Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/5853
2023/6178
13 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2022/1294 değişik iş sayılı
İNCELEME KONUSU
KARAR: İtirazın kabulüne
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Afyonkarahisar 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ...'in, kendisine gönderilen mektup ve ekindeki evrakın, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 68 ... maddesinin üçüncü fıkrası gereğince mektubun tamamının sakıncalı görüldüğünden bahisle hükümlüye teslim edilmeyerek, muhafaza altına alınmasına dair anılan Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Disiplin Kurulu Başkanlığının 16.06.2022 tarihli ve 2022/366 sayılı sakıncalı mektup değerlendirme kararına karşı hükümlü tarafından yapılan şikayetin reddine ilişkin Afyonkarahisar İnfaz Hakimliğinin 22.06.2022 tarihli ve 2022/4376 Esas, 2022/4418 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın mektubun tamamen sakıncalı kabul edilmesine sebep olarak bir gerekçe
belirtilmediği, bu haliyle kararın denetime elverişli olmadığı gerekçesiyle kabulüne ve anılan Hakimlik kararının kaldırılmasına dair Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.07.2022 tarihli ve 2022/1294 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 94660652 105 03 24859 2022 Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2023 tarihli ve 2023/62022 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuryet Başsavcılığının, 07.07.2023 tarihli ve 2023/62022 sayılı kanun yararına bozma isteminin,
“Dosya kapsamına göre, hükümlü tarafından yazılan ve Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Disiplin Kurulu Başkanlığının 16.06.2022 tarihli kararı ile sakıncalı görülen mektubun kurumda muhafazasına ilişkin kararına karşı yapılan şikayet üzerine, Afyonkarahisar İnfaz Hakimliğinin 22.06.2022 tarihli kararıyla şikayetin reddine karar verilmesini müteakip yapılan itiraz üzerine, Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.07.2022 tarihli kararıyla bahse konu mektubun somut olarak incelenip hangi cümlelerin sakıncalı görüldüğünün tespit edilmediğinden bahisle itirazın kabulü ile anılan infaz hakimliği kararının kaldırılmasına karar verilmiş ise de;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 68 ... maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, "Kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgraflar hükümlüye verilmez. Hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmez." şeklindeki düzenleme ile Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzüğün 123 ncü maddesindeki "(1) Mektup okuma komisyonunca, mahalline gönderilmesi veya hükümlüye verilmesi sakıncalı görülen mektuplar, en geç yirmidört saat içinde disiplin kuruluna verilir. Mektubun disiplin kurulu tarafından kısmen veya tamamen sakıncalı görülmesi hâlinde, mektup aslı çizilmeden veya yok edilmeden şikâyet ve itiraz süresinin sonuna kadar muhafaza edilir. Mektubun kısmen sakıncalı görülmesi hâlinde, aslı idarede tutularak fotokopisinde sakıncalı görülen kısımlar okunmayacak şekilde çizilerek disiplin kurulu kararı ile birlikte ilgilisine tebliğ edilir. Mektubun tamamının sakıncalı görülmesi hâlinde, sadece disiplin kurulu kararı tebliğ edilir. Tebliğ tarihinden itibaren infaz hâkimliğine başvuru için gereken süre beklenir. Bu süre içinde infaz hâkimliğine başvurulmamış ise, disiplin kurulu kararı yerine getirilir. İnfaz hâkimliğine başvurulmuş ise, infaz hâkimliği kararının tebliğinden itibaren itiraz süresi beklenir. İnfaz hâkimliği kararına itiraz edilmemiş ise bu karara göre, itiraz edilmiş ise mahkemenin kararına göre işlem yapılır.
(2) Hükümlüye yapılacak tebligatta, tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde infaz hâkimliğine şikâyet hakkının kullanılmaması veya infaz hâkimliği kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde ağır ceza mahkemesine itiraz edilmemesi hâlinde, disiplin kurulu kararının kesinleşerek mektubun sakıncalı görülen kısımlarının okunmayacak şekilde çizilerek verileceği veya tamamı sakıncalı görülen
mektubun verilmeyeceği bildirilir.
(3) Kısmen veya tamamen sakıncalı görülen mektuplar, iç hukuk veya uluslararası hukuk yollarına başvuru yapılması durumunda kullanılmak üzere idarece saklanır." şeklindeki düzenlemesi karşısında,
Anılan Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Disiplin Kurulu Başkanlığının 16.06.2022 tarihli ve 2022/366 sayılı sakıncalı mektup değerlendirme kararında da açıkça belirtildiği üzere, sol terör örgütü üyesi hükümlünün, mektubunun çoğaltılıp dağıtımının sağlanarak terör örgütü ideolojisinin devamını sürdürmeye çalışılabileceği, örgütsel faaliyetlerini ceza infaz kurumunda da devam ettirebileceği, yapmış olduğu açlık grevi eylemini normalleştirerek kişi veya kurumlara yanlış bilgi verilmesinin amaçlanarak, örgütsel mahiyette tezahür eden bu eyleme destek sağlamaya çalışıldığı ve ayrıca açlık grevinin disiplin cezasını oluşturduğu hususu bilinmesine rağmen bunun birden fazla kişi ile yapılarak Ceza İnfaz Kurumunda güvenlik zaafiyetine sebep olacağı hususunda makul şüphe oluşturabileceği gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
-
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 11.07.1976 tarihli ve 15643 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 07.06.1976 tarihli ve 1976/3 4 Esas, 1976/3 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nda; “Gerekçenin ilgili bilgi ve belgelerin isabetle takdir edildiğini gösterir biçimde geçerli ve yasal olması aranmalıdır. Gerekçenin bu niteliği yasa koyucunun amacına uygun olduğu gibi, kararı aydınlatmak, keyfiliği önlemek ve tarafları tatmin etmek niteliği de tartışma götürmez bir gerçektir.” şeklinde karar verilmiş ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından da gerekçe hususunda aynı ilkeler benimsenmiştir.
-
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 11.04.2019 tarihli, 2018/9 593 Esas ve 2019/314 Karar sayılı kararında; “Gerekçe, hükmün dayanaklarının, akla, hukuka ve dosya muhtevasına uygun açıklamasıdır. Bu nedenle, gerekçe bölümünde hükme esas alınan veya reddedilen bilgi ve belgelerin belirtilmesi ve bunun dayanaklarının gösterilmesi, bu dayanakların da, geçerli, yeterli ve kanuni olması gerekmektedir. Kanuni, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi, kanun koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi, uygulamada da keyfiliğe yol açacaktır. Bu itibarla keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek, sağlıklı bir denetime imkân sağlamak bakımından, hükmün gerekçeli olmasında zorunluluk bulunmaktadır.” şeklindeki açıklamalar ile hükmün, dayanağını, denetlenebilirliğini, ikna ediciliğini gerekçe bölümünden alacağı vurgulanmıştır.
-
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu üzerine yaptığı inceleme neticesinde, 13.02.2020 tarihli ve 2016/1414 Esas, 2020/101 Karar sayılı kararı ile kanun metninin tekrarından ibaret ifadelerin, kanunî bir gerekçeye vücut vermeyeceğinin altını çizmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından da kanunî unsurları taşıyan bir gerekçeye dayanılmaksızın sadece ilgili mevzuat hükmüne atıfta bulunulmakla yetinilmesi gerekçeli karar hakkının, dolayısıyla adil yargılanma hakkının, ihlâli olarak kabul edilir. (Georgiadis/Yunanistan, B. No: 21522/93, 29.05.1997, §§ 40 43; H./Belçika, B. No: 8950/80, 13.11.1987, § 53; H.A.L./ Finlandiya, B. No: 38267/97, 25.01.2004, §§ 50 51)
-
Bu açıklamalar ışığında; Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için incelemeye konu hükmün gerekçe bölümünde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, deliller ve ulaşılan vicdanî kanaat arasında bağ kurulması ve bu şekilde kararın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, sadece Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Disiplin Kurulu Başkanlığının kararına atıfta bulunularak; “itiraza konu kararın Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzüğün 91/3 ve 123 üncü maddesindeki düzenlemeler kapsamında usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla ..." şeklindeki yetersiz gerekçeyle hüküm kurulduğu anlaşılmakla; itiraz mercince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden, haklı sebebe dayanmayan kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.10.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:19:42