Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/568
2023/4239
14 Haziran 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SUÇ: Kasten öldürme
HÜKÜMLER: Beraat
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Şebinkarahisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.12.2017 tarihli ve 2013/4 Esas, 2017/49 Karar sayılı kararıyla, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi gereği ayrı ayrı 25'er yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık ... için verilen cezanın 5237 sayılı Kanun'un 58 ... maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimi ile infaz edilmesine karar verilmiştir.
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.09.2018 tarihli ve 2018/1125 Esas, 2018/2266 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik olarak sanıklar ..., ... ve ... müdafii, sanık ... müdafii, o yer Cumhuriyet savcısının (aleyhe) istinaf başvurularının kabulü ile yapılan durulmalı inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin (e) bendi uyarınca maktule yönelik kasten öldürme suçundan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 30.12.2021 tarihinde tanzim olunan ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; sanıkların eylemlerinin sübut bulduğuna, eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye, mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
- Maktul ...'ın bir süre evvel ailesinin yaşadığı İstanbul ilinden memleketi olan Şebinkarahisar ilçesine taşındığı, sanıkların maktul ile aynı köyden ve uzaktan akraba oldukları, suç tarihinden birkaç ay kadar evvel sanıklardan ...'un maktul aleyhine uyuşturucu sattığından bahisle Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunduğu, taraflar arasında dosyaya yansıyan başkaca husumet sebebi belirlenememiş olup maktulün, olay gecesi ... isimli eğlence mekanına giderek aşırı alkol almış halde saat 01:00 sularında mekandan çıkıp sanık ...'a ait ticari aracın arka koltuğuna sanıkların yardımı ile bindirildiğinin tanık ...'un beyanlarından anlaşıldığı, sanık ...'ın aşamalarda inkar etmiş ise de; kollukta, savcılıkta ve sorguda mevcut ikrar içeren anlatımlarına göre; sanıklar ile maktulün Devedüzü denilen mevkiiye giderek araçtan indikleri, sanık ...'in diğer sanık ...'a silah ve bir çift eldiven verdiği, sanık ...'ın açık camdan aracın arka koltuğundaki maktule, yarı açık camdan kolunu uzatarak sanık ...'in kendilerine olan para borcunu silmelerini sağlamak için önceden tanımadığı maktule suç yerinde toplam 3 el ateş ettiği, maktulün kafa ve göğüs bölgelerinden isabet aldığı, 3. atışın aracın tavan döşemesine gelip tavanı delerek merminin araç dışına çıktığı, hep birlikte maktulün cesedini Turpçu Köyü denilen yere doğru giden istikamet üzerindeki yolda mevcut bir çukura gömdükleri, araçta yapılan incelemeler neticesinde sanık ...'ın beyanları ile uyumlu şekilde, aracın sol arka kapı iç ve sol arka tavan döşemesinde yoğun şekilde lumünol çalışmasında mor renkte tepkime meydana geldiği, sanık ...'ın anlatımları doğrultusunda yapılan kazı çalışmasında maktulün cesedine ulaşılamamış ise de; maktulün müzikolden sanıkların kendisini araca bindirdikleri gece son olarak sanık ...'un telefonundan babası olan katılan ... ile görüştüğü, bu tarihten itibaren kendisinden hiçbir şekilde haber alınamadığı, yaşadığına dair emare bulunmadığı, tanık ...'un anlatımları, sanık ...'ın ikrar içeren savunmalarının dosyada mevcut maddi deliller ile uyumlu olduğu nazara alınırsa; tüm sanıkların olay yerinde bulunduğu, sanık ...'ın 3 el ateş etmesinin ardından cesedi bagaja koyup yol üzerinde açık bir çukura yine hep birlikte gömdükleri anlaşılmakla kasten öldürme suçundan mahkumiyetlerine karar verildiği belirlenmiştir.
2.Sanık savunmaları, katılanların ve tanıkların aşamalarda istikrarlı beyanları, olay yeri inceleme raporu, basit krokisi, yer gösterme ve keşif tutanağı, sanıklara ait adli tıp raporları, güncel nüfus ve sabıka kayıtları dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanıkların atılı suçu işlediklerine dair tanık ...'un olay gecesi maktulün müzikolde olup sanıkların aracına bindiğine dair ve sanık ...'ın aşamalarda inkar ettiği maktulü kendilerinin öldürdüklerine dair soyut beyanlarından başkaca bahsi geçen araçta ve suç yerinde delil bulunmadığı, şüphenin sanıklar lehine yorumlanması gerektiği, İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmesinde isabet bulunmadığı anlaşıldığından istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yapılan duruşmalı inceleme neticesinde sanıklar hakkında kasten öldürme suçundan beraat kararı verildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Cumhuriyet Savcısının Sübuta, Eksik İnceleme ve Hatalı Değerlendirmeye, Mahkumiyet Kararı Verilmesi Gerektiğine Yönelen Temyiz Sebepleri Yönünden;
İstanbul'dan Şebinkarahisar'a taşınan maktulün, olay tarihinden birkaç ay önce sanıklar ... ve ... tarafından uyuşturucu madde kullanıp sattığından bahisle ...'na şikayet edildiği, bu nedenle taraflar arasında husumet geliştiği ve diyaloglarının bulunmadığı, buna karşın olay gecesi maktulün yarı sızmış vaziyette ... isimli alkollü eğlence mekanından çıkıp sanıklar ile birlikte ...'un işletmekte olduğu ticari araca bindiğinin tanık ...'un anlatımlarından anlaşıldığı, sanık ...'ın da ikrar içeren savunmalarında doğruladığı üzere; aracın arka koltuğundaki maktulün yarı açık camdan tanık ... ile tokalaştığı, aynı saatlerde sanık ...'un kendi telefonundan maktulün babası olan katılan ...'i arayarak maktulü ile babasıyla görüştürdüğü ve HTS kayıtlarına göre 39 saniye süren görüşmenin sonunda cep telefonu sürekli kapalı vaziyette bulunan maktulden haber alınamadığı,
Sanık ...'ın gerek kollukta gerekse savcılık ve sorguda verdiği özü değişmeyen ikrar içerikli anlatımlarına göre; sanıkların, maktulü bindirdikleri araçla Devedüzü denilen mevkiiye geldiklerinde maktulü içerde bırakıp araçtan indikleri, sanık ...'in, sanık ...'a eldiven ve silah verdiği, Murat'ın ele geçmeyen tabanca ile maktule, tanık ...'un da belirttiği gibi yarı açık vaziyette olduğu anlaşılan araç camından kolunu uzatarak peş peşe 3 el ateş ettiği, maktulün ilk 2 atışta baş ve göğüs bölgesinden yaralandığı, araç içine kan sıçradığı, 3. atışın aracın sacına isabet ettiği, sanık ...'ın anlatımlarıyla uyumlu şekilde Şebinkarahisar İlçe Emniyet Müdürlüğünce yapılan lumünol çalışmasında; aracın sol arka kapı iç ve sol arka tavan döşemesinde yoğun şekilde mor renkte tepkime meydana geldiği, her ne kadar lumünol işleminin kan dışında başkaca maddelere reaksiyon verdiği bilinmekte ise de; Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesi'nin raporuna göre gerek sanık ...'ın olay günü giydiği belirlenen siyah renkli kaban üzerinde gerekse suçta kullanılan aracın sol arka kapı iç döşemesinden alınan sürüntü örneklerinden DNA örneği tespit edildiği ve fakat delilin miktarı, olay üzerinden geçen zaman, alınış şekli, transfer şekli ve süresi gibi faktörler nedeniyle mevcut bulguların makule ait olup olmadığı hususunda herhangi bir tespit yapılamadığı, anılan nedenlerle maktulün anne soyundan alınan DNA örnekleri ile eşleşme yapılmasının tıbben mümkün olamadığı, tanık ...'un maktulün ortadan kaybolmasından 4 5 gün kadar sonra sanıklar ... ve ...'un kendisini Derviş'in ikamet ettiği köye götürdüklerini, burada maktulü kendi araçlarında gördüğünü birilerine söylediği taktirde senin Esas No : 2022/568
hakkında gereğini yaparız demek suretiyle tehditte bulunduklarını belirttiği,
Sanık ... aşamalarda suçtan kurtulmak amaçlı epilepsi hastası olduğunu, unutkanlığının bulunduğunu, maktulü kendisinin ve sanıkların öldürmediğini, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde tedavi gördüğünü ve psikolojik rahatsızlıklarının mevcut olduğunu savunmuş ise de; Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Dördüncü Adli Tıp İhtisas Kurulu ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Gözlem İhtisas Dairesinin raporunda ...'nın cezai sorumluluğunu müessir ve kişide şuur ve harekât serbestîsini ortadan kaldıracak veya azaltacak, şuurunu veya bilincini dönemsel olarak kaybederek beyanlarına itibar edilmesine engel olacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı ve zekâ geriliği saptanmadığı, adli dosya tetkikinde sanığın mezkûr suçu işlediği sırada fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını idrak etme ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini ortadan kaldıracak boyutta bir akli arızanın içinde olduğuna delalet edecek herhangi bir tıbbi bulguya rastlanmadığı gibi, şuurunu veya bilincini dönemsel olarak kaybettiğine dair bir tıbbi bulguya da rastlanmadığı belirtildiğinden beyanlarına itibar edilebileceğinin tespit edildiği, sanık ...'ın sorgusunda diğer sanıklar huzurda iken ...'a ne olduğunu bilmediğini söylemesine karşılık diğer sanıkların duruşma salonundan çıkarılması üzerine kollukta ve savcılıkta maktulü fikir ve eylem birliği içinde öldürdüklerine dair beyanlarını tekrarladığı ve ... soyadlı ''... kardeşler'' olarak kollukça bilinen sanıklardan korku duyduğunu ifade ettiği anlaşılmakla;
Sanık ...'ın ve tanık ...'un oluşa ilişkin anlatımlarının kendi içinde tutarlı olup birbirleri ve elde edilen maddi deliller ile uyum gösterdiği, tanık ...'un sanıklarla arasında herhangi bir husumet bulunmadığı, tüm bu irtibatın ve olay örgüsünün tesadüflerle açıklanmasının hayatın olağan akışına aykırılık teşkil edeceği, ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince duruşmalı incelemede; yerel mahkemenin kararındaki gerekçeler karşılanmadan ve başka delil elde edilmeden aynı delillere dayanan farklı gerekçeyle sanıklar hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan mahkumiyet kararı yerine yanılgılı değerlendirme ile beraat kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
B.Tebliğname Yönünden;
UYAP sistemi üzerinden alınan nüfus kayıt örneklerine göre; sanık ...'ın 19.01.2020 tarihinde; diğer sanık ...'ın da 07.04.2023 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, bu hususun mahkemece araştırılarak, ölmüş olduğunun tespiti halinde sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca düşürülmesine karar verilmesi yerine yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde bölümünde açıklanan sanıklar ... ve ...'un nüfus kayıt örneklerine göre hükümden sonra öldükleri anlaşılmakla, açılan kamu davasının 5237 Sayılı Kanun'un 64 üncü maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunması, diğer sanıklar hakkında sübut yönünden beraat hükümleri verilerek yanılgılı değerlendirmede bulunulması nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz istemleri kısmen yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 20.09.2018 Tarihli ve 2018/1125 Esas, 2018/2266 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Başkan ... ile üye ...'ın eksik incelemeye ilişkin karşı oyu ve oy çokluğu ile BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bozmaya konu kararın niteliği de gözetilerek takdiren ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.06.2023 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y
İnceleme konusu yapılan ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine ait 2018/1125 Esas ve 2018/2266 Karar sayılı kararında hukuki uyuşmazlık konusu olan husus, sübuta dayanak olan delillerde eksiklik bulunup bulunmadığı noktasıdır.
Yerel Şebinkarahisar Ağır Ceza Mahkemesi 2013/4 Esas ve 2017/49 Kararı ile sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında maktul ...'e yönelik eylemleri nedeniyle TCK'nin 37 ... maddesi uyarınca adam öldürme suçundan mahkumiyet kararı vermiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi ise CMK'nin 223/1 e bendi uyarına tüm sanıkların beraatine karar vermiştir.
Daire oy çokluğu ile Bölge Adliye Mahkemesi kararını mahkumiyet yönünde bozmuştur.
Mevcut davada yerel mahkeme, sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verirken şu ana kritere dayanmıştır.
1 ) Asli fail ...'nin itirafları
2 ) Araç içindeki bulgular
3 ) Sanık ... telefonu ile maktulün babası ...'in olay gecesi (..ki olay gecesi kavramı ceset bulunmadığından net değildir) telefon irtibatı ve maktulün bu telefon üzerinden babası ile konuşması
4 ) Tanık ... beyanları,
Ne var ki, bu deliller sanıkların suç ile mutlak illiyetini kurmaktan yoksundur.
Şöyle ki:
A) Sanık ... 02.12.2011'de kollukta, 03.12.2011'de savcılıkta olayı benzer şekilde anlatmıştır. ..., ...'un kendisine silah ve eldiven vermesi ile açık camdan araç içindeki maktule ateş ettiğini söylemiştir. Ardından bu sanık bu ifadelerinden vazgeçmiştir. Sanığın beyanlarında kendi içinde de çelişki zaten vardır.
a) Sanık cesedi gömdükleri yeri söylemiş ve göstermiştir ama buradan sadece hayvan kemikleri bulunmuştur.
b) Sanık ilk beyanında maktulü vurduktan sonra tuvalete gittiğini dönünce, maktulleri diğer sanıklar tarafından muşambaya sarılıp aracın bagajına konulduğunu, ertesi günkü beyanında tuvaletten dönünce Esas No : 2022/568
maktulün nerede olduğunu görmediğini söylemiştir.
c) İlk gün beyanında 1 kafasına, 2 göğsüne ateş ettiğini söylemiş, ertesi gün 1 başına 1 göğsüne ateş ettiğini 3. merminin aracın sacını delip çıktığını anlatmıştır.
B) Sanık ... beyanına göre maktul aracın sol arka koltuğunda otururken öldürülmüş ve tavana kan sıçramıştır. Araç üzerinde yapılan inceleme ve alınan numuneler sonucunda:
Adli Tıp Kurumunun 10.05.2012 tarihli raporuna göre, otodan alınan hiç parçada kan yoktur. Sanığın, lamünale tepki veren kabanında da kan yoktur. Araçtan ve sanık ... kabanından elde edilen hiçbir DNA maktule AİT DEĞİLDİR.
C) Maktulün babası ...'in ... telefonu üzerinden maktul ile görüşmesi, ZAMAN ve KAPSAM olarak sanık ... beyanı ile uyumludur.
Bu verilerle sadece tanık ...'ın olay gecesi maktulü gördüğü yolundaki beyanı maktul ile beraber son görülenlerin sanık sıfatı olmasına ve mahkumiyetine yetmeyecektir. Kaldı ki, ortada ceset yoktur. Ölüm zamanı belli değildir.
Bu gerekçelerle sanıkların beraati yolundaki Bölge Adliye Mahkemesi Dairesinin kararın onanması yerine bozulması yolundaki görüş açıklayan sayın çoğunluğa iştirak etmiyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:50:56