Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

1. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/7450

Karar No

2023/304

Karar Tarihi

6 Şubat 2023

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.01.2022 tarihli ve 2021/129 Esas, 2022/2 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddenin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

  2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17.03.2022 tarihli ve 2022/804 Esas, 2022/721 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi,

  1. Eksik incelemeye,

  2. Suç vasfına,

  3. Meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılmasına

  4. Haksız tahrike

  5. Cezai Sorumluluğa

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Maktulün sanığa ait minibüste şoför olarak çalıştığı, maktulün isteğe bağlı sigorta ile sigortalandığı, aralarında hizmet sözleşmesi yapıldığı, minibüsün son zamanlarda çok sık arıza yapması, masraf çıkarması, sanığın bu durumu aracı hor kullanması nedeniyle maktulden kaynaklı olduğunu düşünmesi nedeniyle maktulü işten çıkardığı, maktulün bu olay nedeniyle haksızlığa uğradığını düşünerek adliyeye gidip şikayetçi olduğu, sanığın durumu öğrenip maktulden şikayetini geri çekmesini oda başkanı aracılığı

ile söylediği, olay günü sanığın maktulün evine bu konuyu konuşmak için gittiği, "davanı geri çek" şeklinde bir kaç kez söylediği, maktulün de bir kaç kez "davamı geri çekmem hakkımı yedin" şeklinde cevap vermesi üzerine, sanığın üzerinde bulunan ruhsatsız tabanca ile maktule 4 5 el ateş edip öldürdüğü, maktulden kaynaklanan sanığa yönelen haksız eylem bulunmadığı kabul edilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

A. Haksız Tahrik Yönünden

Maktul ile sanık arasında yapılan hizmet sözleşmesinden doğan hukuki anlaşmazlık ve devamında maktulün hak aramak amacıya yargı merciine başvurması nedeniyle meydana gelen olayda, sanığın şikayetini geri çekmemesi nedeniyle maktulü vurduğu, olay günü de maktulün evinin önünde tanıkların huzurunda yaşanan olay anında da maktulden sanığa yönelen haksız söz ve hareket bulunmadığı anlaşılmış olmakla; mahkemenin yerinde, yeterli ve kanunî gerekçe ile haksız tahrik hükmünün uygulanmamasına dair reğerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Suç Vasfı Yönünden

Aralarında mevcut hukuki anlaşmazlık nedeniyle sanığın maktulün evi önüne giderek şikayetini geri çek şeklinde ısrarcı tutumda bulunduğu, maktulün geri çekmem hakkımı yedin demesi üzerine sanığın elverişli vasıta ile maktulün öldürücü bölgelerine birden fazla kez ateş ederek öldürdüğü olayda, elverişli vasıta, taraflar arasındaki anlaşmazlık, hedef alınan vücut bölgesi, atış sayısı dikkate alındığında, sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşılmakla, kasten öldürme suçundan kurulan hükümde isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Cezai Ehliyet ve Eksik İnceleme Yönünden;

Sanığın göz hastalığına ilişkin dosyaya sunulan reçete örnekleri ve tedavi evraklarından sanığın cezai sorumluluğunu etkileyecek nitelikte bilgi ve belge bulunmadığı, bu nedenle mahkemenin bu hususların araştırılmasına dair taleplerinin reddine dair ara karar ile netice olarak kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

D. Meşru Savunma Yönünden

  1. Sanık müdafiinin meşru savunmaya yönelen temyiz sebepleri yönünden öncelikle, 5237 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında yer verilen meşru savunma müessesesinin sınırlarının belirlenmesi gerekmektedir.

  2. Meşru savunma, 5237 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinin birinci fıkrasında;

“Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.”

Şeklinde bir hukuka uygunluk nedeni olarak düzenlenmiştir.

  1. Bahse konu hüküm gereği meşru savunma kurumunun uygulanabilirliği için saldırının, korunmaya değer nitelikteki herhangi bir hakka yönelmiş olması yeterlidir. (5237 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinin gerekçesi: “Bir kere her türlü hakka yönelik haksız bir saldırıya karşı meşru savunmanın söz konusu olduğu belirtilmiş ve böylece kurumun, bazen anlamsız ve sosyal gereklere aykırı düşecek derecede dar tutulmasının önüne geçilmesi istenilmiştir. ... Ayrıca, şu husus da belirtilmelidir ki, kişileri suç işlemekten caydıracak en etkin araçlardan birisi, suç işlediklerinde karşılık görebilecekleri endişesi olduğundan, meşru savunma hakkının böylece genişletilmesi, kriminolojik yönden caydırıcı etki de yapabilecektir.” açıklamalarına yer verilmiştir.)

  2. Gerek öğretide gerekse yargısal kararlarda vurgulandığı üzere 5237 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen ve hukuka uygunluk nedenlerinden birini oluşturan meşru savunma, hukuka aykırılığı ortadan kaldırmakta ve bu nedenle eylemi suç olmaktan çıkarmaktadır. Bir olayda meşru savunmanın oluştuğunun kabul edilebilmesi için saldırıya ve savunmaya ilişkin şartların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.

a) Saldırıya ilişkin şartlar:

i) Bir saldırı bulunmalıdır.

ii) Bu saldırı haksız olmalıdır.

iii) Saldırı meşru savunma ile korunabilecek bir hakka yönelik olmalıdır. Bu hakkın, kişinin kendisine veya bir başkasına ait olması arasında fark yoktur.

iv) Saldırı ile savunma eş zamanlı bulunmalıdır.

b) Savunmaya ilişkin şartlar:

i) Savunma zorunlu olmalıdır. Zorunluluk ile kastedilen husus, failin kendisine veya başkasına ait bir hakkı koruyabilmesi için savunmadan başka imkânının bulunmamasıdır.

ii) Savunma saldırana karşı olmalıdır.

iii) Saldırı ile savunma arasında oran bulunmalıdır.

  1. Olayın meşru savunma içerisinde gerçekleşip gerçekleşmediğini anlamak için saldırıya ilişkin şartların yanında savunmaya ilişkin de şartların oluşması gerekmektedir. Savunmada zorunluluk bulunsa da savunmanın saldın ile orantılı olması gerekir. Bu orantılılık belirlenirken saldınnın yer ve zamanı, saldıran kişinin o anki durumu savunmada bulunan buna uygun bir tepki verip vermediği değerlendirilmelidir.

  2. Bu açıklamalar kapsamında somut olay irdelendiğinde; olay anında sanığın şikayetimi geri çekmem diyen maktule doğrudan ateş ettiği, maktul tarafından sanığa yönelen bir saldırı bulunmadığı, sanık olay anında maktulün elini beline attığını iddia etmiş ise de, bu hususun tanık beyanları ile ispatlanmadığı, bu durumun sanığın cezayı hafifletmeye yönelik savunmasından ibaret olduğu anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17.03.2022 tarihli ve 2022/804 Esas, 2022/721 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafinin tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06/02/2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

hükmünkararhukukîtemyizisteminintevdiinev.süreçreddiolgularonanmasınagerekçesebeplerireddineesastan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:36:42

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim