Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

1. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/2654

Karar No

2023/347

Karar Tarihi

8 Şubat 2023

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SUÇLAR: Olası kastla öldürme, bilinçli taksirle öldürme

HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince olası kastla öldürme suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bilinçli taksirle öldürme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne ilişkin kararın ise Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.03.2009 tarihli ve 2009/2 43 Esas, 2009/56 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere suç vasfına yönelik aleyhe temyiz edildiğinden temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.03.2019 tarihli ve 2017/484 Esas, 2019/167 Karar sayılı kararı ile;

a) Sanıklar ... ve Resul'un olası kastla öldürme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,

b) Sanık ... hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba,

Karar verilmiştir.

  1. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17.10.2019 tarihli ve 2019/2720 Esas, 2019/2253 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... müdafiinin, katılan Kurum vekilinin ve Cumhuriyet savcısının (aleyhe) istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

  2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.03.2022 tarihli ve 2019/125855 sayılı, temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükümlerin onanması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan Kurum vekilinin temyiz istemi;

  1. Sanıklar ... ve Resul hakkında kurulan hükümler yönünden;

Sübuta, sanıkların canavarca hisle veya eziyet çektirerek ve tasarlayarak kasten öldürme suçundan haksız tahrik hükümleri uygulanmaksızın en üst sınırdan cezalandırılmaları gerektiğine,

  1. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;

a) Suç vasfının canavarca hisle veya eziyet çektirerek ve tasarlayarak kasten öldürme suçu olarak belirlenmesi gerektiğine,

b) Sanığın en üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine,

c) Vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

  1. Olay tarihinde sanık ...'ün temyiz dışı sanık ...'a ait silahı satmak amacıyla sanık ... ile buluştuğu, içerisinde sanık ...'in bulunduğu Renault Clio marka araca bindiği, bu sırada arabada sanık ...'in arkadaşı sanık ...'in sağ arka koltukta, sanık ...'in kız arkadaşı olan maktul ...'in ise sol arka koltukta bulunduğu, satılmak istenen silaha önce sanık ...'in baktığı sanık ...'in silahı beğenmediğini söylediği, bunun üzerine sanık ...'in silaha bakmak istediği, sanık ...'in de silahı sanık ...'e verdiği, sanık ... araç içerisinde silahı kontrol ederken bir şekilde patlaması sonucu maktul ...'in sağ uyluğuna isabet eden mermi çekirdeği nedeniyle yaralandığı, araç içerisindeki sanıkların maktulün yaralandığını anlamamaları üzerine önce maktulü ayıltmak için uğraştıkları, sağlık görevlisi tarafından nabzının düşük olduğunun ve hastaneye götürülmesi gerektiğinin söylenmesi üzerine, maktulü hastaneye götürdükleri, maktulün hastanede ateşli silah yaralanması nedeniyle öldüğünün tespit edildiği anlaşılmıştır.

Sanık ...'in beraati yönünden; Olay anında sanık ...'in şoför koltuğunda oturduğu, maktulün ölümüne neden olan yaralanmanın Adli Tıp Kurumu ... Adli Tıp Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesinin, 25.09.2017 tarihli otopsi raporuna ve Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunun, 25.06.2018 tarihli İhtisas Kurulu Mütalaasına göre sağ bacak üst kısmından giren mermi çekirdeği neticesinde gerçekleştiği, olayın oluş şekli ve ölüme neden olan mermi çekirdeğinin maktulün vücuduna girdikten sonra seyreden hareketleri dikkate alındığında şoför koltuğunda oturan sanık ...'in elinde iken silahın patlamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, ayrıca sanık ...'in suçlamayı inkar ettiği ve silahın sanık ...'in elinde iken patladığına dair herhangi bir beyan bulunmadığı tespit edilip, sanık ...'in suçu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı dikkate alınarak beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.

Sanık ...'ün beraati yönünden; Sanıklar ... ve Resul'ün birbiri ile uyumlu şekilde silahın sanık ...'in elinde iken patladığına dair anlatımları, sadece sanık ... tarafından sanık ...'ün elinde silahın patladığının iddia edilmesi, maktulün ölümüne neden olan yaralanmanın Adli Tıp Kurumu ... Adli Tıp Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesinin, 25.09.2017 tarihli otopsi raporuna ve Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunun, 25.06.2018 tarihli İhtisas Kurulu Mütalaasına göre sağ

bacak üst kısmından giren mermi çekirdeği neticesinde gerçekleştiği, olayın oluş şekli ve ölüme neden olan mermi çekirdeğinin maktulün vücuduna girdikten sonra seyreden hareketleri dikkate alındığında sağ ön yolcu koltuğunda oturan sanık ...'ün elinde iken silahın patlamasının mümkün olmadığı, zira yolcu koltuğunda oturan sanık ...'ün silahı arkaya doğru uzattığında maktulü yaraladığı kabul edilirse söz konusu yaralanmanın sağ bacak uyluk kemiği olmayıp maktulün vücudunun daha yukarılarında gerçekleşeceği yahut bacağından yaralanan maktuldeki mermi çekirdeğinin aşağıdan yukarıya, sağdan sola seyretmeyip, yukarıdan aşağıya bir seyir çizeceği de göz önünde bulundurulduğunda, sanık ...'ün suçu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı dikkate alınarak beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.

Sanık ... hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan kurulan hükümde suç vasfı yönünden; Sanık ... ile kız arkadaşı olan maktulün aracın arka koltuğunda yan yana oturdukları, sanık ...'in sağ arka tarafta, maktulün ise sol arka tarafta bulunduğu, sanık ...'den silahı alan sanık ...'in elinde bir şekilde ateş alan silahtan çıkan mermi çekirdeğinin Adli Tıp Kurumu ... Adli Tıp Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesinin, 25.09.2017 tarihli otopsi raporuna ve Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunun, 25.06.2018 tarihli İhtisas Kurulu Mütalaasına göre sağ uyluk dış yandan girip, önden arkaya, sağdan sola, aşağıdan yukarıya seyirle, cilt, cilt altı, kas dokuyu katederek batın boşluğuna girdiği, ince bağırsak ve mezenteri yaralayarak lumbal 4. omur korpusunda kaldığı ve ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 15.09.2017 tarihli uzmanlık raporuna göre atışın yakın mesafeden gerçekleştiği dikkate alınarak sanığın taksirli eylemi ile maktulü yaraladığı ve ölümüne neden olduğu kabul edilip bilinçli taksirle öldürme suçundan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

  1. Sanık ...'in çelişkili ifadeler vererek suçlamayı inkar ettiği, sanıklar ... ve Resul'ün ise birbiri ile uyumlu ifadeler vererek suçlamayı inkar ettikleri ve sanık ...'in elinde iken silahın patladığını belirttikleri belirlenmiştir.

  2. Tanıkların beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir.

  3. Adli Tıp Kurumu ... Adli Tıp Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesinin, 25.09.2017 tarihli ve 2017/4507/1048/731 sayılı;

"...

2 Otopsi bulgularına göre kişinin sağ uyluğuna 1 (bir) adet ateşli silah mermi çekirdeği isabet etmiş olup, sağ uyluk dış yandan giren mermi çekirdeğinin, önden arkaya, sağdan sola, aşağıdan yukarıya seyirle, cilt, cilt altı, kas dokuyu katederek batın boşluğuna girdiği, ince bağırsak ve mezenteri yaralayarak lumbal 4. omur korpusunda kaldığını,

3 Kişinin ölümünün ateşli silah yaralanmasına bağlı ince bağırsak, mezenter yaralanması ve iç kanama sonucu meydana geldiğini,

...

7 Otopsi esnasında kişiden alınan 1 (bir) adet mermi çekirdeği, sağ sol el tırnak örnekleri ile swap örneklerinin mühürlü torba içerisinde ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildiğini,

8 Otopsi bulgularına göre cesette ateşli silah yarası dışında başka bir travmatik bulguya rastlanmadığı, ölümü üzerinde etkili harici başkaca bir nedenin tespit edilmediği..."

Şeklinde görüş bildiren otopsi raporu dava dosyasında mevcuttur.

  1. Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Balistik Şubesinin, 05.06.2018 tarihli ve 49240963 101.02 2018/32272/2231 sayılı;

"...

4 Giysiler üzerinde atış mesafesini belirlemede uygulanan kimyasal yöntem(ler) sırasında (Sodyum Rodizonat vb.) giysi üzerinde mevcut olan ateşli silahla oluşmuş delik(ler) ve delik(ler) etrafına yapışmış olan atış artıkları ve barut artıklarını presleme yöntemiyle filtre kağıdı üzerine transfer edilmiş olacağını, bundan dolayı kimyasal incelenmesi yapılmış olan giysi üzerinde daha sonra kimyasal inceleme yapmanın hatalı sonuçlara yol açabileceğinden, bu şekilde incelenmiş olan giysiler üzerinde aynı amaçlı kimyasal inceleme yapılmadığını,

Her ne kadar ... Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından ...'a ait olduğu belirtilen siyah zemin üzerine gri renk desenli, bel lastik kısmında ipleri bulunan eşofman altı üzerinde fiziksel ve kimyasal inceleme yapılmış olmakla beraber,

Tarafımızca, siyah zemin üzerine gri renk desenli, bel lastik kısmında ipleri bulunan eşofman altı üzerinde görülen (yukarıda bulgular bölümünde özellikleri yazılı) ve otopsi raporunda giriş yara yeri olarak tarif edilen yara yerine uyan delik ile delik etrafında, göz ve lup ile yapılan fiziksel incelemede; yanık, kavruk ve barut isi görülmediğini,

5 ... 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 05.02.2018 tarih ve 2017/484 esas sayılı yazısında belirtilen diğer hususlarla ilgili ihtisas kurulundan (1. Adli Tıp İhtisas Kurulu) görüş alınmasının uygun olduğu...Şeklinde görüş bildiren raporu dava dosyasında mevcuttur.

  1. Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunun, 25.06.2018 tarihli ve 26865286 101 01.02 2018/32272 2566 sayılı;

"...

3.Otopsisinde kişinin vücudunda 1 adet ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası tespit edilmiş olup trajesi boyunca oluşturduğu harabiyetler dikkate alındığında;

Kişide tespit edilen ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasının tek başına ölüm meydana getirebilecek nitelikte olduğu,

4.Adli tahkikat dosyasında kayıtlı bilgilerde kişinin 13/06/2017 tarihinde ateşli silah yaralanması sonucu hastaneye ex vaziyette götürüldüğü, otopsisinde sağ uyluk 1/3 üst dış yanda 0,5 cm çapında etrafında ekimoz olan ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası izlendiği, batın boşluğundan 1500 cc yarı pıhtılı kan boşaltıldığı, sağ uyluk dış yandan giren mermi çekirdeğinin, önden arkaya, sağdan sola, aşağıdan yukarıya seyirle, cilt, cilt altı, kas dokuyu katederek batın boşluğuna girdiği, ince bağırsak ve mezenteri yaralayarak lumbal 4. omur korpusunda kaldığı dikkate alındığında;

Kişinin ölümünün ateşli silah yaralanmasına bağlı vertebra kırığı ile birlikte iç organ hasarı ve iç

kanama sonucu meydana gelmiş olduğu,

5.Ateşli silah mermi çekirdeğinin vücuttaki seyrinin önden arkaya, sağdan sola, aşağıdan yukarı olduğu,

6.Otopsisinde ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası çevresinde atış artıkları tanımlanmadığı, ancak olay anında kişinin üzerinde bulunan elbiselerin atış mesafesi yönünden yapılan incelemelerinde; ... Kriminal Polis Laboratuvarında atış artıkları tespit edildiği ve atışın yakın atış olarak bildirildiği, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Balistik Şubesince ateşli silah giriş yarası çevresinde atış artıkları tespit edilmediği kayıtlı olduğundan mevcut verilerle atışın bitişik atış mesafesi dışından yapılmış olduğu, ancak kesin atış mesafesinin bilinemediği"

Şeklinde görüş bildiren İhtisas Kurulu Mütalaası dava dosyasında mevcuttur.

  1. Maktulün eşofman altı üzerinde yapılan inceleme sonucu Yakın Atış mesafesinden ateş edildiğine dair tespit içeren ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 15.09.2017 tarihli uzmanlık raporu dava dosyasında mevcuttur.

  2. Olay Yeri İnceleme Raporu, ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 27.05.2017, 07.07.2017, 19.07.2017, 27.07.2017 ve 04.12.2017 tarihli uzmanlık raporları, 14.06.2017 tarihli Görüntü İzleme ve İnceleme Tutanağı, 13.06.2017 tarihli Olay Yakalama ve Üst Yoklama Tutanağı dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

A. Sanıklar ... ve Resul Hakkında Kurulan Hükümlerde Sübut Yönünden

Sanıklar ... ve Resul'ün birbiri ile uyumlu silahın sanık ...'in elinde iken patladığına dair savunmaları, sanık ...'in çelişkili ifadeleri, araç içerisinde sanık ...'in şoför koltuğunda, sanık ...'ün sağ ön yolcu koltuğunda, sanık ...'in sağ arka koltukta, maktulün sol arka koltukta bulunmaları, bir şekilde patlayan silahtan çıkan mermi çekirdeğinin maktulün vücudunda izlediği yola ilişkin Adli Tıp Kurumu ... Adli Tıp Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesinin, 25.09.2017 tarihli otopsi raporu ve Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunun, 25.06.2018 tarihli İhtisas Kurulu Mütalaası içeriklerine göre sanıklar ... ile Resul'ün araç içerisinde bulundukları yerden bu şekilde yaralanmaya sebebiyet vermelerinin mümkün olmaması birlikte değerlendirildiğinde, sanık ... tarafından işlendiği sabit olan eylemde, sanıklar Resul ve ...'in her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilememesi nedeniyle beraatlerine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

  1. Suç Vasfı

Katılan Kurum vekili suç vasfının canavarca hisle veya eziyet çektirerek ve tasarlayarak kasten öldürme suçu olarak belirlenmesi gerektiğini temyiz nedeni olarak belirtmiş ise de maktul ...'in sanık

Muhammed'in kız arkadaşı olduğu, olay anında sanık ... ile maktul arasında herhangi bir tartışma ya da kavga olayının yaşanmadığı, sanık ...'ün satmak için getirdiği silahı, sanık ...'e araç içerisinde gösterdiği esnada sanık ...'in de silaha bakmak istemesi üzerine eline aldığı, silahın bir şekilde sanık ...'in elinde iken patladığı ve maktulün sağ uyluğuna bir adet mermi çekirdeğinin isabet ettiği, sanıkların maktulün yaralandığını anlamamaları, olayın akabinde silahın patlama sesinden korkarak şoka girdiğini düşünmeleri nedeniyle soğan koklatarak ayıltmaya çalışmaları, yine sanık ...'in maktulü hastaneye bizzat götürmesi ve acilde maktul ile tartıştıklarını ve bayıldığını söylemesi birlikte değerlendirildiğinde, sanık ...'in maktulü öldürme kastı ile hareket ettiğinden bahsedilemeyeceği, sanığın araç içerisinde dar bir ortamda silahın mekanizmasını çekip bırakmanın, tetik düşürmenin araç içerisindeki herhangi bir kişinin yaralanmasına ya da ölümüne neden olabileceğini öngörmesi gerektiği, ancak sanığın bu sonucu öngörmesine rağmen kız arkadaşı olan

maktule karşı kayıtsız alarak eylemi gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, dolayısıyla olası kast hükümlerinin uygulanmasının da mümkün olmadığı, öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesinin sanık tarafından istenmemesine rağmen neticenin meydana gelmesinin engellenemediği de gözetildiğinde suç vasfının bilinçli taksirle öldürme olarak belirlenmesinde isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

  1. Üst Sınırdan Ceza Tayini

5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, suçun silahla işlenmesi, meydana gelen zarar ve sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlığı göz önünde bulundurulduğunda, 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin

birinci fıkrası uyarınca cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak 4 yıl hapis cezası olarak belirlenmesinde isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

  1. Vekalet Ücreti

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının "Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir." şeklindeki hükmü karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan Kurum lehine, sanık ... aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR

A. Sanıklar ... ve Resul Hakkında Olası Kastla Öldürme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17.10.2019 tarihli ve 2019/2720 Esas, 2019/2253 Karar sayılı kararında katılan Kurum vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

B. Sanık ... Hakkında Bilinçli Taksirle Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (B 3) paragrafında açıklanan nedenle katılan Kurum vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17.10.2019 tarihli ve 2019/2720 Esas, 2019/2253 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; “Katılan ... Hizmetler Bakanlığı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, ilk derece mahkemesince verilen hüküm tarihinde yürürlükte bulunan (2019 yılı) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin

14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5.450,00 TL maktu vekâlet ücretinin sanık ...'den tahsili ile katılan ... Hizmetler Bakanlığına verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.02.2023 tarihinde karar verildi.

(Karşı oy)

KARŞI OY

Aynı araç içinde Sanık ...'in şoför, sanık ...'un ön sağ koltuk maktul ...'in arka sol ve sanık ...'in de arka sağ koltukta oturdukları sırada önce ön koltuktaki iki sanığın silahı inceledikleri sonrasında sanık ...'in eline aldığı silahla uğraşırken patlaması sonucu yanında oturan kız arkadaşı ...in sağ uyluk tarafından giren mermi nedeniyle iç kanama sonucu hayatını kaybettiği sabittir.

Yerel mahkemece suçun sübutu belirlenirken sanığın eline aldığı silahla doldur boşalt yaparken bilinmeyen bir nedenle silahın patladığı sanığın böylece maktulü bilinçli taksirle yaraladığı ve yaralanma sonucu öldüğü kabul edilmiştir. Yerel mahkeme kararı BAM Ceza Dairesi ve yine Dairemizin çoğunluğu tarafından onaylanmıştır.

Daire kararımıza muhalefetimin nedeni şudur. Dosyadaki yerel mahkeme tarafından belirlenen kabule göre sanık tarafından eline alınıp kurcalanan tabancanın kendisine verilmeden önce diğer sanıklarca da kurcalandığını görmekte, kendisinin silahtan anladığını söyleyerek silahı isteyip almakta ve doldur boşalt yaparak namlusuna mermi sürmekte ve silah bu sırada patlamaktadır. Suça konu silaha ait kriminal raporda bu tabancanın tetiğine belli bir kuvvet uygulanmadığı halde sadece doldur boşalt esnasında patlayıp patlamayacağı yani bir arızasının olup olmadığı incelenmemiştir.

Eğer silahın tetik sisteminde arıza yok ve sanık tetiğe belli bir kuvvetle basmadıkça mermi patlamıyor ise sanık hemen yanında oturan kız arkadaşını öldürme kastı olmasa bile doldur boşalt yaparak namluya mermiyi sürüp tetiği çekerek onu vurabileceğini öngörmekte ve ancak bu neticeyi umursamamaktadır ve olası kastla bu suçu işlemiş sayılmalıdır. Zira dosya kapsamından sanık diğer iki sanığa hem silahtan anlarım diyerek onlardan almış ve kurcalamıştır. Ancak silahın tetiğini çekmese dahi emniyet tertibatındaki arıza nedeniyle silahın ağzına mermi verildiğinde silah tetiğine basılmasada ateş alıyor ise bu durumda da sanığın kendisine ait olmayan silahtaki bu arızayı öngörmesi beklenemez bu nedenle eylemi sadece tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu adam öldürme suçuna vücut verir.

Bu nedenlerle davaya konu silahta kriminal inceleme yapılarak tetik çekilmediği halde sırf ağzına mermi sürülmesi ile tabancanın patlayıp patlamadığı hususunda rapor aldırılmadan karar verilmesini doğru bulmadığımızdan eksik inceleme nedeniyle yerel mahkeme kararı bozulmalıdır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararsüreçv.hükmündüzeltilerektemyizisteminintevdiinekastlaolasıkarşıhukukîtaksirleolgularonanmasınagerekçesebeplerihükümlerinesastanbilinçlireddiöldürmebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:35:55

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim