Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/7717
2023/1785
6 Nisan 2023
MAHKEMELERİ: 1) İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi
- İstanbul 10.Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, silahla kasten yaralama, nitelikli dolandırıcılık, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet
HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi kararı, mahkumiyet
Katılan ...'nun "nitelikli dolandırıcılık" suçu dışındaki suçlardan açılan kamu davalarına katılma ve kurulan hükümleri istinaf etmeye yetkisi bulunmadığından, vekilinin belirtilen suçlara yönelik istinaf isteminin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca reddine karar verildiği, bu karara karşı yapılan itirazın da reddedildiği, tebliğ edilen ret kararına karşı da herhangi bir temyiz isteminde bulunulmadığı anlaşıldığından, nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden inceleme yapılmamış, temyize konu olan suçlar yönünden ise katılan ... vekilinin istemleri temyiz hakkı bulunmadığından inceleme dışı bırakılmıştır.
Sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet ve katılan ...'e yönelik silahla kasten yaralama, sanıklar ... ve ... hakkında katılan ...'e yönelik silahla kasten yaralama suçlarından kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası uyarınca itiraza tabi olduğundan, mahallinde değerlendirilmek üzere inceleme dışı bırakılmıştır.
Katılan ... ...'in sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından açılan kamu davalarına katılma ve kurulan hükümleri temyiz etme hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu suça yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
Sanık ... ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik istinaf başvurularının reddine ilişkin karar yönünden, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak, istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
Sanık ... ... hakkında maktule yönelik kasten öldürme, katılanlar ... ve ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet ile sanık ... hakkında katılan ... ...'e yönelik silahla kasten yaralama suçlarından bozma üzerine kurulan hükümlerin ; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı,
İlk Derece Mahkemesince sanık ... ... hakkında katılan ...'ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs, sanık ... hakkında maktule yönelik kasten öldürme, katılanlar ..., ... ve ...'ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından, kurulan hükümlere yönelik ise istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.01.2015 tarihli ve 2014/214 Esas 2015/26 Karar sayılı kararıyla
- Sanık ... ... hakkında;
a. Maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Katılan ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c. Katılan ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
d. 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 1.000TL.adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
- Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında katılan ... ...'e yönelik silahla kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 15 inci maddesinin birinci fıkrasına muhalefet suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
B. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.01.2015 tarihli ve 2014/214 Esas 2015/26 Karar sayılı kararının sanık ... ... müdafii ile Cumhuriyet savcısı (aleyhe) tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 26.09.2018 tarihli ve 2018/1760 Esas, 2018/3691 Karar sayılı kararı ile ;
"1) Dosya kapsamında bulunan Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/19565 soruşturma sayılı ve 16/07/2014 tarihli ayırma kararına göre; sanık ...'in mağdurlar ... ve ...'e yönelik eylemlerine ilişkin olarak soruşturmanın tefrikine karar verildiği, ayrıca yine sanık ...'e yüklenen kasten öldürme ve öldürmeye teşebbüs suçlarına ilişkin aynı olay içinde yer alarak eyleme iştirakı bulunan ve firari olup hakkında yakalama emri çıkarılan şüpheli
... bakımından da aynı ayırma kararı ile dosyanın tefrik edildiği ve tefrik edilen evrakın Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/23927 soruşturma numarasına kaydedildiğinin anlaşılması karşısında, anılan soruşturma sonucunun araştırılarak kamu davası açılıp açılmadığının tespiti, açılmış olması durumunda, dosyaların birleştirilmesi olanağının araştırılması, karar verilmiş ve kesinleşmiş ise dosyanın getirtilip dosya arasına konulması, kanıtların birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanık ...'in hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma ile yazılı biçimde hüküm kurulması,
- Maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde ortaya çıkarılması amacıyla, olaydan hemen sonra kollukça ifadesi alınan ve görgüye dayalı bilgisi olduğu anlaşılan, Selahattin ve Zahide oğlu, 1985 doğumlu tanık ...'ün, kovuşturma aşamasında Mahkemece de dinlenmesi gerektiği gözetilmeksizin duruşmaya celp edilerek beyanı alınmadan yargılamaya devamla eksik soruşturma sonucu hüküm kurulması,"
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Bozma ilamında belirtilen soruşturma dosyası üzerinden sanık ... ... hakkında katılan ...'ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs, sanık ... hakkında maktule yönelik kasten öldürme, katılanlar ..., ..., ... ve ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından, İstanbul 15.Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/124 esas sayılı dosyasıyla kamu davaları açılmış, 17.01.2019 tarihinde bozma üzerine yeni esas alan İstanbul 10.Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/415 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
D. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.10.2020 tarihli ve 2018/415, Esas 2020/156 Karar sayılı kararıyla
- Sanık ... ... hakkında ;
a. Maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Katılan ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c. Katılan ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
d. KatılanVehbi'ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
e. 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 1.000TL.adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
f. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
- Sanık ... hakkında ;
a. Maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Katılan ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c. Katılan ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
d. KatılanVehbi'ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
e. 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 1.000TL.adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
-
Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasına muhalefet suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine,
-
Sanık ... hakkında katılan ... ...'e yönelik silahla kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve hak yoksunluklarına,
-
Sanık ... hakkında
a. Katılan ... ...'e yönelik silahla kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 3 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
b. 6136 sayılı Kanun'un 15 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca 5 ay hapis ve 400TL. adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, karar verilmiştir.
E. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.10.2020 tarihli ve 2018/415, Esas 2020/156 Karar sayılı kararının katılan ..., katılan sanık ... ... müdafii, sanık ... müdafii ile sanık ... ve müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 30.11.2021 tarihli ve 2021/10431 Esas, 2021/14524 Karar sayılı kararı ile ;
"Sanık ... hakkında maktule ve mağdurlara yönelik eylemleri ile 6136 sayılı Yasa'ya muhalefet eylemi, sanık ... hakkında mağdurlar ... ve ...’e yönelik eylemleri
ile nitelikli dolandırıcılık eylemi yönünden yönünden ilk defa kurulan mahkumiyet hükümlerinin 02/10/2020 tarihinde tefhim edildiği ve CMK'nin 272. maddesi uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu anlaşıldığından, mercide yanılma nedeniyle CMK'nin 264/1. maddesi gözetilerek bu sanıklar müdafileri ile katılanlar vekillerinin belirtilen mahkumiyet hükümleriyle ilgili istemlerinin istinaf olarak kabulüyle, esası incelenmeyen dosyanın ilk derece mahkemesince yetkili ve görevli Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Sanık ... hakkında maktule yönelik kasten öldürme, katılanlar ... ve ...’e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs, 6136 sayılı Yasa'ya muhalefet, sanık ... hakkında katılan ...’e yönelik silahla kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri ile ilgili dosyanın daha öncesinde Yargıtay temyiz aşamasından geçmiş olduğu anlaşıldığından, bağlantı nedeniyle, sanık ... ve ... ile ilgili eylemlere yönelik kurulan hükümlere ilişkin dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf incelemesi yapıldıktan sonra, sanıklar sanık ... ve ... hakkındaki hükümlerin temyiz edilmesi durumunda,sanık ... ve sanık ... hakkındaki kararlarla birlikte dosyaların kül halinde, temyiz edilmemesi halinde ise sanık ... ve sanık ... hakkındaki ilgili dosya aslının ve sanık ... ve ... ile ilgili eylemlere yönelik kurulan hükümlere ilişkin ilgili dosyanın onaylı örneğinin Yargıtay 1. Ceza Dairesi Başkanlığına gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Nedeniyle dava dosyasının öncelikle belirtilen hükümler yönünden istinaf incelemesi yapılmak üzere bölge adliye mahkemesine tevdiine karar verilmiştir.
F. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 15.02.2022 tarihli ve 2022/69 Esas 2022/159 Karar sayılı kararıyla
Sanık ... ... hakkında katılan ...'ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs, sanık ... hakkında maktule yönelik kasten öldürme ve katılanlar ..., ... ve ...'ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan hükümlere ilişkin olarak İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
G. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; sanık ... hakkında katılan ... ...'e yönelik ertelenen ve kısa süreli olmayan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmaması gerekçesiyle anılan hükmün bozulması ve unutulan bir kısım hükümler yönünden zaman aşımı süresi içinde istinaf incelemesinin yapılmasının mümkün görüldüğü, görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan sanık ... ... müdafiinin temyiz sebepleri ;
-
Katılan sıfatıyla vesaire,
-
Sanık sıfatıyla meşru savunmaya, vesaire,
İlişkindir.
B. Sanık ... ... ve ... müdafilerinin temyiz sebepleri; sübuta ilişkindir.
C. Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; suç niteliğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
- Sanık ...'in tanık ... ile bir süre gayri resmi olarak birlikte yaşadıkları, bu birliktelikten müşterek çocuklarının bulunduğu, ancak anlaşamadıkları için bir süre önce ayrıldıkları, sanığın müşterek çocuklarını ...'ın evine giderek gördüğü, maktulün 17.06.2013 tarihinde ... ile buluştuğu, sanık ... ...'in maktulü ...'ın evinden çıkarken gördüğü, bu duruma sinirlenen ... ...'in maktul ile tartıştığı ve maktule vurduğu, tarafların ayrıldığı, maktulün bu durumu kardeşleri ve kuzenleri olan diğer katılan sanıklar ..., ..., ... ve ...'a anlattığı, sonrasında maktulün ve diğer sanıkların sanık ... ...'i aramaya başladıkları, sanık ... ...'in de arandığını öğrendiği, olay tarihinde tarafların telefonda kararlaştırdıkları olay yerinde buluştukları, sanık ... ...'in yanında sanık ... olduğu halde yanlarında av tüfeği ve tabancalar ile olay yerinde geldikleri, sanıklar ..., ..., ..., ... ve maktulün de hep birlikte olay yerine yanlarında sopa, bıçak, kılıç alarak geldikleri, taraflar arasında yaşanan kavga sırasında, sanıklar ... ... ve ...'ın tabanca ve av tüfeği ile karşı gruba hedef gözeterek birden fazla kez ateş ettikleri, bu atışlar sonucu maktulün öldüğü, hedef gözetilerek ateş edilen katılanlar ..., ... ve ... 'in ise adli muayene raporlarında belirtilen şekilde yaralandıkları, sanık ... ...'in de sanıklar ..., ..., ... ve ... tarafından adli muayene raporunda belirtilen şekilde yaralandığı olayda, sanıklar ... ... ve ...'ın maktul ve katılanların hedef aldıkları vücut bölgeleri, atış sayısı ve mesafesi, katılanlardaki yaralanmaların niteliği, maktule yönelik öldürme kastıyla hareket ettiklerinden aynı olayda kastın bölünmezliği ilkesi hususları birlikte değerlendirildiğinde; sanıklar ... ... ve ...' hakkında maktule yönelik kasten öldürme, katılanlar ..., ... ve ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından uygulamalar yapıldığı anlaşılmıştır.
Sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın ise birlikte hareket ederek hareket ederek olay yerine sopa, bıçak, kılıç ile geldikleri ve çıkan kavga sonucu bu silahlar ile katılan ... ...'i adli muayene raporunda belirtilen şekilde yaraladıkları, bu haliyle sanıklar hakkında katılan ... ...'e yönelik silahla kasten yaralama suçlarından uygulamalar yapıldığı anlaşılmıştır.
Sanıklar ..., ..., ... ve ...'da atış artığı bulunmadığına ilişkin uzmanlık raporu ve 17.03.2020 tarihli Adli Tıp Raporunda katılan ... ...'deki yaralanmanın niteliği konusunda kesin bir kanaat edinilemediğinden, anılan sanıkların ateşli silah kullanmadıkları yönünde değerlendirme yapıldığı anlaşılmıştır.
- Maktul ... hakkında Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından düzenlenen 13.08.2013 tarihli; "Sol bacağında ateşli silah mermi çekirdeği yaralanması bulunan kişinin ölümünün av tüfeği iri saçma taneleri yaralanmasına bağlı mandibula, kosta, vertebra kırıklarıyla birlikte iç organ ve büyük damar yaralanmalarından gelişen iç ve dış kanama sonucu meydana gelmiş olduğu"
Görüşünü içeren otopsi raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
- Katılan ... ... hakkında düzenlenen Adlî Tıp Kurumu Gaziosmanpaşa Şube Müdürlüğünün 30.06.2014 tarihli; "Sol el 2,3,4 parmak midfalanks amputasyonuna neden olan yaralanmasının;
1 Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı,
2 Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,
3 Vücuttaki kemik kırıklarının ve çıkıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi hafif (1), orta (2 3) ve ağır (4 5 6) olarak olarak sınıflandırıldığında, kişide saptandığı belirtilen kırığın, hayat fonksiyonlarını orta (3) üç derecede etkileyecek nitelikte olduğu kaanatini bildirir rapordur. 4 Organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğu,
Görüşlerini içeren adlî muayene raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
- Katılan ... ... hakkında düzenlenen Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2.İhtisas Kurulunun 02.03.2020 tarihli ; "Olay tarihli grafilerde tespit edilen çok sayıda küçük metalik cismin boyutları ve deforme olmaları dikkate alındığında aidiyetleri konusunda kesin bir kanaat edinilememiş ise de dosya tetkikinde ateşli silah kurşunu yaralanması sonucu oluştuklarının reddedilemeyeceği"
Görüşünü içeren ihtisas mütalaası dava dosyasında mevcuttur.
- Katılan ... hakkında düzenlenen Adli Tıp Kurumu Gaziosmanpaşa Şube Müdürlüğünün 29.03.2016 tarihli; "Ateşli silah yaralanması sonucu yapılan muayenesinde başın sağ yan kısmında yaklaşık 3cm lik sıyrık tarzında kontüzyon olan yaralanmasının ;
1 Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı,
2 Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu,
3 Kişide kemik kırığı tanımlanmadığı,
Görüşünü içeren adlî muayene raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
- Katılan ... hakkında düzenlenen Adlî Tıp Kurumu Gaziosmanpaşa Şube Müdürlüğünün 02.04.2014 tarihli ; "Her iki diz bölgesinde saçma giriş ve çıkışlarına ilişkin yaralanmasının ;
1 Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı,
2 Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,
3 Kişide kemik kırığı tanımlanmadığı,
Görüşünü içeren adlî muayene raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
-
Katılan ... hakkında düzenlenendli Tıp Kurumu Gaziosmanpaşa Şube Müdürlüğünün 02.04.2014 tarihli ; "Açık tıbia parçalı fraktürüne neden olan ateşli silah yaralanmasının ;
-
Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olmadığı,
2 Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,
3 Vücuttaki kemik kırıklarının ve çıkıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi hafif (1), orta (2 3) ve ağır (4 5 6) olarak sınıflandırıldığında, kişide saptandığı belirtilen kırığın, hayat fonksiyonlarını ağır (5) derecede etkileyecek nitelikte olduğu"
Görüşünü içeren adlî muayene raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
-
Olay yeri inceleme raporu ve basit krokisi, tanık Vehpi'nin aşamalardaki beyanları, balistik inceleme ve atış artıklarına ilişkin uzmanlık raporları ve tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.
-
Hukukî Süreç başlığı altında ( E ) paragrafında bilgilerine yer verilen Yargıtay ilamı uyarınca bir kısım hükümler yönünden Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf incelemesi yapılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanık ... ... hakkında katılan ...'ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs, sanık ... hakkında maktule yönelik kasten öldürme ve katılanlar ..., ... ve ...'ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan hükümlere ilişkin olarak İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Sanık ... hakkında katılan ... ...'e yönelik silahla kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulandığı, tebliğnamede belirtilen bir kısım hükümler yönünden ise önceki bozma ilamımız ve 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 ilâ 326 ncı maddelerinin uygulanacağı anlaşıldığından, Tebliğname görüşlerine iştirak olunmamıştır.
B. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında 6136 sayılı Kanun'a Muhalefet, Sanık ... ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Katılan ... ...'in sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından açılan kamu davalarına katılma ve kurulan hükümleri temyiz etme hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu suça yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
Sanık ... ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik istinaf başvurularının reddine ilişkin karar yönünden, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak, istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
C. Katılan Sanık ... ... Müdafii Yönünden
- Katılan Sıfatıyla Vesaireye
Mahkemenin sanık ... hakkında katılan ... ...'e yönelik eyleminin kabulünde, suç vasfının tayinin de ve uygulamasında isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
- Sanık Sıfatıyla Meşru Savunmaya
Sanıklar ... ... ve ...'ın olay yerine suçta kullandıkları av tüfeği ve tabancalar ile gitmeleri, çıkan kavgada maktul ve katılanlarda bulunan kesici delici aletlere karşılık orantısız şekilde ateşli silahlar ile hedef gözeterek birden fazla kez ateş etmeleri karşısında, meşru savunma veya meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Sanık ... ... Ve ... Müdafileri Yönünden
Sübuta
Katılanların ve tanık Vehpi' nin aşamalardaki oluşa uygun anlatımları ile bu anlatımlarla uyumlu olay yeri inceleme raporu, balistik incelemeye ilişkin uzmanlık raporu, katılanlar ve sanık ...'in adlî muayene raporları ile sanıklar ... ... ve ...'ın olay yerinde bulunduklarına yönelik ikrarları dikkate alındığında, eylemlerin sanıklar ... ... ve ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşılmakla, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
E. Sanıklar ... Müdafii ve ... ... Müdafii Yönünden
Suç Niteliğine
Sanık ...'in tanık ... ile bir süre gayri resmi olarak birlikte yaşadıkları, bir müşterek çocuklarının olduğu, daha sonra ise anlaşamadıkları için ayrıldıkları,17.06.2013 tarihinde saat 21:00 sıralarında maktulün tanık ... ile buluştuğu, sanık ... ...'in yanında kuzeni olan sanık ... olduğu halde ...' ın yanına müşterek çocuklarını görmek için gittiği sırada, maktulü ...' ın evinden çıkarken gördüğü, bu duruma sinirlendiği, maktul ... tartıştıkları ve sanık ... ...'in maktul ...'a yumruk attığı, sonrasında tarafların ayrıldığı, darp edilen maktulün yaşanan bu olayı kardeşleri olan katılan sanıklar ..., ... ve ...'e anlattığı, sonrasında amca oğlu olan sanık ...'ın da olaydan haber olduğu, bunun üzerine maktul, katılan sanıklar ..., ..., ... ve sanık ...'ın sanık ... ...'i aramaya başladıkları, kendini
aradıklarını öğrenen sanık ... ...'in ...'in telefon numarasını bulduğu, sanık ... ... ile ... arasında yapılan görüşme sonucu olay yeri olan bölgede konuşmak üzere buluşmaya karar verdikleri, bir grupta sanıklar ... ... ve ... yanlarında suçta kullandıkları av tüfeği ve tabancalarla aynı araçta, diğer grupta katılanlar ..., ... ve ... bir araçta, katılanlar ... ile ... diğer araçta yanlarında kılıç, bıçak ve sopa olduğu halde olay yerine suç tarihinde gece saat 02:00 civarı geldikleri, araçlardan inmeye başlayan gruplardan önce sanık ... ... ile katılan ...'in arasında başlayan konuşmanın kısa sürede kavgaya dönüştüğü, bu esnada sanık ... ...'in elindeki av tüfeği ile önce tartıştığı ...'in dizinin altına doğru yaklaşık 5 metre mesafeden ateş ettiği, bu sırada kendine yönelen mağdur ...'i de diz bölgesinden yaraladığı, ... ve ...'i etkisiz hale getirdikten sonra onlarla aynı araçla olay yerine gelen maktulün baş bölgesini hedef alarak ateş ettiği, sanık ...'ın ise bu sırada tabanca ile ateş ederek fiil üzerinde ortak hakimiyet kurduğu, bu sırada mağdur ... ile olay yerine gelen mağdur ...'nin yüzüne saçma tanelerinden birinin sıyırması sonucu yaralandığı, maktulün otopsi raporunda, katılanlar ..., ... ve ... ise adlî muayene raporlarında belirtilen biçimde yaralandıkları, maktulün öldüğü, mağdurlar ..., ... ve ...'in ise hayatî tehlike geçirmeyecek şekilde yaralandıkları olayda;
Sanık ... ...'in ilk aşamadaki olayda maktulü, ...' ın evinden çıkarken gördüğü, aralarında çıkan tartışma sonucu maktulü darp ettiği sırada yanında diğer sanık ...'ın da bulunduğu, olayın en başından itibaren sanıklar ... ... ve ...'ın birlikte hareket ettikleri, maktul ile katılanlarla konuşmak amacıyla kararlaştırdıkları yere suçta kullandıkları silahları da temin ederek birlikte gittikleri, önceki aşamada ...'ın evinden çıkmasına sinirlenen ve bu durumu kabul edemeyen sanık ... ... ile kuzeni olan sanık ...'ın asıl hedeflerinin ... ile ilişki yaşadığını düşündükleri maktul olduğu, olay yerinde sanıklar ile katılan ... arasında çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, bu aşamada sanıkların önce ...'i, sonra ...'i diz bölgelerinden birer atış ile adli muayene raporunda belirtilen şekilde yaraladıkları ve bu katılanlara yönelik eylemlerine devam etmedikleri, sonrasında kavgaya dahil olan ve asıl hedef olan maktulü otopsi raporu uyarınca doğrudan vücudunun öldürücü bölgesine hedef alarak ateş ettikleri, bu haliyle sanıkların maktule yönelik ortaya çıkan kastlarının öldürmeye yönelik olduğu, sonrasında sanıkların hedef gözetmeksizin atışlarına devam etmeleri, katılan ...'nin ise bu atışlar sırasında seken, isabet eden bir parça ile sıyrık oluşturacak şekilde tanık ...'nin beyanına göre muhtemelen av tüfeğinden çıkan bir saçma tanesiyle yaralanması, olay saati itibariyle havanın karanlık ve grupların kalabalık olması, olay yerinde bulunan ve katılan gruptaki kalabalığı oluşturan sanık ... ve eş zamanlı olay yerine intikal eden tanık ...'de herhangi bir yaralanmanın olmaması, asıl hedeflerinin maktul olması nedeniyle sanıkların kastlarının bölünmezliğinden söz edilemeyeceğinin anlaşılması karşısında, katılanlar ..., ... ve ...'deki yara sayılarının tek oluşu ve niteliği, kavganın hareketli ortamında katılanların hayati bölgelerinin bilerek hedef alındığına ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmaması ve engel bir durum olmamasına rağmen sanıkların mağdurlara yönelen eylemlerine kendiliğinden son vermeleri hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanıklar ... ... ve ...'ın kastlarının katılanlar ..., ... ve ...'yi öldürmeye yönelik olmadığı, eylemlerinin silahla kasten yaralama suçlarını oluşturduğu gözetilmeden suçların nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hükümler kurulması sebebiyle, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
F. Sanık ... ... Müdafii Yönünden
Vesaireye
Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan hükümde anılan Kanun'un 13. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temel ceza tayin edilirken dosya içeriğine uygun gerekçeyle alt hadden makul oranda uzaklaşmak suretiyle bir ceza miktarı belirlenmesi gerekirken, 6136 sayılı Kanun kapsamında tek ateşli silah taşıyan sanık hakkında yazılı şekilde gerekçesiz şekilde üst sınıra yaklaşılarak temel ceza uygulaması yapılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanıklar ..., ..., ..., ... Ve ... Hakkında 6136 Sayılı Kanun'a Muhalefet, Sanık ... ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (B) paragrafında açıklanan nedenlerle katılan ... vekili ve sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası, katılan ... ... vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ... ... Hakkında Kasten Öldürme, Sanık ... Hakkında Katılan ... ...'e Yönelik Silahla Kasten Yaralama Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (C D) paragraflarında açıklanan nedenlerle İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.10.2020 tarihli ve 2018/415, Esas 2020/156 Karar sayılı kararında katılan sanık ... ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan sanık ... ... müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanık ... ... Hakkında Katılanlar ... Ve ...'e Yönelik Kasten Öldürmeye Teşebbüs İle 6136 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (E F) paragraflarında açıklandığı üzere kasten öldürmeye teşebbüsten kurulan hükümler yönünden suç vasfının, 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hüküm yönünden temel ceza tayininin hatalı uygulanması nedeniyle İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.10.2020 tarihli ve 2018/415, Esas 2020/156 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... ... müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hüküm yönünden oy birliği ile, kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan hükümler yönünden oy çokluğuyla BOZULMASINA,
D. Sanık ... Hakkında Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (C D) paragraflarında açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 15.02.2022 tarihli ve 2022/69 Esas 2022/159 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
E. Sanık ... ... Hakkında Katılan ...'ye Yönelik Kasten Öldürmeye Teşebbüs, Sanık ... Hakkında Katılanlar ..., ... ve ...'ye Yönelik Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (E) numaralı paragrafında açıklandığı üzere kasten öldürmeye teşebbüsten kurulan hükümlerle suç vasfının hatalı belirlenmesi nedeniyle sanık ... ... müdafii ve sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 15.02.2022 tarihli ve 2022/69 Esas 2022/159 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık ... müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 10.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.04.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY: **
Sanıklar ... ... ve ...'ın katılanlar ..., ... ve ...'ye karşı işlemiş oldukları suçların ayrı ayrı kasten adam öldürmeye teşebbüs olduğunu düşündüğümüzden Istanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1 Ceza Dairesinin bu sanıklarla ilgili katılanlara yönelik ayrı ayrı kasten adam öldürmeye teşebbüs suçundan verdiği kararının her bir sanığın katılanların her birine yönelik eylemlerinin kasten nitelikli yaralama olduğu gerekçesiyle oy çokluğu ile bozulmasına dair verilen karara muhalifiz. Şöyle ki;
Olaydan bir gün önce sanık ...'in maktül ...’ı kendisinin gayri resmi nikahlı olup ayrıldığı eşi ...'ın evinden çıkarırken görüp maktul ile tartışarak onu darp ettiği bu olay üzerine sanat ... ...'in kendi akrabası ... ile maktul ...’ın da kardeşleri ..., ..., ... ve amca oğlu ... ile ve yine karşı taraf ile haberleşerek olay gecesi saat 24.00 sularında olay mahallinde buluştukları tarafların karşılaşma esnasında ... ve ...'in getirdikleri tabanca ve tüfekleri kullanarak maktul Bayramı öldürdükleri yine maktulün yanındaki kardeşleri ..., ... ve ...'yi de av tüfeği ve tabancayla ayrı ayrı yaraladıkları sabittir.
Sanıklar ... ... ve ...'ın maktul ...'a yönelik kasten adam öldürme suçu yanında maktulün kardeşleri ..., ... ve ...'ye tabanca ve av tüfeği ile ateş edilmesinin kasten adam öldürmeye teşebbüs mü yoksa kasten yaralama mı olduğunu belirlemek bu dosyada çözümü gereken asıl sorundur.
Karşı oyumuzun gerekçesini izah edebilmek için öncelikle dosyadaki bir kısım belgelerden burada söz edilmesi gereklidir.
Dosyada bulunan olay yeri inceleme krokisine göre olay mahallinde iki tabancadan sıkıldıkları anlaşılan toplam 7 adet boş kovan ile bir av tüfeğinin aynı namlusundan sıkıldığı anlaşılan 6 adet boş kartuşların olay mahallinde birbirilerinden en fazla 10 metre kadar mesafede bulundukları anlaşılmaktadır.
Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından düzenlenmiş raporlar incelendiğinde katılan ...'in ait olay sırasında giydiği pantolonun diz üstünden ön taraftan toplam 3 adet av tüfeği saçma taneleri isabet ettiği ve yine katılan ...'e ait pantolonun diz kapağı seviyesinden toplam 8 adet av tüfeği saçma tanesi giriş izlerinin bulunduğu bu atışlardan iki tanesinin yakın atış kalan 6 tanesini ise uzak atış mesafesinden atılmış olduğu (Yani katılan ...’e yakın ve uzak atış olacak şekilde av tüfeği ile iki kez ateş edildiği) belirlenmiştir.
Olay mahallinde toplam 7 adet 9 mm çapında boş kovan bulunmuş olup bu kovanların 4+3 şeklinde iki ayrı tabancadan atıldıkları ve yine olay mahallinde 6 adet 12'lik boş kartuşun bulunduğu bunun da bir tek av tüfeğinin tek namlusundan atıldığı kriminal rapordan anlaşılmıştır.
Katılan ...'e ait Adlî Tıp Kurumu tarafından düzenlenmiş adli raporda kişinin her iki diz bölgesinde toplam 3 adet saçma girişi olduğu bu yaralanmalar nedeniyle hayati tehlike geçirmediği basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olmadığı ve kemik kırığının bulunmadığı,
Katılan ...’e ait Adlî Tıp Kurumu tarafından düzenlenmiş adli raporda kişinin dizüstü bölgesinde toplam 8 adet saçma tanesi isabet ettiğini atışlardan 2 sinin yakın atış 6 sının ise uzak atış ile husulünün mümkün olduğu saçma tanelerinin dizin ön tarafından girip arka tarafından çıkış yaptıkları ve diz arka kısmında 5*10 santimetre ebadında vücutta hasar oluşturarak vücudu terk ettikleri bu yaralanmanın hayati tehlikeye sebebiyet vermediği basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği ve ağır 5 derecede kemik kırığı oluşturduğu bildirilmiştir.
Katılan ...'ye ait dosyada bulunan adlî raporunda başın sağ tarafında 3 santimetrelik ateşli silah yarasından kaynaklanan sıyrık bulunduğu belirtilmiştir.
Olayın tek tarafsız görgü tanığı olan ... kolluk aşamasında verdiği ifadesinde olay gecesi kıraathanede oyun oynadığı sırada amcası oğlu ...'nin arayarak ... abimi dövmüşler kavga etmeye gidiyorlar Sen de gel demesi üzerine olay mahalline gittiğini orada ..., ..., ... ve
...'in 4 5 şahısla kavga ettiğini karşı taraftaki şahıslarda iki tane av tüfeği ve tabanca olduğunu bu kişilerin yaklaşık 5 metre mesafeden önce ...'e ateş ettiklerini ... yere düşünce bu kez ...'e sıktıklarını ... de düşünce maktul ...'ın ...'i korumak için üzerine kapandığını şahıslardan birinin ...'ın yanına gelerek yüzüne doğru İki üç el ateş ettiğini ve oradan bir araca binerek birlikte kaçtıklarını gördüğünü söylemiştir.
Davaya konu olay sanıklardan ...'in gayri resmi nikahlı eşi ...’dan ayrılması sonucunda maktul ...'ın, ...'ın evine gitmesi ve bunu da sanık ... tarafından görülmesi üzerine sanık ... ve maktul ...'ın kavga ederek sanığın maktul ...'ı dövmesi üzerine her iki tarafın ailelerini haberdar edip hazırlıklı şekilde olay yerine kavga için gelmeleri sonucu başlamıştır. Taraftar arasında olay öncesinde bu nedenle husumet mevcut olup sanık tarafı iki tabanca ve tüfekle maktul tarafı da olay yerinde bulunan sopa, bıçak, sallama gibi silahtan sayılan aletlerle olay yerine gelmiş ve kavga sırasında maktul ... kafasından vurularak hayatını kaybetmiş sanıklardan ... ve ... diz ve dizüstü bölgesinden katılan ... de kafasını sıyıran bir ateşli silah mermi çekirdeğinin etkisiyle yaralanmıştır.
Olayın zamanı ve yeri dikkate alındığında sanıkların maktulün tarafına birbirine yakın mesafedeyken silahlarla gece saatlerinde ateş ettikleri, yaralanmaların bu şekilde gerçekleştiği sabittir. Taraflar arası olay öncesinde husumet oluşu kullanılan silahların öldürücü nitelikleri, katılan ...'e yakın ve uzak atış olacak şekilde toplam iki kez av tüfeği ile ateş edilmiş olması, katılan ...'nin kafasını sıyıran av tüfeği saçma tanesinin bulunması birlikte değerlendirildiğinde sanıklardan maktulü öldürme yanında diğer katılanlara karşı da da öldürme kastıyla hareket ettikleri, sanıkların kastını bölerek maktul dışındaki katılanlara yönelik yaralama kastı ile hareket ettiklerini gösterir deliller bulunmadığı, sanıkların birlikte hareket eden makbul ... ve kardeşleri ile Amcaoğlu ...'a karşı aynı kasıt altında (yani öldürme kastıyla) hareket ettikleri ancak ... dışındaki kişilerin yaralanmış olduğu anlaşılmakla her iki sanık hakkında katılanlar ..., ... ve ...'ye karşı ayrı ayrı adam öldürmeye teşebbüs suçundan mahkumiyet kararı verilmesi yerine sanıkları kastlarının bölünerek katılanlar ..., ... ve ...'ye yönelik eylemlerinin kasten silahla yaralama olduğunu kabul eden dairemizin çoğunluk görüşünü dosya kapsamına uygun görmediğimizden ilgili karara muhalifiz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:18:13