Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/7055
2023/227
16 Ocak 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR: Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından açılan tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili ... ilçesi, Muhtesip İskender Mahallesi, Kırtay Sokağında bulunan 177 pafta, 1535 ada, 5 parsel sayılı, 344,50 m2 yüzölçümlü "Bevvab ı Sultani ... Bey Bin ... Vakfından İcareli" "kargir ev ve bahçe " vasıflı taşınmazın, 1/6 hissesinin ... kızı Şerife Hafize Hanım, 3/6 hissesinin ... oğlu ... adına 27.07.1954 tarihli kadastro tespit ile tescil edildiğini, yapılan araştırmalarda dava konusu taşınmazın uzun zamandır sahipsiz kaldığı, mutasarrıfın kendisi ve varisleri tarafından bugüne kadar intikal talebinde bulunulmadığı ve nüfus kayıtlarına ulaşılamadığını, mahallinde yapılan araştırmada adı geçen şahısların tanınmadığını, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 17. maddesi gereği taşınmazın 1/6 ... kızı Şerife Hafize Hanım adına ve 3/6 ... oğlu ... adına kayıtlı toplam 4/6 hissenin tapu kaydının iptali ile Vakıf adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Dava ... açılmıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 5737 sayılı Kanun'un 17. maddesine dayalı olarak dava konusu taşınmazın tapu kayıt malikinin gaipliğine, tapu kaydının iptali ile Vakfı adına tesciline karar verilmesine yönelik ve ... olarak açılan davada, kayıt malikinin kim olduğu belirlenemiyor ise, kayyım atanması ve kayyımın görev ve sorumluluklarıyla ilgili 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ve 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun hükümleri dikkate alındığında, ilgililerin hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla davanın kayyıma yöneltilmesi; tapu kayıt maliki mirasçı bırakmadan ölmüş ise son mirasçı sıfatıyla Hazine mirasçı olacağından Hazine hasım gösterilerek bunlara karşı davanın açılması gerektiği gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, Mahkeme tarafından kendilerine gaip olan mutasarrıfları temsilen kayyım tayini atanmak üzere dava açmaları için yetki ve süre verildiğini, kayyım tayinine ilişkin davayı açtıklarını, İstanbul 18. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/993 Esas sayısı ile derdest olduğunu, dava sonucunun bekletici mesele yapılması gerekirken davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, Mahkemenin bu şekilde çelişkiye düştüğünü, taşınmaz üzerinde vakıf şerhi var ise kayyım tayinine karar verilmesinin pratikte bir yararı bulunmadığı gibi vakıf mevzuatı uyarınca 24/09/1983 tarihinden sonra vakıf taşınmazların Hazine adına tesciline de yasal imkan kalmadığını, dolayısıyla Hazine yararına hak ve yarardan söz edilemeyeceğini, bu davada verilecek kararın kurucu değil açıklayıcı bir karar olacağını, son dönem BAM kararlarında davacı tarafa kayyım tayini için yetki ve süre verilerek atanacak kayyım davaya dahil edilerek davanın sonuçlandırılmasına işaret edildiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ... açılması nedeniyle yargılamanın görülebilirlik koşulu olan taraf teşkilinin sağlanmadığı, davanın kayıt malikine ya da kayyım atandı ise kayyıma veyahut da kayıt maliki ölmüş ise son mirasçılarına, kayıt maliki mirasçı bırakmadan ölmüş ise son mirasçı Hazineye ihbar edilmesinin ya da davaya dahil edilmesinin, ya da sonradan atanacak kayyımın davaya dahil edilmesinin bu kişilere taraf sıfatı kazandırmayacağı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili dilekçesinde, Mahkeme tarafından kendilerine gaip olan mutasarrıfları temsilen kayyım tayini atanmak üzere dava açmaları için yetki ve süre verildiğini, kayyım tayinine ilişkin davayı açtıklarını, İstanbul 18. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/993 Esas sayısı ile derdest olduğunu, dava sonucunun bekletici mesele yapılması gerekirken davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca, ... açılan tescil davalarında gaip kişi için kayyım tayinine gerek olmadığı gibi, husumetin kayyıma ya da Hazineye yöneltilmesine de gerek olmadığını, dava konusu taşınmazın vakıf kökeninden geldiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 5737 sayılı Kanunu'nun 17. maddesine dayalı olarak gaiplik, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
5737 sayılı Kanun'un 17. maddesinde, “Tasarruf edenlerin veya maliklerin mirasçı bırakmadan ölümleri, kaybolmaları, terk veya mübadil gibi durumlara düşmeleri halinde icareteynli ve mukataalı taşınmaz malların mülkiyeti vakfı adına tescil edilir.”,
-
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 32. maddesinde, “Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kimsenin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa, hakları bu ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine mahkeme bu kişinin gaipliğine karar verebilir.” hükümleri düzenlenmiştir.
-
Değerlendirme
-
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, davacı tarafın iddiasına, dayandığı belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:45:11