Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/9021
2023/3300
14 Haziran 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın 183 ada 1 ve 184 ada 4 parsel sayılı taşınmazlar bakımından esastan reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın 184 ada 4 parsel sayılı taşınmaz yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, 183 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, yüz yılı aşkın bir süredir eklemeli şekilde nizasız ve fasılasız zilyetliğinde olan taşınmazının kadastro tespiti ile 184 ada 4 parsel sayılı taşınmaz olarak ham toprak vasfıyla davalı Hazine adına tescil edildiğini, yörede sağlıklı bir kadastro çalışması yapılmadığını ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile yapılacak keşif sırasında gösterecekleri kısımların adına tescilini, taşınmazın parsel numarasında yanlışlık olması durumunda ise gösterecekleri parselin dava konusu olarak kabul edilmesini istemiştir. Davacı vekili, aşamada dava konusu ettiği yerin 183 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığını, diğer parsellerle ilgili bir hak iddiasının bulunmadığını beyan etmiş; daha sonra, keşif sırasında dava konusu taşınmazın müvekkilin evinin ve müştemilatının bulunduğu alanı kapsayan 183 ada 1 no.lu parselde bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen ve 184 ada 4 no.lu parselde ise (A) harfi ile gösterilen alanları kapsadığını belirtmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Hazine, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olup zilyetlikle iktisabının mümkün bulunmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
2.Dahili davalı TCDD, 184 ada 4 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma ve kadastro tespiti ile adına tescil edildiğini, davacının mülkiyet iddiasının yasal dayanağının bulunmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 25.08.2017 havale tarihli fen raporunda, 183 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki (B) harfiyle gösterilen yer yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14., 17., 33/3. ve 4721 sayılı TMK’nın 713/1. maddelerinde aranan şartlardan olan imar ihyanın sağlanmadığı, 20 yıllık zilyetlik süresinin de dolmadığı ve bilirkişi raporlarının davacının iddiasını ispatlar mahiyette olmadığı; yine aynı bilirkişi raporunda 184 ada 4 parsel sayılı taşınmazdaki (A) harfiyle gösterilen yerin ise Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu, tren yolu geçmesi nedeniyle kamu hizmetine tahsis edilmesinden dolayı imar ihya edilerek zilyetlik yoluyla taşınmazın mülkiyetinin kazanılamayacağı, gerekçeleriyle davanın 183 ada 1 ve 184 ada 4 parsel sayılı taşınmazlar bakımından reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, dava konusu yerde hali hazırda ekili bir bahçe olduğunu, bir kısım fidanların yeni dikilmiş olmasına rağmen 15 20 yaş arası 14 adet kavak ağacının da bulunduğunu, davacıya ait evin yarısının da bilirkişi raporunda (B) harfi ile belirtilen alanda yer aldığını, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının yetersiz ve gerçeğe aykırı düzenlendiğini, keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişilerin dava konusu yerin müvekkiline ait olduğunu açıkça beyan ettiklerini, taşınmazın orman ve dere ile de ilgisinin bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın 184 ada 4 parsel sayılı taşınmaz hakkında açıldığı, hakkında usulen açılmış bir dava bulunmayan 183 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden hüküm kurulmasının doğru olmadığı, öte yandan davanın Hazineye yöneltildiği, dava konusu 184 ada 4 parsel sayılı taşınmazın dava tarihinden çok önceki bir tarihten itibaren Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) adına kayıtlı olduğu, tapu iptali ve tescil davalarının kayıt malikine karşı açılması gerektiği, davada 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK)124. maddesinin uygulama yerinin de bulunmadığı, bu nedenle dava şartı niteliğinde bulunan ve resen gözetilmesi gereken pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerekirken, ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesinin de doğru olmadığı gerekçeleriyle HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın 184 ada 4 parsel sayılı taşınmaz yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, 183 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, 184 ada 4 parsel sayılı taşınmaz dava konusu olmadığı için bu taşınmaz yönünden verilen kararın yerinde olduğunu, dava dilekçelerinde detaylı olarak tanımlayıp, keşif sırasında gösterdikleri yerin hiç bir zaman değiştirilmediğini, dava konusunun belirlenebilir olmasının da dava açmak için yeterli olduğunu, davacının yanılgılı olarak dava konusu ettiği taşınmazının 183 ada 1 parsel değil de 184 ada 4 parsel içerisinde kaldığını düşünmekte olduğunu, 183 ada 1 parsel sayılı taşınmaz davalı Hazine adına kayıtlı olduğuna göre davacının dava konusunu yanlış tanımlamış olmasının hukuken korunması gereken bir iyiniyet barındırdığını, bu nedenle 183 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek ve istinaf dilekçesindeki itiraz nedenlerini de yineleyerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun;
- maddesinin ilgili kısımları şöyledir;
"Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir.
(Değişik ikinci fıkra: 3/7/2005 5403/26 md.) sulu veya kuru arazi ayrımı, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümlerine göre yapılır."
4721 sayılı ... Medeni Kanunu'nun 713. maddesinin ilgili kısımları şöyledir;
"Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir."
- Değerlendirme
1.Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, temyize konu 183 ada 1 parsel sayılı taşınmazın (6312,62m2) kadastro çalışmaları sırasında Devlet'in hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve ekonomik yarar sağlanması mümkün olan yerlerden olup kimsenin mülkiyet iddiasında bulunmadığı gerekçesiyle ham toprak vasfıyla 07.06.2009 tarihinde davalı Hazine adına tespit gördüğü, tespite dava dışı ... ... tarafından itiraz edilmesi üzerine Kadastro Komisyonunun 01.09.2009 tarihli kararı ile itirazın reddine karar verildiği ve tespitin 06.10.2009 tarihinde kesinleşerek taşınmazın davalı Hazine adına tescil edildiği sabittir.
2.Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu ettiği taşınmazın 184 ada 4 parsel sayılı taşınmaz olduğunu ancak bildirdikleri parsel numarasında yanlışlık olabileceğini, bu hususun yapılacak keşif sonrasında açıklığa kavuşacağını beyan etmiş, keşiften sonra ise dava konusu yerin davalı Hazine adına kayıtlı olan 183 ada 1 parseldeki bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısım olduğunu bildirmiştir.
3.Her ne kadar; dava konusu taşınmaz dava dilekçesinde 184 ada 4 parsel olarak belirtilmiş ise de, dava dilekçesinde maddi hata yapıldığı, asıl dava konusu taşınmazın 183 ada 1 parsel olduğu, bu hususun yargılama sırasında davacı vekili tarafından dile getirildiği, kaldı ki dahili davalı TCDD adına kayıtlı olan 184 ada 4 parsel yönünden verilen ret kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmediği anlaşılmaktadır.
4.Hal böyle olunca; dava konusu 183 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden işin esasının incelenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.06.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:50:56