Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/468
2023/489
17 Şubat 2023
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
KARAR: İtirazın reddine
Adam öldürme suçundan İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2012 tarihli ve 2011/145 Esas, 2012/377 Karar sayılı kararı ile 15 yıl hapis cezasına hükümlü ...’nın cezasının infazı sırasında 27.04.2008 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere şartla tahliyesine dair İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2014 tarihli ve 2014/568 değişik iş sayılı kararını müteakiben 03.10.2014 tarihinde işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı İskenderun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.10.2015 tarihli ve 2015/211 Esas, 2015/399 Karar sayılı kararıyla verilen mahkumiyetin kesinleşmesi üzerine, şartla tahliyesinin geri alınmasına, ikinci suçun işlendiği 03.10.2014 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 26.04.2017 tarihleri arasındaki sürenin aynen infazına ilişkin İstanbul İnfaz Hakimliğinin 04.11.2020 tarihli ve 2020/1513 Esas, 2020/1579 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.01.2021 tarihli ve 2020/1091 değişik iş sayılı kararını takiben, denetim süresinin 3 yıl 2 gün olduğu, denetim süresi sonunun 29.04.2011 tarihi olduğundan bahisle Hakimliğin 04.11.2020 tarihli kararının kaldırılmasına ilişkin İstanbul İnfaz Hakimliğinin 01.03.2021 tarihli ve 2020/1513 Esas, 2020/1579 Karar sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine dair İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.03.2021 tarihli ve 2021/239 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 07.11.2022 tarihli ve 94660652 105 34 12773 2021 Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2023 tarihli ve 2022/141932 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2023 tarihli ve 2022/141932 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarihli ve 2007/1 214 181 sayılı kararında belirtildiği üzere infaza ilişkin lehe oluşan hataların kazanılmış hakka konu olmayacağı gözetilerek yapılan incelemede;
Somut olayda, hükümlünün mahkûmiyetine dair İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2012 tarihli ve 2011/145 Esas, 2012/377 Karar sayılı kararının 13.05.2014 tarihinde kesinleşmesi üzerine cezasının infazına başlandığı, 647 sayılı Kanun’un 19 uncu maddesi uyarınca cezasının 1/2 oranında infaz edilmesi gerektiği, bu sürenin 7 yıl 6 ay olduğu, anılan Kanun’un ek 2 nci maddesi uyarınca cezaevinde kaldığı her ay için 6 gün indirildiğinde 540 günün indirilmesi gerektiği, cezaevine giriş tarihinin 26.04.2002 olduğu, 15 yıl hapis cezasına mahkûm edildiği, buna göre koşullu salıverilme tarihinin 27.04.2008 olduğu, bihakkın tahliye tarihinin 26.04.2017 olduğu,
Ayrıca, hükümlünün cezaevinde geçirmesi gereken sürenin toplamda 6 yıl olacağı, denetim süresinin ise infaz hukukunda karma bir uygulama yapılamaması ve 647 sayılı Kanun’un hükümlünün ceza evinde geçirmesi gereken süre bakımından da lehe olduğu, çapraz ve karma bir uygulama yapılmasının mümkün olmadığından, 647 sayılı Kanun'a göre belirlenmesi gerektiği, bu sürenin ise bihakkın tahliye tarihi olan 26.04.2017 olacağı, hükümlünün şartla tahliye edilmesini müteakip denetim süresi içinde 03.10.2014
tarihinde kasten yaralama suçunu işlediği, 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezasına mahkûm edildiği, denetim süresi içinde işlenen suç nedeniyle şartla tahliyenin geri alınması gerektiği,
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 48 inci maddesiyle değişik 107/13. maddesinde yer alan "Koşullu salıverilme kararının geri alınması hâlinde hükümlünün; a) Sonraki suçu işlediği tarihten itibaren başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin, b) (Değişik: 25.05.2005 5351/8 md.) Yükümlülüklerine aykırı davranması hâlinde, bu yükümlülüklere uymama tarihi ile hak ederek salıverilme tarihi arasındaki süreyi geçmemek koşuluyla ihlalin niteliğine göre takdir edilecek bir sürenin, Ceza infaz kurumunda aynen çektirilmesine karar verilir." şeklindeki düzenleme karşısında;
7242 sayılı Kanun'un 48 inci maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'unda yapılan değişiklik öncesi ve sonrası düzenlemelerin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. maddesinde yer alan "“Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." şeklindeki düzenleme uyarınca ayrı ayrı uygulama yapılarak ortaya konulması gerektiği,
Somut olayda, hükümlünün denetim süresi içerisinde işlemiş olduğu suçtan almış olduğu 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezasının iki katının 1060 gün olduğu, ikinci suçun işlenmiş olduğu 03.10.2014 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 26.04.2017 arasındaki sürenin ise 936 gün olduğu, 7242 sayılı Kanun'un hükümlü lehine olduğu değerlendirilerek şartla tahliyenin geri alınmasına, denetim süresi içerisinde işlediği suça ilişkin cezanın iki katının 1060 gün olduğu, bihakkın tahliye tarihini geçmeyecek şekilde 936 günlük sürenin aynen infazına karar verilmesi gerektiği cihetle itirazın bu yönden kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 ncu maddesinin, (1), (2) ve (3) ncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
Şeklinde düzenlenmiştir.
-
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 10.06.2014 tarihli ve 2014/1 7276 sayılı müddetnamesine göre, 15 yıl hapis cezasının infazı amacıyla, 26.04.2002 tarihinde ceza infaz kurumuna alınan hükümlünün, cezasından 647 sayılı Kanun'un 19 ve ek 2. madde hükümleri uyarınca ½ oranında ve ayda 6 gün indirim yapılmak suretiyle koşullu salıverilme tarihinin 27.04.2008, bihakkın tahliye tarihinin ise 26.04.2017 olarak belirlendiği, İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2014 tarihli ve 2014/568 değişik iş sayılı kararı ile 27.04.2008 tarihinden geçerli olmak üzere koşullu salıverilmesine karar verildiği, hükümlünün koşullu salıverildikten sonra bihakkın tahliye tarihi olan 26.04.2017 tarihinden önce deneme süresi içerisinde 03.10.2014 tarihinde işlediği silahla kasten yaralama suçundan 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezasına mahkum olduğu anlaşılmıştır.
-
Hükümlünün infaza konu cezasından dolayı koşullu salıverilme hakkından yararlanabilmesi bakımından infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin belirlenmesinde 647 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılan uygulamanın 5275 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılacak uygulamaya göre lehe olduğu, koşullu salıverilme ile ilgili uygulama bakımından 647 sayılı Kanun hükümleri ile 5275 sayılı Kanun hükümlerinin sadece lehe olan bölümlerinin alınıp karma uygulama yapılmasının mümkün olmadığı, hükümlerin bir bütün olarak uygulanmasının zorunlu olduğu, denetim süresi ile ilgili 5275 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinin altıncı fıkrasında 7242 sayılı Kanun'un 48 inci maddesi ile yapılan değişiklik öncesi "Koşullu salıverilen hükümlünün tabi tutulacağı denetim süresi, yukarıdaki fıkralara göre infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı kadardır. Ancak süreli hapislerde hakederek tahliye tarihini geçemez." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında 5275 sayılı Kanun hükümlerine göre koşullu salıverilme süresinin belirlenmesi ve koşullu salıverilme kararı verilmesi durumunda denetim süresinin uygulanmasının sözkonusu olabileceği,
Somut olayda hükümlü hakkında koşullu salıverilme süresi bakımından lehe kabul edilen 647 sayılı Kanun hükümleri uygulandığı anlaşılmakla, denetim süresinin 647 sayılı Kanun'a göre belirlenmesi ve bihakkın tahliye tarihine kadar devam ettiğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu ve denetim süresi dolmadan kasıtlı suçtan hapis cezası ile cezalandırılan hükümlü hakkında daha önce verilen koşullu salıverilme kararının geri alınmasına, ikinci suçu işlediği tarih ile bihakkın tahliye tarihi arasındaki sürenin aynen çektirilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, 647 sayılı Kanun ve 5275 sayılı Kanun hükümleri karma uygulanmak suretiyle ikinci suçun denetim süresi dolduktan sonra işlendiği gerekçesiyle koşullu salıverilme kararının geri alınmasına dair verilen kararın kaldırılmasına ilişkin karar Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
-
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
-
İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 26.03.2021 tarihli ve 2021/239 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.02.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:33:03