Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

1. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/6812

Karar No

2023/5196

Karar Tarihi

5 Ekim 2023

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/290 E., 2022/18 K.

HÜKÜM: Kabul

Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı, 253 ada 16 parsel sayılı taşınmazı 60 yılı aşkın süredir kullandığını, esasen çekişme konusu yerin mirasbırakanından kaldığını, ölümü ile kendi zilyetliğinde olduğunu, yapılan kadastro çalışmaları sırasında dava konusu yerin davalı adına tespit gördüğünü, yapılan kadastro işleminin hatalı olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemecenin 04.03.2013 tarihli ve 2011/40 Esas, 2013/63 Karar sayılı kararıyla; davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

  1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 12.09.2013 tarihli ve 2013/7953 Esas, 2013/8065 Karar sayılı kararıyla; taşınmaza ilişkin davalarda tanıkların taşınmaz başında dinlenmesi gerektiği halde tanıkların duruşmada dinlenildiği, keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tespit bilirkişilerinin taşınmazı davacıdan önce babasının 25 30 yıldır zilyetliğinde bulunduğunu beyan ettiklerini, duruşmada dinlenen davalı tanıklarının ise taşınmazın davacı ve davalıya ait ve ortak olduğunu, tarafların taşınmazı müşterek kullandıklarını, davalının ...'de yaşaması nedeniyle belli dönemlerde gelip taşınmazdaki cevizleri topladığını bildirdiğini, bu durumda beyanlar arasında meydana gelen çelişkilerin giderilmediğini, taşınmazın kime ait olduğunun tam olarak belirlenemediğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar

Mahkemenin 18.07.2014 tarihli, 2014/1 Esas, 2014/103 Karar sayılı kararıyla; davacı ve davalının taşınmazı 20 yılı aşkın süredir malik sıfatıyla ellerinde bulundurdukları, davacı ve davalının dava konusu taşınmazda eşit hakka sahip oldukları gerekçesiyle dava konusu taşınmazın tapu kaydının 1/2 payının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

  1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 29.02.2016 tarihli ve 2014/1 Esas, 2014/103 Karar sayılı kararıyla; bozmaya uyulduğu halde bozma gereklerinin yerine getirilmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar

Mahkemecenin 23.01.2019 tarihli ve 2016/85 Esas, 2019/10 Karar sayılı kararıyla; hem davacının hem de davalının çekişmeli taşınmaz üzerinde mirastan kaynaklanan hakkı olduğunu ortaya koyduğu gerekçesiyle dava konusu taşınmazın tapu kaydının 1/2 hissesinin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.

E. Üçüncü Bozma Kararı

  1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 08.06.2021 tarihli ve 2019/2022 Esas, 2021/5004 Karar sayılı kararıyla; taraflar arasındaki ihtilafın taşınmazın kimin zilyetliğinde olduğu, bir diğer ifade ile kimin yararına iktisap koşullarının oluştuğu noktasında toplandığı, dosya kapsamına yansıyan yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına göre, taşınmazın zilyetliğinin tespit tarihinden evvel iktisaba yeter şekilde davacı tarafta olduğunun anlaşıldığı, davalı tarafın, davacının taşınmazda fer'i zilyet olduğunu kanıtlayamadığı, bu nedenle davanın kabulü ile taşınmazın tamamının davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.

F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Dördüncü Karar

Mahkemenin 26.01.2022 tarihli, 2021/290 Esas, 2022/18 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın zilyetliğinin tespit tarihinden evvel iktisaba yeter şekilde davacı tarafta olduğu, davacının dava konusu taşınmazda fer’i zilyet olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili; Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucunda karar verildiğini, mahalli bilirkişilerin dava konusu taşınmazın davalıya ait olduğu yönünde beyanda bulunduklarını, yapılan tespit işleminin hukuka uygun olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; 4721 sayılı ... Medeni Kanunu’nun 713/1 inci, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü ve 17 nci maddelerine dayalı olarak açılan tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

4721 sayılı ... Medeni Kanunu’nun 713/1 inci, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü ve 17 nci maddeleri.

  1. Değerlendirme

  2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2 nci maddesinin yollamasıyla, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun uygulanacağı davalar yönünden 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

  3. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan nedenlerle;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 704,20 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

05.10.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadancevapkararyargılamatemyizmahkemekararıvı.onanmasınasonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:24:28

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim