Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

1. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/4611

Karar No

2024/4136

Karar Tarihi

4 Haziran 2024

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2021/1610 E., 2023/14 K.

SUÇLAR: Nitelikli kasten öldürme, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs, kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs

HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.04.2021 tarihli ve 2018/418 Esas, 2021/229 Karar sayılı kararı ile;

a. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kasten öldürme ve kasten öldürmeşe teşebbüs (2 kez) suçlarından açılan kamu davalarında 5271 sayılı Kanun'un 223/2 e maddesi gereği ayrı ayrı beraatlerine,

b. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında maktule yönelik kasten öldürme, katılanlar ... ve ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından açılan kamu davalarında 5237 sayılı Kanun'un 44. maddesi gereği sanıkların en ağır eylemden cezalandırılmalarına, maktule yönelik kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 25 er yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, ... ve ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58/6. maddesi uyarınca cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,

  1. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.01.2023 tarihli ve 2021/1610 Esas, 2023/14 Karar sayılı kararı ile;

a. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında kasten öldürme, kasten öldürmeye teşbbüs suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik katılan ... vekili ile Cumhuriyet savcısının (aleyhe) ve katılanlar Hacı ve ... vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1 a maddesi uyarınca esastan reddine,

b. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik katılan kurum vekili, Cumhuriyet Savcısı (aleyhe) katılanlar Hacı ve ... vekilleri, sanıklar müdafilerinin istinaf talepleri ile resen yapılan inceleme sonucunda ; istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1 g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıklar hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37/1. maddesi delaletiyle 82/1 e, 53/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, ... ve ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58/6. maddesi fıkrası uyarınca cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,

c. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında mağdurlar ... ve ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan verilen hükme yönelik katılan bakanlık vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1 g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıklar hakkında katılanlar ... ve ...'a yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37/1. maddesi delaletiyle 82/1 e, 35/2, 53/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı iki kez 13 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, ... ve ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58/6. maddesi uyarınca cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,

Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

  1. Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanıklar hakkında maktule karşı kasten öldürme, katılanlar ... ve ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan verilen beraat kararlarının hatalı olduğuna,

  2. Sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanıklar hakkında mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, iştirak iradesinin ispatlanmadığına, eksik incelemeye, çelişkili beyanlar ile mahkumiyet kararı verildiğine, adil yargılanma hakkı, savunma hakkı ve masumiyet karinelerinin ihlal edildiğine, olası kast, hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, nitelikli kasten öldürme suçundan ceza verilemeyeceğine, ... ve ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarının oluşmadığına,

  3. Sanıklar Gökhan ve Velat müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; beraat eden sanıklar lehine vekâlet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

  1. Olay tarihinden 7 8 ay önce ...'in cezaevinden arkadaşı olan ...'ın trafikte tartıştığı ... ve bir yakınını silahla yaraladığı, bu olayın devamı niteliğinde 07.04.2017 tarihinde ... ve ... kardeşlere ait Sur Ciğerci isimli iş yerinin kimliği belirlenemeyen kişilerce

kurşunlandığı, 12.12.2017 tarihinde ... ile ...'un İnönü Mahallesi Tandoğan sokakta silahlı saldırıya uğradığı, "..." ve "..." isimli iki grup arasında yaşanan bu olaylar nedeniyle husumet bulunduğu, olay günü olan 14.12.2017 tarihinde de birbirlerine yönelik daha önce de benzer saldırılar gerçekleştiren ve hazırlık yapan iki grup arasında silahlı çatışma meydana geldiği, çatışmanın meydana geldiği Tandoğan sokak üzerinden maktulün sevk ve idaresindeki babasına ait araçla yanında arkadaşları ... ve ... ile çiğ köfte yedikten sonra evlerine dönmekte oldukları, bu sırada olay yerinde tesadüfen bulunan maktulün kendisinin ve babasına ait otomobilin zarar görmemesi amacıyla silah seslerini duyması üzerine olay yerini hızlıca terk etmeye çalıştığı ancak kaçmak isterken dikkat çektiği ve iki grubunda karşı gruptan olduğu zannıyla hedef haline geldiği, karşılıklı gerçekleştirilen silahlı saldırı eylemi sırasında taraflarla ilgisi bulunmayan iki grubun çatışması arasında kalarak vurulduğu, ... ve ...'ın olayda yaralanmadığı, maktulün vücuduna isabet eden 7 mermi sonucu yüz, kaburga, omur kırıkları ile birlikte gelişen iç organ ve büyük damar yaralanmasından öldüğü, maktul ... katılanların bulunduğu araçta toplam 14 farklı isabet bulunduğu;

a. Sanıklardan ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan açılan kamu davalarında ilk derece mahkemesinde 5237 sayılı Kanun'un 81/1. maddesi gereğince, cezalandırılmalarına karar verildiği Bölge Adliye Mahkemesince hükümlerin kaldırılarak maktulün 18 yaşından küçük olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 82/1 e maddesi gereğince mahkûmiyet kararlarına hükmedildiği,

b. Sanıklardan ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında katılanlar ... ve ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan açılan kamu davalarında ilk derece mahkemesince fikri içtima kuralları gereği en ağır eylem olan kasten öldürmeden ceza verildiğinden ayrıca hüküm kurulmadığı, Bölge Adliye Mahkemesince hükümler kaldırılarak sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında katılanlar ... ve ...'a yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan ayrı ayrı mahkûmiyet kararları verildiği,

c. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından açılan kamu davalarında ise delil yetersizliğinden beraat kararları verildiği anlaşılmıştır.

  1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan mevcut delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, soruşturma ve kovuşturma aşamasında adil yargılanma hakkının ihlali ile savunma hakkını kısıtlayan iş ve işlem bulunmadığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında katılanlar ... ve ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümlerde; katılanlar ... ve ...'ın hedef alındığına dair mahkumiyetlerine yeterli delil bulunmadığından beraat kararlarında isabetsizlik bulunmadığı, doğrudan hedef alınarak birden fazla

ateşli silahla tarandığı anlaşılan maktulün sevk ve idaresindeki aracın isabet aldığı bölgeler, atış sayısı, maktule isabet eden mermi sayısı ve yerleri dikkate alınarak mahkum olan sanıkların araç sürücüsü olan ve aracını uzaklaştırmaya çalışan maktule doğrudan kastla hareket ettiklerine dair kabulde, 5237 sayılı Kanun'un 82/1 e maddesinin uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı, açıklanan nedenlerle olası kast ve hata hükümlerinin uygulama olanağı bulunmadığı, çatışma halinde bulunan iki grubun silahlı eylemi sonucu taraflarla ilgisi bulunmayan ancak doğrudan hedef alınan maktulün birden fazla ateşli silah mermi isabeti sonucu öldüğü olayda meşru savunma, haksız tahrik hükümlerinin uygulama olanağı olmadığı, vekâlet ücretine ilişkin mahkeme uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında maktule yönelik kasten öldürme, katılanlar ... ve ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkûmiyet, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kasten öldürme suçundan kurulan beraat hükümlerine ilişkin hükümlerdeki bozma nedenleri dışında ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

  1. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden;

Dosya içeriğine göre; iki grup arasında önceden yaşanan olaylar nedeniyle anlaşmazlık bulunduğu, olay tarihinde olayın meydana geldiği mahallede kahvehane ve otopark işleten, ayrıca ikametleri bulunan "..." soy isimli aileye ve yakınlarına (... grubu) yönelik saldırı olacağının konuşulduğu, ... grubunun saldıracağının iddia olunduğu, ... grubundan ..., ..., ... ile kimliği tespit edilemeyen kişilerin söz konusu mahalleye geldikleri, mahallede ... grubundan ..., ... ve ... ile kimliği tespit edilemeyen kişiler arasında silahla çatışma yaşandığı, o sırada taraflarla ilgisi olmayan arkadaşları ile çiğ köfteciden evine dönen maktulün sevk ve idaresindeki aracının içinde seyir halinde iken vurulduğu, aracın bir süre daha hareket ettiği, maktülün araçtan vurulmuş halde indiği, bir süre yürüyüp sonrasında yere düşüp hareketsiz kaldığı, maktulün ateşli silah mermi çekirdeği isabeti sonucu yüz, kaburga, omur kırıkları ile birlikte gelişen iç organ ve büyük damar yaralanmasından öldüğü anlaşılmıştır. Ölüme neden olan eylemle ilgili sanıkların sorumluluğuna dair öğretideki görüşlerin incelenmesinde;

"İki ayrı grup halinde hareket eden sanıkların kasten öldürme suçu açısından müşterek fail olup olmadıkları yönünden yapılan değerlendirmede; suçun failleri arasında müşterek bir karar mevcut değilse, bunların müşterek fail olarak sorumlu tutulması söz konusu değildir. Bu durumda birbirinden habersiz hareket eden kişilerin sorumluluğunu, bizzat kendi davranışlarını göz önünde bulundurmak suretiyle tayin etmek mümkün olacaktır. Mesela A'yı zehirlemek suretiyle öldürmek isteyen B'nin A'ya verdiği zehir müstakilen A'yı öldürecek nitelikte değildir. Fakat A aynı zamanda C'nin verdiği çok daha etkili olan zehir nedeniyle ölmüştür. Bu durumda B'nin kasten öldürmeye teşebbüsten dolayı sorumluluğu cihetine gidilecektir" (İzzet Özgenç, Türk Ceza Kanunu Gazi Şerhi Genel Hükümler, Ankara 2005, s 505)

"Birden fazla kişinin bir suç tipini aralarında dolaylı faillik, müşterek faillik ve şeriklik ilişkilerinden biri söz konusu olmaksızın gerçekleştirdiği hallerde yan yana faillik söz konusudur. Failliğin bu türünde

birden fazla kişi bilinçli ve iradi karşılıklı etkileşim (ilişki) olmadan hareket etmekte, tek başına neticeyi gerçekleştirmeye uygun şartları bizzat oluşturmaktadır. Bu faillik türü bir suç tipini gerçekleştirmek için birbirinden bağımsız hareket edilen hallerde söz konusu olmakta ve daha ziyade taksirli suçlarda uygulama alanı bulmaktadır. Örneğin bir kişinin iki sürücünün objektif dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketleri sonucu yaptıkları bir kaza sonucunda yaralandığı olayda sürücüler yan yana faildirler. Yan yana faillik taksirli suçlar bakımından 5237 sayılı Kanun'un 22. maddesinin 5. fıkrasıyla "Birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda, herkes kendi kusurundan dolayı sorumlu olur. Her failin cezası kusuruna göre ayrı ayrı belirlenir" şeklinde düzenlenmiştir. Kasten işlenebilen suçlar bakımından da yan yana faillik söz konusu olabilir. Birbirinden habersiz bir şekilde hareket eden faillerce aynı konu üzerinde aynı suçun aynı anda işlendiği hallerde yan yana faillik vardır. Örneğin, ortak hasımlarına öldürmek için birlikte suç işleme kararı olmaksızın tamamen tesadüfen aynı yerde ve zamanda ateş eden failler arasında yan yana faillik ilişkisi vardır. Bu gibi hallerde, mağdur ölmüş ve buna sebebiyet veren atışı kimin yaptığı tespit edilebiliyorsa, bu kişi tamamlanmış kasten öldürmeden, diğerleri kasten öldürmeye teşebbüsten sorumlu tutulacaklardır. Buna karşılık mağdur ölmemiş veya ölmesine rağmen kimin isabeti sonucu bu neticenin gerçekleştiği tespit edilemiyor ise, yan yana faillerin tamamı kasten öldürmeye teşebbüsten sorumlu tutulacaklardır" (şüpheden sanık yararlanır ilkesi) (Mahmut Koca İlhan Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler, Ankara 2020, s 474 475)

"Aralarında birlikte suç işleme kararı olmaksızın, birden fazla kişi tarafından aynı konu üzerinde aynı suçun aynı anda işlenmesi halinde bu kişiler müşterek fail olarak değil, müstakil failler olarak sorumlu tutulacaklardır. Mesela; birbirinden habersiz (A) ve (B)'nin müşterek düşmanları (C)'yi öldürmek için geçeceği yol üzerinde pusu kurup (C) geçerken aynı anda ateş ederek müşterek düşmanları (C)'yi öldürmelerinde bu hal söz konusudur. Bu durumda birbirinden habersiz hareket eden kişilerin sorumluluğunu, sadece kendi davranışlarını göz önünde bulundurmak suretiyle tayin etmek mümkün olacaktır. Keza (M)'yi zehirlemek suretiyle öldürmek isteyen (F1), (M)'ye zehir verse, ancak (M)'ye verilen bu zehir onu öldürmeye yetecek güçte bulunmasa, fakat (M) aynı zamanda (F1)den habersiz olarak (F2)'nin verdiği çok daha tesirli olan zehirin etkisiyle ölmüş bulunsa; fiilin müşterek failler tarafından işlendiğini kabule imkan yoktur. Bu bakımdan her failin sorumluluğunu, kendi davranışlarını göz önünde tutulması suretiyle tayin edilir. Bu örneğimizde (F1), diğer şartların da bulunması kaydıyla kasten adam öldürmeye teşebbüsten, (F2) ise tamamlanmış adam öldürmeden sorumlu olur." (M.Emin Artuk Ahmet Gökcen Canan Yenidünya, Ceza Hukuku Genel Hükümler, Ankara 2007, s.771 772) şeklinde görüşler bulunduğu görülmüştür.

Yapılan incelemede aralarında iştirak iradesi bulunmayan iki ayrı grubun silahlı çatışması sırasında iki grup tarafından da karşı gruptan olduğu inancıyla hedef alınarak vurulan ve taraflarla ilgisi bulunmayan 18 yaşından küçük maktulün, hangi silahtan çıkan kurşun ile öldüğünün tespit olunamadığı gibi, hangi tarafın açtığı ateş sonucu öldüğünün de belirlenemediği, olay yerinde bulundukları ve olaya katıldıkları tespit olunan her iki gruptan 3'er sanığın diğer grupla iştirak halinde olmadıkları, iki ayrı grubun iştirak iradesi içinde olmadan maktulün ölümüne neden oldukları olayda; sanıkların iştirak halinde tamamlanmış nitelikli kasten öldürme suçundan sorumlu tutulmalarının mümkün olmadığı kanaatine varıldığından, eylemleri nedeniyle yan yana fail olarak nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan ayrı ayrı cezalandırılmaları gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

  1. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında katılanlar ... ve ...'a yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden;

İki grup arasında birbirlerine yönelik silahlı saldırıda maktulün sevk ve idaresindeki aracın şoför mahalli hedef gözetilerek karşı grupa ait olduğu düşüncesi ile tarandığı, aracın 14 isabet aldığı, isabet yerlerinin sol ön ve sol arka kısımları olduğu, gece vakti uzak atış mesafesinden araç içinde başkaca kimse olduğunun bilindiğine ve hedef alındığına dair delil bulunmadığı, saldırı için olay yerine geldiği düşünülen aracın sürücüsünün hedef alınarak atışların yapıldığı, zira aracı süren maktulün aldığı birden fazla isabet sonucu öldüğü, araç içinde bulunan katılanlar ... ve ...'ın ve otomobilde oturdukları bölgelerin isabet almadıkları olayda, katılanlar ... ve ...'a yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan sanıkların beraatlerine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

  1. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan kurulan beraat hükümleri yönünden;

Küçükçekmece Tandoğan sokak üzerinde 14.12.2017 tarihinde aralarında husumet bulunan iki grup arasında yaşanan silahlı çatışmada 15 ayrı silahtan atılma 110 ayrı kovan bulunduğu, çatışmada uzun namlulu otomatik tüfek, 7,65 ve 9 mm çaplı tabancaların kullanıldığı, yapılan otopside maktulden 3 adet mermi çekirdeği ele geçtiği, ele geçen mermi çekirdeği isabetlerinin hayati tehlike oluşturmadığı, ayrıca olay yerinde ele geçen silahlardan atılmadığı tespit edilen çok sayıda kovan bulunduğu olayda;

a. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün İST BLS 18 9141 EK uzmanlık raporunda inceleme konusu 14.12.2017 tarihli olayda ele geçen 3 adet 9 mm Parabellum kovan, 1 adet mermi çekirdeği parçasının "Sezgin Toktaş isminin geçtiği olayla ilgili olarak Bağcılar ilçe Emniyet müdürlüğü tarafından verilen 9 mm çaplı Parabellum tipi T1102 11 K01003 numaralı Sarsılmaz silahtan atıldığının",

b. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün İST BLS 20 02835 sayılı uzmanlık raporunda inceleme konusu 14.12.2017 tarihli olayda ele geçen 2 adet 9 mm Parabellum kovan ile, "34 DZ 5133 plaka sayılı aracın vites bölümünde elde edildiği belirtilerek 13.04.2017 tarihli, İST BLS 17 5470 sayılı uzmanlık raporunda incelenen 1 adet kovanın", "İsa Necip Abdo isimli şahsın gasp edilmesi olayı ile ilgili Başakşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 17.07.2017 tarihli suç no 2017/2135 sayılı yazısı ekinde gönderilen iki adet kovanın", "Ayhan Yılmaz isminin geçtiği ateş etme olayı ile ilgili olduğu belirtilerek Küçükçekmece İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 28.08.2017 tarihli ve 2017/1386 sayılı yazısı ekinde gönderilen 3 adet kovanın", "Fadil Narin ve Bülent Çaça isimlerinin geçtiği yaralama olayı ile ilgili olduğu belirtilerek Başakşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 29.08.2017 tarihli 2017/2720 Suç nolu evrakı ekinde gönderilen 3 adet kovanın" henüz elde edilemeyen tek bir silahtan atıldığının,

c. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün İST BLS 18 5465 sayılı uzmanlık raporunda inceleme konusu 14.12.2017 tarihli olayda ele geçen 1 adet 7.62 X 39 mm çaplı kovan ile "Yunus Emre Kartal, Ali Kartal ve Destan Yücedağ isimlerinin geçtiği olayla ilgili olarak Bağcılar İlçe Emniyet

Müdürlüğünün 22.01.2016 tarihli ve 2016/313 suç numaralı yazısı ekinde gönderiler 15 adet kovanın", "07.01.2016 günü 03.45 sıralarında Velioğlu Caddesi civarında meydana gelen genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, mala zarar verme olayı ile ilgili olarak Bağcılar İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 07.01.2016 tarih 2016/94 suç numaralı evrakı ekinde gönderilen 10 adet kovanın", henüz elde edilemeyen tek bir silahtan atıldığının, belirtilmesi nedeniyle ilgili dosyaların suretlerinin getirtilerek beraat eden sanıklar yönünden irtibat olup olmadığının araştırılması, sonucuna göre sanıkların hukukî durumunun tespiti gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

d. Yapılan otopside maktulün vücudundan çıkartılan 3 adet mermi çekirdeğinin İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün İST BLS 17 18369 EK uzmanlık raporu ile incelendiği, ancak 3 mermi çekirdeğinin tek/aynı silahtan atılıp atılmadığı yönünde bir tespit yapılmadığı anlaşılmakla, bu hususun araştırılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

  1. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında katılanlar ... ve ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan beraat hükümleri yönünden;

Gerekçe bölümünde (2) numarada açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.01.2023 tarihli ve 2021/1610 Esas, 2023/14 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

  1. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan kurulan beraat hükümleri yönünden;

Gerekçe bölümünde (5) numarada açıklanan "eksik inceleme" nedeniyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.01.2023 tarihli ve 2021/1610 Esas, 2023/14 Karar sayılı kararına yönelik katılan kurum vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

  1. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden;

Gerekçe bölümünde (3) numarada açıklanan "sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 82/1 e, 35. maddeleri gereği hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi" nedeniyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.01.2023 tarihli ve 2021/1610 Esas, 2023/14 Karar sayılı kararına

yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, üyeler sayın ... ve sayın ...'ın karşı oyları ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,

  1. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında katılanlar ... ve ...'a yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden;

Gerekçe bölümünde (4) numarada açıklanan "sanıkların beraatine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi" nedeniyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.01.2023 tarihli ve 2021/1610 Esas, 2023/14 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Hükmolunan ceza miktarları ve tutuklulukta geçirilen süreler dikkate alınarak sanıklar ..., ..., ... müdafiilerinin tahliye taleplerinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.06.2024 gününde karar verildi.

K A R Ş I O Y

Dairede incelemesi yapılan davada hukuki uyuşmazlık konusu mahkum olan üç sanığın (... ... ...) hukuki durumunun ne olduğu yolundadır.

Eskiden beri aralarında süregelen çatışma ve husumet bulunan Vanlılar olarak tanımlanan ... ailesi ile Diyarbakırlılar olarak tanınan ... arasında mevcut olaydan kısa bir süre önce yine bir çatışma yaşanmıştır. Bunun üzerine ... grubu olarak tanımlanan ve 12 kişi olarak yargılaması yapılan kişiler Demirokların iş yeri ikamet ve kıraahanelerinin bulunduğu yere saat 22.50 civarında gelmişler ve taraflar arasında silahlı çatışma çıkmıştır. Bu olayla 15 ayrı silahtan 110 adet atış yapıldığı eldeki deliller ile sabittir. Mevcut çatışmada yaşı küçük olan ... isimli çocuk hayatını kaybetmiştir.

Bu davada temel tespitler aşağıdaki gibidir.

Maktul ... yanında arkadaşları ... ve ... olduğu halde gizlice babasının arabasını alarak ehliyeti olmadığı halde dondurma yemek üzere evinden ayrılmış ve çatışmanın

olduğu sokağa dönme aşamasında veya hemen döndükten sonra aracına çok sayıda mermi isabet etmiştir.

Gerek olayın geçtiği yerde mukim olan ... ve suç ortakları ve gerek Demirokların mahallesine araçlarla çatışmaya gelen ... ve suç ortakları birbirlerine ateşli silahlarla ateş etmişlerdir.

Dosya içerisinde bulunan ve itibar edilen bilirkişi raporu ve krokiye göre maktulün kullandığı araç ... grubunun ateş etmeye başladığı yerde çatışma bölgesine girmiş ardından yine silahların ateşlenmekte olduğu sağ taraftaki sokağa dönmüş, bir süre sonra maktul şoför araç hakimiyetini kaybederek sağ tarafındaki kaldırım ve bankete çarpmış ve durmuştur.

Aracın isabet aldığı yerler sol arka kapı, şoför kapısı ve ön kaputun şoför tarafıdır.

Maktul sol arkasından gelen iki öldürücü darbe ile hayatını kaybetmekle beraber her ne kadar sol arkadan gelen bu ikisi müstakilen öldürücü ise de esasen bu ikisi ile birlikte diğer beş isabetin öldürücü darbelere katkı sunup sunmadığı hususu net değildir.

Sanıklardan ... ve ...'ın silahlarının olay yerinde ele geçmesi, bu silahlarla olay mahallinde ateş edildiğinin kovanlarla silahlar eşleştirilerek tesbiti karşısında bu iki sanığın olayda bizzat silah sıktığı sabittir. Ancak sanık ...'dan ele geçen kendisine değil karşı tarafa ait silahın olayda kullanılmamış olması (kovanlarla eşleşmemesi) nedeniyle olay mahallinde yaralanan ...'ın silahla ateş ettiği sübuta ermemiştir.

Bu tespitler ışığında maktulün aracın solundan ve bilhassa sol arkadan gelen ateş nedeniyle hayatını kaybettiği aracın takip ettiği yol gözetildiğinde bu atışların ... grubu tarafından gerçekleştirilme ihtimalinin mevcut olduğu ve fakat ... grubundan da araca isabet eden atışlar yapıldığı tartışmasızdır.

Dairede tartışılan ve kabul edilen yandaş faillik kuramı dikkate alınarak sonuçlanan eylem tanımlanmasında tüm faillerin araca karşı tarafın aracı zannı ile özellikle şoförü hedef alarak ateş ettiği ve burada doğrudan kastın bulunduğu ancak maktulün hangisinin atışı ile öldüğü belirlenemediğinden olayın özgün durumuna göre ateş eden her bir sanığın TCK'nin 81 inci ve 35 inci maddeler uyarınca sorumlu tutulması gerektiği konusunda bir duraksama ve tereddüt yoktur. Ancak burada en önemli husus olay yerinde kimlerin ateşli silahlarla bulunduğu ve çatışmaya katıldığı yolundaki maddi dellilerin ortaya konulabilmesidir. Bu minvalde sanıklar ..., ... ve ...'ın olay yerinde bulunduğunu gösterir maddi delliler var iken sanıklar ... ..., ... ve ...'un olay yerinde bulunduğuna dair deliller tam bir sübuta ermiş değildir. Her üçününde olay yerinde bulunduğuna dair üç benzer delil mevcut olup bunların değerlendirilmesi yapıldığında:

A) Mağdur ...'ın bu üç sanığı olay yerinde teşhis ettiğine dair söylemini aktaranların açıklamaları sonucunda teşhisin kaynağı olan ... böyle bir söylemde bulunmadığını istikrarlı olarak anlatmaktadır. (... ve ...'nin bu söylemleri bu şekliyle dayanaksız kalmıştır. )

B) Sanıkların HTS kayıtlarınn olay yeri civarında baz vermesi olağan olup, bu sanıklar zaten o sokak ve mahalle civarında ikamet etmekte ve iş yeri çalıştırmaktadır.

C) Olay yerinde ateş ettiği sabit olan sanık ...'in karşı taraftan kimlerin ateş ettiğine dair beyanlarına husumetin karşı tarafında olduğu ve beyanı başka bir delille desteklenmediği için itibar edilmemiştir.

Tüm bu nedenlerle haklarında yaşı küçük maktulü öldürmekten mahkumiyet hükmü verilmiş olan ..., ... ve ...'un olay yerinde bulunduklarını gösterir kesin bir delil bulunmadığından ve yine olay yerinde olsa dahi silah kullanarak maktulün aracına ateş ettiğine dair sanık ... aleyhine dosyada bu haliyle mahkûmiyet kararını gerektirecek delil bulunmamakta olup bu sanıklar hakkında bu haliyle mahkûmiyetlerine karar vermek doğru bulunmamıştır. Ceza yargılamasının temel ilkesi suç ve failin arasında illiyeti her türlü şüpheden uzak bir şekilde ortaya koymak iken

aşılamayan şüpheli delliler karşısında bu sanıkların bu olaydan önce birden çok olayda daha kullanıldığı anlaşılan silahların bu olaydaki sanıklarla irtibatlarının kovanların karşılaştırılması yaptırıldıktan sonra hukukî durumlarının tayini gerektiği bu yönü ile eksik inceleme nedeniyle kararın olay yerinde olduğu ve olaylara karıştığı sabit olan ... ve ... dışındaki tüm sanıklar yönünden eksik inceleme nedeniyle bozulması yerine maktulün ölümüne yönelik TCK'nin 82/1 e ve 35 inci maddeleri uyarınca sanıkların mahkûmiyetlerinin onanması yolunda görüş bildiren Sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyorum.

K A R Ş I O Y

Dairede incelemesi yapılan davada hukuki uyuşmazlık konusu mahkum olan üç sanığın (... ... ...) hukuki durumunun ne olduğu yolundadır.

Eskiden beri aralarında süregelen çatışma ve husumet bulunan Vanlılar olarak tanımlanan ... ailesi ile Diyarbakırlılar olarak tanınan ... arasında mevcut olaydan kısa bir süre önce yine bir çatışma yaşanmıştır. Bunun üzerine ... grubu olarak tanımlanan ve 12 kişi olarak yargılaması yapılan kişiler Demirokların iş yeri ikamet ve kıraahanelerinin bulunduğu yere saat 22.50 civarında gelmişler ve taraflar arasında silahlı çatışma çıkmıştır. Bu olayla 15 ayrı silahtan 110 adet atış yapıldığı eldeki deliller ile sabittir. Mevcut çatışmada yaşı küçük olan ... isimli çocuk hayatını kaybetmiştir.

Bu davada temel tespitler aşağıdaki gibidir.

Maktul ... yanında arkadaşları ... ve ... olduğu halde gizlice babasının arabasını alarak ehliyeti olmadığı halde dondurma yemek üzere evinden ayrılmış ve çatışmanın olduğu sokağa dönme aşamasında veya hemen döndükten sonra aracına çok sayıda mermi isabet etmiştir.

Gerek olayın geçtiği yerde mukim olan ... ve suç ortakları ve gerek ...ın mahallesine araçlarla çatışmaya gelen ... ve suç ortakları birbirlerine ateşli silahlarla ateş etmişlerdir.

Dosya içerisinde bulunan ve itibar edilen bilirkişi raporu ve krokiye göre maktulün kullandığı araç ... grubunun ateş etmeye başladığı yerde çatışma bölgesine girmiş ardından yine silahların ateşlenmekte olduğu sağ taraftaki sokağa dönmüş, bir süre sonra maktul şoför araç hakimiyetini kaybederek sağ tarafındaki kaldırım ve bankete çarpmış ve durmuştur.

Aracın isabet aldığı yerler sol arka kapı, şoför kapısı ve ön kaputun şoför tarafıdır.

Maktul sol arkasından gelen iki öldürücü darbe ile hayatını kaybetmekle beraber her ne kadar sol arkadan gelen bu ikisi müstakilen öldürücü ise de esasen bu ikisi ile birlikte diğer beş isabetin öldürücü darbelere katkı sunup sunmadığı hususu net değildir.

Sanıklardan ... ve ...'ın silahlarının olay yerinde ele geçmesi, bu silahlarla olay mahallinde ateş edildiğinin kovanlarla silahlar eşleştirilerek tespiti karşısında bu iki sanığın olayda bizzat silah sıktığı sabittir. Ancak sanık ... ...'dan ele geçen kendisine değil karşı tarafa ait silahın olayda kullanılmamış olması (kovanlarla eşleşmemesi) nedeniyle olay mahallinde ... ...'un silahla ateş ettiği sübuta ermemiştir.

Bu tespitler ışığında maktulün aracın solundan ve bilhassa sol arkadan gelen ateş nedeniyle hayatını kaybettiği aracın takip ettiği yol gözetildiğinde bu atışların ... grubu tarafından gerçekleştirilme ihtimalinin mevcut olduğu ve fakat ... grubundan da araca isabet eden atışlar yapıldığı tartışmasızdır.

Dairede tartışılan ve kabul edilen yandaş faillik kuramı dikkate alınarak sonuçlanan eylem tanımlanmasında tüm faillerin araca karşı tarafın aracı zannı ile özellikle şoförü hedef alarak ateş ettiği ve burada doğrudan kastın bulunduğu ancak maktulün hangisinin atışı ile öldüğü belirlenemediğinden olayın özgün durumuna göre ateş eden her bir sanığın TCK'nin 81 inci ve 35 inci maddeler uyarınca sorumlu tutulması gerektiği konusunda bir duraksama ve tereddüt yoktur. Ancak burada en önemli husus olay yerinde kimlerin ateşli silahlarla bulunduğu ve çatışmaya katıldığı yolundaki maddi dellilerin ortaya konulabilmesidir. Bu minvalde sanıklar ..., ... ve ...'ın olay yerinde bulunduğunu gösterir maddi delliler var iken sanıklar ... ..., ... ve ...'un olay yerinde bulunduğuna dair deliller tam bir sübuta ermiş değildir. Her üçününde olay yerinde bulunduğuna dair üç benzer delil mevcut olup bunların değerlendirilmesi yapıldığında:

A) mağdur ...'ın bu üç sanığı olay yerinde teşhis ettiğine dair söylemini aktaranların açıklamaları sonucunda teşhisin kaynağı olan ... böyle bir söylemde bulunmadığını istikrarlı olarak anlatmaktadır. (... ve ...'nin bu söylemleri bu şekliyle dayanaksız kalmıştır. )

B) Sanıkların HTS kayıtlarınn olay yeri civarında baz vermesi olağan olup, bu sanıklar zaten o sokak ve mahalle civarında ikamet etmekte ve iş yeri çalıştırmaktadır.

C) ...'in beyanlarına husumetin karşı tarafında olduğu için ve başka bir delille desteklenmediği için itibar edilmemiştir.

Tüm bu nedenlerle haklarında yaşı küçük maktulü öldürmekten mahkûmiyet hükmü verilmiş olan ..., ... ve ...'un mutlak surette herhangi bir maddi delil ile olay yerinde bulunduklarını gösterir kesin bir delil olmadığından bu haliyle mahkumiytelerine karar vermek doğru bulunmamıştır. Ceza yargılamasının temel ilkesi suç ve failin arasında illiyeti her türlü şüpheden uzak bir şekilde ortaya koymak iken aşılamayan şüpheli delliler karşısında bu sanıkların bu olaydan önce birden çok olayda lehe kullanıldığı anlaşılan kovanların karşılaştırılması yaptırıldıktan sonra hukuki durumlarının tayin gerektiği bu yönü ile eksik inceleme nedeniyle kararın olay yerinde olduğu ve olaylara karıştığı sabit olan ... ve ... dışındaki tüm sanıklar yönünden maktulün ölümüne yönelik TCK'nin 82/1 e ve 35 inci maddeleri uyarınca mahkûmiyetlerinin onanması yolunda görüş bildiren Sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararıv.süreçreddineöldürmeyetemyizisteminintevdiineniteliklihukukîonanmasınagerekçesebeplerihükümlerinesastanredditeşebbüsöldürmebozulmasınakasten

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:14:47

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim