Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/11391
2024/3048
2 Mayıs 2024
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2020/1227 E., 2021/169 K.
SUÇ: Kasten öldürme
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. ve 286/2 (g) maddeleri gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2020 tarihli ve 2018/633 Esas, 2020/174 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2 (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
-
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 09.02.2021 tarihli ve 2020/1227 Esas, 2021/169 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ...
Erkan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ... vekilinin temyiz istemi özetle; sanık ile tanık ...’ın anlatımları arasındaki çelişkiler giderilmeden eksik değerlendirme ile beraat kararı verildiğine, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanık ile maktulün ceza infaz kurumunda hükümlü oldukları, rahatsızlığı nedeniyle revirde bulunan maktulün, sanık tarafından kafasına tekmelerle vurulması sonucunda öldüğü, sanığın öldürme kastıyla hareket ettiğinden bahisle sanık hakkında kasten öldürme suçundan kamu davası açılan olayda;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanık lehine değerlendirilerek atılı suçtan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 09.02.2021 tarihli ve 2020/1227 Esas, 2021/169 Karar sayılı kararında katılan ... vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1 maddesi uyarınca Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2024 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Maktul ...'ın 30/09/2017 tarihinde yaklaşık bir haftadır yataktan düşmesi sonucu tedavisi için kalmakta olduğu Darıca Farabi Devlet Hastanesi'nde öldüğünün haber verilmesi üzerine Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma işlemlerine başlanarak ölü muayenesi yapıldığı ve klasik otopsi kararı verildikten sonra başlanan soruşturmada;
Otopsi raporunda ...'ın kesin ölüm sebebi belirlenemediğinden otopsi raporu, tüm tıbbi evrakı ile dokümanları Adli Tıp 1. İhtisas Kurulu'na gönderilerek ölüm sebebinin belirlenmesinin istendiği, kurulun oy birliği ile kaleme aldığı mütalaada ...'ın ölüm sebebinin künt kafa travması ve gelişen komplikasyonlar olduğunun belirtildiği,
Öncelikle Kandıra Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma defterinin 2017/3483 sırasına kayıtlı soruşturma evrakının incelemesinde ... isimli hükümlünün televizyonunun gasp edilmesi nedeniyle şikayetçi olduğu, yine bu hükümlü tarafından kaleme alınmış ve altında bir diğer hükümlü ...'ın da imzasının bulunduğu 02.11.2017 tarihli dilekçede Bayram isimli hükümlünün ... tarafından darp edilmesi, kafasına tekmelerle vurulması sonucunda öldüğünden bahsedildiğinin anlaşılması üzerine dilekçeyi imzalayan hükümlülerin soruşturmada alınan ifadelerinde;
...'ın maktulün hastaneye kaldırıldığı gün Yunus'un Bayram'ın kafasına tekme attığını gördüğünü beyan ettiği,
...'ın da ...'nün ayağı ile Bayram'ın kafasına 4 5 defa belki daha fazla tekme ile vurduğunu, yaşlı olmaları nedeniyle müdahale edemediklerini, ...'nün kendilerine müdahale ederseniz sizi de öyle yaparım dediğini, korkudan bir şey diyemediklerini, ardından hastaneye götürüldüğünü beyan ettiği,
Maktulun oğlu olan müşteki ...'ın olayı amcasından öğrendiğini, babasının esasen yataktan düşmesi nedeniyle öldüğünü bildiği, darp edilmiş olması halinde şüphelilerden şikayetçi olduğu, maktulun kardeşi olan ...'ın ölmeden önce hastanede ağabeyine başının neden ağrıdığını sorduğunu, ağabeyinin bu soru üzerine 25 30 saniye sustuğu, ardından ranzadan düştüm dediğini, alt katta yattığını hatırlattığında ise kinayeli şekilde 'düştüm işte' diyerek cevap verdiği görülmektedir.
Tanık Hıdır Çakı Mahkemede "Sanığı ve maktulü tanırım. Olay günü onlarla revir koğuşunda kalıyordum. Ancak onlar 1 nolu koğuşta, ben ise 2 nolu koğuştaydım. Bu koğuşların camları karşılıklıdır. Camlar açık olduğu için orada olan biteni ve konuşmaları duyabiliyordum. Sanık sürekli olarak maktule kötü sözler söylüyor ve onu aşağılıyordu. Senin pisliğini ben mi temizleyeceğim şeklinde sözleri vardı. Kafasına terlik attığını gördüm. En son maktul yatağından kalkacağı sırada sanık olana 2 3 kez kafasına tekme attı. Bundan sonra maktul tuvalete gitmek için harekete geçti ancak yere kapaklandı ve hastaneye görevliler tarafından götürüldü. Bu olay gece 02 03 suları civarında meydana geldi. Bundan sonra da maktulün ölüm haberini aldık. Sanık ile aramızda husumet olduğu yönündeki iddiaları kabul etmiyorum. Kendisi bir keresinde beni darp etmişti ancak ben yalan söylemiyorum. Ben sanığın maktulü zaman zaman darp ettiği konusunda görevlilere bilgi verdim ancak işlem yapılmadı. Bu olaydan yaklaşık 2 3 ay sonra açık ceza evindeydeken sanığın eylemini dilekçe ile bildirdim. Kapalı kurumda bildirseydim, dilekçelerim işleme alınmayıp imha edilebilirdi. ... ile benim özel bir yakınlığım yoktur. Nazmi sanık ve maktul ile aynı koğuşta kalmaktaydı. Kendisini ifade vermeye ben yönlendirmedim. Ben şikayetçi olacağımı söyleyince Nazmi'ye de bu hususu sordum. O da kabul etti ve birlikte dilekçe verdik. Olayları sanığın koğuşundaki iki mahkum görmüştür ancak isimlerini bilmiyorum."şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık Nazmi Beyhan Mahkemede "Olay tarihinde sanık ve maktul ile aynı koğuşta yatmaktaydım. Olay günü maktul tuvaletten gelirken sanık ona vurarak düşmesini sağladı. Devamında da yerde yatarken kafasına 3 4 defa tekme attı. Sanık görevlilere haber verdi ve onun oradan alınmasını istedi. Maktul gittikten bir süre sonra da ölüm haberi geldi. Bu olay gece 11 12 sıralarında meydana geldi. Ben esasen bunu görevlilere anlatmıştım. Daha sonra Hıdır ile birlikte dilekçe verdik. Bundan daha önce dilekçe verip vermediğimi hatırlamıyorum. Maktul yere düştükten sonra oturur vaziyetteydi. Sanık ona bu şekilde vurdu"şeklinde beyanda bulunmuştur.
ATK 1. İhtisas Kurulu'nun 28/02/2020 tarih ve 1307 sayılı raporunda ölen ...'ın ölümü ile ilgili olarak kendiliğinden kontrolsüz şekilde düşülmesi şekilde düşmesi ile oluşabileceği gibi, iddia edildiği gibi sert ve künt bir cismin vücuda direkt havalesiyle de oluşabilecekleri, bunlar arasında tıbben ayrım yapılamadığı şeklindeki raporu benzer nitelikteki dosyalarda Adli Tıp 1. İhtisas Kurulunun vermiş olduğu genel nitelikteki bir raporu olduğundan olayın nasıl meydana geldiği hususunda asıl değerlendirme yetkisi mahkemelerde olduğu için bu rapor sanık lehine değerlendirilemeyecektir.
Olayın meydana geldiği koğuşta kalan hükümlü tanıklardan Tugay Yıldırım sanığın maktulü dövdüğünü hiç görmediğini, tanık Reşit Karabayla sanığın maktulü vurduğunu görmediğini ve yine sanığın kardeşi olan tanık Veysel Funlü'de sanığın maktule karşı hiç bir olumsuz davranışının olmadığını ifade etmişler ise de sanığın sabıka kaydına bakıldığında resmi belgede sahtecilik, görevli memura mukavemet, uyuşturucu madde ticareti, ruhsatsız silah taşımak, silahla tehdit, basit ve nitelikli yaralama, uyuşturucu madde kullanmak, basit ve nitelikli hırsızlık, mala zarar verme, infaz kurumuna yasak eşya sokmak, resmi makamlar huzurunda başkasının kimlik bilgilerini kullanmak, genel güvenliği tehlikeye sokmak ve her şeyden önemlisi nitelikli adam öldürme suçundan müebbet hapis cezası ve çocuk yaşta işlediği kasten öldürme suçundan 6 yıl 8 ay hapis cezası almış olması ve almış olduğu tüm cezaların toplamı itibarı ile ne kadar tehlikeli bir hükümlü olduğu kendisi ile birlikte aynı koğuşta kalan kardeşi dışındaki mahkumlar tarafından bilindiği için böyle bir sanığın aleyhinde bulunmanın ne kadar zor olduğu dikkate alındığında kendi kardeşi olan hükümlü tanık ... dışında diğer tanıklar Tugay Yıldırım ve Reşit Karabay'ın sanık aleyhinde beyanda bulunamayacakları göz önünde bulundurularak bu beyanlar sanık lehine değerlendirilmesi mümkün görülmemektedir.
Maktulün kalmış olduğu Cezaevi revir koğuşunun alt ranzada yatmış olduğu ve ranzanın yatak dahil yerden yüksekliğinin en fazla yarım metre olduğu, sanık aleyhinde beyanda bulunamayan tanıklar Tugay Yıldırım, Reşit Karabay ve ...'de maktulün ranzadan düştüğüne yönelik bir beyanda bulunmadıkları, olayın meydana geldiği 1. Koğuşun karşısındaki 2. Koğuşta kalan tanık Hıdır Çakı'nın olayı görebilecek durumda olduğuna dair yapılan tespit ve değerlendirme, bu tanığın aşamalardaki şikayet ve beyanları yine olayın meydana geldiği 1 nolu koğuşta kalan tanık ...'nın aşamalardaki şikayet ve beyanları, maktulün yataktan düşmesi veya ayaktayken dengesini yitirip yere düşmesi halinde dahi fizik kurallarına göre ölümle sonuçlanabilecek şekilde kafa bölgesinden ağır bir şekilde yaralanmayacağı, maktulun kardeşi olan ...'ın ölmeden önce hastanede ağabeyine başının neden ağrıdığını sorması üzerine 25 30 saniye sustuğuğunu, ardından ranzadan düştüm dediğini, alt katta yattığını hatırlattığında ise kinayeli şekilde 'düştüm işte' diyerek cevap verdiğini ifade etmesi, Adli Tıp 1. İhtisas Kurulu'nun ...'ın ölüm sebebini künt kafa travması ve gelişen komplikasyonlar olduğunu belirtmesi karşısında sanığın kasten yaralama sonucu ölüme neden olmak suçundan TCK'nın 87/4 1 inci maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği görüşündeyim.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:16:33