Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

1. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/9120

Karar No

2023/1180

Karar Tarihi

1 Mart 2023

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

KARAR: Ret

Taraflar arasında Mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescil, bedel davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacılar ve asli müdahil vekili ile katılma yoluyla davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

  1. Davacılar, mirasbırakan dedeleri ...’un 1709 parsel sayılı taşınmazı vekil aracılığıyla davalı olan dayıları ...'a temlik ettiğini, mirasbırakanın temlik tarihinde 76 yaşında olduğunu, okuma yazma bilmediğini ve gözlerinin görmediğini, devir esnasında sağlık raporu da istenilmediğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adlarına tesciline, olmadığı takdirde taşınmaz bedelinin tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.

  2. Asli müdahil, dava konusu taşınmaz babası ...'a ait iken davalı ...'un taşınmazı adına tescil ettirdiğini ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı, mirasbırakanın vekaletname tarihinde akıl sağlığının yerinde olduğunu, davacıların sadece kendi payları için dava açabileceklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Silifke 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.06.2016 tarihli ve 2015/120 Esas, 2016/296 Karar sayılı kararıyla, iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davacılar ve asli müdahil yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Dairenin 31.10.2019 tarihli ve 2016/13315 Esas, 2019/5546 Karar sayılı kararıyla; "“...Somut olayda; Mahkemece ehliyetsizlik iddiasının kamu düzenine ilişkin olduğu ve resen araştırılması gerektiği gözetilmeksizin bu yönde bir araştırma yapılmadan sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.Hâl böyle olunca, ehliyetsizlik iddiasının yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda usulünce araştırılması, tarafların gösterecekleri tüm delillerin toplanılması tanıklardan bu yönde açıklayıcı, doyurucu somut bilgiler alınması, varsa ehliyetsiz olduğu iddia edilen kişiye ait doktor raporları, hasta gözlem (müşahede) kağıtları, film grafilerinin eksiksiz getirtilmesi temlik tarihi itibari ile mirasbırakanın hukuki ehliyetini haiz olup olmadığının Adli Tıp Kurumu raporu ile saptanması ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik soruşturma ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.” gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar

Silifke 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 15.06.2021 tarihli ve 2020/63 Esas, 2021/169 Karar sayılı kararıyla, tanık beyanlarında mirasbırakanın akli dengesinin yerinde olduğunun belirtildiği,davacıların mirasbırakanın fiil ehliyetini haiz olmadığı yönde bir iddialarının bulunmadığı, mirasbırakanın gördüğü tedavilere ilişkin herhangi bir kaydın olmadığı, bu nedenle Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılmasına gerek görülmediği, vekaletnamenin usulüne uygun düzenlendiği, mirasbırakanın temlik tarihinde fiil ehliyetini haiz olup, taksim nedeniyle dava konusu taşınmazı davalıya devrettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve asli müdahil vekili ile katılma yoluyla davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Davacılar ve asli müdahil vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediğini, dosyanın mirasbırakanın fiil ehliyetini haiz olup olmadığının tespiti için Adli Tıp Kurumu’na gönderilmediğini,mirasbırakanın iki gözünün de görmediğini, eksik araştırma ile hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

  2. Davalı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; ilk hükmün sadece davacı ... tarafından temyiz edildiğini, diğer davacı ... ve asli müdahil ...’ın temyiz yoluna başvurmadıklarını,bu nedenle ilk hükmün davacı ... ve asli müdahil ... yönünden kesinleştiğini, davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığını, bu kişiler yönünden yargılamaya devam edilerek tekrar hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, yine diğer davacı ... yönünden 24.11.2020 tarihli celsede dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiğini , süresi içinde yenileme talebi bulunmadığı halde, davacı ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmediğini belirterek, anılan yönlerden hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, ehliyetsizlik hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel isteğine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. Davranışlarının, eylem ve işlemlerinin sebep ve sonuçlarını anlayabilme, değerlendirebilme ve ayırt edebilme kudreti (gücü) bulunmayan bir kimsenin kendi iradesi ile hak kurabilme, borç (yükümlülük) altına girebilme ehliyetinden söz edilemez. Nitekim Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) “Fiil ehliyetine sahip olan kimse, kendi fiilleriyle hak edinebilir ve borç altına girebilir” biçimindeki 9. maddesi, şahsın hak elde edebilmesi, borç (yükümlülük) altına girebilmesi, fiil ehliyetine bağlanmış. 10. maddesi de, fiil ehliyetinin başlıca koşulu olarak ayırtım gücü ile ergin (...) olmayı kabul ederek “Ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergin kişinin fiil ehliyeti vardır.” hükmünü getirmiştir. “Ayırtım gücü” eylem ve işlem ehliyeti olarak da tarif edilerek, aynı Yasa'nın 13. maddesinde “Yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ya da bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkes bu kanuna göre ayırt etme gücüne sahiptir.” denmek suretiyle açıklanmış, ayrıca ayırtım gücünü ortadan kaldıran önemli nedenlerden bazılarına değinilmiştir. Önemlerinden dolayı bu ilkeler, söz konusu yasa ile öteki yasaların çeşitli hükümlerinde de yer almışlardır.

Hemen belirtmek gerekir ki, TMK'nın 15. maddesinde de ifade edildiği üzere, ayırtım gücü bulunmayan kimsenin geçerli bir iradesinin bulunmaması nedeniyle, kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, yapacağı işlemlere sonuç bağlanamayacağından, karşı tarafın iyiniyetli olması o işlemi geçerli kılmaz. Bu ilke 11.06.1941 tarihli, 4/21 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da aynen benimsenmiştir.

Yukarıda sözü edilen ilkelerin ve yasa maddelerinin ışığı altında olaya yaklaşıldığında; bir kimsenin ehliyetinin tespitinin şahıs ve malvarlığı hukuku bakımından doğurduğu sonuçlar itibariyle ne kadar büyük önem taşıdığı kendiliğinden ortaya çıkar.

Bu durumda, tarafların gösterecekleri, tüm delillerin toplanılması tanıklardan bu yönde açıklayıcı, doyurucu somut bilgiler alınması, varsa ehliyetsiz olduğu iddia edilen kişiye ait doktor raporları, hasta gözlem (müşahede) kağıtları, film grafilerinin eksiksiz getirtilmesi zorunludur. Bunun yanında, her ne kadar 6100 s. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 282. maddesinde belirtildiği gibi bilirkişinin “oy ve görüşü” hakimi bağlamaz ise de, temyiz kudretinin yokluğu, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk gibi salt biyolojik nedenlere değil, aynı zamanda bilinç, idrak, irade gibi psikolojik unsurlara da bağlı olduğundan, akıl hastalığı, akıl zayıflığı gibi biyolojik ve buna bağlı psikolojik nedenlerin belirlenmesi, çok zaman hakimlik mesleğinin dışında özel ve teknik bilgi gerektirmektedir.

Hele ayırt etme gücünün nispi bir kavram olması kişiye eylem ve işleme göre değişmesi bu yönde en yetkili sağlık kurulundan, özellikle Adli Tıp Kurumu Dördüncü İhtisas Dairesinden rapor alınmasını da gerekli kılmaktadır. Esasen TMK'nın 409/2. maddesi akıl hastalığı veya akıl zayıflığının bilirkişi raporu ile belirleneceğini öngörmüştür.

  1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 701. maddesinde. "Kanun veya kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti, elbirliği mülkiyetidir. Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin ..., ortaklığa giren malların tamamına yaygındır.

  2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 702. maddesinde, "Ortakların hakları ve yükümlülükleri, topluluğu doğuran kanun veya sözleşme hükümleri ile belirlenir. Kanunda veya sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça, gerek yönetim, gerek tasarruf işlemleri için ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerekir. Sözleşmeden ... topluluk devam ettiği sürece, paylaşma yapılamaz ve bir pay üzerinde tasarrufta bulunulamaz. Ortaklardan her biri, topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabilir. Bu korumadan bütün ortaklar yararlanır".

  3. 6100 sayılı HMK’nın 190. maddesi şöyledir;

"İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.",

4721 sayılı TMK'nın 6. maddesi şöyledir;

"Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür."

  1. Değerlendirme

  2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. TMK’nın 701. maddesi gereğince mirasbırakan ...’un terekesi ölüm tarihi itibariyle elbirliği mülkiyetine tabi olduğuna göre davacı mirasçı ... tarafından ilk hükmün temyiz edilmiş olması, diğer mirasçılar yönünden de gerekli hukuki korumayı sağlayacağı açıktır.

  4. Mahkemece bozma ilâmı gereğince, mirasbırakanın vekaletname ve temlik tarihlerinde hukuki işlem ehliyetinin bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Dördüncü İhtisas Kurulundan rapor alınması için, mirasbırakana ait tüm tedavi ve ilaç kayıtlarının araştırıldığı, ancak herhangi bir kayda ulaşılamadığı, 22.09.2020 tarihli celsede davacı ... ve asli müdahil ... tarafından da mirasbırakanın akıl sağlığının yerinde olduğunun ve akıl sağlığı yerinde olarak vefat ettiğinin belirtildiği, yine tanıklarca da mirasbırakanın fiil ehliyetini haiz olduğunun beyan edildiği anlaşılmaktadır.

  5. Tüm bu hususlar gözönüne alınarak, temyizen incelenen Silifke 3. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacılar ve asli müdahil vekili ile davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 120,60 TL bakiye onama harcının davacılar ve asli müdahilden, 120,60 TL bakiye onama harcının da davalıdan alınmasına,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

01.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecicevapkarartemyizyargılamavı.kararımahkemeonanmasınasonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:29:47

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim