Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3331
2024/3123
6 Mayıs 2024
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2021/1411 E., 2022/1691 K.
SUÇLAR: Nitelikli kasten öldürme ve bu suça yardım
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi, mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin
birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.06.2021 tarihli ve 2020/9 Esas, 2021/180 Karar sayılı ilamı ile:
1.Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan CMK'nin 223/2 e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
- Sanık ... hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan TCK'nin 82/1 d, 29, 62, 53, 54 maddeleri uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna, 3. Sanık ... hakkında nitelikli kasten öldürmeye yardım suçundan TCK'nin 38/1, 82/1 d, 39/1, 39/2 a,c, 62, 53 maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna,
4.Sanık ... hakkında nitelikli kasten öldürmeye yardım suçundan TCK'nin 38/1, 82/1 d, 39/1, 39/2 a,c, 62, 53 maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 31.10.2022 tarihli ve 2021/1411 Esas, 2022/1691 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan Bakanlık vekilinin ve sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının oy birliğiyle 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi; sanık ... 'in TCK 39, sanık ...'in TCK 38, sanık ...'nun TCK 38 ve sanık ...'ün TCK 38 delaletiyle cezalandırılmaları gerektiğine ve suç vasfının töre saikiyle kasten öldürme olduğuna,
B. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri, suçun töre saiki ile işlendiğine, sanıklar hakkında haksız tahrik ve takdiri indirim yapılmaması gerektiğine, beraat eden sanıkların iştirak halinde suçu işlediklerine,
C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; haksız tahrikin derecesine,
D. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; sübuta, mahkumiyete yeter delil bulunmadığına, eksik araştırmaya,
E. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; sübuta, eksik araştırmaya, taraflı tanıklara itibar edildiğine, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanık ... ile maktul ...'in 14 yıldır resmi nikahlı evli oldukları, bu evliliklerinden müşterek 5 çocuklarının olduğu, maktul ile sanık ... arasında çıkan tartışmalarda maktulün sanık ...'ı sık sık rencide edici sözler söylediği, son iki yıllık süreçte aralarında cinsel birliktelik yaşanmadığını sanık ...'ın beyan ettiği, ayrıca olay tarihinden 3 gün önce sanığın gece sayılan vakitte ikametine geldiğinde, ikametin avlusundan erkek bir şahsın kaçarak uzaklaştığını gördüğü, bu hususu maktule sorduğunda bir cevap alamadığı, maktulün kendisini aldatması hususunda şüphelerinin yoğunlaştığı, maktul ...'in evlenmeden önce tanık ... ile gönül ilişkisinin olduğu, tanık ...'ın beyanına göre ikisi de evli oldukları halde yaklaşık 10 yıldır görüşmeye devam ettikleri, maktulün, bu görüşmeleri eşi sanık ...'den gizli olarak tanık ...'ın almış olduğu cep telefonu ile yaptığı, tanığın beyanına göre yaşadıkları Bozova ilçesinin küçük bir yer olmasından ötürü Şanlıurfa da da buluştukları, ayrıca sanık ...'ın evde olmadığı zamanlarda maktulün evine gittiği ve maktulün de ona geldiğini beyan ettiği, tanık ile maktulün bu görüşmelerinin bir kısmının maktulün sağır ve dilsiz olan maktulün kardeşi tanık ...'nın yanında gerçekleştiği, bu görüşmelerden birinde maktul ile tanık ... arasında çıkan tartışmayı maktulün kardeşi sağır ve dilsiz olan tanık ...'nın cep telefonuna kaydettiği, kaydetmiş olduğu bu konuşmayı sanık ...'a dinlettiği, ...'ın maktule bu durumu sorduğunda, ''seni sevmiyorum, ...'ı seviyorum'' şeklinde onur kırıcı sözler söylediği, tanık ...'nın çekmiş olduğu bu video kaydı sebebiyle maktulün durumunun aile tarafından öğrenildiği, tanık Hatice'nin beyanına göre ailenin büyüğü ve ailede en çok sözü geçen kişi olarak bilinen ve Mersin'de ikamet eden sanık ...'in bu olay sebebiyle Bozova'ya geldiğinin anlaşıldığı, olayın olduğu gündüz saatlerinde sanıklardan ...'in sanık ...'ı arayarak ...'ın kayınpederi olan sanık ...'in ikametine gelmesini söylediği, bunun üzerine sanık ...'ın kayınpederinin ikametine giderken, maktulün kız kardeşi tanık Hatice Temoçin'in kendisini telefonla arayarak ''seni buraya eşinle ilgili çağırıyorlar, buraya geldiğinde eşinin arkasında dur ona sahip çık'' dediği, sanık ...'ın kayınpederinin ikametine gittiğinde diğer sanıklar amcasının oğlu ve maktulün amcaları olan sanık ... ve sanık ..., kayınpederi ..., kayınbiraderleri ..., ..., ..., ... ve ...'in evin giriş katında oturma odasında toplandıkları, kayınvalidesi olan tanık ...'in odaya sık sık girip çıktığı, sanıklardan ... ile ...'in ses kayıtları ile ilgili olarak sanık ...'ın haberinin olup olmadığını sordukları, akabinde ...
Rızvanoğlu ile ...'in ''sen bu işi temizle biz sana ve çocuklarına bakarız'' dedikleri, bu esnada sanıklardan ..., ... ve ...'in "çek git buralardan başka bir yerde hayat kur'' dedikleri, sanıklar ... ile ...'in buralardan gitmesinin çözüm olmadığını, nereye giderse gitsin eşinin aynı şeyleri yapmaya devam edeceği, bu işi temizlemesi gerektiği yönünde telkinde bulundukları, maktulün annesi olan tanık ...'in olaydan 1 gün sonra Savcılıkta alınan beyanına göre de, bu toplantıda eşi olan sanık ... 'in de olduğu, kendi evlerinde bu toplantının yapıldığı ve bu konuşma esnasında kayınları olan sanıklar ... ve ...'in sanık ...'a eşini öldürmesi hususunda telkinde bulunduklarının anlaşıldığı, sanık ...'a "sen eşini öldür , ne gerekiyorsa her yardımı yaparız, silah gerekiyorsa silah veririz, sana da çocuklarına da bakarız" şeklinde konuşmalar yaptıkları, bu hususta iki saate yakın konuştukları, konuşma bittikten sonra ...'ın ikametine döndüğü, sonrasında sanıklar ... ile ...'nun ...'ı arayarak yanlarına çağırdığı, ... yanlarına gittiğinde ona suçta kullanılan av tüfeğini içerisinde 3 adet fişek ile teslim ettikleri, ... silahı aldıktan sonra silahı gizli olarak eve sokarak koltukların arasında sakladığı, çocukları uyuduktan sonra maktul ile bir süre sohbet ettikleri, maktule su getirmesini söylediği, maktulün mutfağa girip sanık ...'ın suyunu getirdiği esnada sanık ...'ın saklamış olduğu tüfeği çıkararak maktule doğru nişan alıp bir el ateş ederek onu vurup yere düşürdüğü, sonrasında yanına giderek elindeki av tüfeği ile kafasına doğru iki el daha ateş ederek maktulün olay yerinde ölümüne sebebiyet verdiği anlaşılmıştır.
A. Tebliğname Yönünden;
5237 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasında belirtilen bağlılık kuralı ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.09.2022 tarihli ve 2022/42 Esas, 2022/554 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, asli failin fiiline göre şeriklerin hukuki durumlarının belirleneceği, sanık ...'nun maktulün öldürülmesi eylemini bizzat işlememesi ve maktulün eşi olan sanık ... tarafından öldürülmesine yardım etmesi nedeniyle bağlılık kuralı gereğince, yardım edenin sorumluluğu failin filline bağlı olup, işlenen suçun cezası ile cezalandıracağından Mahkemenin uygulamasında bir isabetsizlik bulunmamış olup Tebliğnamede bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
B. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanıkların üzerine atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanıklar lehine değerlendirilerek atılı suçtan beraat kararları verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sanıklar Müslüm ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden;
-
Sanıklar Müslüm ve ... hakkında yardım eden olarak hüküm kurulurken hem TCK'nin 38. Maddesi delaletiyle diyerek, hem de TCK'nin 39. Maddesinin uygulanması suretiyle çelişkiye düşülmesi zaafiyete neden olmuş ise de sonuca etkili görülmediğinden eleştiri sebebi yapılmıştır.
-
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, nitelikli kasten öldürmeye yardım eyleminin sanıklar Müslüm ve ... tarafından kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, olayın sanık ...'ın maktulün haksız davranışlarının etkisi altında kalarak atılı suçu işlemesi nedeniyle gerçekleştiği anlaşıldığından töre saikinden söz edilemeyeceği, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, maktulün sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışlarının kardeş ve amca olan bu sanıklar yönünden haksız tahrik nedeni olmayacağı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde eleştiri nedeni dışında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D.Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
-
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, nitelikli kasten öldürme suçunun sanık ... tarafından kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, olayın sanık ...'ın maktulün haksız davranışlarının etkisi altında kalarak atılı suçu işlemesi nedeniyle gerçekleştiği anlaşıldığından töre saikinden söz edilemeyeceği, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
-
Sanık ...'in 14 yıllık eşi olan maktulün evlenmeden öncesi sevgilisi tanık ... ile ilişkisini 10 yıl boyunca devam ettirdiği, tanık ...'ın ifadesine göre de maktulün evinde ve şehir dışında görüştüklerinin anlaşıldığı, bu haliyle sadakatsizliğin sürekliliği ve ulaştığı boyut nazara alınarak haksız tahrik indiriminin makul düzeyde uygulanması gerekirken asgari oranda indirim yapılarak sanık hakkında fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
E. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümleri yönünden;
Dosya içeriğine göre, olay günü maktulün öldürülmesi hususunun sanık ... 'in evinde konuşulduğu, ağabeyi olan sanık ...'in bu olayla ilgili olarak şehir dışından geldiği, sanık
...'in sanık ...'ın suç işleme kararını kuvvetlendirdiği ve ona manevi yönden cesaret verdiği, bu eylemler sırasında sanık ... 'in de maktul kızının öldürülmesi hususunda yapılan aile toplantısı sırasında etkin konumunun bulunmasına rağmen maktulün öldürülmesi gerektiğine dair sanık ...'a telkin edici konuşmalar sırasında herhangi bir karşıt tavır içerisinde bulunmadığı, eyleme sessiz kalarak onayladığı, asli faile engel olmayarak suç işleme kararını kuvvetlendirdiği anlaşıldığından sanıkların nitelikli kasten öldürme suçunun işlenmesine "yardım eden" konumunda oldukları anlaşıldığından haklarında 5237 sayılı Kanun'un 82/1 d, 39. maddeleri uyarınca üst sınıra yakın bir ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde beraat kararları verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümleri ve sanıklar Müslüm ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden;
Gerekçe bölümünde (B C) bentlerinde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 31.10.2022 tarihli ve 2021/1411 Esas, 2022/1691 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı ve sanıklar müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümleri yönünden oy birliğiyle, sanıklar Müslüm ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden sayın Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Sanıklara hükmolunan ceza miktarı ve sanıkların tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanıklar Müslüm ve ... müdafilerinin tahliye taleplerinin REDDİNE,
B. Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü ile sanıklar ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümleri yönünden;
Gerekçe bölümünde (D E) bentlerinde açıklanan sanık ... yönünden haksız tahrikin derecesi, sanıklar ... ve ... hakkında yardım eden olarak cezalandırılmaları gerektiği gerekçeleriyle sanık ... müdafii, katılan Bakanlık vekili, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 31.10.2022 tarihli ve 2021/1411 Esas, 2022/1691 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, sayın Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Sanığa hükmolunan ceza miktarı ve sanığın tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanık ... müdafinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2024 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Mevcut davada hukuki uyuşmazlık konusu bir takım sanıklar yönünden mahkumiyet kararı olup alamayacağı mahkumiyet kararı olacak ise eyleme iştirak durumumun ne şekilde tanımlanması gerektiği ve nihayetinde suçun vasıflandırılmasının ne olacağı konusunda üç ana başlıkta toplanmaktadır.
OLAY ÖZETİ
Sanıklardan ... 29 yaşında olup maktul ... 36 yaşındadır ve ikisi resmi olarak evlidir ortak çocukları da vardır.
Maktul ... evlenmeden önceki gençlik aşamasında ... isimli dava dışı tanık ile gönül birlikteliği yaşamış bu ikili evlenmek istemiş ancak ... askere gittiği zaman aile tarafından kendisinden 7 yaş küçük akrabası ile evlendirilmiştir. Bu çiftin evlilik yaşamı hiçbir zaman çok iyi olmamış hatta son çocukları olduktan sonra maktul artık kocası ...'ı cinsel anlamda reddetmiş ve ona sevgilisi olduğunu söylemiştir.
Bu davanın en önemli noktalarından biri de tanık ...'nın 2006 yılında her ikisi de evli iken kendisine ulaştığı ve o tarihten beri bir ilişki yaşadıkları yolundadır.
Nitekim zaman zaman şüphelenen kocasına maktul son çocuktan sonra artık sevgilisi olduğunu ve kendisi ile cinsel birliktelik yaşamayacağını açıkça anlatmıştır. (sanığın kendi beyanı)
Yine davada ki en önemli hususlardan biri cinayetten bir yıl kadar önce maktul amcası ...'na artık boşanmak istediğini çünkü onun bir sevgilisi olduğunu söyleyerek aileye bu ilişkiyi açıklamış boşanma izni istemiştir. Amca ... "boşanamazsın bir daha bu işi indirip kaldırma" diyerek bu talebi geri çevirmiştir.
Yine aslında maktulün annesi ve kız kardeşi de maktulün ... ile ilişkisini ve ayrılmak istediğini bilmektedir.
Olay günü tüm sanıklar maktulün babası olan ...'in evinde toplanmışlar ve ...'a yani kocaya artık bu işi bitirmesi söylenmiş yine aynı gün bu toplantıda konuşanları duyan maktulün annesi Hanım, kızına galiba kendisini öldüreceklerini duyduğunu söylemiş bunun üzerine maktul sevgilisi ... ile haberleşmiş ailenin kendisine zarar vermek istediğini hatta amcasının il dışından geldiğini anlatmış ve helallik istemiştir.
Nitekim aynı gün akşamüstü ... tüfekle karısı Fatma'yı öldürmüştür.
Bu şekilde gelişen olayda;
A) EYLEMİN VASIFLANDIRILMASI
Sanık ... maktulün arasındaki uyumsuzluk hatta son çocuktan sonra cinsel yaşamın maktul tarafından sana erdirilmesi maktulün aynı zamanda amcası ...'e boşanma istemini iletmesi bu sevgili meselesinin aile tarafından biliniyor olması dikkate alındığından hele son çocuktan sonra maktulün açıklamaları ile sanık ... artık karısının mevcut durumunu bilmekte ve fakat katlanmaktadır. Toplantı gününe kadar maktulü öldürmeye yeltendiğine dair hiçbir delil yoktur.
Suç tarihinden bir gün önce Mersin de yaşayan ve ailenin en büyüğü ve söz sahibi olan ... Mersin'den gelmiş olay günü de maktulün babası ... ancaları ... diğer aile büyüğü ... önderliğinde maktulün babasının evinde bir toplantı yapılmıştır. Bu toplantı da maktulün kardeşleri olan ..., ... ve ... isimli sanıklar sanık ...'a maktulü de alarak memleketten gitmesini önermişlerdir. Ancak aile büyükleri olan amca ... ve baba ... ...'a artık bu işi bitirmesini öldürecekse öldürmesini parası yoksa buna bir çözüm bulacaklarını söylemişlerdir ve bu durum tanık Hanım ve tanık Hatice'nin ilk beyanlarından sabittir.
Nitekim o güne kadar aslında bu durum karşısında ezilen sesini çıkartmayan veya çıkartamayan ancak karısı maktule de bu gerekçe ile bir zarar vermemiş olan sanık ...'a o gün bir görev tevdi edilmiştir.
Bu görevin saiki aslında ailenin namusunu kurtarmaya yöneliktir. Örneğin ... maktulü akut bir şekilde telefonda mesajlaşırken ya da bir başkası ile birlikte olurken ya da alelade bir dedikodu nedeniyle öldürmemiş maktul ile son çocuktan sonraki diyalogtan sonra da birlikte yaşamaya devam etmiş bir nevi onu affetmiştir. Yine öldürme kararını tek başına almış değildir. Failin sadece maktulün töreye aykırı davrandığı ve namusunu kirlettiği iddiasıyla gerçekleştirdiği bu olayın aktivasyonu aile toplantısında gerçekleşmiştir.
Bu gerekçelerle sanığın eylemi konusunda haksız tahrik altında adam öldürmeden değil ve fakat töre saiki ile adam öldürmeden sorumluluk gerekir. Elbette bağlılık kuralı gereği diğer sanıklarda bu nitelikli hale tabi olacaklardır.
B) BERAAT ETMİŞ OLAN SANIKLARIN DURUMU
Olayda amca ... ve maktulün kardeşi Müslüm'ün alınan aile kararından sonra asli fail ...'a silah tedarik ettikler ve TCK'nin 39 uncu maddesi uyarınca sorumlu oldukları yolunda tereddüt yoktur.
Yine karar toplantısında sanık ...'a maktulü alarak şehirden ayrılması yönünde öneride bulunan ve öldürme kararına katılmaları konusu şüphede kalan sanıklar ..., ... ve ... (Temoçin) in beraat kararları doğrudur.
Karar toplantısında ev sahipliği yapan maktulün babası ... ve aile büyüğü olmakla Mersin'den gelerek bu toplantıya ön ayak olan ... ise hem aile büyüğü olmaları hem bu namus kirliliği ve töresel baskıdan en fazla etkilenmeleri ve ...'a artık ne yapacaksa yapması konusunda öneride bulunmaları gerekçesi ile TCK'nin 38 inci madde uyarınca sorumlu olmalıdır. Zira o güne kadar maktule ile evli olup sevgili meselesini en az bir yıldır bilen ve o güne kadar karısına zarar vermeyen sanık ...'a bu ikisinin yaptığı toplantı sonucu görev yüklenerek namus temizleme işi tevdi edilmiştir. ... da olmayan karısını öldürme fikri bu toplantı da bu ikisi tarafından ortaya konulmuştur. (zira ...'a maktulün kardeşlerinin sunduğu bir diğer seçenek şehri terk etmesidir)
Bu gerekçe ile sanıklar ... ve ... TCK'nin 38 inci madde uyarınca sorumlu olması gerekir.
SONUÇ
Tüm açıklan nedenlerle;
Beraat eden sanıklar ... ve ...'in TCK'nin 38 inci madde uyarınca TCK'nin 82/1k maddesine göre cezalandırılmarı gerekir iken bu sanıklar hakkında TCK'nin 81 ve 39 ncu madde uyarınca cezalandırılmaları yolunda oy kullanan Sayın çoğunluğa,
Sanıkların eylemi TCK'nin 82/1k maddesi uyarınca vasıflandırılması gerekir iken bu eylemi TCK'nin 81 inci madde uyarınca vasıflandıran Sayın çoğunluğu,
Tüm bunların sonucu olarak bağlılık kuralı uyarınca TCK'nin 40 ıncı maddeye göre asli fail ...'ın eylemi tahriksiz olarak TCK'nin 82/1k maddesine uygun olup diğer iştirak edenlerinde bu şekilde değerlendirilmesi gerekir iken vasıf itibari ile tüm eylemleri TCK'nin 81 inci madde kapsamında tanımlayan Sayın çoğunluğa iştirak etmiyorum. 06.05.2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:16:20