Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/2324
2023/5967
5 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2022/2237 E., 2022/2807 K
SUÇ: Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Müdahale talep eden ... Barosu Başkanlığının katılma talebine ilişkin Yargıtay 1.Ceza Dairesinin 27.10.2022 tarihli ve 2021/13267 Esas, 2022/8342 Karar sayılı kararı ile temyiz talebi reddedildiğinden tekrardan incelemeye alınmamıştır.
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu,
294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.07.2020 tarihli ve 2020/36 Esas, 2020/245 Karar sayılı kararı ile ; sanık ... hakkında maktul ...'ya karşı nitelikli kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendi, 53 üncü maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile mahkumiyetine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.06.2021 tarihli ve 2021/441 Esas, 2021/1976 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 24 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
-
... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.06.2021 tarihli ve 2021/441 Esas, 2021/1976 Karar sayılı kararının katılanlar vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 27.10.2022 tarihli ve 2021/13267 Esas, 2022/8342 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiği nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 2.Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
-
... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 23.12.2022 tarihli ve 2022/2237 Esas, 2022/2807 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık vekilinin ve katılanlar Meral ve ... vekilinin temyiz istemi; sanığın 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca cezalandırılması gerektiği nedeni ile suç vasfına, ilişkindir.
Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye, haksız tahrikin varlığına, tasarlama koşullarının olmadığı gerekçesi ile suç vasfına, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
1.Maktul ... sanığın 1995 yılında evlendikleri, 1995 ve 2002 doğumlu iki oğullarının olduğu, maktul ile sanık arasında Ağustos 2018 tarihinden itibaren şiddetli geçimsizlik yaşandığı ve fiilen ayrı yaşamaya başladıkları; maktul tarafından ... 2. Aile Mahkemesine 18.09.2018 tarihinde boşanma davası açıldığı; sanığın gerek boşanma davasından önce gerekse boşanma davasından sonra maktulün şikayet beyanları ile de anlaşılacağı üzere maktule karşı birtakım eylemlerde bulunduğu; maktulün, sanığın birtakım tehditlerine maruz kaldığının anlaşıldığı, alınan bir kısım tanıklar ve bir kısım katılan beyanlarından da anlaşılacağı üzere maktul ... sanığın fiilen ayrı yaşadıkları dönem içerisinde sanığın, maktulü dönem dönem takip ettiği ve maktule tehdit içerikli birtakım sözler söylediği ve onu rahatsız edici birtakım eylemlerde bulunduğu; boşanma davasının devam ettiği dönemde sanığın maktulü öldürmeye karar verdiği, bu durumun tanık ...'ın beyanları ve tanık ...'in 2019 yılı Haziran ayında karşılaştıklarında sanığın maktule yönelik parmağını sallayarak "sen bittin, az kaldı" dediğine yönelik ifadesi ile doğrulandığı; bu süreçte ... 2. Aile Mahkemesinin 02.05.2019 tarih ve 2018/795 Esas 2019/316 Karar sayılı kararı ile şiddetli geçimsizliğe dayalı olarak evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle sanık ... maktulün boşanmalarına karar verildiği, bu kararın 10.09.2019 tarihinde kesinleştiği, sanığın maktulü öldürme kararından dönmeyerek sebat gösterdiği, bu kararı yerine getirmek için de sanığın 11.10.2019 tarihinde yanına almış olduğu satır ve bıçakla eve dönüş saatini bildiğinden maktulün geçebileceği güzergahlarda dolaşmaya başladığı, maktulü görünce sanığın elindeki satırla maktule doğru yöneldiği, maktulün de sanığı görüp kaçmaya başladığı, sanığın bir süre maktulü kovaladığı, kısa süren kovalamacadan sonra sanığın maktulü yakaladığı ve özellikle maktulün kafa ve boyun bölgesini hedef alarak vücudunun farklı bölgelerine satırla defalarca vurduğu, sanığın eylemini gerçekleştirdikten sonra kaçmak istemesi üzerine vatandaşlar tarafından darp edilerek yakalanıp polise teslim edildiği, maktulün olaydan sonra ... Osmangazi Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırıldığı ve tedavi altına alındığı, hastanede tedavisi devam ederken 24.11.2019 tarihinde öldüğü, dosya arasında bulunan ölü muayene ve otopsi tutanağına göre maktulün almış olduğu darbeler neticesinde kesici, ezici alet yaralanmasına bağlı kafatası kırıkları ile birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyeti ve sonrasında gelişen komplikasyonlar sonucu öldüğü, anlaşılmıştır.
Sanığın eyleminin hukukî değerlendirilmesi yönünden; kasten öldürme suçunda tasarlamadan söz edebilmek için öldürme kararının sebatla ve koşulsuz olarak verilmesi, kararın verilmesinden sonra ruhi sükunete ulaşılması, bu sükunete rağmen öldürme kararından vazgeçilmeyerek ısrarla icra edilmesi gereklidir. Somut olayda sanığın, boşanma davasının devam ettiği süreçte maktulü öldürme kararı aldığı, bu kararında sebat gösterdiği, boşanma davasının sona ermesinden kısa bir süre sonra bu kararı yerine getirmek için olay günü beraberine aldığı satırla yukarıda izah edildiği şekilde maktulü öldürdüğü saptanmakla tasarlamanın sübuta erdiği kanaatine varılmıştır.
Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre öldürme neticesini almaya yönelik maktulde pek çok sayıda öldürücü nitelikte kesici yara oluşturulmasının tek başına suçun canavarca hisle ya da eziyet çektirerek işlendiğini kabule yeterli bulunmadığı, canavarca hisle öldürme, sırf öldürmüş olmak için öldürme, ölenin acı çekmesinden zevk duymak için öldürme olup, eziyet çektirerek öldürme ise ölümü meydana getirme bakımından zorunlu olmayan ve ölüme takaddüm eder vahşice hareketler olup sanığın öldürme kastının yanında işkence ya da eziyet çektirme kastının da bulunması gerektiği, somut olayda sanığın canavarca hisle ya da eziyet çektirerek öldürme amacıyla hareket ettiğini, sırf öldürmek için eylemi
gerçekleştirdiğini kabule yeterli kesin kanıt bulunmaması dikkate alındığında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uygulanmadığı anlaşılmıştır.
Haksız tahrik yönünden;sanık her ne kadar savunmasında, maktulün kendisine karşı sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine dair birtakım anlatımlarda bulunmuş ve maktulün kendisinden habersiz ev alması sebebiyle birtakım tartışmalarının bulunduğunu, maktulün fiilen ayrı yaşamaya başladıktan sonra da sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine ilişkin birtakım eylemlerinin bulunduğunu belirtmiş ise de, sadakat yükümlülüğüne ilişkin ihlal niteliğindeki eylemlerin veya maktulün habersiz bir şekilde ev alması şeklindeki eylemlerin taraflar arasında açılan boşanma davasına konu edilebilecek nitelikte iddialar olduğu, sanık ... maktul arasında 18.09.2018 tarihinde boşanma davasının açıldığı, boşanma kararının 10.09.2019 tarihinde kesinleştiği, sanığın nitelikli kasten öldürme suçunu 11.10.2019 tarihinde yani boşanma kararının kesinleşmesinden bir ay sonra işlendiği, dolayısıyla boşanma kararı kesinleştikten sonra önceye dayalı sadakat yükümlülüğünün ihlal edilmesine ilişkin iddiaların haksız tahrik olarak değerlendirilemeyeceğinden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
-
Sanık savunmaları, tanık beyanları, uzmanlık raporları, adli tıp raporları, tutanaklar, adli sicil kayıtları ve nüfus kayıtları dava dosyasında mevcuttur.
-
Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, olaylar olgular başlığı altında ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere somut olayda sanığın canavarca hisle ya da eziyet çektirerek öldürme amacıyla hareket ettiğini, sırf öldürmek için eylemi gerçekleştirdiğini kabule yeterli kesin kanıt bulunmaması dikkate alındığında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi koşullarının oluşmadığı, sanığın, boşanma davasının devam ettiği süreçte maktulü öldürme kararı aldığı, bu kararında sebat gösterdiği, boşanma davasının sona ermesinden kısa bir süre sonra bu kararı yerine getirmek için olay günü beraberine aldığı satırla maktulü öldürdüğü saptanmakla tasarlamanın sübuta erdiği, boşanma kararı kesinleştikten sonra önceye dayalı sadakat yükümlülüğünün ihlal edilmesine ilişkin iddiaların haksız tahrik olarak değerlendirilemeyeceğinden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin uygulanmasına yer olmadığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 23.12.2022 tarihli ve 2022/2237 Esas, 2022/2807 Karar sayılı kararında katılanlar Meral ve ... vekili, katılan Bakanlık vekili, sanık ... müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka
aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ... 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine, gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.10.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:24:28