Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

1. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/7363

Karar No

2023/2939

Karar Tarihi

25 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVALILAR: ... ... Köyü Tüzel Kişiliği, Hazine

DAVA TARİHİ: 11.12.2012

KARAR: Kabul

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Yerel Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar dava dilekçesinde; ... ili, ... ilçesi, ... ... köyü, 105 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına mera olarak tespit ve tescil edildiğini, 29.06.1959 tarih 17 sıra 256 tahrir no.da kayıtlı hususi idari varidat kaydına göre çayır vasfındaki taşınmazın 1 parsel sayılı taşınmaz içinde kaldığını, taşınmazın kayıtta adı geçen amcaları ... ... ve şerikleri tarafından, babaları olan Zülküfli ... ve Mehmet Şerif ...'e bırakıldığını, 52 yıldan beri nizasız ve fasılasız malik sıfatıyla zilyetliklerinin devam ettiğini ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile babaları Zülküfli ... ve Mehmet Şerif ... adına tescil edilmesini istemişlerdir.

II. CEVAP

1.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

2.Davalı köy tüzel kişiliği cevap vermemiştir.

III. MAHKEME KARARI

... Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.11.2015 tarihli ve 2012/153 E., 2015/195 K. sayılı kararıyla, davanın kabulü ile 105 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 5.308,77 metrekare yüz ölçümündeki kısmın kaydının iptali ile davacıların murisleri ... ... ve ... ... adına birer hisse üzerinden kabul edilerek ayrı ayrı murislerin mirasçıları adına mirasçılık belgelerindeki hisseleri oranında tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 11.03.2016 tarihli ve 2015/2840 E., 2016/2506 K. sayılı kararıyla“... Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için; Mahkemece tespit tarihinden en az 15 20 25 yıl öncesine ait stereoskopik hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığından, davacıların dayanağı olan hususi varidat belgesi ise bulunduğu kurumdan getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan komşu köyler halkından belirlenecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi, ziraat mühendisi bilirkişi, taşınmazın güneyinde bulunan dere nedeniyle taşkın su altında kalıp kalmadığının belirlenmesi amacıyla jeolog bilirkişi eşliğinde ve HMK'nın 31. maddesi uyarınca hakime verilen dosyayı aydınlatma görevi kapsamında tarafların bildireceği tanıkların katılımıyla mahallinde keşif yapılmalıdır. Yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazın öncesinin mera olup olmadığı, çekişmeli taşınmazın meradan açılıp açılmadığı, çekişmeli taşınmaz üzerinde sürdürülen bir zilyetliğin olup olmadığı, varsa bu zilyetliğin ilk kez hangi tarihte ve nasıl başladığı, kimden kime ve ne surette intikal ettiği, kimler tarafından ne kadar süreyle ve ne olarak kullanıldığı hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, taraflarca dayanılan kayıt ve belgeler ile kayıt ve belgelerde okunan köy ve mevki adları, taşınmazların cinsi ile sınırları hususunda açıklama istenmeli, yerel bilirkişilerce bilinemeyen sınırlar yönünden taraflara tanıkla kanıtlama olanağı sağlanmalı; zirai bilirkişiden çekişmeli taşınmazın öncesinin mera olup olmadığı, taşınmazın bitki örtüsü, toprak kalınlığı ve cinsi, taşlılık oranı, eğimi, komşu mera parselinin eylemli mera olup olmadığı, komşu parseller ile dava konusu mera olarak tespit gören taşınmaz arasında doğal ya da yapay ayırt edici bir sınır bulunup bulunmadığı, çekişmeli taşınmazın çevresinde özel mülkiyete konu taşınmazlar varsa, bu taşınmazlar ile çekişmeli taşınmazın bitki örtüsü, toprak yapısı ve eğim olarak birbirlerine benzeyip benzemediği konularında ayrıntılı, bilimsel verilere dayalı ve gerekçeli rapor alınmalı, çekişmeli taşınmazın tamamını, komşu parsellerle arasındaki sınırları ve komşu parselleri gösterir şekilde, mümkün olduğunca farklı yön, açı ve yükseklikten fotoğraflar çekmesi istenmeli, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiden; çekişmeli taşınmaz ile çevresindeki mera parselini bir arada gösterir, bilirkişi ve tanıklarca gösterilen mevki ve sınırlar işaretlenmiş, keşfi izlemeye olanak sağlar nitelikte harita ve rapor istenmeli, hava fotoğrafları üzerinde çekişmeli taşınmaz ve çevresine ait pafta haritasını çakıştırması istenmeli, hava fotoğraflarında çekişmeli taşınmazın ve çevresinin geçmiş tarihlerdeki görünümlerin zirai bilirkişi tarafından değerlendirilerek meradan ayırıcı unsur varmı yok mu belirlenmesi ve kadim mera olup olmadığının bildirilmesi istenmeli, jeolog bilirkişiden; dava konusu taşınmazın güneyinde bulunan dere nedeniyle taşınmazın su altında kalıp kalmadığı hususunda bilimsel verilere dayalı ve gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanmış tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmelidir...” gerekçesiyle bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu 105 ada 1 parsel sayılı mera vasıflı taşınmaz içerisinde kalan fen bilirkişisinin raporuna ekli krokide A harfi ile gösterilen 5.308,77 m²'lik taşınmazın dava tarihinden geriye doğru 20 yıldan fazla bir süre ile davacılar tarafından koşullarına uygun olarak tasarruf edildiği, Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddeleri gereği masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek malik sıfatıyla nizasız ve aralıksız şekilde çayır olarak kullanıldığı, bilirkişi raporları, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile davacıların iddialarının ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Hazine vekili, kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini, tescil için gerekli yasada aranan şartların davacı taraf lehine oluşmadığını, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerin özel mülkiyete konu olmayacağını, kazandırıcı zamanaşımı ve imar ihya ile iktisap edilemeyeceğini belirterek ve resen tespit edilecek nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, TMK'nın 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddelerine dayalı tescil istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 4721 sayılı ... Medeni Kanunu’nun 713/1. maddesi şöyledir:

"Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir."

4721 sayılı ... Medeni Kanunu'nun 715. maddesi şöyledir:

“Sahipsiz yerler ile yararı kamuya ait mallar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Aksi ispatlanmadıkça, yararı kamuya ait sular ile kayalar, tepeler, dağlar, buzullar gibi tarıma elverişli olmayan yerler ve bunlardan çıkan kaynaklar, kimsenin mülkiyetinde değildir ve hiçbir şekilde özel mülkiyete konu olamaz. Sahipsiz yerler ile yararı kamuya ait malların kazanılması, bakımı, korunması, işletilmesi ve kullanılması özel kanun hükümlerine tâbidir.”

  1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi şöyledir:

“Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüz ölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir.”

3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 16. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

...

“B) Mera, yaylak, kışlak, otlak, harman ve panayır yerleri gibi paralı veya parasız kamunun yararlanmasına tahsis edildiği veya kamunun kadimden beri yararlandığı belgelerle veya bilirkişi veya tanık beyanı ile ispat edilen orta malı taşınmaz mallar sınırlandırılır, parsel numarası verilerek yüz ölçümü hesaplanır ve bu gibi taşınmaz mallar özel siciline yazılır.

Bu sınırlandırma tescil mahiyetinde olmadığı gibi bu suretle belirlenen taşınmaz mallar, özel kanunlarında yazılı hükümler saklı kalmak kaydıyla özel mülkiyete konu teşkil etmezler.

Yol, meydan, köprü gibi orta malları ise haritasında gösterilmekle yetinilir.”

3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 17. maddesi şöyledir:

“Orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden, masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar 14. maddedeki şartlar mevcut ise imar ve ihya edenler veya halefleri adına, aksi takdirde Hazine adına tespit edilir. İl, ilçe ve kasabaların imar planının kapsadığı alanlarda kalan taşınmaz mallarda bu hüküm uygulanmaz."

  1. Değerlendirme

  2. Çekişmeli taşınmaz kadastro sonucu ... ... köyü çalışma alanında bulunan 105 ada 1 parsel sayılı 1.232.496,98 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazın içinde yer alıp kadimden beri ve halen ... ... köyü halkı tarafından mera olarak kullanıldığı belirtilerek kamu orta malı niteliğinde mera olarak sınırlandırılmış ve özel siciline kaydedilmiştir.

  3. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümü üzerinde davacılar yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki; dört sınırı itibariyle kesinleşmiş mera parseli ile çevrili olduğuna göre, çekişmeli taşınmazın meradan açıldığının kabulü zorunludur.

  4. Hal böyle olunca; Mahkemece, dava konusu taşınmaz bölümü Kadastro Kanunu'nun 16. maddesi gereği kamu orta malı olup, zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olmadığı hususu dikkate alınarak, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun olmayan gerekçelerle kabul kararı verilmesi isabetsiz olmuştur.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü 6100 sayılı Yasa'nın geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadankararcevapyargılamatemyizvı.kararımahkemebozulmasınasonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:00:05

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim