Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

1. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/10802

Karar No

2023/6594

Karar Tarihi

30 Ekim 2023

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2021/160 E., 2021/1773 K.

SUÇ: Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama

HÜKÜM: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Zile Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.10.2020 tarihli ve 2018/71 Esas, 2020/126 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan açılan davada meşru savunmada sınırın aşılması nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 27 nci maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

  2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 08.06.2021 tarihli ve 2021/160 Esas, 2021/1773 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin aynı fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mahsuba karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebebi

Sanığın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri

  1. Sanığın eyleminin meşru savunma kapsamında kaldığından beraatine karar verilmesi gerektiğine,

  2. Sanığın suç işleme kastının bulunmadığına,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

  1. Olay tarihinde sanık ...'in hayvanlarını sulamak için ..........., mevkiine oğlu ... ile birlikte gittiği, olay yerine vardığında katılan ...'nin de hayvanlarını sulamak için burada bulunduğu, hayvanların su içtiği olukların bir kısmının kırılmış olduğunu gören ...'nin bunu ...'in yaptığını düşündüğü, ...'nin ...'i ''gel lan buraya" diyerek yanına çağırdığı, bunun üzerine ... ve ... arasında hayvanların sulanması ve oluğun kırılmış olması sebebi ile tartışma çıktığı, ...'nin ...'e küfür ettiği, ...'in de ...'nin üzerine doğru yürüdüğü, yanında bulunan tüfeğinin omzunda asılı olduğu, üzerine yürüyen ...'in başına ...'nin elinde bulunan baltanın arka kısmı ile vurduğu, olay yerinin eğimli bir arazi olması sebebi ile ...'in aldığı darbenin etkisi ile arazinin alt tarafında kaldığı ve yere düştüğü, ...'nin ise daha hakim bir noktada üst kısımda durduğu, daha sonra ...'nin yanında bulunan tabancayı ...'e doğrulttuğu, ...'in de yerde iken ...'ye doğru bir el yanında bulunan tüfek ile ateş ettiği, vücuduna gelen saçma taneleri nedeniyle ...'nin olay yerinde yaralanarak kaldığı, olay sırasında ... ile ... arasındaki mesafenin yakın atış sınırları içinde olduğu, ateş ettikten sonra

...'in yerden kalktığı, olay yerinden uzaklaşarak hemen ağabeyi...'i telefonla arayıp olayı anlattığı, ........,'in de ...'nin babası ...'yı arayıp haber verdiği, ...'nin olayın yaşandığı yere yaklaşık 40 50 metre mesafede ailesi tarafından bulunduğu ve hastaneye kaldırıldığı, olaydan sonra ifadesine başvurulan ... ve oğlu ...'in, ...'nin elinde balta ve tabanca gördüklerine dair beyanları üzerine usûlüne uygun yapılan ev aramasında Adlî Emanet Memurluğunun 2017/268 sırasında kayıtlı bir adet tabanca ve baltanın ele geçirildiği, ...'nin adlî muayene raporunun içeriğine göre kemik kırığı oluşacak ve hayati tehlike geçirecek şekilde, ...'in basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandıkları, kolluk güçlerince tanzim olunan olay yeri inceleme raporunda; olayın meydana geldiği yerin açık, engebeli ve ormanlık alan olduğunun, olayın meydana geldiği pınarın 80 metre kadar batı istikametinde dere yatağına doğru inen yamaç üzerindeki patika yolda 3 farklı noktada tamamen kurumuş ve siyaha yakın renkte kan lekeleri ile birlikte sürüklenme izleri olduğu, tanzim olunan uzmanlık raporunda ...'nin evinde bulunan tabancanın 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliğini haiz olduğu kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır.

Her ne kadar ...'nin aşamalarda alınan beyanlarında hayvanlarını otlatırken pınar başına vardığında olukların kesilmiş olduğunu gördüğünü, ... ve çocuklarının da pınar başına hayvanlarını sulamak için getirdiğinde çocuklara bunu kim yaptı diye sorduğunda çocukların babamız yaptı diye cevap verdiğini, ...'in de arkadan gelerek "ben olukları keserim, yıkarım, siz kimsiniz" şeklinde sözler söylediğini ve yanında bulunan tüfeği kendisine doğrulttuğunu, kendisinin de elinde hayvanları otlatırken kullandığı bir sopa ve güvenlik açısından yanında bir kuru sıkı tabanca olduğunu, sopayı salladığını ancak ...'e denk gelmediğini, hayvanların yanına ayrılarak gittiğini, hayvanların başında otururken yarım saat sonra "tak" diye bir ses duyduğunu, arkasını döndüğünde ... ve iki küçük çocuğunun koşarak kaçtıklarını gördüğünü, takriben 50 60 metre mesafeden arkasından ateş edildiğini bildirmiş ise de; katılan ...'nin anlatımının hayatın olağan akışına ve olay yeri inceleme raporu ile adli tıp raporunda belirtilen hususlara uygun olmadığı anlaşılarak İlk Derece Mahkemesince beyanlarına bu yönüyle itibar edilmediği, ayrıca ..., hem ...'in hayvanların sulandığı olukları kestiğini hem de olay günü hayvan sulamak üzere pınar başına geldiğini beyan etmekte olup kesilmiş olan oluklarda hayvanlarını sulama imkanı bulunmayan ...'in bunu bilerek olay yerine gelmesinin hayatın olağan akışına uygun düşmediği, kaldı ki taraflarca da kabul edildiği üzere aralarında önceye dayalı husumet bulunmadığı düşünüldüğünde ...'in pınara ait olukları kesmesi için bir sebep bulunmadığı gibi pınar başında gördüğü ...'ye tüfek doğrultmasının sebebini ...'nin açıklayamadığı, her ne kadar ...'in oğlu olan tanık ...tarafından ...'nin kendilerini olaydan önceki gün pınarda hayvan sulama meselesi yüzünden azarladığı iddia edilmiş ise de; bu hususun diğer tanık ... ile ... ve ... tarafından doğrulanmadığı dikkate alınıp bu yöndeki beyanlara itibar edilmediği, ...'nin alınan beyanlarında kendisinin arkadan 50 60 metre mesafeden ateş edilerek yaralandığını ifade etmesine rağmen alınan adli tıp ve bilirkişi raporlarında atışın yakın mesafeden ve önden yapıldığının belirtildiği dikkate alındığında olayın ...'nin anlatımı ile uyuşmadığı kabul edilmiştir.

İlk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin tespiti; aralarında önceye dayalı herhangi bir husumet bulunmayan taraflar arasında olay tarihinde kim tarafından yapıldığı tespit edilemeyen hayvan sulanan olukların kesilmiş olması ve hayvanlarını sulamak isteyen ...'e ... tarafından izin verilmemesi üzerine tartışma başladığı, ...'nin ... tarafından yapıldığını düşündüğü olukların kesilmesi olayı

sebebi ile ...'i ''gel lan buraya" diye yanına çağırdığı, çıkan sözlü tartışmada ...'nin ...'e küfür ettiği, ...'in de ...'nin üzerine doğru yürüdüğü, yanında bulunan tüfeğinin omzunda asılı olduğu, ...'nin üzerine yürüyen ...'in başına elinde bulunan baltanın arka kısmı ile vurduğu, böylece ilk haksız eylemin katılan ... tarafından gerçekleştirildiği anlaşılmakla sanık ... ve olay sırasında yanında bulunan oğlu ...'in aşamalardaki beyanları bu yönüyle olayın oluşuna uygun ve tutarlı olduğu, her ne kadar katılan ..., ...'e vurduğunu kabul etmemiş ise de sanığın adlî muayene raporu ile basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı sabit olduğu, katılan ...'nin hastanede kendisi ile konuşan babası ...'ya, ...'e vurduğunu söylediği, olay yerinin eğimli bir arazi olması sebebi ile ...'in aldığı darbenin etkisi ile arazinin alt tarafında kaldığı ve yere düştüğü, ...'nin ise daha hakim bir noktada üst kısımda durduğu, daha sonra ...'nin yanında bulunan tabancayı ...'e doğrulttuğu, ...'in de yerde iken ...'ye doğru bir el yanında bulunan tüfek ile ateş ettiği, vücuduna gelen saçmalar nedeniyle ...'nin olay yerinde yaralanarak kaldığı,

Meşru savunma koşullarının tespiti; aralarında tartışma çıkan katılan ...'nin, ...'e yanında bulunan baltanın arka kısmı ile vurması üzerine aldığı darbe ile ve arazideki eğimin etkisiyle ...'in arazinin alt tarafında kaldığı ve yere düştüğü, ...'nin ise daha hakim bir noktada üst kısımda durduğu, daha sonra katılan ...'nin huzurda alınan beyanında da yanında bulunduğunu ikrar ettiği ve tabancasını çıkarıp ...'e doğrulttuğu, ...'in de yerde iken kendisine yönelmiş bu haksız saldırıyı defetmek amacıyla (her ne kadar huzurdaki ifadesinde havaya ateş ettiğini söylemiş ise de savcılık ifadesinde belirttiği üzere) ...'ye doğru yakın mesafeden bir el tüfek ile ateş ettiği, vücuduna gelen saçmalar nedeniyle ...'nin olay yerinde yaralanarak kaldığı, sanık ...'in ise oğlu ile birlikte olay yerinden uzaklaştığı, sanık ...'in aslında ...'nin kendisine yönelttiği haksız saldırıyı yakın mesafede bulunması ve elindeki tüfeğin niteliği gözönüne alındığında başka türlü defetmesi mümkün iken katılanın kafasına doğru ateş etmek suretiyle engellemiş olmasının meşru savunmaya ilişkin şartlardan "ölçülülük ya da orantılılık" şartının, ihlal edilmesi suretiyle sınırın aşıldığı, sınırın aşılmasının ise sanık ...'te mazur görülebilecek heyecan, korku ve telaştan ileri geldiği, yine her ne kadar ... yanında bir adet fişek olduğunu başka fişek olsa idi yine de ...'ye başkaca ateş etmeyeceğini söylemiş ise de; tanık ...'in olay sırasında sanığı tanında 5 6 adet daha dolu fişek olduğunu bildirmesi, kaldı ki hayvan otlatmak için dağa giden birinin yanında tüfek olmasına rağmen bir adet fişek taşımasının hayatın olağan akışına uygun düşmemesi de dikkate alınarak, sanık ...'in üzerinde başkaca dolu fişekler olmasına rağmen ...'ye tek el ateş etmiş olmasının da ...'in kastının aslında kendisini korumak olduğunu gösterdiği, sanığın olay sırasında kendisine yönelen haksız bir saldırıyı defetme zorunluluğu ile meşru savunma koşulları altında hareket ettiği, katılandan gelen haksız saldırı karşısında kapıldığı heyacan, korku ve telaş ile meşru savunmada sınırı aşarak katılana yakın mesafeden ateş ettiği kanaatine varılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan açılan davada meşru savunmada sınırın aşılması nedeniyle sanığa ceza verilmesine yer olmadığına, katılan ...'nin sanığa yönelik kasten yaralama ve 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

  1. Sanığın soruşturma aşamasında kolluk güçlerince alınan ifadesini kısmen değiştirerek diğer aşamalarda tevilli ikrarda bulunduğu, katılanın ise aşamalarda birbiriyle tutarlı istikrarlı anlatımları olduğu belirlenmiştir.

  2. Tanıklar ... .............,....'nin beyanları dava dosyasında bulunmakla olaya ilişkin görgüye dayalı bilgisi bulunan tek tanığın soruşturma aşamasında önce suçu kendisinin işlediğini bildiren sanığın suç tarihinde 14 yaşlarında bulunan oğlu ... olduğu tespit edilmiştir.

  3. Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak; Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı İkinci İhtisas Kurulunca tanzim olunan, 29.07.2020 tarihli; "sağ frontoparietalde 7x15 cm açık yaralanma olup beyin dokusunun dışarıda görüldüğü, kemik defektinin 11x7 cm ölçüldüğü," şeklinde tarif edilen kafa kemiklerinde kırık, intraparankimal hemoraji, pnömosefali ve subaraknoidal kanamaya neden olan ateşli silah yaralanmasının kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını ağır (5 nci) derece etkilediği, kraniektomi defektinin organlarından birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde olduğu görüşünü içerir adlî muayene raporu dava dosyasında mevcuttur.

  4. Sanığın adlî muayene raporunda sol üst frontal bölgede 3 4 cm’lik sıyrık şeklinde tarif edilen yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu belirlenmiştir.

  5. Olay yeri inceleme raporu ve basit krokisi dava dosyasında bulunmakla Jandarma Genel Komutanlığının, 07.09.2017 tarihli ve 2017/2648 uzmanlık numaralı, Merkez Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin 11.09.2017 tarihli ve 2017/6123 uzmanlık numaralı raporlarında üzerinde herhangi bir iz bulunmadığı belirlenen suçta kullanılan av tüfeğinin 6136 sayılı Kanun kapsamına girmediği kanaatinin bildirildiği, 22.08.2017 tarihli ve 2017/2942 uzmanlık numaralı raporda sanığa ait svaplar üzerinde atış artığına rastlanmadığı, ...'in sağ ve sol el svaplarında atış artığına rastlandığı tespit edilmiştir. Atış artığı bulunan ...'in soruşturma aşamasında alınan beyanında olaydan sonra kendisinin tüfekle havaya ateş ettiğini, babasının elini yüzünü yıkadığını bildirdiği görülmüştür.

  6. Kolluk güçlerince katılanın evinin ve ağılının aranmasına ilişkin tutanaklar dava dosyasında bulunmakla katılanın ağılında balta, evinde ise tabanca bulunduğu, ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün SMS BLS 17 05056 uzmanlık numaralı balistik raporunda katılanın evinde bulunan 9 mm çapındaki ses gaz fişeklerinden tadil edilen özel nitelikli fişekleri de istimal edebilen yarı otomatik tabancanın 6136 sayılı Kanun kapsamında olduğu bildirilmiştir.

  7. İlk Derece Mahkemesince olay mahallinde yapılan keşif neticesinde düzenlenen 17.08.2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dosyada belirtilen özeliklerdeki av tüfekleri ile (6) metreden yapılan atışlarda hedefte vurma alanı yaklaşık 18 cm olduğu varsayımı ile hedefte vurma alanı mesafe uzadıkça genişler ve mesafe kısaldıkça daralır ilkesine göre katılanın doktor raporuna göre sağ frontopareital bölgesinde 7x15 cm'lik açık yarası ve kafatasında kırık olması sebebi ile atışın (6) metreden yakın mesafeden yapılmış olabileceği, belirtilen yaranın olduğu bölgede kafatasının kırık olması sebebi atışın yaranın

konumuna göre karşı veya karşısına yakın istikametten yapılmış olabileceği görüşlerinin bildirildiği anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Olay günü sanık ...'in hayvanlarını otlatmak ve sulamak için oğlu ... ile birlikte Tokat ili, ....... ilçesi,......köyü, ..........,Pınarı mevkiine gittiği, olay yerinde aynı köyde oturmakta olan katılan ...'nin de hayvanlarını otlatmak ve sulamak için pınar başında bulunduğu, hayvanların su içtiği olukların bir kısmının kırılmış olduğunu gören katılanın bunu sanığın yaptığını düşünmesi ve hayvanlarını bu mevkiide otlatmasını istememesi nedeniyle aralarında çıkan tartışma sırasında katılanın sanığın üzerine yürüyerek elindeki değnek ile başına vurması üzerine sanığı yere bunun üzerine sanığın da üzerinde taşıdığı tüfek ile 5 6 metre mesafeden katılanı hedef alarak bir el ateş ettiği, saçmaların katılanın baş sağ ön bölgesine isabet ettiği ve yaralanması üzerine yere düştüğü, sanığın oğlu ... ile birlikte olay yerinden uzaklaşarak hemen ağabeyi tanık...'i telefonla arayarak olayı anlattığı, tanık...'in de telefon ile katılanın babası tanık ...'yı arayarak olayı anlatıp katılanın yaralı olarak kaldığı yeri bildirdiği, bunun üzerine katılanın olayın yaşandığı yere yaklaşık 40 50 metre mesafede ailesi tarafından bulunarak hastaneye ulaştırılıp tedavi altına alındığı, katılanın olaydan dolayı BTM ile giderilemeyecek, hayati tehlike geçirmesine, vücudunda hayati fonksiyonlarını ağır (5) derecede etkileyecek nitelikte kemik kırıklarına ve organlarından birinin işlevinin yitirilmesine neden olacak şekilde yaralandığı, sanığın ise olayda BTM ile giderilebilecek şekilde yaralandığı anlaşılmış olup, sanık ... ile katılan ... arasında önceye dayalı öldürmeyi gerektirecek nitelikte husumet bulunmaması, sanık ...'in olayda tüfekle sadece bir el ateş etmesi ile yaralanan katılan sanık ...'ye yönelik eylemine devam etmeyip, eylemine kendiliğinden son vererek olay yerinden uzaklaştıktan sonra olayı hemen ağabeyi tanık...'e anlatarak katılanın tedavisi için hastaneye ulaştırılmasını sağlamış olması karşısında, kastının öldürmeye yönelik olmadığının ve eyleminin silahla kasten nitelikli yaralama suçunu oluşturduğunun kabulü gerektiği, olayda katılanın sanığın başına değnek ile vurması ve BTM ile giderilebilecek şekilde yaralaması nedeniyle sanığın katılana yönelik eylemini haksız tahrik altında gerçekleştirdiği kanaatine varılarak sanığın neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek bu yönde hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE

A. Müsadere Yönünden

Sanığın suçta kullandığı av tüfeğinin 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği müsaderesi konusunda zamanaşımı süresi içerisinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.

B. Katılan Vekilinin Suç Vasfına Yönelen Temyiz Sebebi Yönünden

Sanığın yargılama konusu eylemini av tüfeği ile işlediği, sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Olay ve Olgular başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen adlî muayene raporunda belirtilen isabet aldığı kafa bölgesindeki yaralanmanın organlarından birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde olduğunun belirtildiği, sanığın, hedef alınan vücut bölgesi itibarıyla öldürmeye elverişli olan av tüfeği ile eylemini gerçekleştirdiği, av tüfeği ile başından yaralanan katılanın yere düşmesi üzerine onu olay yerinde bırakıp kaçtığı anlaşılmakla,

taraflar arasında hayvanların sulanması meselesinden bir süredir devam eden husumetin varlığı, suçta kullanılan aletin öldürmeye elverişliliği, hedef alınan vücut bölgeleri ile katılanda meydana gelen yaralanmanın niteliği karşısında sanığın eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu gözetilmeden suç vasfının belirlenmesinde yanılgıya düşülerek neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

C. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden

  1. Meşru Savunma Yönünden

Bu durumun Bölge Adliye Mahkemesince tartışılıp "katılan ...'nin sanık ...'e tabanca çekerek doğrulttuğu iddiasının sabit olmadığı" kanaatine varıldığı, katılanın aşamalardaki istikrarlı anlatımları, sanığın önce suçun oğlu tarafından işlendiğine yönelik savunmasının ardından geliştirdiği savunması, olay yeri inceleme raporu ile katılanın tabancayı kullanmadığının sabit olması, kafasına balta ile vurulduğunu savunan sanığın adlî muayene raporundaki sıyrık tarzındaki yaralanma bulgusuna göre olayda meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması şartlarının bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

  1. Suç Kastı Yönünden

Sanığın suçu kendisinin gerçekleştirdiğini ikrar ettikten sonra alınan soruşturma aşamasındaki "...elinde bulunan av tüfeğiyle ...'a ateş ettiği" şeklindeki anlatımı karşısında 5237 sayılı Kanun'un 21 ... maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde kast için aranan, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilinmesi ve istenmesi unsurlarının oluştuğu anlaşılmakla sanığın, eylemini kasten gerçekleştirdiğinin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

  1. Haksız Tahrik İndirim Oranına İlişkin Tebliğname Görüşü Yönünden

Sanık ile katılan arasında hayvanların sulanması nedeniyle husumet bulunduğu, katılanın sanığın kafasına vurup yaraladığı anlaşılmakla, sanık hakkında katılandan kaynaklanan ve haksız tahrik oluşturan davranış ve sözlerin türü ve ulaştığı boyut dikkate alınarak (1/4) ile (3/4) oranında indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği makul oranda indirim yapılması gerekirken (1/4) oranında indirim uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde (B) ve (C 3) numaralı paragraflarda açıklanan suç vasfı ve haksız tahrik indirim oranı yönünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 08.06.2021 tarihli ve 2021/160 Esas, 2021/1773 Karar sayılı kararın sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.10.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararsebebiyletemyizhukukîyaralamav.neticesisüreçtevdiineolgulargerekçesebepleriağırlaşmışbozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:11:26

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim