Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6098
2023/2497
27 Nisan 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde, tarafların mirasbırakan babaları ...’nın 111 ada 12 parsel sayılı taşınmazı davalı oğlu ..., aynı ada 9 parsel sayılı taşınmazı diğer davalı oğlu ... ölünceye kadar bakma akdi ile 107 ada 31 parsel sayılı taşınmazdaki payını ise satış suretiyle ... devrettiğini, anılan temliklerin muvazaalı olarak mal kaçırma amaçlı olduğunu, murisin taşınmaz satması için bir neden bulunmadığı gibi bakım ihtiyacı da bulunmadığını, asıl amacın bağış yapmak olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; mirasbırakan ve eşine ölene kadar davalı oğulları tarafından bakıldığını ölünceye kadar bakım akdinin ifa edildiğini, satış suretiyle temlik alınan 31 parsel sayılı taşınmazın 1/2 payının mirasbırakana 1/2 payının ise kardeşine ait iken müvekkili ... tarafından bedelleri ödenmek suretiyle satın alındığını, mirasbırakanın sağlığında davacılara birer adet ev aldığını, mirasbırakanın mal kaçırması için neden bulunmadığını, intikal eden başkaca taşınmazlar olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.12.2020 tarihli ve 2019/27 E., 2020/313 K. sayılı kararıyla; mirasbırakanın süregelen hastalığı bulunduğu ve ölümünden önceki son bir yılını yatağa bağımlı olarak geçirdiği, sağlığında davalılarla birlikte yaşadığı, bakım ve gözetiminin davalılar tarafından karşılandığı, mirasbırakanın davacılar lehine de kazandırma yaptığı, amacının mirastan mal kaçırmak olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Kaldırma Kararı
... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 13.03.2021 tarihli ve 2021/207 E. 2021/246 K. sayılı kararıyla;İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verildiği, mirasbırakanın elinde kalan veya intikal eden mal varlığının miktarı ve değeri ile davalıya temlik edilen dava konusu taşınmazların mirasbırakanın tüm mamelekine oranı belirlenerek makul sınırı aşıp aşmadığı hususlarında araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, kabulü göre de hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için iadesine karar verilmiştir.
C. İlk Derece Mahkemesince Kaldırma Kararı Sonrasında Verilen Karar
... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.12.2021 tarihli ve 2021/142 E, 2021/408 K. sayılı kararıyla;mirasbırakanın süregelen hastalığı bulunduğu ve ölümünden önceki son bir yılını yatağa bağımlı olarak geçirdiği, sağlığında davalılarla birlikte yaşadığı, tüm bakım ve gözetiminin davalılarca karşılandığı, terekesinde başka taşınmazlarında bulunduğu, ölünceye kadar bakma akdi ile temlik edilen taşınmazların makul sınırda kaldığı, mirasbırakan tarafından davacılar lehine de kazandırmalar yapıldığı, mirasbırakanın gerçek iradesinin mirasçılardan mal kaçırma olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
E. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle, mirasbırakanın varlıklı bir şahıs olduğunu, yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimlerin etkisi ile erkek çocuklarını kız çocuklarından üstün tutma gayreti ile dava konusu taşınmazları devrettiğini, müvekkillerinin de babalarına baktığını, mirasbırakanın parkinson hastası olup hiç bir zaman yatağa bağımlı olmadığını, bilirkişi raporlarındaki değer tespitlerinin hatalı olduğunu ayrıca davacıların kullanımında olan kuyumcu dükkanının hesaplamaya dahil edilmediğini, mirasbırakan tarafından alınan meskenlerin müvekkilleri adlarına satın alındığını ancak davalı oğullarına aldığı kuyumcu dükkanının çok daha değerli olduğunu dava konusu taşınmazların devri ile makul sınırın aşıldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
F. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mirasbırakanın bakım ihtiyacının ötesinde mal varlığının büyük bir kısmını davalılara devrettiği, makul sınırın aşıldığı, davalılara aldığı kuyumcu dükkanı nedeniyle davacılara da mesken aldığı, mirasbırakanın asıl amacının kız çocuklarından mal kaçırmak olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, Bölge Adliye Mahkemesince iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı ihlal edilerek, davacının dava ve cevaba cevap dilekçesinde ileri sürmediği, celse beyanında geçen ancak davanın kabulüne gerekçe yapılan mirasbırakan tarafından müvekkillerine kuyumcu dükkanı alındığı iddiasına muvafakat etmediklerini, ayrıca bu hususun araştırılmadığını, mirasbırakanın dava konusu 31 parsel sayılı taşınmazda 1/2 payı bulunduğunu ve satma sebebinin maddi ihtiyaç değilse de amacının mal kaçırmak olmadığını, davacıların taşınmazlar değerlendiği için eldeki davayı açtıklarını, tüm dosya kapsamından müvekkillerinin ölünceye kadar bakım akdini ifa ettiklerinin sabit olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.Uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nispi (mevsuf vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.
Muris muvazaasında 01.04.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de ... Medeni Kanunu'nun 706 ncı, ... Borçlar Kanunu'nun 237 nci ve Tapu Kanunu'nun 26 ncı maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
- 6098 sayılı ... Borçlar Kanunu’nun 611 ... maddesine göre ölünceye kadar bakıp gözetme sözleşmesi, taraflarına karşılıklı hak ve borçlar yükleyen bir akittir. Başka bir anlatımla ivazlı sözleşme türlerindendir. Bu sözleşme ile bakım alacaklısı, sözleşme konusu malın mülkiyetini bakım borçlusuna geçirme; bakım borçlusu da bakım alacaklısına Yasa'nın öngördüğü anlamda ölünceye kadar bakıp gözetme yükümlülüğü altına girer.
Bakıp gözetme koşulu ile yapılan temliki işlemin geçerliliği için sözleşmenin düzenlendiği tarihte bakım alacaklısının özel bakım gereksinimi içerisinde bulunması zorunlu değildir. Bu gereksinmenin sözleşmeden sonra doğması ya da alacaklının ölümüne kadar çok kısa bir süre sürmüş bulunması da sözleşmenin geçerliliğine etkili olamaz.
Kural olarak, bu tür sözleşmeye dayalı bir temlikin de muvazaa ile illetli olduğunun ileri sürülmesi her zaman mümkündür. En sade anlatımla muvazaa, irade ile beyan arasında kasten yaratılan aykırılık olarak tanımlanabilir. Böyle bir iddia karşısında, asıl olan tarafların akitteki gerçek ve müşterek amaçlarının saptanmasıdır. Şayet bakım alacaklısının temliki işlemde bakıp gözetilme koşulunun değil de, bir başka amacı gerçekleştirme iradesini taşıdığı belirlenirse (örneğin mirasçılarından mal kaçırma düşüncesinde ise), bu takdirde akdin ivazlı (bedel karşılığı) olduğundan söz edilemez; akitte bağış amacının üstün tutulduğu sonucuna varılır. Bu halde de Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı olayda, uygulama yeri bulur.
Mirasbırakanın, ölünceye kadar bakıp gözetme karşılığı yaptığı temlikin muvazaa ile illetli olup olmadığının belirlenebilmesi için de, sözleşme tarihinde murisin yaşı, fiziki ve genel sağlık durumu, aile koşulları ve ilişkileri, elinde bulunan mal varlığının miktarı, temlik edilen malın, tüm mamelekine oranı, bunun makul karşılanabilecek bir sınırda kalıp kalmadığı gibi bilgi ve olguların göz önünde tutulması gerekir.
3 .6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu' nun (HMK) 190. maddesi şöyledir:
"İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.",
4721 sayılı ... Medeni Kanunu'nun (TMK) 6. maddesi şöyledir:
"Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür."
-
Değerlendirme
-
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakan ...’nın kayden malik olduğu 111 ada 12 parsel sayılı taşınmazı 24.07.2007 tarihinde davalı oğlu ..., aynı ada 9 parsel sayılı taşınmazı diğer davalı oğlu ... ölünceye kadar bakma akdi ile 107 ada 31 parsel sayılı taşınmazdaki 1/2 payını ise 07.02.2008 tarihinde ... satış suretiyle temlik ettiği, murisin 14.06.2018 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak çocukları ...ve ... kaldığı anlaşılmaktadır.
-
Somut olayda, taraf tanıklarının mirasbırakan ...'ın davacılar ile arasının iyi olduğu, beşeri ilişkilerde sorun olmadığı yönünde beyanda bulundukları, mirasbırakanın dava konusu taşınmazlar dışında terekesinde taşınmazlar bulunduğu, dinlenen davacı tanıklarının da mirasbırakanın mirasçılardan mal kaçırmasını gerektirir somut olgular ortaya koymadıkları, dinlenen davalı tanıklarının beyanları ile savunmanın desteklendiği, davalıların bakım akdini ifa ettikleri, davalılara yapılan temliklerin mal kaçırma kastı ile yapıldığı iddiasının ispatlanamadığı sonucuna varılmaktadır.
3.Hal böyle olunca, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalılara iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.04.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:13:25