Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

1. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/7508

Karar No

2023/1751

Karar Tarihi

6 Nisan 2023

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SUÇLAR: Kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs

HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

Sanıklar ... ve ... hakkında kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs, ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından verilen beraat hükümlerinin temyiz edilmediği tespit edilerek inceleme dışı bırakılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci

fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanıklar ..., ... ve ... müdafiilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. ... Ağır Ceza Mahkemesinin 04.10.2021 Tarihli ve 2019/311 Esas, 2021/275 Karar sayılı kararı ile;

A) Sanık ... Hakkında Maktul ...'e Yönelik "Kasten Öldürme" ve Katılan ...'e Yönelik "Kasten Öldürmeye Teşebbüs" Suçlarından;

5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararları,

B) Sanık ... Hakkında Maktul ...'e Yönelik "Azmettirmek Suretiyle Kasten Öldürme" ve Katılan Sanık ...'e Yönelik "Azmettirmek Suretiyle Kasten Öldürmeye Teşebbüs" Suçlarından;

5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararları,

C) Sanık ... Hakkında Katılan ...'e Yönelik "Kasten Öldürmeye Teşebbüs" Suçundan;

5237 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca ayrı beraat kararı,

D) Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Maktul ...'e Yönelik "Kasten Öldürme" Suçlarından;

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 81 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanıkların ayrı ayrı müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına müsadereye ve mahsuba ayrıca sanık ... hakkında verilen hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine

E) Sanıklar ..., ..., ... ve ...'in Hakkında ...'e 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 81 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanıkların ayrı ayrı 13 yıl hapis

cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına müsadereye ve mahsuba ayrıca sanık ... hakkında verilen hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir

  1. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 09.03.2022 Tarihli ve 2022/702 Esas, 2022/966 Karar sayılı kararı ile;

Sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik o yer Cumhuriyet savcısının, katılanlar vekilinin ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Katılanlar ..., ... ve ... Vekilinin

  1. Sanık ... Hakkında Maktul ...'e Karşı Kasten Öldürme ve Katılan ...'e Kaşrı Kasten Öldürmeye Teşebbüş Suçlarından Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelen Temyiz Sebepleri,

Sanık ...’ın diğer sanıklar ile iştirak halinde hareket ettiğine, mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine,

İlişkindir.

  1. Sanık ... Hakkında Maktul ...'e Karşı Kasten Öldürme ve Katılan ...'e Kaşrı Kasten Öldürmeye Teşebbüş Suçlarından Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelen Temyiz Sebepleri,

Sanık ...’in diğer sanıkları azmettirdiğine, mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

  1. Sanıklar ..., ..., ... ve ...'in Hakkında Katılan ...'e Kaşrı Kasten Öldürmeye Teşebbüş Suçlarından Kurulan Mahkumiyet Hükümlerine Yönelen Temyiz Sebepleri,

Sanıklar hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca teşebbüs indiriminin alt sınırdan uygulanması gerektiğine,

İlişkindir.

B. Katılan Sanık ... Müdafiinin

  1. Katılan Sıfatıyla Sanık ... Hakkında ...’e Karşı Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne Yönelen Temyiz Sebepleri,

Sanık ... hakkında meşru savunmanın şartlarının oluşmadığına, mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine,

İlişkindir.

  1. Sanık Sıfatıyla Sanık ... Hakkında Kasten Öldürme ve Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçlarından Kurulan Mahkumiyet Hükümlerine Yönelen Temyiz Sebepleri,

a) Bölge Adliye Mahkemesi kararın gerekçesiz olduğuna,

b) Delillerin hatalı değerlendirildiğine, tanık ...’in beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğine, sanığın üzerine atılı suçları gerçekleştirmediğine, iştirak iradesi bulunmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine,

İlişkindir.

C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri

  1. Bölge Adliye Mahkemesi kararın gerekçesiz olduğuna,

  2. Delillerin hatalı değerlendirildiğine, tanık ...’in beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğine, sanığın üzerine atılı suçları gerçekleştirmediğine, iştirak iradesi bulunmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine,

İlişkindir.

D. Sanık ... Müdafiinin Müdafiinin Temyiz Sebepleri

  1. Bölge Adliye Mahkemesi kararın gerekçesiz olduğuna,

  2. Delillerin hatalı değerlendirildiğine, tanık ...’in beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğine, sanığın üzerine atılı suçları gerçekleştirmediğine, iştirak iradesi bulunmadığına sanığın yardım eden olarak sorumlu tutulmasına veya eyleminin suç delillerini gizleme suçu kapsamında değerlendirilmesi, beraatine karar verilmesi gerektiğine,

İlişkindir.

E. Sanık ... Müdafiinin Müdafiinin Temyiz Sebepleri

  1. Haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,

  2. Takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:

  1. Akraba olan taraflar arasında geçmişten gelen husumet bulunduğu, olay tarihinde sanıklardan ...'in askerden izne geldiği, kardeşleri olan diğer sanıklar ..., ... ve ...'in kendisini karşılamak amacıyla ... ilçe merkezine geldikleri, sanık ...'in uçak ile ... havaalanına geldikten sonra Naim Turizme ait servis aracına bindiği ve olay yeri olan Emniyet Caddesi Eski Emniyet Müdürlüğü yanında bulunan ... acentesi önünde indiği, kendisini sanıklardan ağabeyi olan ...'ın karşıladığı, sanıklar ... ve ...'ın birlikte yürümeye başladıkları, olay yerine yakın bir yerde kendilerine doğru yürüyen maktul ... ile karşılaştıkları ve kendilerine doğru yürüyen maktulü iki sanığın kovalamaya başladığı, akabinde olay yerine diğer sanıklar ... ve ...'un da geldiği, sanıkların yakaladıkları maktulü iştirak iradesi altında vücudunun muhtelif yerlerinden bıçakladıkları, bu esnada olay yerinin yakınında meyve satmakta olan katılan sanık ...’ın abisinin durumundan habersiz bir biçimde kalabalığı fark etmesi üzerine olay yerine geldiği, abisinin sanıklar ..., ..., ... ve ... tarafından bıçaklandığını gören ...'ın yanında bulunan bıçak ile sanık ...'a vurarak kaçmaya başladığı, ... ve ...'ın maktulü bırakarak ...'ın peşinden gittikleri ve bıçaklı boğuşmada ...'ın ... ve ...'ı yaraladığı, diğer sanıklar ... ve ...'un

da ...'a yönelmesiyle sanıkların yine iştirak iradesiyle sanık ...’ı bıçakla yaraladıkları, ardından sanık ...'ın almış olduğu darbelerin etkisiyle olay yerinde hareketsiz bir şekilde kaldığı, maktul ...'in ise boğaz kısmı kesilmiş şekilde olay yerinde hareketsiz bir şekilde yattığı, diğer sanıklardan ...'i olay yerinden geçmekte olan ve ...'in ...'e geldiği servisin şoförlüğünü yapan şahıs tarafından ...'e ait araç ile hastaneye götürüldüğü, sanık ...'ın ise kendi imkanları ile bir taksi aracılığıyla hastaneye götürüldüğü, hastaneye götürülen kardeşlerinin yanına gitmek amacıyla sanıklar ..., ... ile olaydan haberdar edilen ...'ın hastaneye gittikleri, ... ve ...'in ellerindeki bıçaklarla acil müdahale odasına girmeye çalışmaları nedeniyle arbede yaşandığı ve kolluk görevlilerinin bu şahıslara müdahale ettikleri, acil servisin önünde müdahaleye devam edildiği esnada sanık ...'un bıçakları tespit edilemeyen bir şahsa vermek üzereyken fark edilmesi üzerine bıçakların sanık ...'un rızası dahilinde muhafaza altına alındığı, sanık ... ve maktulün de hastaneye götürüldüğü, ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen maktulün kurtarılamayarak delici kesici alet yaralanmasına bağlı dış kanama sonucu öldüğü, katılan sanık ...'ın hayati tehlike geçirecek şekilde, katılan sanık ...'ın basit tıbbı müdahale ile giderilebilecek şekilde, müşteki sanık ...'in ise hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandıkları anlaşılmış olayın gelişimi bu şekilde kabul edilmiştir.

  1. Sanıklardan ...’ın ikrara, diğer sanıkların inkara yönelik savunmaları, katılan ...’ın ve tanıkların beyanları tespit edilerek dosya içerisine alınmıştır. Olay yerinde yapılan incelemeye istinaden düzenlenen olay yeri inceleme tutanağı, maktul hakkında Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 31.08.2016 tarihli otopsi raporu, katılan sanık ...’ın yaralanmasına ilişkin ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 27.03.2015 tarihli raporu, sanık ...’ın yaralanmasına ilişkin ... Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 02.09.2015 tarihli ve ... Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 15.01.2020 tarihli raporlar, katılan sanık ...’in yaralanmasına ilişkin düzenlenen ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 16.06.2015 tarili raporu, sanık ...’in cezai ehliyetinin tam olduğuna ilişkin Adli Tıp Kurumu 4. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 24.02.2021 tarihli rapor, ... Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin 30.01.2015 tarihli Uzmanlık Raporu, ... Kriminal Polis Laboratuvarı Tarafından Düzenlenen 15 00642 Uzmanlık Numaralı rapor, ... İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen 30.04.2015 tarihli mobese ve iş yeri kamera kayıtları çözümleme raporu, HTS kayıtları ve bunlara ilişkin ... İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen 28.04.2015 rapor, Ulusal Kriminal Büro tarafından düzenlenen 25.04.2016 ve 11.05.2017 tarihli raporlar, İletişim Tespit tutanakları ve Tape kayıtları dosya içerinde mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

A. Katılanlar Vekilinin

  1. Sanık ... Hakkında Maktul ...'e Karşı Kasten Öldürme ve Katılan ...'e Kaşrı Kasten Öldürmeye Teşebbüş Suçlarından Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelen,

Sanığın aşamalarda istikrarlı şekilde üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, sanığın olay yerinde olduğuna dair maktulün ve katılan ...’ın kardeşi olan ...’un soyut beyanından başka herhangi bir delilin mevcut olmadığı, dosya arasında bulunan görüntü izleme tutanaklarında sanığın olay yerinde bulunduğuna dair tespitin bulunmadığı, HTS kayıtlarının savunmalarını doğrular nitelikte olduğu anlaşılmakla Mahkemece sanık hakkında beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

  1. Sanık ... Hakkında Maktul ...'e Karşı Kasten Öldürme ve Katılan ...'e Kaşrı Kasten Öldürmeye Teşebbüş Suçlarından Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelen,

Sanık hakkında kasten öldürme ve kasten öldürmeye azmettirme suçlarından açılan kamu davalarında sanığın üzerlerine atılı suçlarla ilgili olarak cezalandırılmalarına yeter, şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden Mahkemece sanık hakkında beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanıklar ..., ..., ... ve ...'in Hakkında Katılan ...'e Kaşrı Kasten Öldürmeye Teşebbüş Suçlarından Kurulan Mahkumiyet Hükümlerine Teşebbüs Nedeniyle Yapılan Ceza İndirim Miktarına Yönelen,

Sanıkların eylemi neticesinde katılan ...’ın batın sol üst kadranda vücut boşluğuna derin penetre delici kesici alet yaralanması yine sağ uyluk ve sağ elinde yüzeysel kesiler olacak şekilde yaralandığı, mevcut yaralanmalardan sadece batında bulunanın katılanın hayati tehlikeye geçirmesine neden olduğu anlaşılmakla, sanıkların teşebbüs aşamasında kalan eylemleri için 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenen ceza miktarında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Sanıklar ..., ... ve ... Müdafiilerinin Sanıklar Hakkında Kasten Öldürme ve Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçlarından Verilen Mahkumiyet Hükümlerine İlişkin Bölge Adliye Mahkemesinin Kararının Gerekçesiz Olduğuna Yönelen Temyiz Sebepleri,

Gerekçeli karar hakkı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 6 ncı maddesinde açıkça zikredilmemiş ise de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından içtihadî olarak geliştirilerek varlık kazanmış bir hak olup "adil yargılanma hakkı"nın en önemli unsurlarından biri olarak belirtilmiştir. Buna göre AİHM, mahkemelerin her türlü kararlarında gerekçeye yer verilmesi yükümlülüğüne değinerek aksi durumun, adil yargılanma hakkının ihlâli ile neticeleneceğine işaret etmiştir. (Dulaurans/Fransa, B. No. 34553/97, 21.03.2000; Georgiadis/Yunanistan, B. No. 21522/93, 29.05.1997 §§ 40 43; Ruiz Torija/İspanya, B. No. 18390/91, 09.12.1994; Ferreira/Portekiz, [BD], B. No: 19867/12, 28.07.2017, § 84)

Gerekçeli karar hakkı, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (Anayasa) tarafından ise alenî bir şekilde güvence altına alınmıştır. Anayasa’nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer verilen; “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” şeklindeki düzenleme ile gerekçe, ilgilisi için bir hak olmanın yanı sıra bütün mahkemeler için de anayasal bir yükümlülük olarak öngörülmüştür. Ayrıca Anayasa’nın, Temel Haklar ve Ödevler kısmında yer alan “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesine, 03.10.2001 tarihli ve 4709 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesiyle eklenen “adil yargılanma hakkı”nın da bir unsuru olarak kabul edilmekte (... Ataş, B. No: 2013/1235, 13.06.2013.) ve Anayasa Mahkemesi tarafından incelenen bireysel başvurulara konu edilebilmektedir. Gerekçeli karar hakkı, Türk hukuk sisteminde anayasal düzenlemeye ek olarak kanunî olarak da güvence altına alınmıştır. 5271 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi; “Hâkim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy dahil, gerekçeli olarak yazılır." şeklinde emredici hüküm içermektedir.

Temel bir insan hakkı olan gerekçeli karar hakkı, gerek uluslararası gerek ulusal hukukî metinlerle güvence altına alınmış olup mahkeme kararlarında gerekçeye yer verilmemesi ya da yetersiz gerekçeye yer verilmesi durumlarında gerekçeli karar hakkının ihlâli gündeme gelecek ise de AİHM tarafından ifade edildiği üzere (... Kück/Almanya, B. No: 35968/97, 12.06.2003, §§ 46,47; Khamidov/Rusya, B. No: 72118/01, 15.11.2007, § 170.) yargılama bir bütündür ve olağan kanun yolları, yargılama sürecinin bir parçasıdır ve adil yargılanma hakkı, yargılamayı bir bütün olarak kapsar. Bu nedenle gerekçeli karar hakkının ihlâl edilip edilmediği, gerekçesizlik ya da kanunî gerekçeden yoksunluğun, bir bütün olarak yargılamayı adil olmaktan çıkarıp çıkarmadığına göre belirlenir. O hâlde, sonuca etki edecek mahiyetteki bir iddianın, derece mahkemes(ler)i tarafından gerekçede tartışılmamış olması ya da bu konuda kanunî bir gerekçeye yer verilmemiş olması durumunda söz konusu usûlî eksikliğin Yargıtay tarafından temyiz incelemesi sırasında giderilmesi mümkündür. Zira gerekçe, bağımsız ve tarafsız bir yargılamanın zorunlu bir unsuru olup gerekçede temel hak ve hürriyetler, hukuksal bir ... düzleminde değerlendirilir.

Bu açıklamalar ışığında, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi kararında sanık müdafiinin istinaf istemleri hususunda ayrıntılı bir gerekçeye yer verilmemiş ise de gerekçe bölümünde yer alan (A) paragrafında ilgili temyiz sebebine yönelik gerekçeli değerlendirme yapılarak söz konusu eksiklik Yargıtay tarafından giderilmiş olduğundan, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

D. Katılan Sanık ... Müdafiinin Sanık ... Hakkında Katılan ...’e Karşı Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne İlişkin Meşru Savunmanın Şartlarının Oluşmadığına Yönelen,

Sanık ...’ın tesadüfen olay yerine geldiğinde kardeşi maktule katılan ...’in de dahil olduğu birden fazla kişi tarafından bıçaklı saldırı gerçekleştirildiğini görmesi üzerine olaya müdahil olması üzerine katılan ...’in de dahil olduğu birden fazla kişinin sanık ...’a bıçakla saldırdığı, sanığın kendisine ve kardeşine yönelik sürmekte ve tekrarı muhakkak olan bıçakla saldırıyı eylmine saldırıyla orantılı şekilde bıçakla karşılık vererek engel olmaya çalıştığı sırada katılan ...’i yaraladığı anlaşılmakla, somut olayda meşru savunmanın şartlarının gerçekleştiğine ilişkin Mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

E. Sanıklar ..., ... ve ... Müdafiinin Sanıklar Hakkında Kasten Öldürme ve Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçlarından Kurulan Mahkumiyet Hükümlerinde Beraatlerine Karar Verilmesi Gerekirken Delillerin Hatalı Değerlendirilmesi Sonucu Mahkumiyet Kararı Verildiğine ve İştirak İradelerinin Bulunmadığına Yönelen,

Her ne kadar sanıklar ... ve ... olay sırasında olay yerinde bulunmadıklarını, sanık ... ise olay yerinde bulunmakla birlikte eylemlerin kardeşleri olan sanık ... tarafından gerçekleştirildiğini belirterek üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmemişler ise de; dosya içerisinde mevcut görüntüleri ve bu görüntülerin incelenmesi sonucu düzenlenen tutanak ve bilirkişi raporları, Kriminal incelemeler sonucunda düzenlenen raporları, HTS kayıtlarına göre sanıklar ..., ... ve ...’in olay yerinde oldukları ve diğer sanık ... ile aynı fikir ve eylem birliği içerisinde, iştirak halinde fiil üzerinde birlikte hakimiyet kurarak maktulü kasten öldürdükleri ve yine katılanı kasten öldürmeye teşebbüs ettikleri anlaşıldığından atılı suçlardan ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

F. Sanık ... Müdafiinin Müdafiinin Temyiz Sebepleri

  1. Haksız Tahrik

Sanıklar ... ve ...’in kendilerine yönelik tahrik içerikli eylemi bulunmayan maktul Abdülkadir’i kovalayarak kavgayı başlatan ilk haksız hareketi gerçekleştirdikleri, kavganın devamında kardeşi maktulün uğradığı saldırıya engel olmaya çalışan katılan sanık ...’ı da yaralayarak haksız eylemlerini devam ettirdikleri anlaşılmakla, Mahkemece sanık lehine haksız tahrik indirimi yapılmamasınında bir isabetsizlik görülmemiş, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

  1. Takdirî İndirim

5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulanması Mahkemenin takdirinde olup Mahkemece, “dosyaya yansıyan olumsuz kişilikleri, yargılama sürecinde pişmanlık göstermemeleri ve cezalarında takdiri indirim yapılmasının gelecekleri üzerinde olumlu etki yapacağı hususunda kanaat oluşmaması” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeyle takdirî indirim sebebi uygulandığı belirlendiğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 09.03.2022 Tarihli ve 2022/702 Esas, 2022/966 Karar sayılı kararında katılanlar veklilleri ile sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık ... müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.04.2023 tarihinde karar verildi.

(Karşı Oy)

KARŞI OY

Sanık ...'un, maktul ...'i öldürmek, katılan ...'ı öldürmeye teşebbüs etmek suçlarına iştirak ettiğine dair mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığı düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne katılmamaktayım.

Diğer sanıklar savunmalarında, sanık ...'un olay anında olay yerinde bulunmadığını beyan etmişlerdir.

Olay yeri kamera görüntülerinde, iki şahsın (sanıklar ... ve ...) kendilerine doğru yürümekte olan (maktul) şahsı kovalamaya başladıkları, sonra da üçüncü bir şahsın da bu kovalamaya dahil olduğu, diğer delillerle birlikte yapılan değerlendirmede bu üçüncü şahsında sanık ... olduğu belirtildiği halde, görüntülerde olmayan dördüncü kişi olarak sanık ..., öldürme olayına iştirak ettirilmiştir.

Yine olay yeri kamera görüntülerinde, mağdur ...'ı kovalayıp yaralayan şahısların iki kişi oldukları, bu şahısların sanıklar ... ve ... oldukları sabit olduğu halde, maddi ve fiziki tesbitin aksine olarak sanık ...'un mağdur ...'ı öldürmeye iştirakine dair kabul mümkün görülmemiştir.

Yerel mahkemenin kabulünde, sanıklar ... ve ...'ın maktulü kovaladıklarının bundan sonra olay yerine gelen mağdur ...'ın, sanıklar ... ve ...'ı yaralayarak kaçması üzerine, aynı sanıkların ...'ı kovaladıkları belirtilmiştir.

Sanık ...'un montundaki kanın maktul ve mağdur ...'a ait olmayıp kendi kardeşi ...'a ait olması, bu nedenle bu kanın bir şekilde kardeşi olan sanık ...'a bulaşmasının mümkün ve muhtemel olması karşısında, maktul ve mağdur ...'a karşı işlenen suçlar yönünden sanık ...'un aleyhine maddi delil olamayacağı açıktır.

Sanık ...'un olay gün ve saatinde telefonunun ... ilçe merkezinde sinyal almasının üzerine atılı suçları işlediğine delil sayılamayacağı, olay yerinin ... ilçe merkezi olduğu, ... ilçe merkezindeki baz istasyonunun çok geniş bir alana sinyal yaymasının mümkün olduğu karşısında, bu husus da aleyhe delil kabul edilememiştir.

Sanık ...'un, diğer sanıkların ağabeyi olması, olaydan sonra hastane bahçesinde onlardan aldığı bıçakları hastane polisine teslim etmesi aleyhine delil teşkil etmemektedir.

Sanık ...'un, olay yerinde olduğuna dair tanık ...'in, maktul ve mağdur ...'ın kardeşi olup tarafsız olmaması, aleyhine ifade verdiği sanıklar ... ve ...'in de bu nedenle beraatlerine karar verilmiş bulunulması karşısında, aleyhe olarak hükme esas kabul edilmesi mümkün görülmemiştir.

Bu itibarla, sanık ...'un, ...'i öldürmek ve ...'ı öldürmeye teşebbüs etmek suçlarına katıldığına dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak açık ve kesin sübut delili bulunmadığından, sanığın her iki suçtan beraatine karar verilmesi kanaatinde olduğumdan, mahkumiyetlerinin onanması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararv.süreçreddineistemlerininöldürmeyetemyiztevdiinekarşıhukukîolgularonanmasınagerekçesebeplerihükümlerinesastanredditeşebbüsöldürmekasten

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:18:13

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim