Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1952
2023/1793
7 Nisan 2023
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
KARAR: İtirazın reddine
Müessir fiil ve müessir fiil eylemine eksik teşebbüs suçlarından sanık ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 456/2 4, 457/1, 55/3 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4 ncü maddesi gereğince 1 yıl 9 ay 10 gün hapis ve 247.146.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına, cezaların 647 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi gereğince ertelenmesine dair Köprüköy (Kapatılan) Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.06.2003 tarihli ve 2002/96 Esas, 2003/13 Karar sayılı kararının Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 13.09.2004 tarihli ve 2004/9229 Esas, 2004/7958 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilerek kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 23.06.2006 tarihinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırıldığının ihbar edilmesi nedeniyle, erteli hapis ve adli para cezalarının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince aynen
infazına ilişkin Pasinler Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2017 tarihli 2016/145 Esas, 2017/198 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.07.2017 tarihli ve 2017/683 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 27.12.2022 tarihli ve 94660652 105 76 17247 2022 Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 tarihli ve 2022/165516 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 tarihli ve 2022/165516 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Benzer konuya ilişkin Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 28.05.2014 tarihli ve 2014/20795 Esas, 2014/14846 Karar sayılı ilamında "647 sayılı Yasanın 6 ncı maddesi uyarınca ertelenmiş olan mahkumiyetin, 765 sayılı TCK’nın 95 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca aynen infazına karar verilmesi gerektiğine, bu durumun karma uygulamaya neden olmayacağına ve sonraki hükmü veren mahkemece de aynen infaz kararı verilebileceğine ilişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2011 tarihli ve 2011/8 183, 2011/304 sayılı kararı dikkate alınarak, sanık .... hakkındaki erteli cezanın 765 sayılı TCK’nın 95 nci maddesinin ikinci fıkrası yerine, 5237 sayılı TCK’nın 51 nci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca aynen infazına karar verilmesi... bozmayı gerektirmiş" şeklinde belirtildiği üzere, sanık hakkındaki hapis ve adli para cezalarının 647 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi gereğince ertelendiği, bu nedenle 765 sayılı Kanun'un 95 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre aynen infaz kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 ncu maddesinin, (1), (2) ve (3) ncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
Şeklinde düzenlenmiştir.
-
Sanığın Köprüköy Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.06.2003 tarihli ve 2002/96 Esas, 2003/13 Karar sayılı kararı ile, müessir fiil suçundan 765 sayılı Kanun'un 456 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 457 nci maddesinin birinci fıkrası, 55 inci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca 1 yıl 9 ay 10 gün hapis cezasına, müessir fiile eksik teşebbüs suçundan 456 ncı maddenin dördüncü fıkrası, 61 inci maddesi, 457 nci maddenin birinci fıkrası, 55 inci maddenin üçüncü fıkrası ve 647 sayılı Kanun’un 4 ncü maddesi uyarınca 247.146.000 TL. ağır para cezasına mahkûm edildiği ve cezalarının 647 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi uyarınca ertelendiği, erteli olan bu mahkumiyet hükümlerinin Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 13.09.2004 tarihli ve 2004/9229 Esas, 2004/7958 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 23.06.2006 tarihinde işlediği kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan Diyadin Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2015 tarihli ve 2015/28 Esas, 2015/143 Karar sayılı kararı ile 6 ay 20 gün hapis cezası ile mahkumiyetine karar verildiğinin ihbar edilmesi üzerine Pasinler Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2017 tarihli 2016/145 Esas, 2017/198 Karar sayılı kararı ile, erteli hapis ve adli para cezalarının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince aynen infazına dair karar verildiği anlaşılmaktadır.
-
Erteli cezanın aynen infazı 765 sayılı Kanun'un 95 nci maddesinin ikinci fıkrasında; “... ile mahkum olan kimse hüküm tarihinden itibaren beş sene içinde işlediği diğer bir cürümden dolayı evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya yahut hapis veya ağır hapis cezasına mahkum olmazsa, cezası tecil edilmiş olan mahkumiyeti esasen vaki olmamış sayılır. Aksi takdirde her iki ceza ayrı ayrı tenfiz olunur”,
-
5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin yedinci fıkrasında ise; “Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hâkimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi hâlinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir” şeklinde düzenlenmiştir.
-
Kesinleşmiş olmak şartıyla cezanın 647 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi uyarınca ertelenmesi durumunda, 765 sayılı Kanun’un 95 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre, sanığın hüküm tarihinden itibaren beş sene içinde önceki verilen ceza türünden, bir cezaya ya da hapis cezasına mahkûm olması halinde, aynen infazına karar verilmesi gerekmektedir.
-
Aynen infaza karar verilmesi için erteli cezaya ilişkin mahkumiyet hükmünün uyarlama yargılamasına konu edilip edilmediğinin araştırılması bir zorunluluk bulunmamaktadır. Mahkemece, aynen infaza karar verildikten sonra bile erteli cezayı içeren hükmün uyarlamasının yapılması olanaklıdır.
-
5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinde, sadece hürriyeti bağlayıcı cezaların ertelenebileceği öngörülmüştür. Bu nedenle, erteli cezanın 51 inci maddenin yedinci fıkrası uyarınca çektirilmesine karar verilebilmesi, ancak erteli cezanın da hürriyeti bağlayıcı cezaya ilişkin olması halinde olanaklıdır.
-
Somut olayda, sanığın önceki cezaları arasında 647 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi uyarınca ertelenmiş para cezası olduğu nazara alındığında, aynen infaz kararının karma uygulama olmaması açısından 765 sayılı Kanun’un 95 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmesi gerekmektedir.
-
Mahekemece sanığın erteli mahkumiyetinin aynen infazına karar verilmesi isabetli ise de; 765 sayılı Kanun’un 95 inci maddesinin ikinci fıkrası yerine, 5237 sayılı Kanun’un 51 nci maddesinin yedinci
fıkrası uyarınca aynen infaz kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olmasına rağmen, bu karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine dair itiraz merciince verilen karar Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
-
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
-
Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 31.07.2017 tarihli ve 2017/683 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.04.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:17:44