Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

1. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/7958

Karar No

2023/756

Karar Tarihi

1 Mart 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SUÇ: Kasten öldürme

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. ... 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.11.2021 tarihli ve 2021/380 Esas, 2021/494 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

  2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 24.01.2022 tarihli ve 2022/161 Esas, 2022/192 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiilerinin ve katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Katılanlar Vekillerinin Temyiz Sebepleri

  1. Bölge Adliye Mahkemesinin kararının gerekçesiz olduğuna,

  2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi kapsamında iyi hal indirimi uygulanmasının hatalı olduğuna,

  3. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinin uygulanması gerektiğine,

  4. Eksik İnceleme ile karar verildiğine,

İlişkindir.

B. Sanık Müdafiilerinin Temyiz Sebepleri

  1. Bölge Adliye Mahkemesinin kararının gerekçesiz olduğuna,

  2. Cezalandırılmasına yetecek delil bulunmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine,

  3. 5237 sayılı Kanun'un 25 ... maddesi kapsamında meşru savunma şartlarının oluştuğundan sanığa ceza verilmeyeceğine,

  4. 5237 sayılı Kanun'un 21 ... maddesinin ikinci fıkrasının değerlendirilmesi gerektiğine,

  5. Sanığın öldürme kastı ile hareket etmediğine ve suçun 5237 sayılı Kanun'un 87 nci maddesi kapsamında yaralama olarak değerlendirilmesi gerektiğine,

  6. Haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

  1. Olay günü maktulün, latin dansları gecesi düzenlenen beach park içerisinde bulunan 7 numaralı "... Beach" isimli eğlence mekanına gittiği, burada latin dansları etkinliğinden dolayı tanıdığı bir grup arkadaşı ile birlikte aynı masada oturup eğlenmeye başladıkları, sanığın da bu etkinliğe yalnız olarak katıldığı ve bir kaç kez maktulün masasına gelerek tanık ...'ın kız arkadaşı olan tanık

...'yi ısrarla dansa kaldırmak istediği, tanık ...'nin sanığın dans etme isteğini her seferinde reddettiği, bunun üzerine sanık ile aynı masada oturan tanık ... arasında tartışma yaşandığı, akabinde

sanığın bar çalışanından bıçağı alarak yeniden tanık ...'a yöneldiği, tanık ...'ın arkası dönükken tanığı ittirerek tanık ... ve ...'nin platformdan düşmelerine neden olduğu, bu sırada maktulün sanığın arkasından gelerek sanığı tuttuğu, sanığın bunun üzerine elinde bulunan bıçak ile maktule 3 kez sağ koluna, 1 kez de göğüs ve karın boşluğuna denk gelecek şekilde vurduğu, maktulun aldığı bıçak darbeleriyle ağır şekilde yaralandığı hastaneye kaldırılan maktulün almış olduğu bıçak darbeleri neticesinde öldüğü belirlenmiştir.

  1. Sanık aşamalarda maktulü bıçakladığını kabul ettiğini ancak öldürme kastı olmadığını savunmuştur.

  2. Tanıklar beyanları, ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 29.07.2021 tarihli uzmanlık raporu ile görüntü inceleme ve izleme tutanağı dava dosyasında mevcuttur.

  3. Adli Tıp Kurumu Antlya Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesinin 14.09.2021 tarihli otospi raporunda, "...Kişinin vücudunda 4 adet ... vasıflı yara tespit edildiği, bunlardan 1 ve 3 nolu yaraların kesici delici alet yarası, 2 ve 4 nolu yaraların kesici alet yarası olduğu, kesici alet yaralarının kesici delici aletin keskin yüzüyle oluşabilir nitelikte olduğu, harici muayenede 1 no ile tarif edilen kesici delici alet yarasının göğüs ve karın boşluğuna nafiz olup, göğüs içi organ yaralanmasına, iç ve dış kanamaya neden olduğu, öldürücü nitelikte olduğu, harici muayenede 2,3,4 no ile tarif edilen yaraların öldürücü nitelikte olmadığı, ...Kişinin ölümünün kesici delici alet yaralanmasıyla oluşabilir nitelikte gövde kemik kırıklarıyla birlikte olan iç organ yaralanmasına bağlı göğüs içi kanama ve dış kanama sonucu meydana gelmiş olduğu" belirtilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

A. Sanık Müdafiilerinin ve Katılanlar Vekillerinin Gerekçeye Yönelen Temyiz İstemleri Yönünden

Gerekçeli karar hakkı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 6 ncı maddesinde açıkça zikredilmemiş ise de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından içtihadî olarak geliştirilerek varlık kazanmış bir hak olup "adil yargılanma hakkı"nın en önemli unsurlarından biri olarak belirtilmiştir. Buna göre AİHM, mahkemelerin her türlü kararlarında gerekçeye yer verilmesi yükümlülüğüne değinerek aksi durumun, adil yargılanma hakkının ihlâli ile neticeleneceğine işaret etmiştir. (Dulaurans/Fransa, B. No. 34553/97, 21.03.2000; Georgiadis/Yunanistan, B. No. 21522/93, 29.05.1997 §§ 40 43; Ruiz Torija/İspanya, B. No. 18390/91, 09.12.1994; Ferreira/Portekiz, [BD], B. No: 19867/12, 28.07.2017, § 84)

Gerekçeli karar hakkı, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (Anayasa) tarafından ise alenî bir şekilde güvence altına alınmıştır. Anayasa’nın 141 ... maddesinin üçüncü fıkrasında yer verilen; “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” şeklindeki düzenleme ile gerekçe, ilgilisi için

bir hak olmanın yanı sıra bütün mahkemeler için de anayasal bir yükümlülük olarak öngörülmüştür. Ayrıca Anayasa’nın, Temel Haklar ve Ödevler kısmında yer alan “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesine, 03.10.2001 tarihli ve 4709 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesiyle eklenen “adil yargılanma hakkı”nın da bir unsuru olarak kabul edilmekte (... Ataş, B. No: 2013/1235, 13.06.2013.) ve Anayasa Mahkemesi tarafından incelenen bireysel başvurulara konu edilebilmektedir. Gerekçeli karar hakkı, Türk hukuk sisteminde anayasal düzenlemeye ek olarak kanunî olarak da güvence altına alınmıştır. 5271 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi; “Hâkim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy dahil, gerekçeli olarak yazılır." şeklinde emredici hüküm içermektedir.

Temel bir insan hakkı olan gerekçeli karar hakkı, gerek uluslararası gerek ulusal hukukî metinlerle güvence altına alınmış olup mahkeme kararlarında gerekçeye yer verilmemesi ya da yetersiz gerekçeye yer verilmesi durumlarında gerekçeli karar hakkının ihlâli gündeme gelecek ise de AİHM tarafından ifade edildiği üzere (... Kück/Almanya, B. No: 35968/97, 12.06.2003, §§ 46,47; Khamidov/Rusya, B. No: 72118/01, 15.11.2007, § 170.) yargılama bir bütündür ve olağan kanun yolları, yargılama sürecinin bir parçasıdır ve adil yargılanma hakkı, yargılamayı bir bütün olarak kapsar. Bu nedenle gerekçeli karar hakkının ihlâl edilip edilmediği, gerekçesizlik ya da kanunî gerekçeden yoksunluğun, bir bütün olarak yargılamayı adil olmaktan çıkarıp çıkarmadığına göre belirlenir. O hâlde, sonuca etki edecek mahiyetteki bir iddianın, derece mahkemesi tarafından gerekçede tartışılmamış olması ya da bu konuda kanunî bir gerekçeye yer verilmemiş olması durumunda söz konusu usûlî eksikliğin Yargıtay tarafından temyiz incelemesi sırasında giderilmesi mümkündür. Zira gerekçe, bağımsız ve tarafsız bir yargılamanın zorunlu bir unsuru olup gerekçede temel hak ve hürriyetler, hukuksal bir metin düzleminde değerlendirilir.

Bu açıklamalar ışığında, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi kararında bir gerekçeye yer verilmemiş ise de Gerekçe bölümünde yer alan paragraflarda, ilgili temyiz sebeplerine yönelik gerekçeli değerlendirme yapılarak söz konusu eksiklik Yargıtay tarafından giderilmiş olduğundan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık Müdafiilerinin ve Katılanlar Vekillerinin Eksik İncelemeye, Sanık Müdafiinin Sübuta Yönelen Temyiz İstemi Yönünden

Sanık savunmaları, otopsi raporu, tanıklar beyanları, uzmanlık raporu ve görüntü izleme tutanağı karşısında, sanık hakkında kasten öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Katılanlar Vekillerinin Takdiri İndirime Yönelen Temyiz İstemi Yönünden

5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulanmasının,

hükmü veren Mahkemenin takdirinde olduğu, nitekim Mahkemece, sanık hakkında geçmişi, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, verilecek cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri gerekçe gösterilerek takdiri indirim sebebi uygulanması takdir kılındığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

D. Sanık Müdafiinin Suç Vasfına ve Olası Kast Hükümlerine Yönelen Temyiz İstemi Yönünden

Maktulün omzuna doğru bıçağı savurduğuna dair sanık savunmaları, tanık beyanları ve maktulün gövde kemik kırığı olacak şekilde bıçakla yaralandığına dair otopsi raporu karşısında, olayın gelişimi, maktulün aldığı darbenin şiddeti, yaralanmanın yeri ve niteliği birlikte değerlendirildiğinde, sanığın doğrudan kastla maktulü öldürdüğü anlaşılmakla, Mahkemece belirlenen suç vasfında ve buna göre uygulama yapılmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

E. Sanık Müdafiinin Meşru Savunma ve Haksız Tahrike Yönelen Temyiz İstemleri Yönünden

Sanık savunmaları ve tanık beyanlarına göre, maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik teşkil eden herhangi bir söz veya davranış bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında haksız tahrik ve meşru savunma hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

F. Katılanlar Vekillerinin Sanığın Yüklenen Suçu, Bir Suçu İşleyememekten Dolayı Duyduğu İnfialle İşlediğine Yönelen Temyiz İstemi Yönünden

Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinin uygulama koşulları bulunup bulunmadığının tespiti bakımından sanığın tanık ...'e yönelik eyleminden yürütülen soruşturma sonucunda kamu davası açılıp açılmadığı, açılmışsa bahsi geçen dosyanın akıbetinin araştırılarak derdest olduğunun tespit edilmesi durumunda incelemeye konu dava ile birleştirilmesi, hüküm kurulmuş ve kesinleşmiş ise, dosyanın aslı veya onaylı örneğinin denetime imkan verecek şekilde incelenen dosyaya konularak tüm deliler birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde, (F) paragrafında açıklanan nedenle, suç vasfının yeniden değerlendirilmesi yönünden, katılanlar vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünde ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 24.01.2022 tarihli ve 2022/161 Esas, 2022/192 Karar sayılı sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ... 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.03.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararhukukîtemyizincelenentevdiinev.süreçkararınolgulargerekçeöldürmesebepleribozulmasınakasten

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:29:47

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim