Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6823
2023/3254
14 Haziran 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle, duruşma isteğinin değerden reddine karar verilip; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vasisi, ...'un öz kızı olduğunu, yıllar önce başlayan alzheimer hastalığı nedeniyle ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/234 Esas, 2014/598 Karar sayılı kararı ile babası ... vasi atandığını, ...'un eşi öldükten sonra oğlu ...'un yanında kalmaya başladığını, bu esnada gelini ...'un erkek kardeşinin karısı ...’ı ... Noterliğinin 06.12.2013 tarihli ve 10208 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile vekil tayin ettiğini, söz konusu vekaletin babasının kandırılması suretiyle ele geçirildiğini ve babasının adına kayıtlı 296 ada 17 parsel sayılı taşınmazın satışı amacıyla alındığını, bu vekaletname ile ...'ın taşınmazı önce kocası ...'a devrettiğini, sonra da 04.04.2014 tarihinde taşınmazın davalı ...'e temlik edildiğini, noterde verilen satış vekaletnamesi esnasında doktor raporu alınmadığı gibi ...’ın, ...’un alzheimer hastası olduğunu bildiğini, ancak kötüniyetli davranarak babasını kandırdıklarını, bu satış nedeniyle kısıtlı ... herhangi bir para ödenmediğini, ayrıca satış işleminden sonra yeni malik ...'ün ne bu yere taşındığını, ne de kiraya verdiğini, ...'ın, kocası ... ve yeğeni ...'ün kısıtlı ... gelini olan ... ve kocası ile birlikte hareket ederek ...'un kızlarını mirastan mahrum etmek amacıyla bu yola başvurduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile babası adına tesciline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında ...’un 14.01.2015 tarihinde ölümü üzerine terekesine temsilci atanmak suretiyle davaya devam edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı, davacının iddialarının yersiz ve mesnetsiz olduğunu, dava dilekçesinde taşınmazın devrinin mirasçılardan mal kaçırma kastı ile yapıldığını iddia ettiğini, vasi tarafından davacı adına açılan davanın TMK'nın 2. maddesinde düzenlenen iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, kendisine ait olan otomobili sattıktan sonra taşınmazın satın alındığını, ayrıca ...'ın aynı vekaletname ile davacının başka taşınmazlarını da sattığını, davacı ...'un 07.02.2014 tarihinde noterden çekmiş olduğu azilname ile diğer davalı ...'ın vekil olarak yetkilerini kaldırmış olup, adı geçen azilname düzenlenirken doktor raporu talep edilmediğini, vekaletname doktor raporu olmaması nedeniyle geçersiz ise vekaletnameden azil beyanının da geçersiz olduğunu, alzheimer hastalığının sonuçlarından birisinin hafıza kaybı olduğunu ve hafıza kaybı olan bir hastanın tek başına vermiş olduğu vekaletnameyi hatırlayıp, yine tek başına onun iptalini talep etmesinin mümkün olmayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.07.2018 tarihli ve 2014/474 Esas, 2018/293 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Kaldırma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 22.10.2018 tarihli ve 2018/999 E., 2018/1062 K. sayılı kararıyla; Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
C. İlk Derece Mahkemesince Kaldırma Kararı Sonrasında Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 15.04.2022 tarihli ve 2018/536 Esas, 2020/414 Karar sayılı kararı kararı ile dava konusu taşınmazda hala ...'un oturduğu, bedeller arasında fahiş farkların bulunduğu, ayrıca davacıların murisi ...'un işlem tarihinde fiil ehliyetinin bulunmadığı, dava konusu taşınmazın davalıya satışının sırf bu nedenle geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
E. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın hukuka aykırı olduğunu, davanın en başında vasi tarafından dava açılırken husumete izin kararının alınmadığını, dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerekirken davanın esasına girilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca davanın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, müvekkili ...'ün iyiniyetli olarak tapu kaydını incelediğini, herhangi bir takyidat olmadığını görünce de taşınmazın bedelini vererek dava dışı ...'dan 04.04.2014 tarihinde satın aldığını, müvekkilinin davacının alzheimer hastası olup olmadığını bilebilmesinin mümkün olmadığını, taşınmazın kendisine vekil tarafından satıldığını, bedelin düşük olarak belirlendiği ve bunun muvaazaya delil olduğu iddiasının ise asılsız olduğunu, müvekkili ...'ün kötüniyetli olduğu ve taşınmazın satımında para ödenmediği iddiasının ispat edilemediğini, Mahkemede ve keşifte dinlenen tanıkların müvekkili ...'ün taşınmazı satın alırken iyiniyetli olmadığı, satış bedelini ödemediği, ...'un satışa dayanak teşkil eden vekaletname düzenlenirken fiil ehliyetine sahip olmadığını bildiğini iddia etmediklerini, bu hususların tanık beyanları ile ispat edilemediğini, davacının iddiasının çelişkili olduğunu, davanın hangi hukuki sebebe dayandığının da belirli olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile ...'un gerçekten alzheimer hastası olduğu kabul edildiğinde dahi aynı ...'un iptali talep edilen taşınmazın satıldığı tarihten 2 ay kadar önce adına kayıtlı olan ... ... Mahallesi 284 ada 11 sayılı parseli dava dışı ...'e 4.856,00 TL bedelle sattığını ancak ...'e satılan taşınmazın satışının aynı nedenle iptalinin talep edilmediğini, Mahkemenin Adli Tıp Kurumu raporuna itibar ederek davanın kabulüne karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, Adli Tıp Kurumunun 20.10.2017 tarihli raporunun hatalı olduğunu, muris ...'ta unutkanlık olmasının tek başına fiil ehliyetinin bulunmadığı anlamına gelmeyeceğini, yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
F. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.04.2022 tarihli ve 2021/1175 E., 2022/613 K. sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesine ait kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1 b 1. bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yineleyip, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ehliyetsizlik, hile ve gabin hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
Davranışlarının, eylem ve işlemlerinin sebep ve sonuçlarını anlayabilme, değerlendirebilme ve ayırt edebilme kudreti (gücü) bulunmayan bir kimsenin kendi iradesi ile hak kurabilme, borç (yükümlülük) altına girebilme ehliyetinden söz edilemez. Nitekim 4721 sayılı ... Medeni Kanunu'nun (TMK) “Fiil ehliyetine sahip olan kimse, kendi fiilleriyle hak edinebilir ve borç altına girebilir” biçimindeki 9. maddesi ile şahsın hak elde edebilmesi, borç (yükümlülük) altına girebilmesi, fiil ehliyetine bağlanmış. 10. maddesi de, fiil ehliyetinin başlıca koşulu olarak ayırtım gücü ile ergin (reşit) olmayı kabul ederek “Ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergin kişinin fiil ehliyeti vardır.” hükmünü getirmiştir. “Ayırtım gücü” eylem ve işlem ehliyeti olarak da tarif edilerek, aynı Yasa'nın 13. maddesinde “Yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ya da bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkes bu Kanuna göre ayırt etme gücüne sahiptir.” denmek suretiyle açıklanmış, ayrıca ayırtım gücünü ortadan kaldıran önemli nedenlerden bazılarına değinilmiştir. Önemlerinden dolayı bu ilkeler, söz konusu yasa ile öteki yasaların çeşitli hükümlerinde de yer almışlardır.
-
HMK’nın 297 nci maddesinin ikinci fıkrasında; “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi yer almaktadır. Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince de hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır.
-
4721 sayılı TMK’nın 28/1. maddesinde; “Kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar ve ölümle sona erer.” düzenlemesine yer verilmiş olup tapu sicilinde yapılacak tescil, terkin ve düzeltim gibi işlemler, doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince kamu düzenini ilgilendirdiğinden, bu hususların kendiliğinden göz önüne alınması gerekmektedir.
-
Değerlendirme
-
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden sair temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Ancak, yargılama sırasında ölen davacı ... mirasçıları adına, veraset ilamına atıf yapılmak suretiyle iptal tescil hükmü kurulması gerekirken, bu husus göz ardı edilerek ölü davacı adına tescil hükmü kurulması doğru değil ise de; anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Davalının işin esasına yönelik sair temyiz itirazlarının reddine,
-
Davalının temyiz itirazlarının (V.C.3.3.) no.lu paragrafta açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin 08.12.2020 tarihli ve 2018/536 E., 2020/414 K. sayılı kararının 1.bendinin hüküm yerinden çıkarılmasına ve yerine 1.bent olarak ; "... ili, ... ilçesi, ... kasabası, ... Mahallesi, Köyiçi mevkii, 296 ada 17 parsel sayılı, 117,32 m2 yüz ölçümlü, "Ev ve Dükkan ve Avlusu" vasfındaki taşınmazın davalı ... adına olan TAPU KAYDININ İPTALİ ile ... 1. Noterliğinin 02.02.2015 tarihli ve 01158 yevmiye numaralı mirasçılık belgesi uyarınca ... mirasçıları adına miras hisseleri oranında tesciline" cümlesinin yazılmasına kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.06.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:50:56