Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/10739
2023/5159
5 Ekim 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/303 E., 2021/650 K.
HÜKÜM/KARAR: Ret / Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2017/5 E., 2020/299 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı yasal süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 146 ada 71 parsel sayılı taşınmazın, davalı tarafın ise 146 ada 72 parsel sayılı taşınmazın tapu kayıt maliki olduğunu, 146 ada 71 ve 72 parsel sayılı taşınmazlar ile dava dışı 146 ada 70 ve 121 parsel sayılı taşınmazların öncesinde bütün olarak tarafların kök mirasbırakanı olan ...’a ait bulunduğunu, kök mirasbırakanın ölümü sonrası mirasçılar arasında 26.11.1996 tarihinde yapılan taksim sözleşmesiyle müvekkilinin mirasbırakana toplam 1.276,00 metrekare, davalı tarafın mirasbırakanına ise 1.260,00 metrekare yüzölçümünde taşınmaz isabet ettiğini ancak kadastro çalışmaları sırasında taksimen tarafların mirasbırakanlarına isabet eden taşınmazların yüzölçümüne ve sınırlarına itibar edilmeksizin hatalı şekilde tespit yapıldığını, böylece müvekkiline ait taşınmazda davalı taraf lehine 224,13 metrekarelik kayıp oluştuğunu, ileri sürerek dava konusu taşınmazın yaklaşık 224,13 metrekarelik nizalı bölümünün tapu kaydının iptali ile müvekkiline ait 146 ada 71 parsel sayılı taşınmaza eklenerek müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar ... ve müşterekleri cevap dilekçesinde; davacı tarafından ileri sürülen iddiaların yerinde olmadığını, öte yandan davacının taksim sonrası taşınmazının etrafını çevirdiğini, tarafların dava tarihine kadar taksimi bozmaksızın taşınmazlarını kullandığını, adlarına kayıtlı taşınmazın nizalı bölümünde davacıya ait muhdesat da bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın, tespit öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu, mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar adına kayıtlı taşınmazların tarafların kök mirasbırakanından geldiği, terekesinin mirasçılar tarafından taksim edildiği, davacı adına kayıtlı taşınmazın güney kısmında kalan yere davacının uzun yıllardır araç park ettiği, bu yerin köyün mezarlığına giden yol olarak kullanılması sebebiyle taksim sözleşmesinde yol olarak ayrıldığı, taşınmazın doğusunda kalan kısımda ise davacının kullanımının olup olmadığı hususunun yerel bilirkişi ve tanıklarca bilinemediği, dava konusu taşınmazın etrafında bulunan duvarın kadastro tespitinden önce örüldüğününün belirlendiği, bu durumda dava konusu taşınmazın, teknik bilirkişinin hükme esas alınan 20.12.2019 tarihli ek raporuna ekli krokide (C) harfi ile gösterilen bölümü dışındaki kısımda davacının taksim sözleşmesi kapsamında kullanımının olmadığı, araç park etmek suretiyle kullanımın ekonomik amaca uygun zilyetlik olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 146 ada 71 ve 72 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptaline, 20.12.2019 havale tarihli fen bilirkişi ek raporuna ekli krokide (C) harfi ile gösterilen 3,61 metrekarelik taşınmaz bölümünün davalı tarafa ait parselden çıkarılarak davacıya ait parsele eklenmesine, neticeten 146 ada 71 parsel sayılı taşınmazın 399,01 metrekare, 146 ada 72 parsel sayılı taşınmazın 1.291,44 metrekare yüzölçümüyle tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili ile davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
-
Davacı vekili istinaf dilekçesinde dava dilekçesinde ve aşamada ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak davanın tümüyle kabulüne karar verilmesini istemiştir.
-
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinin vekaletini 17.07.2020 tarihinde Mahkemeye sunmuş ve aynı duruşmada vekillikleri Mahkemece kabul edilmiş olmasına rağmen lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediğini ileri sürüp İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesince toplanan deliller, yapılan keşif esnasında dinlenen taraf tanıkları ve yerel bilirkişi beyanları, teknik bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamına göre, yazılı şekilde kurulan hükümde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, öte yandan davalıların yargılama sırasında bir vekile vekalet verdikleri ve son celse vekil tarafından duruşmaya girildiği, mahkemece de vekilin davalılar vekili olarak kabulüne karar verildiği ancak reddedilen bölümlerin (D, E1, E2) harcı tamamlanan değeri üzerinden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edildiği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,... Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve 2017/5 Esas, 2020/299 Karar sayılı kararının HMK 353/1 b 2 nci maddesi uyarınca kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın kısmen kabulüne, dava konusu 146 ada 72 parsel sayılı taşınmazın 20.12.2019 havale tarihli ek fen bilirkişi raporuna ekli krokide (C) harfi ile gösterilen 3,61 metrekarelik bölümünün tapu kaydının iptali ile davacıya ait 146 ada 71 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, 20.12.2019 havale tarihli fen bilirkişi ek raporu ve krokisinin kararın eki sayılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalılar vekili yalnızca tek bir celseye katılmış olduğu halde Bölge Adliye Mahkemesince davalılar lehine fahiş miktarda vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının yerinde olmadığını belirterek ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 üncü maddesi
-
Değerlendirme
-
Kadastro çalışmaları sonucunda ... ili,... ilçesi,... Mahallesi çalışma alanında bulunan dava konusu 146 ada 72 parsel sayılı 1.323,24 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve müşterekleri adına tespit ve Kadastro Komisyon kararı uyarınca ... adına tescil edilmiş; bilahare taşınmaz kayden intikal suretiyle davalılar ... ve müşterekleri adına tescil edilmiştir.
Yine, aynı çalışma alanında bulunan 146 ada 71 parsel sayılı 395,40 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı ... adına tespit ve tescil edilmiştir.
-
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden tarafa yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.10.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:24:28