Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

1. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/9279

Karar No

2024/1814

Karar Tarihi

19 Mart 2024

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2020/1706 E., 2020/1675 K.

SUÇ: Kasten öldürmeye teşebbüs

HÜKÜM: İstinaf başvurularının esastan reddi kararı

TEMYİZ EDENLER: Katılan vekili, sanık müdafii

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.07.2020 tarihli ve 2020/24 Esas, 2020/249 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesi, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi, 63 üncü maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.

  2. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 30.11.2020 tarihli ve 2020/1706 Esas, 2020/1675 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında haksız tahrik hükümleri ile takdiri indirim uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna,

B. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; suçun vasfına, eksik araştırmaya, delillerin takdirinde hataya, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının varlığına,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

  1. Sanık ... ile tanık ... kardeş olduğu ve birlikte işlettikleri mermer dükkanlarının olduğu, katılan ...'ın tanıkla anlaşma yaparak sanık ve tanığa 3.200 TL tutarında mermer işi yaptırdığı, sanıkla katılanın birbirlerini olay öncesinde tanımadıkları, olay günü saat 15:30 sıralarında katılanın kalan 1.100 TL tutarındaki borcu ödemek üzere sanık ve tanığın dükkanına ... plakalı aracı ile geldiği, katılanın duruşmada yapılan gözlemden de anlaşılacağı üzere fiziksel engelli olduğu ve tekerlekli sandalyeyle hayatını idame ettirdiği, katılanın dükkanın önüne aracıyla geldikten sonra fiziki engelinden dolayı aracından inemediği, tanığın katılanın fiziki engelini bildiği için aracın yanına giderek katılanla konuşmaya başladığı, katılanın kalan 1.100 TL borcuna rağmen 900 TL tutarında parayı çıkartarak tanığa verdiği, bunun üzerine tanığın paranın eksik olduğunu söylediği, katılanın piyasadan araştırma yaptığını, kendisinden yüksek bedel talep edildiğini iddia ederek 200 TL tutarında parayı vermeye yanaşmadığı, tanık ile katılan arasında tartışma çıktığı, tanığın aksi sabit olmayan beyanlarına göre katılanın sanığa hitaben "seni buradan sürerim, burada çalışamazsınız" şeklinde sözler sarf ettiği, tartışmanın büyümesi üzerine sanığın dükkan içerisinden aracın yanına geldiği, tartışmaya dahil olduğu, tartışma esnasında katılanın sanığa tanık beyanından anlaşılacağı üzere hakaret ederek bulunduğu yerden uzaklaşmasını istediği, akabinde aracını hareket ettirerek olay yerinden gitmek istediği, sanığın iş yeri içerisine girerek iş yerinde bulunan suça konu tabancayı alarak katılanın aracının ön ve arka kısımlarından en az 7 el ateş ettiği, yaptığı atışların katılana isabet etmediği ancak; aracın ön cam ön kaput, sağ ön far, sol ön kapı direği, arka bagaj ve arka sağ kapı camı ile şoför koltuğunun baş kısmına isabet ettiği, sanığın yaptığı atış ve gözettiği hedef itibarıyla kastının öldürmeye yönelik olduğu kabul edilen olayda, sanık hakkında katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan uygulama yapıldığı, anlaşılmıştır.

  2. Sanık savunması, katılan beyanları, tanığın anlatımları, olay yeri inceleme tutanağı, Jandarma Genel Komutanlığı Merkez Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği tarafından düzenlenen 17.09.2019 tarihli ve 18.09.2019 tarihli uzmanlık raporları, yazı cevapları, nüfus ve adli sicil kayıtları, tutanaklar ve diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanığın öldürmeye elverişli tabanca ile katılanın içerisinde bulunduğu aracı hedef alarak birden fazla kez ateş ettiği olayda, ateşli silah mermilerinin isabet sayısı ve yerleri gözetildiğinde sanığın öldürme kastı ile hareket ettiğinin kabulü ile suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, olayın oluş şekli dikkate alındığında mağdurun bedensel engelli olmasının sanığın eylemini gerçekleştirmesine avantaj sağlamadığı, başka bir ifadeyle mağdurun beden bakımından kendisini savunamaması nitelikli halinin koşullarının oluşmadığı, meşru savunma ve sınırın aşılması koşullarının bulunmadığı, katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında haksız tahrik indiriminin ve belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, takdiri indirimin mahkemenin takdir yetkisi kapsamında yasal, yerinde ve yeterli gerekçe ile uygulandığı anlaşılmakla, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 30.11.2020 tarihli ve 2020/1706 Esas, 2020/1675 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.03.2024 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Mağdur beyanında sanıklara eylemlerinden önce kendisinin engelli olduğunu söylemiş, Yerel Mahkemece yetersiz gözlemle yetinilerek mağdurun engelli olduğu kabul edilmiş; bu konuda rapor temin edilmemiştir.

Keza TCK'nin 82/1 e maddesinin uygulanma koşulları da irdelenmemiştir.

Anılan ağırlaştırıcı yasa maddesinin uygulanmasında mağdurun kendisini savunacak durumda olup olmadığı göz önünde bulundurulmalıdır.

Olayın oluş şekline, beyanlara ve dosya kapsamına göre belirtilen konuda rapor alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, çoğunluğun kararın onanmasına yönelen görüşüne katılmıyorum. 19.03.2024

KARŞI OY

Sanık ... hakkında katılan ...'na karşı haksız tahrik altında kasten adam öldürmeye teşebbüs suçundan TCK'nin 81, 35, 29, 62. maddeleri gereğince verilen mahkumiyet kararı Dairemiz çoğunluğu tarafından onanmıştır. Sanığın yürüyemeyen ve tekerlekli sandalye ile hareket edebilen katılana karşı işlediği sabit olan eyleminin TCK'nin 82/1 e maddesi kapsamında

kaldığını düşündüğümüzde kararın bu nedenle bozulması gerektiği kanaati ile Dairemizin çoğunluk görüşüne muhalifim. Şöyle ki;

Katılan ... fiziki engelli olup tekerlekli sandalye ile hareket edebilmektedir. Sanık ... ahşap doğrama işleri yapan bir kişi olup katılan ... sanık ...'tan evinin ahşap işlerini yapmasını istemiş, sanık katılanın evinin ölçülerini almak için birlikte katılanın evine gitmişler yani katılanın özürlü olduğunu sanık görmüştür. Savunmasında bunu kendisi de ifade etmektedir. Yapılan iş sonunda ödemede tarafların arasında çıkan anlaşmazlık sonucu sanık ... aracının içerisinde olan katılana tabancayla 7 el ateş ederek kasten adam öldürmeye teşebbüs suçunu işlemiştir. Olayın sübutu hususunda hiçbir tereddüt yoktur. Katılan duruşmaya tekerlekli sandalye ile gelmiş savunmasını bu şekilde yapmış mahkeme heyeti de katılanın bu durumunu gözlemleyerek avukatının talebi üzerine duruşma zaptına geçmiştir.

Karşı oyumuzun konusu katılanın yürüme engelli olduğunun mahkeme heyetinin gözlemi, sanık savunması ve dosya kapsamı ile sübuta erdiği halde katılan hakkında Türk Ceza Kanunu'nu 82/1 e maddesinde düzenlenen beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı bu suçun işlenip işlenmediğinin tespiti için rapor alınması gerekip gerekmediği ve yine bu maddenin sanık hakkında uygulanması gerektiği hususundadır.

5237 sayılı Kanun'un 82/1 (e) maddesinin kanun gerekçesinde; "Kasten öldürme suçunun çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenmesi, bu suç açısından bir nitelikli hâl olarak öngörülmüştür. Çocuk olması veya ileri yaşı, hastalığı, malûllüğü veya ruhî veya fizik güçsüzlüğü nedeniyle kendini korumaktan âciz bir kimseye karşı fiilin işlenmesi, gerek faildeki ahlâkî kötülüğün mefruz çokluğu gerek fiilin icrasındaki kolaylık dolayısıyla, nitelikli hâl sayılmıştır." şeklinde düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere malullüğü veya ruhi veya fiziki güçsüzlüğü nedeniyle kendini korumaktan aciz bir kimseye karşı fiilin işlenmesi gerek fâildeki ahlaki kötülüğün mefruz çokluğu gerek fiilin icrasındaki kolaylık dolayısıyla nitelikli hal sayıldığı gerekçede açıkça belirtilmiştir. O halde katılanın engelli bir şahıs olması ve sanığın bu durumu bilmesine rağmen katılandaki bu engelli durum nedeniyle fiziki güçsüzlüğü olmasına rağmen katılana karşı işlenen bu suçun ahlaki kötülüğünün mefruz çokluğu ve yine katılanın engelli olması nedeniyle savunmadaki güçsüzlüğü dosyamızda da söz konusudur bu husus olay öncesinde sanık tarafından da bilinmektedir.

Katılanın engellilik durumu yargılama aşamasında hastaneden alınmış bir raporla tespit edilmese bile duruşma engellilik hali mahkeme heyeti tarafından gözlemlenerek duruşma zabıtlarına yansımıştır, mahkeme katılanın duruşmaya tekerlekli sandalye ile geldiğini belirlemiş yine sanık da olaydan önce katılanın evine ölçü almaya gittiğini bu nedenle katılanın yürüyemediğini tekerlekte sandalye ile hareket ettiğini kendisi de beyanlarında belirtmiştir.

Katılanın mevcut durumunu dosyada herhangi bir doktor raporuna olmasa da engellilik hali sabittir. Bu hususun zapta geçmesi yeterlidir. Yerel mahkeme katılanın fiziki güçsüzlüğünü bu nedenle kendini korumakta zorlanacağını müşahede etmesine rağmen 5237 sayılı Kanun'un 82/1 e benliğindeki bu kişilere karşı işlenen suçların ahlaki kötülüğünün mefruz çokluğu nedeniyle daha ağır ceza ile cezalandırılmasına yönelik gerekçesinde belirttiği hususu dikkate almamıştır. Bu nedenle katılanın dosyada herhangi rapor almasına gerek olmaksızın mahkemenin duruşmadaki tespiti ile bununla uyumlu sanık ve katılan beyanları hüküm kurmaya yeterlidir. Engellilik

hususunda dosyada tereddüt veya tartışma olmadığı için katılanın bu yönde raporunun alınmasına gerek olmaksızın sanık hakkında TCK'nin 82/1 e maddesi gereğince uygulama yapılması gerekirken TCK'nin 81. maddesi gereği uygulama yapılarak eksik ceza tayini tarafımızca doğru bulunmadığından dairemizin çoğunluk onama görüşüne muhalifim.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

hükmünkarartemyizhukukîredditevdiineteşebbüsv.süreçolgularonanmasınagerekçesebepleriistemlerininesastankastenöldürmeyekarşı

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:19:55

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim