Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/12565
2023/5050
13 Temmuz 2023
D U R U Ş M A T A L E P L İ
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SUÇ: Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, istinaf başvurularının esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine
karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.12.2018 Tarihli ve 2018/134 Esas, 2018/445 Karar Sayılı Kararıyla
-
Sanık ... hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba ,
-
Sanık ... hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
Karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 10.07.2019 tarihli ve 2019/221 Esas, 2019/1265 Karar Sayılı Kararıyla
-
Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Kurum vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba,
-
Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
Karar verilmiştir
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
-
Katılan Kurum vekilinin temyiz istemi; sanık ... hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması gerektiğine, sanık ... hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik ve aynı Kanun’un 62 nci maddesinde düzenlenen takdiri indirim hükümleri uyarınca indirim yapılmaması gerektiğine ilişkindir.
-
Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; sanığın öldürme kastı ile hareket etmediğine, suçun unsurlarının oluşmadığına sanığın eyleminde meşru savunma veya meşru müdafaada sınırın aşılması koşullarının oluştuğuna, sanığın rahatsızlığı nedeniyle cezai ehliyetinin etkilendiğine dair doneler bulunduğuna, üst sınırdan ceza tayin edilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
- Mağdur ...'in, sanık ...'in oğlu, sanık ...'in ise ağabeyi olduğu, mağdur ...'in ailesiyle aynı apartmanda ancak farklı dairede ikamet ettiği, ailenin birlikte apartmanın alt katında market çalıştırdıkları halde mağdur ...'in belli bir işi olmadığı, kötü alışkanlıklarının olduğu, sürekli ailesinden para istediği ve alacaklılarının markete gelip gittikleri, bu nedenle taraflar arasında sürekli tartışmalar yaşandığı, olay günü saat 16:00 sıralarında sanıklar ... ve ...'in markette oturdukları sırada, markete mağdur ...'in alacaklılarından birinin geldiği, ardından sanık ...'in telefonla eşi tanık ...'ı arayarak oğlu ...'in iş yerine gelmesini söylemek istediği ancak telefona mağdur ...'in çıktığı ve sanık ... arasında tartışma çıktığı, akabinde mağdur ...'in elinde ele geçirilemeyen bıçak olduğu halde markete geldiği, burada tartışmaya başladıkları ve mağdurdan korkan ...'in marketin içindeki ofise kaçarak kapısını kapattığı, bunun üzerine mağdur ...'in elleriyle ofisin camını kırdığı, bunu gören sanık ... ve tanık ...'in araya girdikleri ancak mağdur ...'in elindeki bıçakla tehdit ederek sanıklar ... ve ...'i ''Yukarı eve çıkın'' diyerek 3 no'lu dairesine götürdüğü, içeriden apartmanın ve dairenin kapısını kapattığı, ardından mağdur ...'in evin salonunda eline geçirdiği cam bardağını kırarak babası olan ...'in boğazına dayadığı ve onu tehdit ettiği, bu esnada sanık ...'in, mağdur ...'e ait tabancayı bulunduğu yerden alıp babasını ve kendisini tehdit eden ...'e doğru dört el ateş ettiği, mağdur ...'in olduğu yere yığılmasından sonra olayın polise haber verildiği, yapılan yargılama sonucu sanık ...'in nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmasına yeterli somut delil elde edilemediğinden beraatine, sanık ...'in ise mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
Olayın başlangıcı ve oluş şekli itibarıyla sanık ...'in kendisine ve babasına olan saldırıyı defetmede kullandığı vasıta ve yakın mesafeden ateş etmesi, diğer sanık ... ile birlikte iki kişi olmaları da göz önüne alınarak bir el ateşle eylemi defedebilecek durumda iken dört kez göğüs bölgesine ve hizasına ateş etmesi sonucunda meşru savunma sınırlarını kasten aştığının sabit olduğu, eylemin bu haliyle ağır haksız tahrik altında işlendiğinin kabul edildiği anlaşılmıştır.
-
Sanık ...'in savunması ikrara yöneliktir. Sanık ... ise suçlamaları inkar etmiştir.
-
Mağdurun yaralanmasına ilişkin Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunca düzenlenen 28.03.2016 tarihli;
1)Kişide sol skapula altında bir adet, 4. 5. kostalar arasında midaksiller hizasında bir adet, sol dirsekte bir adet ve sol omuzda bir adet olmak üzere toplamda 4 (dört) ateşli silahla yaralanması tarif edildiği,
- Kişide, sol skapula altından ve 4. 5. kosta arasından girerek akciğer parankiminde kontüzyona, pnömotoraksa ve transvers kolonda lezyona, omurilik hasarına, vertebra fraktürüne yol açan ateşli silah yaralanmalarının her birinin ayrı ayrı;
a Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLDUĞU
...
- Kişinin sol dirseğinde ve sol omuzunda bulunan derin yumuşak doku lezyonuna yol açan ateşli silah yaralanmasının trajesine uyan bölgede büyük damar lezyonu tanımlanmadığı cihetle;
a Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLMADIĞI,
...
-
Vücudundaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi Hafif (1), Orta (2 3) ve Ağır (4 5 6) olarak sınıflandırıldığında ve birden fazla kırık saptandığından; şahısta saptanan kırıkların müştereken hayat fonksiyonlarını Ağır (5) derecede etkileyecek nitelikte olduğu,
-
Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesinin raporlarında kişinin paraplejik olduğu bildirildiğinden, nörolojik defisitle karakterize klinik tablonun iyileşmesi olanağı bulunmayan hastalık niteliğinde olduğu,"
Görüşlerini içerir adli muayene raporu dava dosyasında mevcuttur.
- Mağdurun aşamalarda alınan beyanları, tanık ...'in anlatımı, mağdurun yaralanmasına ilişkin düzenlenen adli muayene raporları, sanık ...'in inceleme konusu suça ilişkin cezai ehliyetinin tam olduğu görüşünü içeren Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesince düzenlenen 04.12.2015 tarihli rapor ile 4. İhtisas Kurulunca düzenlenen 16.12.2015 tarihli rapor, keşif tutanağı, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen 06.06.2014 tarihli balistik incelemeye ilişkin uzmanlık raporu, 05.06.2014 tarihli svap incelemesi ve atış mesafesine ilişkin uzmanlık raporu ve 17.06.2014 tarihli DNA analizine ilişkin uzmanlık raporu, olay yeri inceleme raporu, olay tutanağı, CD inceleme tutanağı, diğer tutanaklar, sanıkların adli sicil ve nüfus kayıtları dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiş, sanık ... hakkında kurulan hükümde mağdurdaki yaralanmanın iyileşmesi mümkün olmayan sürekli bir hastalığa yol açmış olması karşısında 5237 sayılı Kanun'un 35 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca teşebbüs nedeniyle sanık hakkında üst sınırdan ceza tayini gerekirken çok daha hafif yaralanmalar için öngörülen 15 yıla hükmedilmesinin usul ve kanuna uygun olmadığı kabul edilerek sanık hakkında yeniden hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Katılan Kurum vekilinin sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması gerektiğine yönelen temyizi sebebi yönünden;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına
uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçuna azmettirdiğine dair mahkûmiyet hükmü kurmak için yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilmediğinden, katılanın Kurum vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Katılan Kurum vekilinin sanık ... hakkında kurulan hükümde haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, sanık ... müdafiinin sanığın öldürme kastı ile hareket etmediğine, suçun unsurlarının oluşmadığına sanığın eyleminde meşru savunma veya meşru müdafaada sınırın aşılması koşullarının oluştuğuna, sanığın rahatsızlığı nedeniyle cezai ehliyetinin etkilendiğine dair doneler bulunduğuna, üst sınırdan ceza tayin edilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın suçta kullanılan silahın elverişliliği, atış mesafesi, atış sayısı, hedef alınan bölgeleri ile meydana gelen tehlike ve zararın ağırlığı nazara alındığında sanığın eyleme bağlı olarak açığa çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu, meşru savunma müessesesinin uygulanması için saldırı teşkil eden ilk hareketin sanıktan kaynaklanmaması, saldırı ile savunma arasında orantılılık bulunması gibi kriterlerin aranacağı, somut olayda ilk haksız hareket mağdurdan kaynaklanmış ise de savunmanın orantısız olması nedeniyle somut olayda meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı, sanığın eylemi sonucu mağdurun yaşamını tehlikeye sokan bir duruma, vücudunda kemik kırığına ve iyileşmesi olanağı bulunmayan hastalığa neden olacak şekilde yaralandığı olayda meydana zarar ve tehlikenin ağırlığına göre 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35 nci maddesi uygulanırken en üst sınırdan ceza belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığı, sanığın cezai ehliyetine ilişkin Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesi ve 4. İhtisas Kuruldan rapor aldırıldığı, 03.06.2014 tarihinde sanığı bulunduğu suça karşı cezai sorumluluğunun tam olduğunun bildirildiği, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, mağdurdan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylem bulunduğundan haksız tahrik indirimi yapılmasının isabetli olduğu, duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir davranışı bulunmayan sanık hakkında takdiri indirimin "Sanığın duruşmadaki hal ve tavrı" şeklindeki gerekçe ile uygulandığı, Mahkemenin takdir yetkisinin dosya kapsamına uygun şekillendiği belirlendiğinden, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 10.07.2019 tarihli ve 2019/221 Esas, 2019/1265 Karar sayılı kararında katılan Kurum vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak
yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.07.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:40:40