu gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, bu hususta yeterli araştırma ve inceleme yapılmamış, toprak tevzi çalışmalarından önceki zilyetliğin süresi ve şeklini tayin etmek için hava fotoğraflarından istifade edilmemiş, taşınmazın dayanağı olan belirtmelik tutanağında meradan açılarak elde edildiği belirtildiği ve taşınmaza komşu 107 ada 84 parselin gerek toprak tevzi çalışmaları sırasında gerekse kadastro sırasında mera olarak sınırlandığı anlaşıldığı halde yöntemince mera araştırması yapılmamış, bu kapsamda ziraat bilirkişi kurulundan dava konusu taşınmazın niteliği ve komşu parsellerden ne şekilde ayrıldığı, aralarında doğal ya da yapay ayırıcı unsurlar bulunup bulunmadığı hususlarında ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamış, komşu köylerden tespit edilecek mahalli bilirkişiler marifetiyle taşınmazın mera olup olmadığı, meradan sökülerek elde edilip edilmediği maddi olaylara dayalı olarak sorulup saptanmamıştır.

4.Hal böyle olunca; sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle taşınmazlara ait en eski ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek taşınmazların bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre 4753 sayılı Kanun uyarınca Hazine adına tapu kaydının oluştuğu tarihten 15 20 25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılarak Harita Genel Müdürlüğünden getirtilip dosya arasına konulmalıdır.

  1. Dosya keşfe hazır hale getirildikten sonra mahallinde, elverdiğince yaşlı tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek aynı köy ve komşu köyler halkından ayrı ayrı üçer kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi, önceki keşfe refakat eden bilirkişiler dışında belirlenecek 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu ve fen bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.

  2. Keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başladığı, taşınmazın kim tarafından ne zamandan beri kullanıldığı, kamu orta malı niteliğinde mera, yaylak gibi yerlerden olup olmadığı, meradan sökülerek elde edilip edilmediği hususlarında maddi olaylara dayalı bilgi sorulmalı, taşınmazın mera yönünde genişleyip genişlemediği belirlenmeli, keşifte alınan beyanlar komşu parsellerin tutanak ve dayanağı kayıtlar ile denetlenmeli; ziraat bilirkişisi kurulundan çekişmeli taşınmazın önceki ve mevcut niteliğini, toprak yapısını, eğimini, bitki desenini ve komşu parseller ile nasıl ayrıldığını açıklayıp tarımsal niteliğini belirten, taşınmazın değişik yönlerden ve özellikle komşu mera parseli ile müşterek sınırının bulunduğu bölümden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisine taşınmazı kapsayan hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak dava konusu taşınmazın hava fotoğraflarında gösterilmesi istenilmeli, taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğunu ve arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını belirten, komşusu mera parseli ile çekişmeli taşınmazın yerlerinin ve sınırlarının özellikle belirtildiği ayrıntılı rapor hazırlatılmalı; belirtilen şekilde yapılan uygulama sonunda taşınmazın mera vasfında olup olmadığı, meradan sökülerek kazanılıp kazanılmadığı belirlenmeli, öncesi mera olan taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi nereye ulaşırsa ulaşsın hukuken değer taşımadığı göz önünde bulunadurularak toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Yukarıda değinilen hususlar göz ardı edilerek eksik araştırma ile karar verilmesi doğru değildir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Hazine vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

  1. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapkararistinaftemyizkaldırılmasınavı.kararımahkemesiderecebozulmasınaortadan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:16:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim