Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

1. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/8332

Karar No

2023/3540

Karar Tarihi

24 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SUÇLAR: Kasten yaralama

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.03.2022 tarihli ve 2020/164 Esas, 2022/97 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;

a. ...'e yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci

fıkrasının (a) bendi, 21 ... maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 ... maddesi uyarınca 8 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,

b. ...'ye yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 ... maddesi uyarınca 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,

  1. ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 27.04.2022 tarihli ve 2022/1127 Esas, 2022/1140 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekilleri ile sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,

Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

  1. Katılanlar ... ve ...'in temyiz istemi; sanığın eylemlerinin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğuna, ...'ye yönelik eylemde tasarlamanın varlığına, yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek suç vasfının hatalı tayin edildiğine,

  2. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanığın ...'e yönelik eyleminde mutlaklık bulunduğuna, olası kast uygulamasının hatalı olduğuna, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiğine, ...'ye yönelik eylemde ise suçun tasarlayarak kasten öldürme suçuna vücut verdiğine,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

A.İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

  1. Akraba olan sanık ve katılanların aynı köyde ikamet ettiği, sanık ile katılan ... arasında 8 10 yıldır süren arazi anlaşmazlığından kaynaklı husumet bulunduğu, küs oldukları, bunun köylü tarafından bilindiği, sanığın "eşi ile 2020 yılında anlaşmalı olarak boşandığı, eşi ile boşanma sebebi olarak da eşinin katılan ... ile ilişki yaşaması" olarak iddia ettiği, olay tarihinde sanığın evinin bahçesinde bulunduğu, bu sırada katılan ...'nin hayvan otlatmaktan evine doğru dönmekte olduğu, sanığın ...'nin bulunduğu tarafa ateş ettiği, ...'nin saçma isabeti ile basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığı, tüfek sesi duyan ve babasının yaralandığını gören katılan ...'in evinden babasına doğru koştuğu sırada sanığın atışlara devam etmesi sonucu başından vurularak iyileşme olanağı bulunmayan bir hastalığa yol açacak şekilde yaralandığı belirtilmiştir.

  2. Sanık savunmaları, katılan anlatımları, adli raporlar, keşif tutanakları ve ekleri, bilirkişi raporu, krokiler, olay yeri inceleme raporları, krokiler, adli sicil kaydı dosya arasında bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE

Katılan ... ile sanık ... arasında arazi anlaşmazlığı bulunduğu, ayrıca sanık ...'in katılan ... ile kendi eşi arasında gönül ilişkisi olduğunu düşündüğü ve bu nedenlerle taraflar arasında husumet bulunduğu, olay günü saat 19:10 sıralarında sanık ...'in kendi evine 23 metre uzaklıkta ağacın yanında olayda kullandığı av tüfeğiyle beklediği, katılan ...'nin hayvan otlatmaktan evine dönerken, eve 81 metre kala sanık ...'in 60 metre mesafeden katılan ...'ye birden fazla kez ateş ettiği, isabet alan katılan ...'nin kendini yere attığı, silah sesleri ve babasının bağırarak çağırması üzerine katılan ...'in babası ...'ye doğru koştuğu, bu sırada sanık ...'in av tüfeğiyle ateş etmeye devam ettiği, ...'in babasına doğru yaklaşık 20 metre koştuktan sonra babasına 6 metre mesafede iken sanık ...'in ateş etmesi nedeniyle ...'in kafasından isabet alarak yaralandığı, sanık ...'in av tüfeğiyle katılanlar ... ve ...'e 12 el ateş ettiği, ...'nin bağırarak "... vuruldu" demesi üzerine tanık ...'ın beyan ettiği üzere sanığın "ben burada yapacağımı yaptım" diyerek olay yerinden kaçıp gittiği, anlaşılmıştır.

  1. Sanığın katılan ...'ye yönelik eylemi;

a. Tasarlamaya yönelik;

“Sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı” anlaşılmakla hükümde bu yönden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

b. Eylemin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğuna yönelik

Akraba olan katılan ... ile sanık arasında arazi anlaşmazlığı ile ilgili husumet bulunduğu, aralarında daha önce benzer adli olaylar meydana geldiği, sanığın köy halkından komşularına ve köy muhtarına "...'nin köyden uzaklaşmasını, karşılaşmaları halinde aralarında kötü olayların yaşanabileceğini, ...'yi köyde görmek istemediğini" anlattığı, olay tarihinde de hayvan otlatmaktan dönen katılan ...'yi gören sanığın evinin bahçesinden av tüfeği ile 12 el ateş ettiği, ...'yi basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı, ...'nin yaralanıp yere düştüğü, sanığın ateşe devam ettiği, taraflar arasında 8 10 yıldır süregelen husumetin varlığı, suçta kullanılan aletin öldürmeye elverişliliği, hedef alınan vücut bölgesi, atış sayısı karşısında, sanığın eyleme bağlı kastının öldürmeye yönelik olduğu gözetilmeden suç vasfının belirlenmesinde yanılgıya düşülerek kasten yaralama suçundan hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

  1. Sanığın katılan ...'e yönelik eylemi;

a. Tasarlamaya yönelik;

“Sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı” anlaşılmakla hükümde bu yönden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

b. Eylemin doğrudan kastla işlendiğine, öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğuna yönelik

Sanığın arazi meselesi nedeniyle husumetli olduğu katılan ...'ye ateş ettiği, ...'nin vurulup yere düştüğü, bu sırada birden fazla el ateş edildiğini duyan ve babasının yere düştüğünü gören ...'nin kızı katılan ...'in evinden çıktığı, babasına doğru koştuğu sırada sanığın atışına devam ettiği, ...'in başından isabet alarak yere düştüğü, iyileşmesi mümkün olmayan bir hastalık meydana gelecek şekilde yaralandığı, sanığın ateş ettiği yer, katılanın bulunduğu konum, atış sayısı ve mesafesi, katılanın kafa bölgesinden isabet almış olması, keşifte yapılan tespite göre sanık ile katılanların bulunduğu yer arasında en fazla 1 metre yüksekliğinde çalılık, ot ve dikenli tel bulunduğu ve katılanların bulunduğu alanın sanığın bulunduğu yerden görülebildiğinin tespit edildiği,

Sanığın, ... ve ...'ye tehdit ve hakarette bulunduğuna dair Asliye Ceza Mahkemesinde dava dosyası bulunması, bu nedenle ...'in de sanık tarafından husumete dahil edilmesi, sanığın, katılan ...'nin "tüfeği getir" sözünü duymuş bulunması, ...'in evden çıkarak yaklaşık 20 metre yürüdükten sonra isabet alması, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporuna göre, sanığın katılanları rahatlıkla görebileceğinin tespit edilmiş olması, olası kastın kabulü için isabet alan şahsın açıkça görünür olmamasının gerekmesi, olayımızda ise her iki katılan görünür durumdayken sanığın katılanlara çok sayıda ateş etmiş olması karşısında, olasılıktan bahsedilemeyeceği,

Her ne kadar teknik bilirkişi raporunda, ...'nin 60, ...'in 66 metre mesafede olmaları nedeniyle etkili mesafe dışında oldukları belirtilmiş, buna dayanarak mahkemece sanığın eylemleri yaralama olarak kabul edilmiş ise de, ...'den 6 metre uzaklıkta bulunan ...'in aldığı isabet nedeniyle, sol temporalden mermi girişi olan hastanın sol temporal deplase fraktür ve sol akut subtural hematom tanısı konulduğu, operasyona alındığı, kemik flepin kaldırıldığı, akut subdural kanamanın boşaltıldığı, kemik flepin yerine konulmadığı, sol fronto parietal kemikte kronik tenomi defekti izlendiği, sol frontal bölgeden sağ oksipital bölgeye uzanan trakt görünümü ve bu hat üzerinde kemik fragmanlar izlendiği, katılan ...'in ... süre yoğun bakımda kaldıktan sonra taburcu edildiği, katılanın bu yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, baştaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin en ağır olan (6.) derece olduğu, sol temporal bölgeye isabet eden ateşli silah yaralanmasının beyin hasarı ve epilepsi hastalığını oluşturduğundan iyileşme olanağı bulunmayan hastalık olarak kabul edildiği,

Katılan ...'in ateşli silah yaralanmasının onun yaşamını tehlikeye sokup sürekli hastalık meydana getirmesi, kemik kırığı ve defekti, beyin kanaması oluşturması karşısında, meydana gelen sonuç itibariyle artık bilirkişinin silahın etkili mesafesinin tayinine lüzum bulunmadığı, meydana gelen sonuç itibariyle silahın öldürmeye elverişli olduğunun sabit olduğu,

Gerçekten ... hastaneye kavuşturulup ... ve yoğun ameliyat ve tedaviler sonucunda hayata döndürülemeden vefat etmiş olsaydı, bu durumda sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında kaldığının kabulü mümkün bulunmadığından, sanığın eyleminin öldürmeye teşebbüs olarak kabulü gerekmiştir.

Sanığın atışı sonucu katılan ...'in isabet almasının mutlak ve kaçınılmaz olduğu, sanığın bu durumu bilmesine ve katılanı görmesine rağmen ateş ederek eyleminin sonucunu bilerek gerçekleştirdiği, sanığın katılan ...'ye yönelik eylemi ile ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu, katılan ...'e yönelik eylemini de aynı kasıt ve nedenle gerçekleştirdiği, kastın bölünemeyeceği, bu nedenle sanığın ...'e yönelik eyleminde kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması yerine, suç vasfının belirlenmesinde hataya düşülerek kasten yaralama suçundan hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde (1 b ve 2 b) kısmında açıklanan "sanığın her iki katılana yönelik eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu ve katılan ...'e yönelik hükümde eylemin doğrudan kastla işlendiği" nedenleriyle ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 27.04.2022 tarihli ve 2022/1127 Esas, 2022/1140 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar vekili ve Cumhuriyet Savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Başkan ... ile Üye ...'ın karşı oyları ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.05.2023 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Sanık ... hakkında Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.03.2022 tarih, 2020/164 Esas ve 2022/97 sayılı Kararı ile;

  1. Katılan ...’e yönelik olası kasıtla yaralama eyleminden, Türk Ceza Kanunu'nun 86/1, 86/3 e, 87/2 a, 21/2, 53/1, 58/1. maddeleri uygulanarak, sonuç olarak 8 yıl 12 ay Hapis cezasına,

  2. Katılan ...’ye yönelik kasten yaralama eyleminden, Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3 e, 53/1, 58/1 ... maddeleri uygulanarak, sonuç olarak 12 ay Hapis cezasına karar verilmiştir.

Kararın sanık müdafii ve katılan vekilleri tarafından istinafı üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 27.04.2022 tarih, 2022/1127 Esas ve 2022/1140 sayılı Kararı ile; “İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine” karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kararı, Katılanlar ve BAM Cumhuriyet savcılığınca temyiz edilmiştir.

Kararın temyizi üzerine, sayın çoğunluk, olaydaki sanığın her iki katılana yönelik eylemlerinin ayrı ayrı “kasten öldürmeye teşebbüs” olduğunu belirterek, kararın BOZULMASINA dair karar vermişlerdir. Sayın çoğunluğun kararına muhalifiz.

Şöyleki;

Tarafların akraba olup, taraflar arasında arazi uyuşmazlığı bulunduğu, tarafların beyanları, tanık anlatımları, olay yeri inceleme tutanakları, mahkemece yapılan keşif, düzenlenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; olay günü saat 19.50 sıralarında, katılan ...'ın koyunları ile beraber evine döndüğü sırada, sanık ...'ın elindeki av tüfeğiyle ikametinin bahçesindeki dut ağacının yanından, 60 metre mesafe uzaklıkta bulunan katılan ...'ın bulunduğu yere doğru tüfeği ile ateş ettiği, ilk atışın sanık ... tarafından yapıldığı, katılan ...'ın alınan kati raporunda göğüs sol yan tarafta 0,5 cm’lik yüzeysel sıyrık olacak ve BTM giderilebilecek şekilde basit yaralandığı, ...'a ait hayvanlara da saçmaların isabet ettiği, ...'ın ele geçirilemeyen tabanca ile karşılık verdiği, ...'ın tabancasından çıkan mermilerin ...'ın ikametinin çeşitli yerlerine isabet ettiği ve camların kırıldığı, silah seslerini duyan ...'ın kızı olan katılan ...'ın evden çıkarak babasının bulunduğu yere doğru koşmaya başladığı, babasının bulunduğu yere 6 metre kala sanık ...'ın atışları sonucunda çıkan saçmalardan bir tanesinin katılan ...'in başına isabet etmesi sonucu, Osmaniye Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 13/12/2021 tarihli raporda meydana gelen yaralanmasının, hayati tehlikeye geçirir, yüzde sabit iz oluşur, vücuttaki kemik kırığının ağır (6) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, duyularından veya organlarından birinin işlevinde sürekli zayıflama veya yitirilmesi niteliğinde olacak şekilde yaralandığı, sanık ...'ın olay yerinden kaçtığı ve herhangi bir yaralanmasının bulunmadığı belirlenmiştir.

Olayda atış yapıldığı iddia edilen yerler arasında belirli yükseklikte otlar ve ağaçların bulunduğu, bu nedenle görüş açısının etkilendiği yönündeki iddialar olması ve olayın aydınlatılması amacıyla olayın olduğu tarihten yaklaşık bir yıl sonra aynı mevsim ve ayda keşif yapılmış, düzenlenen bilirkişi raporunda “...'ın ikametinin isabet aldığı camlarının ateşli silahla kırıldığı, bahçesinde ve dut ağacının sağ tarafında 12 adet av tüfeğine ait boş kartuşun bulunduğu, ... ve ...'ın evinin bahçesinde bulunan ağaçlarda, büyükbaş danasında ve ... isimli kişinin ikametinde ve bahçesinde bulunan ağaçlarda mermi saçma isabet izlerinin bulunduğu, mevcut izlere göre ...'ın bulunduğu yerden 9 mm tabanca ile ateş edildiği, ...'ın bulunduğu yerden 12 lik av tüfeği ateş edildiği tespit edilmiştir.

...'ın av tüfeği ile ateş ettiği yer ile ...'ın 9 mm tabanca ile ateş ettiği yer arasındaki mesafe 60 metre ölçülmüştür, ...'ın bulunduğu ve başından yaralandığı yer ise yaklaşık 6 metre daha uzaktadır, sanık ... ile katılan ...'in bulunduğu yer arasındaki mesafe yaklaşık 66 metredir, ...'ın tabanca ile ateş ettiği yer ile ...'ın isabet alan ikametine ait camlar arasındaki mesafe ise yaklaşık 83 metredir.

Meydana gelen olayda ise, müştekilerin yer göstermesine göre 60 metreden ateş edilmektedir, saçmalar 36 metreden sonra dağılmaktadırlar, müştekilerin yaklaşık 40 60 cm genişliği ve 1.70 1.75, metre boyu göz önüne alındığında, sanığın hedef gözeterek ve nişan alarak ateş etmesi halinde saçmaların en azından bir kısmının müştekilerin üzerinde toplanması gerekmektedir, olayda ise ...'ın üzerinde sıyrık halinde bir isabet, ...'ın kafasında bir isabet bulunmaktadır, bir fişekteki saçma adedi 91 adetten 760 adede kadar çıkmaktadır, müştekilerde ise 2 adet saçma girişi tespit edilmiştir, Sanığın ateş ettiği yerden müştekilerin bulunduğu 60 66 metre ilerisi, etrafta bulunan ağaçlar, otlar, bahçe telleri nedeniyle çok net olarak görünmemektedir, keşifte müştekilerin bulunduğu yere ayakta iki kişi yerleştirilmiş, sanığın ateş ettiği yerden müştekilerin bulundukları yer ve görünürlük test edilmiştir, ancak müştekilerin bulunduğu yerde iki insan olduğu görülmekle birlikte görüntünün çok net olmadığı tespit edilmiştir, ...'ında ateş ettiği yer büyük oranda sanığın kendisine değil 23 metre ilerdeki ikametine isabet etmektedir, bu nedenle Müştekinin de sanığın bulunduğu yeri tam olarak göremediği hesaplanmaktadır,

Yukarıda yapılan hesaplamalar, bir fişekte bulunan saçmaların adedi, atış sayısı, müştekiler isabet eden saçmaların sayısı, yapılan testler göz önüne alındığında;

...'ın av tüfeğiyle 12 adet atış yaptığı sabittir, her fişekte yaklaşık 353 adet saçma bulunduğuna göre, sanığın 4.236 adet saçmayı müştekilerin istikametine doğru ateş ettiği sabittir, 2 kişide 4.236 adet saçmadan 2 adedinin müştekilere isabet etmesi nedeniyle, hedefe isabet oranının % 0,05 ya da, isabet oranının 2.118 de birde kalması nedeniyle, sanığın müştekilere hedef gözeterek ve nişan alarak ateş etmediği, ancak müştekilerin bulunduğu tarafa doğru ateş edildiği hesaplanmaktadır.

Av tüfekleriyle yapılan atış olaylarında saçmanın büyüklüğü, yoğunluğu, atılan tüfeğin etkili mesafesi, namlu uzunluğu, etkin olmakla birlikte kişinin hangi uzvuna isabet ettiğinin de etkisi bulunmaktadır, av tüfeğinin 30 37 metre mesafede öldürmeye elverişli olduğu" belirtilmiştir.

Somut olayda; sanık ile katılan arasında miras kaynaklı anlaşmazlıklar olduğuna dair beyanlar dosyaya yansımış ise de, bu anlaşmazlıkların üzerinden ... zaman geçtiği, yine sanığın eşi ile katılanın arasında ilişki olduğuna yönelik iddia ortaya atılmış ise de, sanığın eşi ile 21.02.2020 tarihinde anlaşmalı olarak boşandıkları, boşanma dosyasının incelenmesinde, bu iddialara yönelik bir hususun bulunmadığı, taraflar tarafından da dosyaya bu iddialara yönelik bir somut delil sunulmadığı anlaşılmış, dosyaya yansıyan tanık beyanlarından tarafların ... süredir konuşmadıkları, sanık ...'in katılanın köyde bulunmasından rahatsızlığını muhtar aracılığıyla dile getirmesi hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, taraflar arasında bir takım anlaşmazlıklar bulunduğu anlaşılmış ise de, dosyaya yansıyan delil durumu itibariyle öldürmeyi gerektirecek derecede bir husumetin bulunmadığı, sanığın olayda kullanmış olduğu av tüfeğinin 30 37 metre mesafede öldürmeye elverişli olduğu, yapılan keşifte sanığın ateş ettiği yer ile katılanın bulunduğu yer arasında 60 metre mesafe bulunduğu, saçmaların 37 metreden sonra dağılmaya başladıkları, bu haliyle aradaki mesafenin öldürmeye elverişli bir mesafe olmadığı, sanığın ateş ettiği yerden katılanın bulunduğu 60 metre ilerisi, etrafta bulunan ağaçlar, otlar, bahçe telleri nedeniyle çok net olarak görünmemesi, katılanın yaralanmasının nitelik ve nicelikleri göz önüne alındığında sanığın eylemi ile dış dünyaya yansıyan kastının yaralamaya yönelik olduğu kanaatine varılmış ve suç vasfı kasten yaralama olarak kabul edilmiştir.

Sanık ... hakkında ...'a yönelik olarak açılan dava hakkında yapılan değerlendirme;

Her ne kadar sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik eylemi nedeniyle Olası Kastla Öldürmeye Teşebbüs suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de;

Sanık ile katılan ... arasında herhangi bir husumetin bulunmadığı, yukarıda belirtilen olayda silah seslerini duyan ve babasının yaralandığını gören katılanın olay yerine doğru koştuğu sırada sanığın tüfeğinden çıkan saçmaların bir tanesinin alnının sol tarafından isabet etmesi nedeniyle yaralandığı, yukarıda yaralanmasının niteliğinin ayrıntılı olarak belirtildiği, sanığın olayda kullanmış olduğu av tüfeğinin 30 37 metre mesafede öldürmeye elverişli olduğu, yapılan keşifte sanığın ateş ettiği yer ile katılanın bulunduğu yer arasında 66 metre mesafenin bulunduğu, saçmaların 37 metreden sonra dağılmaya başladıkları, bu haliyle aradaki mesafenin öldürmeye elverişli bir mesafe olmadığı, sanığın ateş ettiği yerden katılanın bulunduğu 66 metre ilerisi, etrafta bulunan ağaçlar, otlar, bahçe telleri nedeniyle çok net olarak görünmemesi, katılanın yaralanmasının nitelik ve nicelikleri göz önüne alındığında sanığın eylemi ile dış dünyaya yansıyan kastının olası kastla yaralamaya yönelik olduğu kanaatine varılmış ve katılanın yaralanmasının niteliği ve yeri göz önüne alınarak takdiren üst sınırdan ceza tayini ile sanığın eylemine uyan Türk Ceza Kanunu'nun 86/1, 86/3 e, 87/2 a, 21/2, 53/1, 58/1 ... maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanığın olaya ilişkin asıl kastının ...'a yönelik olması, ancak orada bulunanların da yaralanabileceğini öngörerek atışına devam etmesi ve ortaya çıkacak sonuçları kabullendiği, bu kapsamda Türk Ceza Kanunu'nun 21/2 maddesi gereğince, sanığın eylemini olası kastla gerçekleştirdiği belirlenmiştir. Katılan ...'in sanığa yönelik herhangi bir haksız tahrik oluşturacak eylemi bulunmadığından Türk Ceza Kanunu'nun 29 uncu maddesi sanık hakkında uygulanmamıştır.

Katılan ... hakkında tabanca ile sanık ...'a karşılık vermesi ve yaralamaya teşebbüs etmesinden dolayı meşru müdafadan beraat kararı verilmiş, ayrıca 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan cezalandırılmasına da karar verilmiştir. Her ne kadar katılan ... ele geçirilemeyen tabanca ile atış yapmadığını, evden aldığı tüfek ile kızı yaralandıktan sonra atış yaptığını belirterek 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçu yönüyle iddiaları kabul etmemiş ise de; alınan olay yeri raporuna göre ...'ın atış yaptığı yerde boş tüfek kartuşu bulunmadığı, ...'ın atış yaptığını iddia ettiği tüfekte atış artığının tespit edilemediği, tüfeğin yağlı durumda olduğu, olayın olduğu yerde tabanca fişek kovanlarının olduğu, ...'ın evinde mermi izlerinin bulunduğu, alınan tanık beyanlarında ...'ın kızı ...'ın yaralandıktan sonra tüfekle ateş etmediğini beyan ettikleri anlaşılmış, eldeki bu somut deliller karşısında katılan sanık ...'ın ele geçirilemeyen ruhsatsız tabanca ile karşılık verdiği sabit olmakla sanığın eylemine uyan 6136 sayılı Kanun'un 13/1 maddesi gereğince alt sınırdan cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sonuç olarak; Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin Sanık ... ile ilgili olarak yaptığı keşif ve aldığı bilirkişi raporu sonucunda, yaralanmaların tüfeğin etkili mesafesinde olmadığı için, olayın katılan ... açısından kasten yaralama, katılan ... açısından olası kastla yaralama olduğuna dair verdiği kararlar doğrudur. Yine bu konuda ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin “İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine” dair kararı da doğrudur.

Diğer taraftan katılan ...’in kafasına gelen saçma ile ağır yaralandı diye olayın kasten öldürmeye teşebbüs düşünülmesi durumunda, olası kastla kasten öldürmeye teşebbüs olmaz, olası kastla işlenen suçlarda teşebbüs olmaz, olası kastı netice belirler, sanık gerçekleşen neticeden sorumlu olur. Gerçekleşen netice yaralama suçudur. Bundan sorumlu olması gerekir. Yerel mahkeme de buna göre ceza vermiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, kararların temyizen ONANMASI gerekirken, Bozulmasına karar veren sayın çoğunluğun görüşüne muhalifiz.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararonanmasıhukukîtemyizyaralamav.süreçolgulartevdiinesebeplerigerekçebozulmasınakastenkarşı

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:00:47

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim