Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6317
2023/2889
25 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TARİHİ: 10.09.2018
KARAR: Ret
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis davasında verilen ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf incelemesi yapılan karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, mirasbırakan babası ...’ün 42 parsel sayılı taşınmazını davalı oğlu ...’ün arkadaşı olan ...’a sattığını, taşınmazın 11 ay sonra davalıya devredildiğini, yine mirasbırakanın 84 parsel sayılı taşınmazını ölünceye kadar bakma akdi ile davalıya devrettiğini, mirasbırakanın mal satmaya ihtiyacı olmadığı gibi bakıma muhtaç bir durumunun da bulunmadığını, davalıya yapılan satışın hayatın olağan akışına uygun olmadığını ve davalının bakım yükümlülüğünü yerine getirmediğini, mirasbırakanın mirastan mal kaçırma amacıyla hareket ettiğini ileri sürerek, taşınmazların davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tescilini, bu mümkün olmazsa tenkisini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, mirasbırakanın temlik dışı 3 adet taşınmazının daha olduğunu, bunlardan en değerli olanında davacının ikamet ettiğini, mirasbırakanın 1998 yılından itibaren çeşitli hastalıklarla mücadele ettiğini, kendisinin mirasbırakanın tedavisi ve tüm ihtiyaçlarıyla ilgilendiğini, bu nedenle 84 parsel sayılı taşınmazın ivaz karşılığında devredildiğini, mirasbırakanın sosyal güvencesi ve düzenli gelirinin bulunmadığını, hacca gitmek istemesi ve sağlık giderleri nedeniyle 42 parsel sayılı taşınmazı ...’a sattığını, kendisinin bu durumdan daha sonra haberdar olarak taşınmazı bedelini ödeyerek ...’tan satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.02.2021 tarihli ve 2018/367 E., 2021/32 K. sayılı kararıyla temlikin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 17.06.2021 tarihli ve 2021/802 E., 2021/837 K. sayılı kararıyla istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.
IV BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
-
Dairenin 06.12.2021 tarihli ve 2021/8609 E., 2021/7564 K. sayılı kararıyla; “...Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayanağı yasal ve hukuksal gerekçeye, ve özellikle mirasbırakan tarafından ara malik kullanılmak suretiyle davalı ...'e yapılan satış işleminin muvazaalı ve mal kaçırma amacıyla yapıldığı sabit olduğundan davalının 42 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının reddi ile 42 parsel sayılı taşınmaz yönünden verilen kabul kararının onanmasına, mirasbırakanın, ölünceye kadar bakıp gözetme karşılığı yaptığı temlikin muvazaa ile illetli olup olmadığının belirlenebilmesi için de, sözleşme tarihinde murisin yaşı, fiziki ve genel sağlık durumu, aile koşulları ve ilişkileri, elinde bulunan mal varlığının miktarı, temlik edilen malın, tüm mamelekine oranı, bunun makul karşılanabilecek bir sınırda kalıp kalmadığı gibi bilgi ve olguların göz önünde tutulması gerekir. Ölünceye kadar bakma akdine ilişkin olarak mirasbırakanın sağlığında bakım borcunun yerine getirilmediği yönünde dava açmadığı gibi dava konusu 84 parsel sayılı taşınmazın temlik dışı diğer taşınmazlarla birlikte toplam değeri dikkate alındığında, mirasbırakanın ölünceye kadar bakma akdi ile davalıya temlik ettiği taşınmazın makul oranda ve hoşgörülebilecek kapsamda kaldığı bu taşınmaza yönelik muvazaa iddiasının ispatlanamadığı sonucuna varılmaktadır. Hal böyle olunca, 84 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır." gerekçesiyle bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 42 parsel sayılı taşınmaz yönünden verilen kararın onanmasına karar verildiği için bu taşınmaz yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, 84 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise mirasbırakanın ölünceye kadar bakma akdi ile davalıya dava konusu taşınmazı temlik ettiği, devrin makul oranda ve hoşgörülebilecek kapsamda kaldığı, muvazaa iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mirasbırakan ...'ün sağlıklı olduğu dönemde dava konusu taşınmazları davalıya devrettiğini, ölmeden önceki süreçte bakıma muhtaç hale gelmediğini, ekonomik durumu ve gelir seviyenin iyi durumda olduğu dönemde temliklerin yapıldığını, 42 parsel sayılı taşınmazın öncelikle davalının yakın arkadaşı ...’a, ondan da davalıya devredildiğini, buradaki asıl amacın diğer mirasçılardan mal kaçırmak olduğunu, bu nedenle muvazaalı olan devirlerin iptaline karar verilmesi gerekirken hatalı ve yanılgılı değerlendirme ile reddine karar verildiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de ... Medeni Kanunu'nun 706., ... Borçlar Kanunu'nun 237. ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
-
6098 sayılı ... Borçlar Kanunu'nun (TBK) m. 611. maddesine göre ölünceye kadar bakıp gözetme sözleşmesi, taraflarına karşılıklı hak ve borçlar yükleyen bir akittir. (BK) m. 511). Başka bir anlatımla ivazlı sözleşme türlerindendir. Bu sözleşme ile bakım alacaklısı, sözleşme konusu malın mülkiyetini bakım borçlusuna geçirme; bakım borçlusu da bakım alacaklısına yasanın öngördüğü anlamda ölünceye kadar bakıp gözetme yükümlülüğü altına girer. (TBK m. 614).
Bakıp gözetme koşulu ile yapılan temliki işlemin geçerliliği için sözleşmenin düzenlendiği tarihte bakım alacaklısının özel bakım gereksinimi içerisinde bulunması zorunlu değildir. Bu gereksinmenin sözleşmeden sonra doğması ya da alacaklının ölümüne kadar çok kısa bir süre sürmüş bulunması da sözleşmenin geçerliliğine etkili olamaz.
Kural olarak, bu tür sözleşmeye dayalı bir temlikin de muvazaa ile illetli olduğunun ileri sürülmesi her zaman mümkündür. En sade anlatımla muvazaa, irade ile beyan arasında kasten yaratılan aykırılık olarak tanımlanabilir. Böyle bir iddia karşısında, asıl olan tarafların akitteki gerçek ve müşterek amaçlarının saptanmasıdır. (TBK m. 19). Şayet bakım alacaklısının temliki işlemde bakıp gözetilme koşulunun değil de, bir başka amacı gerçekleştirme iradesini taşıdığı belirlenirse (örneğin mirasçılarından mal kaçırma düşüncesinde ise), bu takdirde akdin ivazlı (bedel karşılığı) olduğundan söz edilemez; akitte bağış amacının üstün tutulduğu sonucuna varılır. Bu halde de Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı olayda uygulama yeri bulur.
Mirasbırakanın, ölünceye kadar bakıp gözetme karşılığı yaptığı temlikin muvazaa ile illetli olup olmadığının belirlenebilmesi için de, sözleşme tarihinde murisin yaşı, fiziki ve genel sağlık durumu, aile koşulları ve ilişkileri, elinde bulunan mal varlığının miktarı, temlik edilen malın, tüm mamelekine oranı, bunun makul karşılanabilecek bir sınırda kalıp kalmadığı gibi bilgi ve olguların göz önünde tutulması gerekir.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un uygulanacağı davalar yönünden HUMK’un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 99,20 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.05.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:00:05