Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2218
2024/2337
3 Nisan 2024
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/1522 E., 2019/2196 K.
SUÇLAR: Kasten öldürmeye teşebbüs, konut dokunulmazlığını ihlal, 6136 sayılı Kanun'a aykırılık
HÜKÜM: İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerden;
-
Kasten öldürmeye teşebbüs suçu yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı,
-
Konut dokunulmazlığı ihlal ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından; konut dokunulmazlığını ihlal suçundan verilen beraat hükümlerine ilişkin istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu suça yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun'un
286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı, 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükmü katılan vekilinin temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.12.2018 tarihli ve 2015/363 Esas, 2018/446 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kasten öldürmeye teşebbüs, konut dokunulmazlığını ihlal, 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçlarından açılan kamu davasında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği sanıkların ayrı ayrı beraatine,
-
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 31.10.2019 tarihli ve 2019/1522 Esas, 2019/2196 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının (aleyhe) istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanıklar hakkında tüm suçlardan mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine, suçların sabit olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
-
Katılanın evinde bulunduğu sırada zilin çaldığı, kapıyı açtığında tanımadığı bir erkek şahsın katılanın kullandığı aracın plakasını söyleyerek "kapıdaki araç sizin mi" diye sorduğu, katılanın "bizim" demesi üzerine sanığın tabanca ile katılana birden fazla el ettiği, içeri girip ateş etmeye devam ettiği, sanığın eylemi sonucu bacaklarından birden fazla isabet alan katılanın işlev zayıflaması ve ağır (6.) derece kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaralandığı, ateş edenin sanık ..., ... ile iştirak halinde bulunan bina önünde araçla bekleyen ve ... ile birlikte oradan kaçan sanığın ... olduğu iddiası ile sanıklar ... ve ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs, konut dokunulmazlığını ihlal, 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçlardan açılan kamu davasında mahkumiyete yeterli delil bulunmadığı gerekçesi ile sanıkların tüm suçlardan beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
-
Sanıkların savunmaları, katılan ve tanık anlatımları, Dokuz Eylül Üniversitesi Adlı Tıp Ana Bilim Dalının 10.01.2017 tarihli raporu, diğer raporlar, bilirkişi incelemeleri, HTS kayıtları, görüntü çözümleri, kriminal polis laboratuvarı raporları, nüfus ve adli sicil kayıt örnekleri ile yargılama sürecine ait evraklar dosya arasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
- Konut dokulmazlığını ihlal suçu yönünden;
"On yıl veya daha az hapis cezasını veya adli para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (...) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları'nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu konut dokulmazlığını ihlal suçunun, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin konut dokulmazlığını ihlal suçuna yönelik temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
- 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçu yönünden;
Yargılama konusu 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçu yönünden katılan vekilinin suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
- Kasten öldürmeye teşebbüs suçu yönünden;
Katılanın evinde bulunduğu sırada kapısına gelen erkek şahsın "araç sizin mi" diye sorduğu, katılanın "evet bizim" demesi üzerine gelen kişinin tabanca ile katılana birden fazla el ateş edip kaçtığı olayda; sanıkların tanık Muhittin'den ödünç aldıkları aracın olay günü olay saatinde olay yerinde bulunması, sanık ...'in silahı çeken kişi olduğunun katılan tarafından aşamalarda istikrarlı bir şekilde teşhis edilmesi, diğer sanık ...'ın araç içinde onu bekleyip olay sonrası birlikte kaçmaları, güvenlik kamera kayıtları, görüntü çözümleri ile yapılan tespitler dikkate alındığında; katılanın beyanları, teşhisler, oluş ve tüm dosya kapsamına göre sanık ...'in katılanın evinin kapısına gelerek katılana ateş eden şahıs olduğu, eylemi nedeniyle kasten yaralama suçundan cezalandırılması gerektiği, diğer sanık ...'ın araç içinde bekleyip olay sonrası sanık ... ile olay yerinden kaçması nedeniyle kasten yaralama suçuna yardım eden olarak cezalandırılması gerektiği gözetilmeden yazılı gerekçelerle beraatlerine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
- Konut dokunulmazlığını ihlal ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünde yer alan (1) ve (2) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
- Kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünde (3) numarada açıklanan "sanık ...'in kasten yaralama suçundan, sanık ...'ın kasten yaralama suçuna yardımdan cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi" nedeniyle katılan
vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 31.10.2019 tarihli ve 2019/1522 Esas, 2019/2196 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, üyeler sayın ... ve ...'in iddianame içeriğinde sanıkların eylemlerinin karıştırıldığı, bu nedenle öncelikle yeni iddianame düzenlettirilerek yargılamaya devam olunması gerektiğinden bozulması yönündeki karşı oyları ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2024 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y
Sanıklar ... ve ... hakkında katılan ...'e karşı ayrı ayrı kasten yaralama suçundan açılan kamu davasında yerel mahkemece ayrı ayrı verilen beraat kararları Bölge Adliye Mahkemesinde onanmış olup bu kararın temyizi üzerine dosya Dairemize gelmekle yapılan inceleme sonucunda her bir sanık hakkındaki verilen beraat kararının sanıklardan ...’in asli fail olması nedeniyle TCK 86 maddesi gereğince cezalandırılması, sanık ...'ın ise bu suça yardım eden sıfatıyla TCK 86 ve 39 madde gereğince cezalandırılması gerekirken beraat kararı verildiğinden bahse Dairemiz tarafından oy birliği ile bozulmuştur.
Dairemizce her iki sanığın müsnet suçlardan beraatlerine dair verilen kararın sanıkların ayrı ayrı cezalandırılmaları gerektiği yönünde yapılan bozma kararı doğrudur, Dairemizin çoğunluğuna muhalif kaldığımız husus dosya kapsamına göre her bir sanık hakkında düzenlenen iddianamenin dosya kapsamı ve oluşa uygun olmayıp tanıklar hakkındaki iddianamenin oluşla uyumsuzluğu nedeniyle CMK 170 ve 191 maddelere aykırılık bulunduğundan sanıkların savunmalarının alınıp mahkûmiyet kararı verilmesinin her bir sanık yönünden savunma hakkının kısıtlanması da sayılacağından öncelikle bu yönüyle yapılacak bozma sonrası olaya uygun her bir sanık hakkında olaydaki konumlarına uygun iddianame taziminden sonra savunmaları alınıp daha sonra karar verilmesi gerektiği yönündedir.
Dosyada bulunan iddianameye göre katılan ... evinde bulunduğu sırada kapısı çalınmış ve kapıya gelen sanık ... kapı önündeki aracın bu eve ait olup olmadığını sormuş evet cevabını alınca ...'ın ayaklarına doğru toplam 8 el ateş ederek evin içerisine de girmek suretiyle ...'ı silahla yaralamış daha sonra evden kaçarak kendisini dışarıda bekleyen diğer sanık ... ile birlikte olay yerinden kaçarak uzaklaşmıştır.
Katılan ... dosyada bulunan birden çok dilekçe, aşamalarda verdiği ifadelerinde ve yaptığı teşhiste kendisini vuran kişinin sanıklardan ... olduğunu sanık ...'yı görmediğini söylediği halde iddianamede her iki sanığın karıştırıldığı mağdura saldıran ... hakkında iddianamede böyle bir isnadın bulunmadığı, sanık ... hakkında ise dosya kapsamıyla örtüşmediği halde mağdur ...'a sekiz el ateş ettiği iddiasında bulunulduğu bu iddianın dosya Yargıtay aşamasına gelinceye kadar dosya kapsamıyla uyumlu olmamasına rağmen yargı mercileri tarafından dosyadaki karışıklık dikkate alınmayarak asli fail olarak sanık ..., yardım eden olarak da sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucu her ikisinin de beraatine karar verildiği görülmüştür.
CMK 170 ve 191 maddeleri gereğince her bir sanık hakkında hiçbir şüpheye mahal vermeksizin üzerine atılı fiiller ve bunların oluşturduğu suçlar ayrı ayrı belirtilerek kendileri hakkında düzenlenen iddianame sanıklara okunmalı ve bu iddianamedeki isnatlar doğrultusunda savunmaları alınarak gerekli yargısal kararlar verilmelidir. Dosyamıza göre sanık ... asli fail olduğu halde ...’in eylemleri diğer sanık ... hakkında istinada dönüştürülmüş ve böylece her iki insanın eylemleri birbirine karıştırılmak suretiyle savunmaları alınmış ve böylece savunma hakları da kısıtlanmak suretiyle haklarında hüküm kurulmuştur.
Dairemizce her bir sanık hakkındaki hüküm incelenirken sanıklardan ...'in asli fail ...'ın ise yardım eden olduğu dosyaya uygun şekilde belirlenmiş olsa da her iki sanık hakkında kendilerini isnat eden edilen eylemin doğru bir şekilde belirlendiği iddianameler düzenlenmediğinden bu husus kendilerine ek savunma verilmek suretiyle telafi edilemeyeceğinden öncelikle her bir sanık hakkında dosyaya uygun eylemlerle bağlantılı iddianameler düzenlenmeli ve her bir sanığın savunma hakları bu iddianameleri okunarak alındıktan sonra yapılan yargılama sonucu gerekli kararlar verilmelidir bu haliyle savunma hakkının kısıtlanması sonucunu da doğuracak şekilde sanıkların karıştırıldığı iddianame ile sanık karıştırıldığı iddianame ile sanık savunmalarının alınıp mahkûmiyet kararı verilmesi usûle aykırılık teşkil edeceğinden öncelikle dosyanın usûl yönünden bozulması gerektiği kanaati ile Dairemizin bu yöndeki çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:18:21