Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1958
2023/1288
24 Mart 2023
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
KARAR: İtirazın reddine
Kanun'a aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama, silahlı terör örgütüne üye olma, toplantı ve yürüyüşlere silah ve benzeri aletleri taşıyarak veya kendilerini tanınmayacak hale getirerek katılma, kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık, nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal etme, kamu malına zarar verme suçlarından Bitlis İnfaz Hakimliğinin, 16.09.2020 tarihli ve 2020/25 değişik iş sayılı içtima kararı ile 16 yıl 87 ay 89 gün hapis cezasına hükümlü ...'ın, cezasının infazı sırasında, hükümlü müdafinin hükümlünün adli koğuşa geçmesine ilişkin talebinin, ceza infaz kurumunda suç türüne göre ayrım yapıldığı, örgütlü suçlar
ile adli suçların ayrı ayrı koğuşlarda barındırıldığı, içtimalı olan kararın içinde hükümlünün örgütlü suçtan hapis cezasının bulunduğundan bahisle reddine dair Bitlis E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının, 18.02.2022 tarihli ve 2022/886 sayılı kararına karşı hükümlü müdafii tarafından yapılan şikayetin kabulüne ve anılan İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 14.10.2020 tarihli kararının kaldırılmasına ilişkin Bitlis İnfaz Hâkimliğinin 07.02.2022 tarihli ve 2022/423 Esas, 2022/627 Karar sayılı kararına karşı Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan itirazın reddine dair mercii Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2022 tarihli ve 2022/223 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 27.12.2022 tarihli ve 94660652 105 13 22693 2022 Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 tarihli ve 2022/165570 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 tarihli ve 2022/165570 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Hükümlülerin gruplandırılması” başlıklı 24 ncü maddesinde yer alan, “ (1) Hükümlüler;
a) İlk defa suç işleyenler, mükerrirler, itiyadî suçlular veya suç işlemeyi meslek edinenler,
b) Aklî ve bedensel durumları nedeniyle veya yaşları itibarıyla özel bir infaz rejimine tâbi tutulması gerekenler,
c) Tehlike hâli taşıyanlar,
d) Terör suçluları,
e) Suç örgütlerine veya çıkar amaçlı suç örgütlerine mensup olan suçlular,
Gibi gruplara ayrılırlar.
(2) Hükümlüler ayrıca yaşları, hükümlülük süreleri ve suç türleri itibarıyla da gruplandırılırlar.” şeklindeki,
Aynı Kanun’un “Hükümlünün barındırılması ve yatırılması” başlıklı 63 üncü maddesinde yer alan,
“(1) Tehlikeli hâli bulunan hükümlü ancak bir veya üç kişilik odalarda, diğer hükümlüler ise kurumun fizikî yapısı, kapasite durumu ve güvenlik gerekleri göz önüne alınarak cezaevi yönetimi tarafından belirlenecek sayıda mahkûmun kalabileceği odalarda barındırılırlar.
(2) Her hükümlüye yöresel iklime uygun nitelikte tek tip yatak ve yeterli sayıda yatak takımı verilir.
(3) Kadınların erkeklerle, hükümlülerin tutuklularla, çocukların yetişkinlerle, örgüt veya çıkar amaçlı örgüt suçluları ile terör suçlularının Kanun'da sayılan hâller dışında bir araya gelmelerine ve bağlantı kurmalarına izin verilmez.
(4) Oda ve kısımlarda iklim koşulları göz önüne alınarak yeterli yer, ışık, ısınma, havalandırma ve hijyen sağlanır.” şeklindeki,
Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin 57 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan, “Hükümlülerin kuruma yerleştirilmesi, 5275 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesinde belirtilen gruplandırmalara uygun olarak yapılır. Bu yerleştirmede aşağıda sayılan ilkeler uygulanır:
a) Hükümlü kadın ve erkekler, mümkün olduğu kadar ayrı kurumlarda bulundurulur. Aynı kurumda barındırılmaları zorunlu ise kadın ve erkeklere ait bölümler birbirlerinden tamamen ayrılır.
b) Hükümlü çocuklar ve gençler öncelikli olarak kendilerine ait kurumlarda, mümkün olmadığı takdirde diğerlerinden tamamen ayrı bölümlerde barındırılır.
c) Hükümlüler, tutuklulardan ayrı kurumlarda veya tamamen ayrı bölümlerde bulundurulur.
ç) Genel kolluk hizmetlerinde veya diğer kamu görevlerinde çalışmış hükümlüler, kurumların ayrı bir bölümünde barındırılır.
d) Cinsel yönelimi farklı hükümlülerin diğerlerinden ayrı odalarda kalmaları sağlanır.” şeklindeki,
Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, “Birden fazla cezanın toplanarak infazı hâlinde, açık kuruma ayrılmada esas alınacak suç, koşullu salıverilme tarihine en az sürenin arandığı suçtur.” şeklindeki düzenlemeler karşısında,
Somut olayda, her ne kadar Bitlis İnfaz Hâkimliğinin, 07.02.2022 tarihli kararı ile terör suçuna ilişkin cezasının öncelikle terör suçlarına ait koğuşta infaz edilmesi gerekmekte ise de, hükümlünün bu suça ait cezası üzerinden öncelikle koşullu salıverilme tarihinin belirlenmesi, daha sonra mensup olduğu örgütten ayrılıp ayrılmadığı yönünden tespit yapılması akabinde koşullu salıverme tarihine 1 yıldan az süre kalması halinde hükümlünün adli koğuşa alınması yönündeki talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği, açıklanan durum çerçevesinde bir kişi hakkında hükmolunan her bir ceza birbirinden bağımsız olup, varlıklarını ayrı ayrı koruyacaklarından cezaların kendine özgü infaz usullerine göre infazının gerekeceği, İnfaz Kanunu'na göre Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda geçirilmesi gereken süre belirlenerek bu süre kadar koğuşta tutulabileceği, hükümlünün cezaevine giriş tarihi üzerinden yaklaşık 7 yıl geçmiş olduğu, kapalıda geçirmesi gereken süre dolduktan sonra hükümlünün adli koğuşa alınmasına yönelik talebinin kabulü ile idare ve gözlem kurulu başkanlığının kararının iptaline karar verilmiş ise de; hükümlülerin gruplandırılarak cezaevinde barındırılmalarında, cezaevi yönetiminin yetkili olarak 5275 sayılı Kanun’un 24 ve 63 üncü maddeleri ile Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin 57 nci maddesinin birinci fıkrasındaki düzenlemeler kapsamında takdir hakkına sahip olduğu, terör suçundan hükümlü olanların açığa ayrılmaları için gerekli olan mensup oldukları örgütten ayrıldıkları idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilmesi gerektiği ve bu şartının sağlanması için hükümlünün bulunduğu koğuştan bağımsız bir koğuşa alınmasının gerekli olmadığı, kaldı ki hükümlünün birden fazla cezanın toplanarak infazı hâlinde, açık kuruma ayrılmada esas alınacak suçun, koşullu salıverilme tarihine en az sürenin arandığı suç olduğu,
bu haliyle hükümlünün barındırıldığı koğuşun iyi halin tespitinde ve açık ceza infaz kurumuna ayırma kararlarında önemi olmayacağı, bu yönde kanuni bir zorunluluk bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 ncu maddesinin, (1), (2) ve (3) ncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
Şeklinde düzenlenmiştir.
-
5275 sayılı Kanun’un 24 ve 63 ncü maddeleri ile Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin 57 nci, Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6 ncı maddelerindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde hükümlülerin gruplandırılarak cezaevinde barındırılmalarında, cezaevi idaresinin takdir hakkına sahip olduğu, terör ve örgütlü suçlardan hükümlü olanların açık ceza infaz kurumuna ayrılabilmesi için, koşullu salıverilme tarihlerine bir yıldan az süre kalması, mensup oldukları örgütten ayrıldıklarının idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilmesi ve iyi halli olmaları şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
-
Hükümlünün birden fazla cezanın toplanarak infazı hâlinde, açık kuruma ayırmada esas alınacak suç, koşullu salıverilme tarihine en az sürenin arandığı suçtur.
-
Somut olayda; hükümlünün infaza konu içtimalı cezası içinde terör örgütü üyesi olma ve örgüt adına işlediği suçlardan almış olduğu mahkumiyet hükümleri bulunması nedeniyle, cezaevi idaresi tarafından hükümlülerin gruplandırılmasına ilişkin yasal mevzuat hükümleride dikkate alınarak tarafsız hükümlülerin kaldığı koğuşta barındırılması adli hükümlülerin kaldığı koğuşa geçme talebinin reddine dair verilen kararda usul ve yasaya aykırılık olmamasına rağmen hükümlünün şikayetinin reddi yerine kabulüne dair İnfaz Hakimliğince verilen karar yerinde olmadığından bu karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine dair itiraz mercii kararı Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
-
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
-
Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2022 tarihli ve 2022/223 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.03.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:22:24