Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1600
2023/6744
2 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2022/1455 E., 2022/1982 K.
SUÇ: Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun kabulü ile mahkûmiyet hükmü kurulması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin ve sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2022 tarihli ve 2020/92 Esas, 2022/238 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadere ve mahsuba karar verilmiştir.
-
... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.11.2022 tarihli ve 2022/1455 Esas, 2022/1982 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 266 ncı maddesinin birinci fıkrası, 29 ncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadere ve mahsuba karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Haksız tahrik ve takdiri indirim maddelerinin uygulanmaması gerektiği'ne, ilişkindir.
B.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Suç vasfına ve haksız tahrik indiriminin üst hadden yapılması gerektiği'ne, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
- Polis memuru olan sanığın eşi olan tanık ... ile anlaşmalı olarak boşanmasından kısa bir süre sonra telefon kayıtlarına göre evlilik birliği içerisinde iken tanık... ile ilişkisi olduğunu tespit ettiği maktulü, boşandıktan 15 ay kadar sonra tasarlayarak kasten öldürdüğü, sanığın savunmasında belirttiği şekilde maktule ateş etmesinin hemen öncesinde maktul tarafından kendisine hakaret teşkil eden herhangi bir söz söylediğine dair video kaydında herhangi bir içerik bulunmadığı anlaşılmış ve olayın bu şekilde gelişip sonlandığı hususunda mahkemesince kanaat oluştuğu, anlaşılmıştır.
Suç vasfı yönünden yapılan değerlendirmede; sanık her ne kadar aşamalarda tanık .....,'dan olan müşterek çocuklarına yakın olmak için maktulün ikametinin çapraz mevkisindeki bir apartman dairesine taşındığını, olaydan önceki gece oğlunun kendisinden para istemesi üzerine sabah erken saatte evden
çıkıp Atm'ye gittiği sırada maktul ile karşılaştığını, maktulün kendisini gördüğünü, kendisinin de "hayırdır, beni mi takip ediyorsun" dediğini, maktulün "lan pezevenk, senin neyini takip edeyim, altından karını aldım, evliyken birlikte oldum, az daha büyüsün kızını da alacağım" demesi üzerine cinnet geçirerek söz konusu öldürme olayını gerçekleştirdiğini, herhangi bir şekilde kast ve tasarlama olmaksızın cinnet halinde olayın meydana geldiğini beyan etmiş ise de dosya kapsamındaki tüm deliller bir arada değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçun cezasını hafifletmeye yönelik savunmalarına Mahkemesince itibar edilmediği, katılanın aşamalardaki beyanları, tanıkların aşamalardaki beyanları ve dosya kapsamındaki tüm deliller göz önüne alındığında sanığın, tanık... ile 2004 yılında evlendiği, 25.09.2018 tarihinde ise anlaşmalı olarak boşandıkları, sanığın tanık... ile boşanmasından sonra tanık...'nun kullandığı ancak kendi üzerine kayıtlı hat üzerinden araştırma yaptığında maktul ile tanık... arasında evlilik birliği içerisinde ve genellikle gece geç saatlerde yapılan birçok konuşmanın yer aldığını öğrendiği, sanığın olay tarihinden önce tanık...'nun evine çocuklarını görmeye gittiğinde maktul ... ile karşılaşması, tanık...'nun sanık hakkında birçok şikayette bulunarak uzaklaştırma kararları aldırdığı, sanığın maktulün bulunduğu binanın tam çaprazındaki binaya taşındığı, sanığın maktulün karşı çaprazında oturmasından dolayı maktulün işe geliş gidiş saatlerini takip ettiği, dosya içerisinde bulunan CD içeriğindeki videodan görüleceği üzere sanığın maktulün sabah işe gidiş saatinde maktulün geldiği güzergahta bir elektrik panosunun arkasına saklandığı, sanık sabahın erken vaktinde oğluna para çekmek için o güzergahta bulunan ATM'ye giderek para çektiğini ve maktul ile plan olmaksızın şans eseri karşılaştığını savunmuş ve Vakıfbank'ın yazı cevabında da olay günü olaydan hemen önce sanığın 120 TL para çektiği tespit edilmiş ise de sanığın polis memuru olduğu ve mevzuatı biliyor olması sebebiyle para çekme işlemini tasarlama saikini gizlemek amacıyla gerçekleştirdiği yönünde mahkemesince kanaat oluştuğu, sanığın sonra kaldırıma çıkarak yavaş adımlarla yürümeye başladığı, maktulün o esnada önüne bakar vaziyette sanığa doğru yürüdüğü, maktulün sanığı gördüğüne dair bir hareketinin bulunmadığı ve bir tepki göstermediği, sanığın da yavaş adımlarla maktule doğru yürüdüğünün görüldüğü, sanık ile maktul arasında yaklaşık 2 metre mesafe kaldığında sanığın aniden silahını çekip maktule doğrulttuğu, maktulün kafasını kaldırdığı ve sanığı gördüğü ve kaçmak için geriye doğru hamle yaptığı ancak sanığın ateş etmesi sonucunda maktulün vurularak kaldırımda yere düştüğü, maktulün son ana kadar sanığı fark etmediği ve fark ettiği anda silahla vurularak yere düştüğü olayda "tasarlama" halinin kabulü için öldürme kararının şarta bağlı olmadan alınması, ruhsal dinginliğe ulaşıldığını kabule elverişli makul bir süre geçmesine karşın eylem kararlılığından dönülmemesi ve belli bir hazırlık yapılarak sebat ve ısrarla bir plan dahilinde öldürme fiilinin gerçekleştirilmesi gerekmekte olup, dosya kapsamındaki tüm delillerden görüleceği üzere sanığın boşandıktan kısa bir süre sonra tanık... ile maktul ...'ın kendi evlilik birlikleri devam ederken ilişkileri olduğunu öğrenmesi ve öğrendikten itibaren maktulün evinin bulunduğu yere taşınarak maktulü izlediği, işe gidiş geliş saatlerini öğrendiği, tanık... ile de boşandıktan 15 ay kadar sonra maktul ...'ı öldürdüğü olayda sanığın öldürme kararını olay tarihinden önce koşulsuz olarak aldığı, sanığın söz konusu öldürme kararını aldıktan sonra ruhsal dinginliğe ulaşmasına rağmen kararını gözden geçirecek yeterli süre bulunduğu ve CD içeriğindeki görüntülerden görüleceği üzere sanığın söz konusu eylemi belirlenmiş konu dahilinde işlediği anlaşıldığından sanığın eylemini tasarlayarak gerçekleştirdiği kabul edilmiştir.
Haksız tahrik yönünden değerlendirme; Maktulün sanığın savunmalarında belirttiği şekilde sanığa yönelik haksız tahrik teşkil edecek bir söz söylediğine dair dosya kapsamında bulunan CD içeriğindeki görüntülerde bu hususa ilişkin bir somut verinin bulunmaması ve her ne kadar görüntülerde ses kaydı bulunmuyor ise de maktulün son ana kadar sanığı fark etmediği ve fark ettiği anda silahla vurularak yere düşmesi, maktulün sanığa doğru başını kaldırıp ağzını oynattığına dair bir görüntünün CD içeriğinde bulunan videoda mevcut olmadığı anlaşıldığından sanık hakkında haksız tahrik indirimi yapılmadığı, anlaşılmıştır.
-
Sanık savunmaları, katılan ve tanıkların beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
-
Adli Tıp Kurumu ... Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesince tanzim olunan 12.02.2020 tarihli;
" Kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmalarına bağlı iskelet sistemi kemik kırıkları ile karakterli iç organ ve büyük damar harabiyetlerinden gelişen iç ve dış kanama sonucu meydana gelmiş olduğu" görüşlerini içeren otopsi raporu dosyada bulunmaktadır.
-
Olay yeri inceleme ve ölü muayene tutanağı, olay yeri inceleme raporu, uzmanlık raporları, CD görüntüleri, bilirkişi raporu ve diğer tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.
-
Nüfus kayıt örneği ve adli sicil kaydı incelenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Polis memuru olan sanık ...'in, 2004 yılında tanık ... ile ikinci evliliğini yaptığı, ilk evliliğinden bir, ikinci evliliğinden iki olmak üzere üç çocuğunun bulunduğu, sırasıyla Çankırı ve ...'ta görev yaptıktan sonra 2008 tarihinde ...'ya tayin edilerek Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünde görevlendirildiği, maddi sıkıntı yaşaması nedeniyle sık sık eşiyle tartışan sanığın izin ve istirahat zamanlarında ek iş olarak taksi şoförlüğü yaptığı, üç yıl .....,semtinde oturduktan sonra ....., semtine taşındığı, sanığın oğlu .....,'i Hacı ......, İlkokuluna yazdırdığı, ...'nun 2018 yılında oğlu...'in sınıfında sınıf anneliği yapmaya başladığı, maktul ...'ın kızı ...'nın da aynı sınıfta öğrenci olduğu, ... ile maktul ...'ın çocuklarının sınıf etkinlikleri kapsamında tanışıp görüşmeye başladıkları, görüşmenin cinsellik boyutunda gönül ilişkisine dönüştüğü, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında gecenin ilerleyen saatlerine kadar çok sayıda ve ... süreli telefon görüşmesi yaptıkları, sanık ile eşi... arasındaki süregelen anlaşmazlığın bu ilişki nedeniyle artarak devam ettiği, ...'nun sanıktan boşanmak istediği, 27.08.2018 tarihinde iki çocuğunu alarak evden ayrıldığı, Eylül ayının başlarında maktulün evinin karşısından ev kiralayarak çocuklarıyla burada yaşamaya başladığı, sanığın kendisini rahatsız ettiğini söyleyerek şikayette bulunması üzerine sanığın silahına idari tedbir kapsamında geçici olarak el konulduğu, sanık ile...'nun 25.09.2018 tarihinde anlaşmalı olarak boşandıkları, ...'nun şikayetinden vazgeçtiği, sanığın silahının kendisine teslim edildiği, ...'nun boşandıktan sonra maktul ...'ın kızı ...'ya ücreti karşılığında bakıcılık yaptığı, aynı zamanda maktul ... ile ilişkisini devam ettirdiği, evlilik birliği içerisinde 02.09.2018 tarihinde otel odasında
birlikte kaldıkları, boşandıktan sonra da aynı otel odasında zaman zaman kaldıklarına dair kayıtların bulunduğu, sanığın eşiyle boşandıktan sonra eşindeki değişimi ve kendisiyle niçin boşandığını araştırmaya başladığı, ...'nun kullandığı kendi adına kayıtlı...numaralı hattın GSM operatöründen görüşme detaylarını temin ettiği, eşi...'nun maktul ... ile görüştüğünü öğrendiği, maktul ...'ı arayarak eşiyle niçin gecenin ilerleyen saatlerine kadar çok sayıda görüşme yaptığını, aralarında ilişki bulunup bulunmadığını sorduğu, maktul ...'ın çocuklarının aynı sınıfta olması ve...'nun sınıf annesi olması nedeniyle görüştüklerini, aralarında herhangi bir ilişkinin bulunmadığını söylediği, sanığın görüşme sıklığı, zamanı ve süresi nedeniyle maktul ...'a inanmadığı, evlilik birliği içerisinde aldatıldığı kuşkusuna kapıldığı, aynı soruları eski eşi...'ya sorduğu, ...'nun da benzer cevaplar verdiği, sanığın maktul ... ile eski eşi...'nun evlerinin yakınlarına taşındığı, onlarla aynı mahallede yaşamaya başladığı, eski eşi... ile tekrar birleşmek için çabaladığı, bu kapsamda eski eşi..., maktul ..., maktul ...'ın annesi ..., maktulün eski eşi ile görüşmeler yaptığı, ancak... ile eski ilişkisini tesis edemediği, sanık hakkında...'nun şikayeti nedeniyle birçok tedbir kararı uygulandığı, sanık ile maktul arasında adliyeye yansımayan karşıklıklı tehdit, hakaret ve kasten yaralama olaylarının yaşandığı, sanığın ailesinin dağılmasından maktulü sorumlu tutması ve aksi kanıtlanamayan savunmaya göre 18.12.2018 tarihinde ... isimli bir arkadaşından eski eşi...'nun maktul ... ile birlikte kendisiyle evli iken Batıkent'te günlük kiralanan bir eve gidip geldiğini öğrenmesi üzerine maktul ...'ı öldürmeye karar verdiği, 18.12.2018 tarihinden geçerli olmak üzere 12 gün izne ayrıldığı, 19.12.2019 tarihinde sabah saat 6.30 sıralarında evinden çıktığı, aynı yerde oturması nedeniyle maktul ...'ın hangi saatte ve hangi güzergahı kullanarak işe gittiğini bilmesi nedeniyle güzergah üzerine bulunan elektrik panosunun arkasına saklanarak pusu kurduğu, maktul ...'ın geldiğini görünce ona doğru yavaş yavaş yürümeye başladığı, bu sırada maktulün önüne bakar şekilde hızlı adımlarla sanığa doğru yürüdüğü, yere doğru baktığı için sanığı göremediği, sanık ile maktul arasında yaklaşık 2 metre mesafe kaldığında sanığın aniden beylik tabancasını çekip maktule doğrulttuğu, maktulün kafasını kaldırarak sanığı gördüğü, kaçmak için geriye doğru hamle yaptığı, ancak sanığın ateş etmesi nedeniyle yere düştüğü, sanığın maktulün başına gelip silahla ateş etmeye devam ettiği, maktulün ayağa kalkarak birkaç metre yürüdüğü, sanığın tekrar maktule doğru ateş ettiği, maktulün yüzüstü yere düştüğü, sanığın maktulün elbisesinden tutup sırt üstü çevirdiği ve maktulün başına dikilip tekrar ateş ettiği, maktule doğru eğilip silahla maktule vurduğu, maktulün yanından 3 4 metre kadar geldiği yöne doğru uzaklaştığı, maktulün yattığı yerden elini havaya doğru kaldırdığı, sanığın tekrar maktulün yanına gelip silahla yerde yatan maktule bir el daha ateş ettiği, silahla maktulün göğsüne vurduğu, tekme attığı ve geldiği istikamette olay yerinden ayrıldığının Bölge Adliye Mahkemesince kabul edildiği anlaşılmıştır.
Suç vasfı yönünden yapılan değerlendirmede; Sanığın, eski eşi...'nun kendisini evlilik birliği devam ederken maktul ... ile cinsel ilişki boyutunda aldattığını öğrendikten sonra maktul ...'ı öldürmeye en az 1 gün önce karar verdiği, sükûnetle düşünebilecek kadar bir süre geçmesine rağmen öldürme kararından vazgeçmediği, bu kararı doğrultusunda plan yaparak ertesi gün pusu kurmak suretiyle maktulü haksız tahrik altında tasarlayarak kasten öldürdüğü, hükme esas alınan deliller ve değerlendirmeler karşısında, sanığın olay sabahı bankadan para çekmesinin tasarlamanın koşulları bakımından bir önem arz etmediği, keza paranın herhangi bir saikle çekilebileceği değerlendirilmiş ve sanığın eylemini tasarlayarak ve polis olması nedeniyle görevi gereği kendisine verilen zati demirbaş (beylik silahı) silahla işlemesi nedeniyle cezası 5237 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince arttırım yapıldığı anlaşılmıştır.
Haksız tahrik yönünden yapılan değerledirmede; Maktulün sanığa karşı sadakat yükümlülüğü bulunmamakla birlikte, sanığın evli olduğunu bildiği eşiyle ilişkiye girerek onun sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket etmesine neden olması karşısında, sanığın yüklenen suçu haksız tahrik altında işlediği kabul edilmiş ve haksız davranışının ulaştığı boyuta ve yerleşik içtihatlara göre, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi uyarınca asgari miktarda haksız tahrik indirimi yapıldığı, anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Katılan vekilinin, haksız tahrik ve takdiri indirim maddelerinin uygulanmaması gerektiğine, sanık müdafiinin, suç vasfına ve haksız tahrik indiriminin üst hadden yapılması gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, takdiri indirimin mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.11.2022 tarihli ve 2022/1455 Esas, 2022/1982 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.11.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:08:07