Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2963
2024/1898
21 Mart 2024
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2018/4388 E., 2019/2109 K.
SUÇ: Kasten öldürme
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.10.2018 tarihli ve 2016/39 Esas, 2018/372 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
-
... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 30.09.2019 tarihli ve 2018/4388 Esas, 2019/2109 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanığın üzerine atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle beraat kararı verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Maktulün 12.01.2012 tarihinde ... ilçesi... mevkiinde birden fazla kez bıçaklanmak suretiyle ölü halde bulunduğu, maktulün en son 09.01.2012 tarihinde yakın çevresi tarafından görüldüğü, kaybolduğu gün olarak değerlendirilen bu günde en son sanık ile görüştüğünün anlaşıldığı, maktul ile sanığın o gün akşam alkol almak amacıyla beraber oldukları, akabinde sanığın ... Devlet Hastanesine saat 22.30 sıralarında giderek elinin kesilmesi sebebiyle tedavi olduğu, acil serviste yaraya müdahale eden tanık doktor S.K'nin beyanlarından sanığın yarasının bıçakla ya da bardak camı ile kesildiğine ilişkin bir belirleme yapamadığının anlaşıldığı, sanığın savunmalarında maktulden ayrıldıktan sonra eve gittiğini, evde bulaşık yıkarken bardağın kırılması sonucu elinin kesildiğini belirttiği, tanık Ü.G'nin de sanığın bu husustaki beyanlarını doğruladığı, dosyada bulunan HTS kayıtlarından bu beyanları doğrular şekilde sanık ile tanık Ü.G arasında 20.00 ve 22.00 sıralarında görüşmelerin mevcut olduğunun anlaşıldığı, tanık D.T'nin diğer tanık Ü.G hakkındaki yalan tanıklık iddialarına itibar edilmediği, maktul ile sanığın üvey annesi tanık G.E. arasında gönül ilişkisi olduğundan dolayı sanığın maktulü öldürdüğüne ilişkin iddiaların da dosya kapsamındaki deliller dikkate alındığında şüphe boyutunu aşmadığı, tanık E.B'nin sanığın tahliye edilmesinin akabinde yurt dışında yaşayan akrabalarından yardım istediğine ilişkin iddialarının tanık E.E tarafından doğrulanmadığı, bu nedenle itibar edilmediği, maktulün ölü bulunduğu olay yerinde yapılan incelemede maktulün üzerinde başka birine ait olduğu tespit edilen DNA örneğinin sanığın DNA'sı ile uymadığı, ... Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda 12.04.2012 "kişinin kayıp ihbarının yapıldığı günden bulunduğu güne kadar olan bir süreçte ölümün meydana gelmiş olabileceğine ilişkin" tespitinin yapıldığı bu nedenle maktulün kaybolduğu günden sonraki bir gün de öldürülmüş olabileceği, HTS kayıtlarından sanığın maktul ile en son görüşüp içki içtiğini söylediği yer olan ...ile maktülün bulunduğu yer olan Karınboğazı mevkiinin aynı yerden baz aldığı bu nedenle sanığın maktülle içki içtiği yönündeki savunmasının aksinin ispat edilemediği anlaşıldığından sanığın üzerine atılı kasten öldürme suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, somut, inandırıcı, objektif bir delil elde edilemediğinden mevcut şüphe sanık lehine yorumlanmak suretiyle sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine karar verilmiştir.
- Sanık inkara yönelen savunması, tanıkların anlatımları, Adlî Tıp Kurumu ... Adlî Tıp Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesinin 22.03.2012 ve 12.04.2012 tarihli rağorları, ... Kriminal Polis Labotuvarlığının 12 01254 sayılı uzmanlık raporu, tutanaklar, nüfus ve adlî sicil kayıtları ile diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
-
Sanıktaki yaralamanın ne tür bir cisimle meydana gelmiş olabileceği ve maktuldeki yaralar ile karşılaştırmasının yapılmasına ilişkin suç tarihi ile inceleme tarihi arasında geçen süre ve dosya içerisindeki delillere göre inceleme sonuca etkili görülmediğinden tebliğname düşüncesine iştirak edilmemiştir.
-
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosyada eksik incelemenin bulunmadığı, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanık lehine değerlendirilerek atılı suçtan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 30.09.2019 tarihli ve 2018/4388 Esas, 2019/2109 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Silifke Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.03.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:19:28