Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/7100
2023/70
10 Ocak 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SUÇ: Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM: Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Siverek Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.10.2018 tarihli ve 2016/267 Esas, 2018/285 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 03.02.2020 tarihli ve 2019/470 Esas, 2020/129 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının (aleyhe) ve sanık ... müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 2 ay 12 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri;
-
Sanığın öldürme kastıyla hareket etmediği dikkate alınmadığından suç vasfının hatalı belirlendiğine,
-
Sanığın akıl hastası olup olmadığına dair rapor alınması gerektiğine,
-
Sanığın eylemini, 5237 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında meşru savunma koşulları altında gerçekleştirdiğine,
-
Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca teşebbüs indiriminin alt sınıra yakın uygulanması gerektiğine,
-
Sanık lehine haksız tahrik indiriminin en üst sınırdan uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
- Olay günü sanığın, arkadaşı tanık ... ile birlikte ...Kafe'ye gittikleri, herhangi bir masaya oturarak oyun oynamaya başladıkları, bir iki saat oyun oynadıktan sonra mağdurun oyun oynadıkları masaya gelerek; "Bu masadan kalk, ben burada oynayacağım!" şeklinde sözlerle
sanığın masadan kalkmasını istediği, sanığında; "Kafe sahibi kalk derse kalkarım." şeklinde cevap vererek masadan kalkmayı kabul etmediği, bu şekilde aralarında tartışmanın yaşandığı, tartışma üzerine mağdurun, sanığa hitaben; "Dışarı gel!" dediği, bu şekilde birlikte kafeden çıktıkları, dışarı çıktıklarında mağdurun yanında tanık ...olduğu hâlde hep birlikte yolda yürürlerken sanığın gitmek istemeyerek "Nereye gidiyoruz?" diye sorduğu, bunun üzerine mağdurun, sanığa dönüp yumrukla vurduğu, böylece taraflar arasında kavganın başladığı, mağdurun, yerden bulduğu odun ile sanığa vurduğu sırada, sanığın da yerden bulduğu odunla ve işleri için üzerinde taşıdığı çakı bıçağı ile mağduru yaraladığı anlaşılmıştır.
-
Sanık üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir. Mağdur, aşamalarda istikrarlı beyanda bulunmuştur. Tanıkların beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
-
Mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu tarafından tanzim olunan, 07.03.2018 tarihli ve 2018/14751/1200 sayılı adlî muayene raporunda:"Göğüs solda tanımlanan her iki kesici delici alet yaralanmasının trajeleri açık ve net olarak belirtilmediğinden, en az birisinin göğüs boşluğuna girerek hemopnömotoraksa neden olduğu, Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı," şeklinde görüşe yer verildiği anlaşılmıştır.
-
Sanıkta meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Siverek Devlet Hastanesi tarafından tanzim olunan, 18.11.2014 tarihli ve 99588736/6191 sayılı adlî muayene raporunda: "basit tıbbî müdahale ile giderilebilir" şeklinde açıklamaya yer verildiği tespit edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamış ise de; sanığın teşebbüs aşamasında kalan eylemi için 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği ceza belirlenirken mağdurdaki darbe sayısı, yaralanma nedeniyle hayatî tehlike geçirmiş olması ve sanığın eylemine son veriş şekli ile mağdurda meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak cezanın 12 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi gerektiği ve İlk Derece Mahkemesince haksız tahrik nedeniyle (1/4) oranında indirim yapılmış ise de mağdurun sanıktan haksız şekilde masadan kalkmasını istemesi, kendisini dövüşe davet etmesi ve ilk olarak kendisinin sanığa eliyle ve odunla vurarak onu, adlî muayene raporuyla sabit olduğu üzere basit şekilde yaraladığı dikkate alınarak haksız tahrikin mağdurdan gelmesi nedeniyle haksız tahrikin türü ve boyutu dikkate alınarak asgarî orandan uzaklaşılmak suretiyle (2/5) oranında haksız tahrik indirimi yapılması gerektiğinin kabulüyle, buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Suç Vasfı Yönünden
Mahkemece suç vasfının tayin ve tespitine ilişkin, denetime imkân verir şekilde değerlendirme yapıldığı, saldırıyı gerçekleştirerek mağduru yaralayan sanığın, ilk bıçak darbesinden sonra eylemine son vermediği, kararlı bir iradeyle eylemine devam ettiği, kullandığı aletin türü, yaralanmanın mağdurda hayatî tehlikeye neden olduğu, bu itibarla sanığın suça ilişkin irade ve kastının öldürme fiiline yönelik olduğunun kabulünde ve sanığın eyleminin, kasten öldürmeye teşebbüs olarak vasıflandırılmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Akıl Hastalığı Yönünden
Sanık müdafiince temyiz dilekçesi ekinde sunulan sağlık kurulu raporunu, 5237 sayılı Kanun'un 32 inci maddesi anlamında ceza sorumluluğuna etki eden bir akıl hastalığına ilişkin olmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Meşru Savunma Yönünden
Mağdur ile aralarında çıkan tartışmada mağdurun, sanığı odun ile basit şekilde yaralaması sonrasında sanığın, orantılı olmayacak şekilde bıçakla mağduru yaralaması karşısında sanık lehine meşru savunma koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Teşebbüs Derecesi Yönünden
Sanığın eylemi neticesinde mağdurun, Olay ve Olgular başlığı altında (3) numaralı bentte ayrıntılarına yer verilen adlî muayene raporunda tarif edilen şekillerde yaralandığı ve sanığın mağdurun öldüğü düşüncesiyle eylemine son verdiği dikkate alındığında, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sonuca yakınlık gözetilerek sanığın teşebbüs aşamasında kalan eylemi için 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle teşebbüs indiriminin 12 yıl hapis cezası olarak belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
E. Haksız Tahrik Yönünden
Mağdurun haksız şekilde sanığı masadan kaldırmak istemesi, kabul etmeyen sanığı dövüşe davet etmesi ve ilk olarak kendisinin sanığa eliyle ve odunla vurarak onu basit şekilde yaralaması nedeniyle tahrik türü ve derecesi dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği (2/5) oranında haksız tahrik indirimi uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 08.10.2020 tarihli ve 2020/1855 Esas, 2020/1866 Karar sayılı kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Siverek Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.01.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:46:37