Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/13363
2023/1270
23 Mart 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SUÇ: Kasten yaralama
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
... 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.01.2018 tarihli ve 2017/1060 Esas, 2018/75 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında mağdur ... ...'a yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve son maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve sanık ... yönünden 5237 sayılı Kanun'un 63üncü maddesi uyarınca 4'er yıl 2'şer ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 07.12.2020 tarihli ve 2019/2697 Esas, 2020/1776 Karar sayılı kararı ile sanık ... yönünden hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, sanıklar ..., ... ve ... yönünden sanıkların istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca dosya üzerinden düzeltilmesine karar verilerek sanıklar hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
-
... Bölge Adliyesi Mahkemesi 1. Ceza Dairesi kararının Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 18.11.2021 tarihli ve 2021/10951 Esas, 2021/14243 Karar sayılı kararı ile özetle "beraat eden sanıklar yönünden duruşma açmaksızın karar verilmesi, sanık ... yönünden ise bağlantı nedeniyle sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına" ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.)
-
... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 09.03.2022 tarihli ve 2021/2657 Esas, 2022/415 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında, kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanıklar ..., ... ve ... hakkında kasten yaralama suçundan açılan kamu davasında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri
Sanıklar ..., ... ve ...'un aynı suç kastı altında ve iştirak halinde sanık ... ile birlikte mağdur ...'i yaraladıklarına, ilişkindir.
B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Eksik incelemeye, haksız tahrik indiriminin az olduğuna ve sanığa ceza verilmemesi gerektiği'ne, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
- Temyiz incelemesi dışı sanık ... ile eşi olan mağdur ... arasında ailevi nedenlerle anlaşmazlık olduğu, bu nedenle olay tarihinde mağdur ...'nin babası olan sanık ...'un evine geldiği ve eşi ile aralarındaki anlaşmazlıkları konuştukları akşam saat 20:45 sıralarında...'nin ailesinin konuşmak amacıyla inceleme dışı sanık ...'i evlerine çağırdıkları, .....,'nin babası ve kardeşlerinin sanık ...'i kendisine çeki düzen vermesi konusunda uyardıkları, ancak aralarında tartışma çıktığı, tarafların evin önüne çıktıkları, burada da tartışmaya devam ettikleri, tartışmanın büyümesi üzerine seslere sanık ...'in kardeşleri olan mağdur ... ..., .....,... ve teyze çocukları olan ...'ın da geldiği, tartışmanın büyüyerek kavgaya dönüştüğü, kavga sırasında sanık ...'un ele geçirilemeyen sopa ile ... ...'ın kafasına ve vücuduna vurduğu, ...'in de sanık ...'ya vurduğu, sanık ...'nın sopa ile vurması sonucunda mağdur ... ...'ın ATK raporunda belirtildiği üzere; " temporal bölgede fraktür ve epidural kanama, sağ ve sol dirsekler ile sağ dizde abrazyon oluşacak şekilde yaralandığı ve yaralamasının yaşamsal tehlike oluşturduğu, hayati fonksiyonlarını orta (3) derece etkileyecek nitelikte kemik kırığına ve yüzde sabit ize neden olduğu" şeklinde yaralandığı, bu suretle sanık ...'un mağdur ... ...'a yönelik silahla nitelikli yaralama suçunu işlediği mahkemesince kabul edilmiştir.
Haksız tahrik değerlendirmesi; İlk haksız hareketin kimden geldiği kesin olarak tespit edilemediğinden sanık lehine TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmü asgari oranda uygulanmıştır.
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen beraat hükümleri yönünden; sanıklar ...,...., ve .....,'in savunmaları, mağdur ...'in aşamalardaki beyanları, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre; mağdur ...'in kavga sonrasında hastanede verdiği ilk ifadesinde abisi ...'in kayınları ile kavga ettiğini görünce ayırmak için araya girdiğini, abisinin kayınları ..., ....,ve ....., ile kayınbabası ...'nin kendilerine saldırdıklarını, sopayla kendisine ilk vuranın sanık ... olduğunu, başından yaralayan sanık ... ile kendisine vuran diğer şahıslardan şikayetçi olduğunu belirtmesine rağmen 13.07.2015 tarihli dilekçesinde;
"odunla vuranın ... olmadığını, kim olduğunu görmediğini" belirtmesi, kovuşturma aşamasındaki ifadesinde de sanık ...'nın kendisine "yumruk vurduğunu, odunla vuranın kim olduğunu görmediğini" beyan etmesi ve sanıklar ..., ... ve...'in kendisine vurduklarından bahsetmemesi, sanıklar ..., ... ve...'in tüm aşamalarda mağdur ...'e vurmadıklarını savunmaları, mağdur ...'in abisi olan temyiz dışı sanık ...'in de soruşturma aşamasında alınan ifadesinde mağdur ...'e kalasla sanık ...'nın vurduğunu belirterek sanıklar ..., ... ve...'in ...'e vurduğundan bahsetmemiş olması, soruşturma aşamasında dinlenen tanıkların her iki tarafın yakın akrabaları olup tarafsız kabul edilemeyecekleri, kovuşturma aşamasında bildirilen komşu tanıkların da sanıklar ..., ... ve...'in mağdur ...'e vurdukları yönünde beyanda bulunmamaları karşısında sanıklar ..., ... ve...'in mağdur ...'e vurduklarına ilişkin, sanıkların savunmalarının aksini gösterir, cezalandırılmalarına yeterli her türlü şüpheden uzak kesin delil elde edilememesi nedeniyle "şüpheden sanık yararlanır" prensibi gözetilerek sanıkların atılı suçtan beraatlerine karar verildiği, anlaşılmıştır.
- Mağdur ... ...'ın yaralanmasına ilişkin olarak Adlî Tıp Kurumu ... Adlî Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan 05.06.2017 tarihli; "temporal fraktür ve epidural kanamaya neden olan yaralanmasının, yaşamsal tehlike oluşturduğu, basit tıbbî müdahale ile giderilecek ölçüde olmadığı, şahısta saptanın kırığın hayat fonksiyonlarını orta (3) derecede etkilediği, yüzde sabit iz niteliğinde olduğu, duyularından veya organlarından birisinin zayıflaması veya yitirilmesine neden olmadığı"
Şeklinde görüş açıklandığı tespit edilmiştir.
- Adlî sicil kayıtları ve nüfus kayıt örnekleri incelenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Müdafiinin Eksik incelemeye, Haksız Tahrik İndiriminin Az Olduğuna ve Sanığa Ceza Verilmemesi Gerektiğine Yönelen Temyiz Sebepleri Yönünden
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespit edilememesi nedeniyle uygulanan haksız tahrik indiriminin isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri Yönünden
Mağdur ...'in olay sonrası hastanede verdiği ilk ifadesinde abisi ...'in kayın biraderleri ile kavga ettiğini görmesi üzerine ayırmak için araya girdiğini, sopayla kendisine ilk vuranın sanık ... olduğunu, ...'dan ve diğer sanıklardan şikayetçi olduğunu belirttiği, mağdura ait adlî tıp kurumu raporu incelendiğinde, meydana gelen yaralanmaların sadece ...'nın sopa ile vurması neticesinde gerçekleşmeyeceği, taraflar daha sonraki ifadelerinde beyanlarını değiştirmişseler de, olayın hemen akabinde verilen soruşturma aşamasındaki ifadelerinin dosya kapsamındaki beyan ve bulgularla uyumlu olması nedeniyle itibar edilebilir olduğu, bu durumda sanıklar ..., ... ve ...'un sanık ... ile aynı suç kastı altında ve iştirak halinde mağdur ...'i yaraladıklarının anlaşılması karşısında mahkûmiyetleri yerine beraatlerine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (A) paragrafında açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 09.03.2022 tarihli ve 2021/2657 Esas, 2022/415 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) numaralı paragrafında açıklanan sanıklara yüklenen suçların sabit olması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 09.03.2022 tarihli ve 2021/2657 Esas, 2022/415 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdiren ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... 19. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.03.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:22:51