Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/8270
2023/380
9 Şubat 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SUÇ: Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Karşıyaka 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.03.2022 tarihli ve 2021/369 Esas, 2022/143 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 22.04.2022 tarihli ve 2022/1279 Esas, 2022/1495 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
-
5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesi uyarınca alınan raporun yetersiz olması nedeniyle eksik incelemeye,
-
Sanığın eyleminin meşru savunma kapsamında kaldığına,
-
Suç niteliğine,
-
Haksız tahrikin varlığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
-
Sanığın, katılanın kız kardeşi olan tanık......, ile evli olduğu, sanığın eşine kötü davranması nedeniyle katılan ile arasında husumet bulunduğu, sanığın tanığa zaman zaman katılana zarar vereceği yönünde tehditler de bulunduğu, sanığın olay günü konuşmak amacıyla gece 01:00 sıralarında katılanın ikametine gittiği görüşme sonrası evden ayrıldığı, 07:00 sıralarında tekrar katılanın ikametine gittiği katılanın 155 ... hattını araması üzerine kaçtığı bu defa 08:40 sıralarında tekrar katılanın ikametine geldiği ve katılanı suçta kullandığı bıçakla birden fazla kez vurmak suretiyle adli muayene raporunda belirtilen şekilde yaraladığı, katılanın komşusu tanık Veysel'in olay yerine gelmesi üzerine eylemine son vererek kaçtığı olayda, darbe sayısı, suçta kullanılan bıçağın öldürmeye elverişli bir silah olması, katılanın hedef alınan bölgelerinin hayati tehlike içeren bölgelerden olması ve tanık Veysel'in olaya müdahale amacıyla gelmesi nedeniyle sanığın eylemine son vermesi hususları birlikte değerlendirilerek sanık hakkında katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
-
Sanık eylemi gerçekleştirdiğini ikrar etmiştir.
-
Tanıklar Zeliş ve Veysel'in beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
-
Sanık hakkında tanzim olunan ... Çiğli Bölge Eğitim Hastanesinin 16.05.2021 tarihli; "sağ el üçüncü parmakta 0,5 cm'lik çizik" olduğuna ilişkin adli muayene raporu dosyada mevcuttur.
-
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları kapsamında yapılan muayenesi sonucunda tanzim olunan Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'nin 23.08.2021 tarihli; "16/05/2021 tarihinde işlediği iddia olunan yaralama suçuna karşı işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabilir ve davranışlarını yönlendirme yeteneği azaltacak veya kaldıracak düzeyde bir akıl hastalığı bulunmamaktadır. CEZA SORUMLULUĞU TAMDIR"
Görüşünü içeren sağlık kurulu raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
- Katılan hakkında tanzim olunan ... Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 24.07.2017 tarihli;
"A) Şahısta tarif edilen klinik duruma(entübasyon gerektiren, hemorajik şok, hipotansiyon) neden olan tüm kesici delici alet yaralanmalarının müştereken;
1 Şahsın yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu,
2 Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,
3 Kemik kırığı çıkığına neden olmadığı,
B) Şahısta tarif edilen her iki alt ekstremitedeki (sol bacakta 3 adet sağ bacakta 2 adet) derin yaralanmaların ayrı ayrı tek başlarına;
1 Şahsın yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı,
2 Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,
3 Kemik kırığı çıkığına neden olmadığı,
C) Şahısta tarif edilen sağ ön koldaki kesici delici alet yaralanmasının(damar sinir, kas, tendon vs kesisi bildirilmeyen) tek başına;
1 Şahsın yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı,
2 Basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu,
3 Kemik kırığı çıkığına neden olmadığı"
Görüşlerini içeren adlî raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Eksik İnceleme
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları kapsamında yapılan muayenesi sonucunda tanzim olunan Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'nin 23.08.2021 tarihli
sağlık kurulu raporu uyarınca sanığın suç tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabilir ve davranışlarını yönlendirme yeteneği azaltacak veya kaldıracak düzeyde bir akıl hastalığı bulunmadığı, ceza sorumluluğunun tam olduğu oy birliği ile tespit edildiği, sanık hakkında anılan sağlık kurulu raporu ile çelişki yaratacak eş değer bir rapor veya belgenin bulunmadığı anlaşılmakla, bu haliyle eksik incelemeden söz edilemeyeceğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Suç Niteliği
Sanık ile katılan arasında önceye dayalı husumetin var olması, suçta kullanılan bıçağın öldürmeye elverişli bir silah olması, darbe sayısı, katılanın hedef alınan bölgelerinin hayati tehlike içeren bölgelerden olması, katılan hakkında tanzim olunan adli muayene raporu uyarınca yaralanmasının niteliği ve sanığın eylemine tanık Veysel'in olaya müdahale amacıyla gelmesi üzerine son vermesi hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın mağdura yönelik eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğunun kabulünde isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Meşru Savunma
Her ne kadar sanık katılandan yönelen saldırıyı defetmek amacıyla atılı suçun işlendiğini savunmuş ise de, katılandan sanığa yönelen bir saldırının veya hareketin bulunmadığı gibi elinde silah niteliğinde bir aletin de olmadığı sanığın doğrudan katılana suçta kullandığı bıçakla yöneldiği, darbe sayısı, eylim son bulma şekli, sanığın adli muayene raporunda belirtilen yaralanmasının darbe sayısı dikkate alındığından katılanı yaraladığı esnada meydana gelmiş olmasının kuvvetle muhtemel olduğu anlaşılmakla sanık lehine meşru savunma koşullarının bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Haksız Tahrik
Katılandan doğrudan sanığa yönelen ve haksız tahrik teşkil eden söz ve davranış bulunmadığından sanık hakkında haksız tahrik nedeniyle cezadan indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
E. Takdiri İndirim Nedeni
Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulanmasının Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında olduğu, ancak bu takdirin sınırsız ve denetime kapalı bir yetkiyi barındırmadığı, Yargıtay tarafından yapılacak değerlendirmenin, Mahkemenin takdirinin dava dosyasında mevcut veriler ile uyumlu şekilde şekillenip şekillenmediği ve yerinde ve yeterli gerekçeye dayanıp dayanmadığı ile sınırlı olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece; "Sanığın geçmişi dikkate alınarak" şeklindeki gerekçeye istinaden sanık lehine takdiri indirim sebebi uygulanmamasına karar verilmesi karşısında, güncel adli sicil kaydından da sabıkasının bulunduğu anlaşılan sanığın suça eğilimli kişiliği karşısında Mahkemenin takdirinin dava dosyası kapsamına uygun şekillendiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 22.04.2022 tarihli ve 2022/1279 Esas, 2022/1495 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Karşıyaka 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.02.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:35:27