Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/7863
2023/7209
27 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2022/425 E., 2022/545 K.
SUÇ: Kasten yaralama
KARAR: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Ceyhan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.12.2022 tarihli ve 2022/425 Esas, 2022/545 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında basit yargılama usûlü uygulanması suretiyle kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251 ... maddesinin üçüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 ... maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin 31.01.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 26.07.2023 tarihli ve 2023/14278 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB 2023/90145 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB 2023/90145 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.12.2017 tarihli ve 2017/7764 Esas, 2017/7536 Karar sayılı ilamında, '..sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dair hüküm fıkrasının karardan çıkartılmasına dair anılan Mahkemenin 11.08.2017 tarihli ve aynı esas sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.09.2017 tarihli ve 2017/851 değişik iş sayılı kararının, Mahkemece hükmün kesinleşmesinden sonra ek kararla hükümde değişiklik yapılamayacağı cihetle, hukuki değerden yoksun olduğu...' şeklinde belirtildiği üzere, sanık hakkında cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine yer olmadığına ilişkin Ceyhan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.04.2023 tarihli ve 2022/425 Esas, 2022/545 Karar sayılı ek kararının hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre,
Mahkemesince sanık hakkında açılan kamu davasında basit yargılama usulü uygulanarak sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de,
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 'Tebellüğ edecek şahsın hasım olması' başlıklı 39. maddesinde yer alan, 'Bu kanun hükümlerine göre kendilerine tebliğ yapılması caiz olan kimselerin o davada hasım olarak alakaları varsa muhatap namına kendilerine tebliğ yapılamaz.' ile,
5271 sayılı Kanun'un 251/2. maddesinde yer alan, 'Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir' şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, mahkemesince sanığın savunmasının tespiti için 03.10.2022 tarihinde aynı zamanda müşteki olan sanığın kız kardeşine yapılan tebligatın usulsüz olduğu ve tebligatın usulsüz olması nedeniyle sanığa yeniden usulüne uygun şekilde tebligat yapılmaksızın yargılamaya devamla savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde,
Kabule göre de,
- 5237 sayılı Kanun'un 58/2 b maddesinde yer olan '(2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı;... b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl, geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.' şeklindeki düzenleme uyarınca beş yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına mahkûmiyet halinde cezanın infazı tarihinden itibaren üç yıl geçmekle tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı nazara alındığında, Ceyhan 2. Asliye Ceza Mahkemesince tekerrüre esas alınan ... 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.10.2017 tarihli ve 2016/973 Esas, 2017/626 Karar sayılı kararı ile sanığın kasten yaralama suçundan 11 ay 7 gün hapis cezasına mahkum edildiği, anılan kararın 16.01.2018 tarihinde kesinleştiği, 05.02.2019 tarihinde ise infaz edildiği,
Ceyhan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin inceleme konusu dosyasının suç tarihinin 16.08.2022 olduğu gözetildiğinde, ... 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/973 Esas sayılı dosyasının infaz edildiği tarihten itibaren 5237 sayılı Kanun'un 58/2 b maddesinde düzenlenen üç yıllık sürenin geçmiş olması sebebiyle tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı, sanığın sabıka kaydı incelendiğinde ise tekerrüre esas alınabilecek başka bir sabıkasının da bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
- Tekerrüre esas sabıkası bulunduğu kabul edilen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 58/3. maddesindeki 'tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur' hükmü uyarınca, atılı suçu düzenleyen 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesinde hapis veya adli para cezasının seçimlik olduğu gözetilerek, hüküm kurulurken hapis cezasının seçilmesi karşısında, yukarıda anılan gerekçe uyarınca sanık hakkında tekerrür hükümlerinin yanlış uygulandığı, bu durumda hapis cezasının seçilmesi zorunluluğu ortadan kalktığından adlî para cezasının da seçilebileceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
- 5271 sayılı Kanun'un, Basit yargılama usûlü başlıklı 251 ... maddesinin inceleme konusu ile ilgili ikinci fıkrası; “Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir.” şeklinde düzenlenmiştir.
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; hükümlü hakkında açılan davanın basit yargılama usulüne göre yürütülmesine karar verildiği belirlenmekle hükümlüye savunmasını bildirmesi için yapılan tebliğ işleminin 7201 sayılı Tebligat Kanunu (7201 sayılı Kanun) hükümlerine uygun olmadığı anlaşılmıştır.
Şöyle ki 7201 sayılı Kanun’un “Tebellüğ edecek şahsın hasım olması” başlıklı 39 uncu maddesinde belirtilen;
“Bu kanun hükümlerine göre kendilerine tebliğ yapılması caiz olan kimselerin o davada hasım olarak alakaları varsa muhatap namına kendilerine tebliğ yapılamaz.”
Şeklindeki düzenlemeye aykırı olacak şekilde hükümlü adına tebliğe çıkarılan ihtarın incelenen dosyada şikâyetçi olması nedeniyle hasım olan şikâyetçiye tebliğ edildiği belirlenmiştir.
Hükümlüye çıkarılan tebligatın usûlüne uygun yapılmadığı dikkate alınmadan yargılamaya devam edilerek savunma hakkının kısıtlanması suretiyle mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup (1) numaralı kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
- 5237 sayılı Kanun'un, Suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular başlıklı 58 ... maddesinin ikinci fıkrasında;
"Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı;
a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl,
b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl,
Geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.”
Şeklinde düzenlemenin bulunduğu, hükümlü hakkında tekerrüre esas alınan ilâma konu suçun, inceleme konusu suç tarihinden önce, 24.08.2016 tarihinde işlendiği, 16.01.2018 tarihinde kesinleştiği, verilen cezanın 05.02.2019 tarihinde infaz edildiği anlaşılmıştır.
Tekerrür hükümlerinin uygulama alanının tespiti; tekerrüre esas alınan ilâma konu suçun inceleme konusu suç tarihinden önce işlenip işlenmediği, tekerrüre elverişli bir yaptırımla neticelenip neticelenmediği, inceleme konusu suç tarihinden önce kesinleşip kesinleşmediği ve tekerrüre esas alınan ilâma konu cezanın infazı üzerinden Kanun'un aradığı 3 ya da 5 yıllık sürelerin geçip geçmediğinin belirlenmesi noktasında toplanır.
Buna göre hükümlünün, 11 ay 7 gün hapis cezasına ilişkin ilâmın 05.02.2019 tarihinde infaz edildiği, infaz edildiği tarihten itibaren sonuç ceza miktarına göre 5237 sayılı Kanun'un 58 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereği aranan 3 yıllık sürenin geçmiş olduğu, bu itibarla hükmün tekerrüre esas teşkil etmediği anlaşıldığından, hükümlünün, 5237 sayılı Kanun'un 58 ... maddesinin altıncı fıkrası gereği mükerrir olmadığı belirlenmekle, hükümlü hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması Kanun’a aykırı olup (2) numaralı kanun yararına bozma talebi de yerinde görülmüştür.
-
5237 sayılı Kanun'un 58 ... maddesinin üçüncü fıkrası; "Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur." ve 5237 sayılı Kanun'un, "Kasten yaralama" başlıklı 86 ncı maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan ikinci fıkrası ise; "Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur." şeklinde düzenlenmiştir. Hükümlünün adlî sicil kaydında tekerrüre esas olabilecek başka bir ilâmı bulunmamaktadır. 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasında seçimlik ceza olarak adlî para ve hapis cezaları öngörüldüğünden Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 25.09.2018 tarihli ve 2015/13 1066 Esas, 2018/373 Karar sayılı kararında ayrıntıları açıklandığı üzere, Mahkemece adlî para cezasının da takdir hakkı kapsamında tercihinin mümkün olduğu belirlenmiştir.
-
Bununla birlikte Mahkemenin inceleme konusu kararından sonra 11.04.2023 tarihinde dosyayı yeniden ele alarak verdiği ek kararın hukukî değerden yoksun bulunması nedeniyle yok hükmünde olduğu belirlenmiştir.
III. KARAR
-
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
-
Hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan verilen Ceyhan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.12.2022 tarihli ve 2022/425 Esas, 2022/545 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.11.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:55:41