Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6614
2024/1956
21 Mart 2024
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2020/530 E., 2020/1356 K.
SUÇ: Kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER: Katılan ... vekili, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.05.2019 tarihli ve 2018/400 Esas, 2019/211 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 18.200 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
-
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.06.2020 tarihli ve 2020/530 Esas, 2020/1356 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle 87 nci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
-
Katılan vekilinin temyiz istemi; vekâlet ücretine ve haksız tahrikin derecesine ilişkindir.
-
Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın eylemi ile maktulün ölümü arasında nedensellik bağı bulunmadığına ve haksız tahrikin derecesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
-
Maktul ...'ın 25.08.2017 günü akşam namazını kılmak için camiye gittiği, rahatsızlığı nedeniyle namazı ayakta kılamadığı için sürekli camideki sandalyede oturarak namaz kıldığı, o akşam sanığı sandalyede oturduğunu görüp sürekli kendisinin o sandalyeyi kullandığını söylemesi üzerine sanığın; "Sandalye babanın malı mı?" diyerek maktulü itelediği, bunun üzerine maktulün yere düştüğü, fenalaştığı için hastaneye kaldırıldığı, alınan beyanında kendisini iteleyen sanıktan şikayetçi olduğunu ifade ettiği, maktulün ilk muayenesinde sağ femur başında deplase fraktür hattı bulunduğunun belirlendiği, femur kırığı ile opere edildikten sonra 31.07.2017 tarihinde taburcu olduğu, kızı ... tarafından verilen ifadeye göre taburcu edildikten sonra evde bulundukları sırada maktulde nefes darlığı olduğu, hafif öksürüğünün ve balgam atamadığı için kalbinde çarpıntının olduğu, gözaltı ve yüzünde hafif renk değişikliği ve kırık olan bacağında morarma olduğu, aynı gün ambulans ile tekrar hastaneye kaldırıldığı ve öldüğü anlaşılmıştır.
-
Sanık savunmaları, katılanların ve tanık beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
-
Adlî Tıp Kurumu 1. Adlî Tıp İhtisas Kurulunun, 16.05.2018 tarihli raporunda 5237 sayılı Kanun'un 86 87 maddesi kapsamında meydana gelen darp olayındaki yaralanmanın;
"a) Kişinin yaşamını tehlikeye sokabilecek nitelikte olmadığı,
b) Basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olmadığı,
c) Vücuttaki kemik kırıklarının ve çıkıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi hafif (1), orta (2 3), ve ağır (4 5 6) olarak sınıflandırıldığında, kişide tespit edilen sağ femur boynu kırığının hayat fonksiyonlarını ağır (4.) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, kişinin ölümünün uyluk kemiği kırığı ve gelişen komplikasyonları sonucu meydana gelmiş olduğu, maktulün 25.08.2017 tarihinde maruz kaldığı
darp olayına bağlı yaralanma ile ölüm arasında illiyet bağı olduğu ancak ölümde darp olayına bağlı yaralanmadan önce mevcut olan osteoporoz ve kalp damar hastalığının da etkisi ve katkısının olduğu"
Yönünde kanaat bildirildiği görülmüştür.
- Olay yeri inceleme raporu, bilirkişi raporları, uzmanlık raporları, kriminal raporlar, ekspertiz raporları, adlî tıp raporları, kolluk tutanakları, yaklama, üst arama, muhafaza ve teslim tutanağı, teşhis tutanakları, sanığa ait nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Yerel mahkeme tarafından yapılan yargılama neticesinde, "her ne kadar sanığın maktulü iteklemesi sonucunda, maktulün yere düştüğü, ve bu düşme neticesinde dosyada mevcut raporlarla tespit edildiği üzere, maktulün ölümüne uyluk kemiği kırığı sonucunda meydana gelen komplikasyonların neden olduğu sabit olduğu ve sanığın eyleminin somut haliyle 5237 sayılı Kanun'un 87/3 ve 87/4. maddeleri kapsamında kaldığı sabit iken, sanığın kemik kırığına ve sonucunda maktulün ölümüne neden olma şeklinde gerçekleşen itme eyleminin 5237 sayılı TCK'nin 86/2. maddesi kapsamında kaldığının kabulü ile, usul ve yasaya aykırı olarak sanığın TCK'nin 85/1. maddesi gereğince cezalandırılması yoluna gidilmiş olması nedeniyle, yeniden yapılan yargılama neticesinde katılanın istinaf talebinin kabulü ile sanığın sabit olan eylemi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 87/3. maddesi delaletiyle 87/4 2.cümle maddesi gereğince cezalandırılması" yönünde yerel mahkemenin vermiş olduğu kararın kaldırılmasına karar verilerek yeniden hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, takdîri indirimin Mahkemenin takdîr yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiğinden katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma sebepleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Haksız tahrik, suç vasfı ve vekâlet ücretine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
-
Oluşa ve dosya kapsamına göre, sanık ile maktulün camide tartışmaları sonucu sanığın maktulü iteklediği, yere düşmesi üzerine Adlî Tıp Kurumu 1. Adlî Tıp İhtisas Kurulunun, 16.05.2018 tarihli raporuna göre maktulün sağ femur boynu kırığı ve eklenen nedenlerle öldüğü ve olay ile ölüm arasında illiyet bağının var olduğu anlaşıldığından sanığın itekleme olarak gerçekleşen eylemi neticesinde kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 87 nci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
-
Maktulden sanığa yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığı anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesine göre haksız tahrik hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının "Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir." şeklindeki hükmü karşısında, Bölge Adliye Mahkemesinde duruşmalı yapılan istinaf incelemesinde kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine, vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B 1 2 3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.06.2020 tarihli ve 2020/530 Esas, 2020/1356 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.03.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:19:28