Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

1. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/6610

Karar No

2023/479

Karar Tarihi

25 Ocak 2023

MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

HÜKÜM/KARAR: Kabul / Kısmen Kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ: Gerede Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; istinaf başvurunun kısmen kabulüne, kararın kaldırılmasına ve davacı ... yönünde davanın reddine, davacı ... yönünden davanın kabulüne dair verilen karar, süresi içinde davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar, davacı ... ile davalı ...’in kardeş olduklarını, kök mirasbırakanları ... ...’dan intikal eden taşınmazların paylaşımı hususunda tüm mirasçıların anlaştıklarını, mirasçılardan davacı ... ve davalı ... dışında diğer tüm mirasçıların haklarından feragat ettiğini, toplam 21 adet taşınmazın 1/2’şer paylarla davacı ... ile davalı ... adına tescil edildiğini, yine yapılan anlaşma gereğince 1196 parsel sayılı taşınmazın tamamının davalı adına devir ve tescil edildiğini, bunun karşılığında 1197 parsel sayılı taşınmazın da tamamının davacı ... adına tescil edilmesi hususunda anlaşıldığını, davalı ...’in bu temlikin yapılması için Gerede Noterliğinin 12.02.2019 tarihli, 807 yevmiye no.lu vekaletnamesi ile dava dışı ... ...’ı vekil tayin ettiği, ancak davalı ...’in 1196 sayılı taşınmazdaki davacılara ait payların kendi adına tescilini sağladıktan sonra, vekil ...’yı azlettiğini ve 1197 parsel sayılı taşınmazdaki payını davacı ...’ya devretmediğini, 1196 parsel sayılı taşınmazın hile ile adına tescilini sağladığını ileri sürerek 1196 parsel sayılı taşınmazdaki devrettikleri payların iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.

II. CEVAP

Davalı, dava konusu 1196 parsel sayılı taşınmazın annelerinden kendilerine intikal ettiğini, anılan taşınmazda diğer paydaşların paylarını satın aldığını, davacı ...’nın 1196 parsel sayılı taşınmazdaki payı ile kendisinin 1197 parsel sayılı taşınmazdaki paylarının takas edilmediğini, 1197 parsel sayılı taşınmazdaki payının satış bedeli konusunda ... ile anlaşamadıklarını, bu nedenle de bu taşınmazdaki payın temlik işlemini yapması için vekil tayin ettiği ... ...’ı azlettiğini , iddiaların asılsız ve yersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Gerede Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.12.2020 tarihli ve 2019/162 Esas, 2020/316 Karar sayılı kararıyla; tarafların dava konusu 1196 ve 1197 parsel sayılı taşınmazlardaki hisselerinin karşılıklı devri konusunda anlaştıkları, davalının 1196 parsel sayılı taşınmazdaki davacılara ait payların kendine devrini sağladıktan sonra, davacı ...’ya yapılacak devir için vekil tayin ettiği ... Kulu’yu azlettiği, temliklerin davalının hilesi sonucu yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Nedenleri

Davalı istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu 1196 parsel sayılı taşınmazın annelerinden miras kaldığını, diğer mirasçılar ile anlaşarak paylarını satın aldığını, davacı ...’e de satış bedeli olarak 5.000,00 TL ödediğini, davacı ...’nın kendisine devrettiği 1196 parsel sayılı taşınmazdaki payının 53 m2 olduğunu, kendisinin 1197 parseldeki payının ise 157 m2 olduğunu, bu nedenle ...’ya 1197 parseldeki payından 53 m2 miktarını satın almasını söylediğini, ...’ın 89 yaşında olup, akli melekelerinin yerinde olmadığını, davacı ... tarafından kandırılarak, dava açmasının sağlandığını, davacı tarafça iddiaların ispat edilemediğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 28/05/2021 tarihli ve 2021/602 Esas, 2021/710 Karar sayılı kararıyla; öncesinde dava konusu 1196 sayılı parselde davacılar, davalı ve dava dışı üçüncü kişilerin, dava konusu 1197 sayılı parselde ise, davacı ... ile davalı ...'ın müştereken malik oldukları, 1196 sayılı parselin davalı ...'ın, 1197 sayılı parselin ise davacı ...'ın fiili kullanımında bulunduğu, davacı ve davalının fiili kullanımında bulunmayan taşınmaz hisselerini bedelsiz olarak birbirlerine temlik etmek üzere anlaştıkları, ayrıca 1196 sayılı parselde hisse sahibi olarak bulunan davacı ... ile dava dışı üçüncü kişilerin de taraflar arasında yapılan bu anlaşma gereğince hisselerini kararlaştırılan bir bedel karşılığında davalı ...'a devretmeyi kabul ettikleri, bu bedelin taraflarca 5.000,00 TL olarak belirlendiği, akabinde davacılar ve dava dışı üçüncü kişilerin yapılan bu anlaşma uyarınca, dava konusu 1196 sayılı parseldeki hisselerini davalı ...'a devrettikleri, davalı tarafından anlaşma gereğinin yerine getirilmesi amacıyla Gerede Noterliğinin 12/02/2019 tarihli, 00807 yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki vekaletnamesi ile tanık ... ...'ın vekil tayin edildiği, ancak 19/02/2019 tarihinde ... ...'ın davalı tarafından vekillikten azledildiği ve böylelikle davalının anlaşma gereklerini yerine getirmediği, davalının dava konusu taşınmaz hissesinin kendisine devredilmesini sağlamak için hileli davranışlarda bulunarak davacı ...'ın iradesini sakatladığı anlaşıldığından, bu davacı yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ancak davacı ... yönünden davacının yargılama boyunca ileri sürdüğü iddialarından; dava konusu taşınmazdaki davacı ... hissesinin davalıya devrini sağlamak veya bu hissenin düşük bedelle devredilmesi hususunda davalının, davacı ...'in iradesini ne şekilde sakatladığı hususunda ispata yarar delil bulunamadığı, davanın da gabin hukuksal olgusuna dayalı bir dava olmadığı, İlk Derece Mahkemece bu davacı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesinin isabetli olmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davacı ... yönünden davanın reddine, davacı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Nedenleri

Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacı ... ile davalı ...’in kardeş olduklarını, davacı ...’in ise tarafların teyzesi olduğunu, kök mirasbırkan ... ... mirasçılarının bir araya gelerek, kendilerine intikal eden taşınmazların erkek çocukları olan davacı ... ve davalı ...’e yarı yarıya olacak şekilde taşınmazların devrinin sağlanması için, kendi paylarını sembolik bedellerle devretmek hususunda anlaştıklarını, yapılan anlaşma gereğince, dava konusu 1196 parsel sayılı taşınmaz ile 1197 parsel sayılı taşımaz için de anlaşma sağlandığını, bu anlaşma gereğince de 1196 parseldeki tüm kayıt maliklerinin haklarını davalı ...’a devrettiğini, aynı şekilde 1197 parselde hak sahibi olan ...’ın da bu parseldeki payını davacı ...’ya devredeceğini, devir işleminin yapılması için dava dışı ... ...’ın vekil tayin edildiğini, anlaşma gereğince tarafların mirasbırakan ... ...’dan intikal eden taşınmazlarda 1/2’şer pay oranında malik olacaklarını, kendilerinin kullandığı 1196 ve 1197 parsel sayılı taşınmazlarda ise tam pay olarak malik olacaklarını, davanın taraflarının ve dava dışı tüm hak sahiplerinin bu şekilde anlaştıklarını, bu anlaşma gereği yapılan tüm masrafları da davacı ... ile davalının eşit şekilde karşıladıklarını, davalının, sadece davacı ...’yı aldatmadığını, davacı ... ve diğer tüm hak sahiplerini de aldattığını, diğer hak sahiplerinin davalının bu şekilde davranacağını bilselerdi, bu devirleri yapmayacaklarını, hak sahiplerinden biri olan ... ...’ın da bu durumu beyan ettiğini, bu nedenle yapılan anlaşma gereğince, davacı ... ve diğer hak sahiplerinin tam bir bedel karşılığı değil, sembolik bir bedel karşılığında taşınmazdaki hisselerini devrettiklerini, davalının davacı ...’i hisse bedeli yönünde aldatmadığını, ancak hisse devri hususunda aldattığını, yapılan bu anlaşma gereği davalının, diğer paydaşların hisselerini devir aldığını, ancak 1197 parseldeki kendi payını davacıya devretmediğini, davalının hilesi ile temliklerin yapıldığının açık olduğunu, davacı ... yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.

C.Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. Hile (aldatma), genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya sevk etmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. Hatada yanılma, hilede ise yanıltma söz konusudur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 36/1. (818 s. Borçlar Kanunu’nun (BK) 28/1.) maddesinde açıklandığı üzere taraflardan biri diğer tarafın kasıtlı aldatmasıyla sözleşme yapmaya yöneltilmişse yanılma (hata) esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz. Değinilen koşulların varlığı halinde aldatılan taraf hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili (makable şamil) olarak ortadan kaldırabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir.

  3. Hile her türlü delille ispat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılması hiç bir şekle bağlı değildir. Aldatmanın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluyla da kullanılabilir.

  4. Değerlendirme

Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, Bölge Adliye Mahkemesince (IV/C.) numaralı paragraftaki gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

VI. SONUÇ

Açıklanan nedenlerle;

Davacı ... vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 120,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacı ...'dan alınmasına,

25/01/2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafsonuçtemyizkısmenkabulkararımahkemesionanmasınaderece/

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:42:48

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim