Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

1. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/220

Karar No

2023/5338

Karar Tarihi

10 Ekim 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/49 E., 2021/878 K.

HÜKÜM/KARAR: Ret / Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: KDZ.Ereğli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2016/262 E., 2018/131 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I .DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, tarafların ......’in mirasçıları olduklarını, mirasbırakanın 04.05.1991 tarihinde “gayrimenkul alım ve satım zilyetlik devir ve teslim sözleşmesi” ile bir kısım taşınmazlarını ve oturmakta olduğu evin yarı hissesini...a sattığını, davacının ise 23.05.1991 tarihinde...dan bedel karşılığı bu taşınmazları geri aldığını, sözleşmede “üç dönüm miktarında bulunan evin altı bostandaki taşınmazın tamamını” şeklinde yazılan taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında 141 ada ve 5 ve 6 parsel olarak tespit edildiğini, 6 nolu parselin davacı adına tescil edildiğini, 5 nolu parselin davacı ile davalı adına 1/2 hisseli olarak tescil edildiğini, aynı zamanda tapunun beyanlar hanesine taşınmaz üzerindeki evin tamamının davalıya ait olduğu yönünde şerh verildiğini belirterek davalı adına tescil edilmiş 141 ada 5 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile 141 ada 6 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle davacı adına tescilini, 141 ada 5 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki evin sözleşmelere uygun olarak 1/2 hissesinin davacıya ait olduğunun beyanlar hanesine yazılmasını istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, kadastro çalışmalarında dava konusu 141 ada 5 parsel sayılı taşınmazın önce mirasbırakan adına tespit edildiğini, davacının itirazı üzerine kadastro komisyonun verdiği ek karar ile taşınmazın 1/2 hissesinin davacı adına tespit ve tescil edildiğini, bu taşınmaz üzerindeki mevcut olan eski evin mirasbırakan tarafından yıkılıp 1992 yılında yeni ev yapılması nedeni ile beyanlar hanesinde mirasbırakan adına şerh edildiğini, 23.05.1991 tarihli senedin muvazaalı, geçersiz bir senet olduğunu, 22.05.1995 tarihli köy senedi ile mirasbırakanın yeni yaptığı ve oturmakta olduğu evin yarısını davalı eşine verdiğini, 21.10.2015 tarihinde ise, mirasbırakanın 141 ada 5 parseldeki 1/2 payını ve üzerindeki evin tamamını eşi davalıya sattığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Nedenleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, dava dilekçesindeki iddiaları tekrarlamış, ayrıca mirasbırakanın 21.10.2015 tarihinde 5 nolu parseli muvazaalı olarak davacıdan mal kaçırmak amacıyla davalıya devrettiğini, gerçek amacın satış olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılması isteğiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazın öncesi itibariyle tapusuz olduğu, TMK’nın 762 nci maddesi uyarınca tapusuz taşınmazlar menkul hükmünde olup TMK’nın 763 üncü maddesi gereğince mülkiyetinin naklinin satış ve zilyetliğin devri ile gerçekleşeceği, 04.05.1991 tarihinde yapılan satışın gerçek bir satış olmadığı,...ın herhangi bir bedel ödemediği gibi satın aldığı belirtilen yerleri hiç kullanmadığı, mirasbırakanın 04.05.1991 tarihli senette bahsi geçen yerlerin zilyetliğini...a devretmediği, 23.05.1991 tarihinde yapılan satışın da gerçek bir satış olmadığı, yine taraflar arasında herhangi bir para alışverişi bulunmadığı, dava konusu taşınmaz ile üzerindeki evi mirasbırakanın davalı eşi ile birlikte ölene kadar kullandığı, ölümünden sonra davalının kullanmaya devam ettiği, davacının kadastro çalışmalarından sonra dava konusu 141 ada 5 parseldeki kagir tek katlı ev ve bahçesinin yarı hissesini 23.05.1991 tarihinde satın aldığından bahisle tespite itiraz ettiği, itiraz neticesinde komisyon kararı ile dava konusu taşınmazın 1/2 hissesinin davacı adına tespit ve tescil edildiği, eldeki davada ise taşınmazın tamamını satın aldığını ileri sürerek talepte bulunduğu; öte yandan, her ne kadar davacı taraf 21.10.2015 tarihinde tapuda yapılan satışın muvazaalı olduğunu ileri sürerek muris muvazaası sebebiyle tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuş ise de, TMK’nın 6 ncı maddesi hükmü uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü bulunduğu, dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkların yapılan satışın muvazaalı olduğuna dair açık beyanları olmadığı, murisin başkaca taşınmazlarının da bulunduğu, 22.05.1995 tarihli senetle dava konusu 141 ada 5 parsel üzerindeki evin yarısını kendisine bakıp gözetmek şartı ile eşi davalıya verdiği, 21.10.2015 tarihinde tapuda yapılan resmi senetle ise tamamını sattığı, davacının davasını ispat edememesi nedeniyle Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek dava dilekçesindeki ve istinaf dilekçesindeki taleplerini tekrar ile ret kararının hükmen bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 33 üncü, 190 ıncı maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü,19 uncu maddeleri, 4721 sayılı ... Medeni Kanunu’nun 6 ıncı ve 713/1 inci ve 763 üncü maddeleri

  1. Değerlendirme

2008 yılında yapılan kadastro çalışmalarında, dava konusu Kastamonu ili,... ilçesi, ...köyü çalışma alanında bulunan 141 ada 5 parsel sayılı 324,04 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ...... adına tespit edilip tutanağın beyanlar hanesine “taşınmaz üzerindeki bir katlı kagir ev Halit oğlu ......’e aittir” şeklinde şerh verilmiş, ...’ in tespite itirazı sonucu komisyon tarafından taşınmazın ½ hissesi ... ½ hissesi ...... adına tespit ve tescil edilmiş, beynalr hanesindeki şerh korunmuş; daha sonra 21.10.2015 tarihinde tapuda yapılan devir ile ......’in adına kayıtlı 1/2 hisse ile taşınmaz üzerindeki muhdesat ...’e intikal etmiştir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 210,55 TL bakiye onama harcının davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.10.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapkararistinaftemyizvı.kararımahkemeonanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:22:24

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim