Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6314
2023/3024
30 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, mirasbırakan babası ...’nın dava konusu 80 parsel sayılı taşınmazını davalı oğlu ... ...’ye, dava konusu 365 parsel sayılı taşınmazını ise davalı diğer oğlu ...’e satış suretiyle temlik ettiğini, temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı, bedelsiz ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tesciline, olmadığı takdirde bedelin tahsiline karar verilmesini istemiş, davacının yargılama sırasında ölümü üzerine mirasçıları davayı sürdürmüşlerdir.
II. CEVAP
Davalılar, iddiaların doğru olmadığını, mirasbırakan babalarının oturduğu ev olan dava dışı 316 ada 27 parsel sayılı taşınmazın dava dışı kardeşleri ... ...’in bankadan kullandığı kredi için ipotek verildiğini, ancak ...’in krediyi ödeyemeyecek hale gelmesi üzerine evin satılmasını engellemek amacıyla dava konusu taşınmazları bedeli karşılığında mirasbırakandan satın aldıklarını, mirasbırakanın mal kaçırma kastının bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar tarafından satış bedelinin ödendiğine dair delil sunulmadığı, taşınmazların devri tarihindeki değerleri ile resmi senette gösterilen değer arasında fahiş fark bulunduğu, dinlenen tanık beyanlarından mirasbırakanın mal satmasının gerektirir bir durumunun olmadığının anlaşıldığı, temliklerin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle, cevap dilekçesini tekrar ederek verilen kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, eksik inceleme ve değerlendirme ile hüküm kurulduğunu, temlikin mal kaçırma amaçlı olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dinlenen davacı tanığının mirasbırakanın mal kaçırma kastı ile hareket ettiğine dair bir beyanının olmadığı, davacı ile mirasbırakan arasında husumetin bulunmadığı, satışın bedelsiz olmasının tek başına temlikin muvazaalı kabul edilmesine yeterli olmadığı, mirasbırakanın mal kaçırma kastıyla hareket ettiği iddiasının ispatlanamadığı, terekesinde çok sayıda taşınmazı bulunan mirasbırakanın mal kaçırma kastı olsaydı bu taşınmazlarını da devredebileceği gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1 b 2. maddesi gereğince kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmuş ve davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde özetle, Bölge Adliye Mahkemesinin davalılardan ... yönünden kesin olarak karar verildiğini, ancak dava taşınmazın aynına ilişkin olup başta Anayasa olmak üzere uluslararası hukukça teminat altına alınmış birincil kuşak haklardan olan mülkiyet hakkı ile ilgili olduğundan mahkemece usuli işlemlerin eksik ve hatalı yapılması nedeniyle mahkemeye erişim hakları kısıtlanmasının hukuka aykırı olduğunu, mirasbırakanın başka mallarının olmasının temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı yapıldığını değiştirmeyeceğini, tanık beyanından anlaşıldığı üzere mirasbırakanın birçok malvarlığını satıp erkek çocuklarını finansal olarak desteklediğini, yine davalılar aleyhine ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/510 Esas sayılı dava dosyası ile açılan benzer nitelikteki tapu iptali ve tescil davasında da kız çocuklarından mal kaçırma amacıyla mirasbırakanın birçok taşınmazını davalılara devrettiğini, Trakya bölgesinde kız çocukların mirasçı olarak dahi görülmediğini, dinlenen tanıklarının murisin mal satmaya ihtiyacı oladığını ifade ettiğini, yine bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere dava konusu gayrimenkullerin tapuda gösterilen satış bedelleri ile devir tarihleri arasında iki katından çok daha fazla fark olduğunu, davalı taraf dava boyunca taşınmazın devir alınma sebebi olarak farklı ve çelişkili gerekçeler öne sürdüğünü, devrin ne kadar bedelle yapıldığı, ödemelerin ne zaman ve nasıl yapıldığı hususunda açıklık getirmediğini, ödemeye dair hiç bir kanıt sunamadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de ... Medeni Kanunu'nun 706., ... Borçlar Kanunu'nun 237. ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
Bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
2.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
-
Değerlendirme
-
Hemen belirtilmelidir ki, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı olarak pay oranında açılan tapu iptali tescil davalarında, tarafların kendi arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan, dava değerinin davayı açan mirasçı veya mirasçıların her birinin payına isabet eden değer olacağı kuşkusuzdur. Mirasbırakan tarafından davalı ...'e devredilen dava konusu 365 (yeni 261 ada 39 parsel) sayılı taşınmazın dava tarihi itibariyle keşfen saptanan değeri 474.719,70 TL olup, davacının 8/40 miras payına karşılık gelen 94.943,94 TL'nin, 2022 yılı itibarıyla temyiz kesinlik sınırı olan 107.090.00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmaktadır.
-
Davacı mirasçıları vekilinin davalı ... yönünden temyiz itirazlarına gelince;
-
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle; dosya içeriğine ve toplanan delillere göre, davacı tarafça muvazaa iddiasının ispatlanamadığı anlaşıldığından davacı mirasçıları vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Davalı ... yönünden temyiz kesinlik sınırı içinde kaldığı anlaşılan dava yönünden davacı mirasçıları vekilinin temyiz dilekçesinin değerden REDDİNE,
-
Davalı ... yönünden, davacı mirasçıları vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 99,20 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacı mirasçılarından alınmasına
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.05.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:57:59