Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6433
2023/3431
19 Haziran 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
KARAR: Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel talepli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve davalı asil tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı ... ile davacının kardeş olduğunu, babaları muris Mehmet'ten intikal eden taşınmazların satım, intikal ve diğeri işlemleri ile ilgili davacının, dava dışı kardeşleri ... ve ...'nun davalı ...'i vekil tayin ettiklerini, davalı vekil...'in bu vekaletnameyi kötüye kullanarak, dava konusu ... ilçesi 2969 parsel sayılı taşınmazı diğer davalı oğlu ...'a devrettiğini, davacının devirden haberdar olmadığını, davacıya herhangi bir bedel de ödenmediğini ileri sürerek, dava konusu 2969 parsel sayılı taşınmazın davacıya ait hissesinin iptali ile davacı adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde devrolan hissenin dava tarihi itibariyle tespit edilecek güncel değerinin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı asil ve davalı vekili ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde, davacının davalı Serhat'a 24.07.2007 tarihli vekaletname ile taşınmaz satış yetkisi verdiğini, davacı ve dava dışı kardeşlerin davalı ...'e 22.12.2015 tarihli vekaletname ile taşınmaz satış yetkisi verildiğini, dava konusu taşınmazın satılacağından davacının haberi olduğunu, taşınmazın değerlenmesi nedeniyle bu davanın açıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tanığı ..., eşi ... ile eşinin kardeşi ...'ın ve davacının, murislerinin vefatı sebebi ile cenaze işleri ile ilgilenmesi için davalıya vekalet verdiklerini, ancak davalıların, bu vekalete dayanarak dava konusu taşınmazı kendi üzerlerine geçirdiklerini ve karşılığında davacıya ve diğer dava dışı kardeşlerine herhangi bir bedel ödenmediğini beyan ettiği, davalı tanığı ...'ün ise, davacıya bu devir karşılığında 5.000,00 TL paranın elden verildiğini beyan ettiği, 02/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen taşınmazın gerçek değeri ile resmi senetlerdeki değeri arasında fahiş fark bulunduğu, davalıların davacıdan 24/07/2007 ve 15/09/2010 tarihli iki ayrı vekaleti anne ve babalarının ölüm tarihlerine yakın zamanda almış olduğu gözönüne alındığında, bu hususun davacının vekaleti intikal işlemlerini yapmak amacıyla verdiğine dair iddiasını doğruladığı gerekçesiyle davacının tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, İlk Derece Mahkemesince yakın akraba olduğu gerekçesiyle bazı tanıkların beyanlarına itibar edilirken diğerlerine itibar edilmemesinin hatalı olduğunu, yakın akrabalar arasındaki hukuki işlemlerde senetle ispat zorunluluğunun bulunmadığını, dava konusu taşınmazın devrinin satış yetkisini içeren vekaletname ile gerçekleştiğini, miras hissesinin satılması için davalıya 4 kez vekalet verildiğini, davacının satışı bilmediğini inkar etmesinin inandırıcı olmadığını berlirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, davalı kardeşi...'e taşınmaz satış ve intikal işlemlerini yapma yetkisini içeren vekaletname verdiği, bu vekalet ile davalı ...'in dava konusu taşınmazı kendi oğlu olan davalı ...'a temlik ettiği, Mahkemece mahallinde uzman bilirkişiler marifetiyle yapılan keşif sonucu elde edilen bilirkişi raporu ile dava konusu taşınmazın dava ve satış tarihi değerlerinin belirlendiği, taşınmazın temlik tarihindeki gerçek değeri ile davalı ... tarafından davalı ...'a yapılan devirde gösterilen değeri arasında aşırı fark bulunduğu, dinlenen davacı tanıklarının beyanlarından davacının cenaze işlemleri için vekalet verdiğinin anlaşıldığı, davalı tanıklarının beyanlarının ise soyut ve görgüye dayalı olmadıkları, davacının intikal işlemlerinin yapılacağı inancıyla verdiği vekâletname ile davalı vekil...’in, el ve işbirliği içinde hareket ettiği oğlu diğer davalı ...'a dava konusu taşınmazı temlik ettiği, davacının satıştan haberdar edilmediği ve kendisine satış bedelinin ödenmediği, zararlandırma olgusunun gerçekleştiği, davacının vekâlet görevinin kötüye kullanıldığına yönelik iddiasının sabit olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve davalı asil temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının dava konusu taşınmazın satımı konusunda aldatıldığını iddia ettiği, ancak davacı tarafından 4 kez notere gidildiğini, bir kişinin dört kez aldatılmasının mümkün olmadığını, miras hissesinin satışı için vekalet verildikten sonra davacının dava konusu taşınmazın satılacağını bilmediği yönündeki iddiasının doğru olmadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı asil temyiz dilekçesinde özetle, davacı tarafından kendisine 2007 tarihli vekaletname ile taşınmaz satışı hususunda yetki verildiğini, dava konusu taşınmazın diğer davalı ...'e devredilememesinin sebebinin taşınmazın tapu kaydında bulunan ihtiyati tedbirlerden kaynaklandığını, dava konusu taşınmazın muris Mehmet tarafından yapılan taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile taşınmazın yarı hissesinin kendilerinden alındığını, yıllardır bu davalarla davalının babası...'in ilgilendiğini, davacının devirden haberdar olduğunu ve kendisine bedelin ödendiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde taşınmazın hisse bedelinin tazminine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.Bilindiği üzere, ... Borçlar Kanunu'nun temsil ve vekalet akdini düzenleyen hükümlerine göre, vekalet sözleşmesi büyük ölçüde tarafların karşılıklı güvenine dayanır. Vekilin borçlarının çoğu bu güven unsurundan, onun vekil edenin yararına ve iradesine uygun davranış yükümlülüğünden doğar. 6098 sayılı ... Borçlar Kanunu'nda (TBK) sadakat ve özen borcu, vekilin vekil edene karşı en önde gelen borcu kabul edilmiş ve 506. maddesinde aynen; "Vekil, vekâlet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlüdür. Ancak vekile yetki verildiği veya durumun zorunlu ya da teamülün mümkün kıldığı hâllerde vekil, işi başkasına yaptırabilir. Vekil üstlendiği ... ve hizmetleri, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür. Vekilin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alanda ... ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır." hükmüne yer verilmiştir. Bu itibarla vekil, vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altındadır. Vekâletin kapsamı, sözleşmede açıkça gösterilmemişse, görülecek işin niteliğine göre belirlenir. (TBK'nın 504/1) Sözleşmede vekaletin nasıl yerine getirileceği hakkında açık bir hüküm bulunmasa veya yapılan işlem dış temsil yetkisinin sınırları içerisinde kalsa dahi vekilin bu yükümlülüğü daima mevcuttur. Hatta malik tarafından vekilin bir taşınmazın satışında, dilediği bedelle dilediği kimseye satış yapabileceği şeklinde yetkili kılınması, satacağı kimseyi dahi belirtmesi, ona dürüstlük kuralını, sadakat ve özen borcunu göz ardı etmek suretiyle, makul sayılacak ölçüler dışına çıkarak satış yapma hakkını vermez. Vekil edenin yararı ile bağdaşmayacak bir eylem veya işlem yapan vekil değinilen maddenin son fıkrası uyarınca sorumlu olur. Bu sorumluluk 818 sayılı BK'da daha hafif olan işçinin sorumluluğuna kıyasen belirlenirken, TBK'da benzer alanda ... ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin sorumluluğu esas alınarak daha da ağırlaştırılmıştır.
2.Vekil ile sözleşme yapan kişi 4721 sayılı ... Medeni Kanunu'nun (TMK) 3. maddesi anlamında iyi niyetli ise yani vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını bilmiyor veya kendisinden beklenen özeni göstermesine rağmen bilmesine olanak yoksa, vekil ile yaptığı sözleşme geçerlidir ve vekil edeni bağlar. Vekil vekalet görevini kötüye kullansa dahi bu husus vekil ile vekalet eden arasında bir iç sorun olarak kalır, vekil ile sözleşme yapan kişinin kazandığı haklara etkili olamaz.
- Ne var ki, üçüncü kişi vekil ile çıkar ve işbirliği içerisinde ise veya kötü niyetli olup vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa vekil edenin sözleşme ile bağlı sayılmaması, TMK'nın 2. maddesinde yazılı dürüstlük kuralının doğal bir sonucu olarak kabul edilmelidir. Söz konusu Yasa maddesi buyurucu nitelik taşıdığından hakim tarafından kendiliğinden (resen) göz önünde tutulması zorunludur. Aksine düşünce kötü niyeti teşvik etmek en azından ona göz yummak olur. Oysa bütün çağdaş hukuk sistemlerinde kötü niyet korunmamış daima mahkum edilmiştir. Nitekim uygulama ve bilimsel görüşler bu yönde gelişmiş ve kararlılık kazanmıştır.
Düzenlemeleri mevcuttur.
- Değerlendirme
1.Davalı ...'ın temyizi yönünden; 6100 sayılı HMK.nın 361. maddesi uyarınca; kural olarak istinaf yoluna başvurmayan taraf temyiz yoluna başvuramaz. Ancak hukuki yararının bulunması halinde temyiz yoluna başvurabilir. Bir başka deyişle, diğer tarafın istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından aleyhine hüküm kurulması halinde temyiz yoluna başvurma hakkı doğar.
-
Somut olayda, İlk Derece Mahkemesi'nin kabul kararı davalı ...'a usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı asilin bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmadığı, davalı ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... yönünden kesinleşmiştir.
-
Hal böyle olunca, ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin, davalı ... vekilinin istinaf başvurusuna ilişkin olarak verdiği karara karşı, istinaf yoluna başvurmayan davalı ... tarafından temyiz yoluna başvurulamayacağının kabulü gerekir. Bu nedenle davalı ...'ın temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Davalı ... vekilinin temyizi yönünden; Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı ...'ın temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınan peşin harcın talep halinde temyiz eden davalı ...'a iadesine,
Aşağıda yazılı 7.264,00 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'den alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.06.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:48:54