Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/7805
2022/9375
28 Kasım 2022
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SUÇ: Olası kast ile öldürme
HÜKÜMLER: 1) ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/10/2018 tarih ve 2018/90 Esas, 2018/550 Karar sayılı ilamı ile; Sanığın olası kast ile öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nin 81/1, 21/2, 62, 53, 58. maddeleri uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dair
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 16/05/2019 tarih ve 2019/514 Esas, 2019/1009 Karar sayılı ilamı ile; “İstinaf başvurusunun esastan reddine” dair
İTİRAZ EDEN: Yargıtay Cumhuriyet savcısı
TÜRK MİLLETİ ADINA
Dairemizin sanık ... hakkındaki olası kast ile öldürme suçundan 23.05.2022 tarih ve 2022/1790 Esas, 2022/3773 Karar sayılı Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün ONANMASI kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 06.07.2022 tarihli KD 2019/74808 sayılı itiraznamesi ile;
“Dava konusu olayda sübuta ilişkin bir sorun bulunmayıp, Yüksek Daire ile Başsavcılığımız arasında uyuşmazlık konusu olan husus, suç vasfının belirlenmesine ilişkindir.
Oluşa ve dosya kapsamına göre; Sanığın uzun bir süreden beri evinde, turistler tarafından yurtdışından getirilen, kaçak ve bandrolsüz alkollü içki satışı yaptığı, maktulün ise uzun süreden beri sanığın sattığı bu içkilerden satın alan ve kullanan ../..
S/2
devamlı müşterisi olduğu, olay günü maktulün sanıktan satın almış olduğu içkiyi içtikten sonra rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldığı ancak yapılan müdahaleye rağmen metanol zehirlenmesi sonucu öldüğü olayda;
Sanığın uzun yıllardır turistlerden temin ettiği, kaçak ve bandrolsüz içkileri piyasaya göre daha ucuz fiyatla sattığı, devamlı ve istikrarlı bir müşteri kitlesinin bulunduğu, maktulün de sanığın devamlı müşterilerinden olduğu, maktulün hastaneye kaldırıldığında cebinde bulunan içki şişesi ile evinde ele geçen içki şişelerini sanıktan satın almış olduğu içkilere ait olduğu ve evinde ele geçen içki şişesi içerisindeki sıvının incelenmesinde ise içerisinde öldürücü etkisi bulunan metanol bulunduğu tespit edilmiş olup, maktulün ölümünün sanıktan satın alarak içmiş olduğu içki nedeniyle metanol zehirlenmesi sonucu meydana geldiği ve ölüm sonucu ile illiyet bağının bulunduğu, sanığın satmış olduğu içkileri üretmediği, dolayasıyla nasıl üretildiği konusunda bilgisinin bulunmadığı hususları sabittir.
Bu durumda, sanığın sorumluğunun belirlenmesi ve eyleminin vasıflandırılması bakımından konuya ilişkin yasal düzenlemelere baktığımızda;
Kural olarak suçlar, ancak kasten işlenebilir. Ancak, yasada açıkça gösterilen hallerde suçlar taksirle de işlenebilir. 5237 sayılı TCY’nin 22/2. maddesinde taksir; “dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir” şeklinde tanımlanmıştır. Aynen kast gibi, taksir de bir haksızlık biçimidir. Taksirli suçlarda gerçekleştirilen haksızlıklarda da fail iradi davranmaktadır. Ancak, fail hukuken önem taşımayan bir neticeyi öngörürken, hukuken önem taşıyan bir netice meydana gelmekte, buna da failin objektif özen yükümlülüğüne aykırı davranışı neden olmaktadır. Buna göre, taksirli suçun haksızlık unsurunu, dikkat ve özen yükümlüğünün ihlali oluşturmaktadır.
Yasanın 22. maddesinin 3. fıkrasında ise bilinçli taksir düzenlenmiştir. Buna göre; “Kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli taksir vardır; bu halde taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır”
Basit taksirde failin neticeyi bir dikkat ve özen yükümlülüğünün ihlali nedeniyle öngörememesi söz konusu iken, bilinçli taksirde fail neticeyi öngörebilmesine ve olası kasttan farklı olarak bu neticeyi kabullenmemesine rağmen, yanlış bir öngörü ile neticenin meydana gelmesini engelleyebileceğini ya da neticenin gerçekleşmeyeceğini zannetmektedir. Başka bir deyişle neticeyi öngörmekle birlikte, neticenin meydana gelmeyeceği yönünde yanlış bir öngörüye sahiptir. Objektif özen yükümlülüklerine aykırı davranmasından ortaya çıkabilecek neticeyi kendi yetenekleriyle engelleyebileceğini zannetmekte veya neticenin meydana gelmemesi yönünden şansına güvenmektedir.
S/3
Olası kastta 5237 sayılı TCK'nin 21. maddenin 2. fıkrasında ve 765 sayılı TCK’nin yürürlükte olduğu dönemde yapılan “muhtemel kast”, “öngörülü kast” veya “gayrımuayyen (belirsiz) kast” tanımlarından farklı olarak; “Kişinin, suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi halinde olası kast vardır. Bu halde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda müebbet hapis cezasına, müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur; diğer suçlarda ise temel ceza üçte birden yarısına kadar indirilir” şeklinde düzenlenmiştir.
Olası kast durumunda suçun kanuni tanımında yer alan unsurlardan birisinin somut olayda gerçekleşebileceği öngörülmesine rağmen, fiil failce işlenmektedir. Diğer bir deyişle fail, muhakkak değil ama büyük olasılıkla gerçekleşecek olan neticenin meydana gelmesini kabullenmekte, göze almaktadır. Olursa olsun demektedir. Neticeyi bertaraf etmek için özel bir çaba göstermemektedir.
Şu durumda; muhakkak görünen neticenin failce bilinmesi halinde doğrudan kast, öngörülen olası neticenin meydana gelmesine kayıtsız kalınması durumunda olası kast, öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesinin istenmemesine rağmen objektif özen yükümlülüğüne aykırı hareket edilmek suretiyle neticenin meydana gelmesinin engellenemediği ahvalde bilinçli taksir, öngörülebilir neticenin objektif özen yükümlülüğüne aykırı hareket edilmiş olması nedeniyle öngörülemediği hallerde ise basit taksir söz konusu olacaktır.
Somut olayda; Yüksek Daire çoğunluk kararına muhalefet eden iki Üye’nin de karşı oylarında belirttikleri üzere; Sanığın uzun süredir aynı şekilde temin ettiği içkileri müşterilerine satmakta olduğu, olay tarihine kadar bu içkilerin tüketilmesine bağlı olarak bir zehirlenme veya ölüm olayının meydana gelmediği, kaldı ki sanığın da zaman zaman bu içkilerden içtiğini beyan etmesi dolayısıyla meydana gelen ölüm sonucuna bakımından olursa olsun umursamazlığı içerisinde olduğunu gösteren bir bulgu mevcut olmadığı gibi, sattığı içkilerin müşterilerine zarar vermesini de istemediği ve dosya kapsamında, sanığın ölüme neden olan kaçak içkileri imal ettiğine dair delil bulunmadığından, bu durumda sanığın sorumlu tutulacağı eyleminin başkalarının imal ettiği, ülkeye kaçak yollardan sokulan bandrolsüz içkileri maktüle satmaktan ibaret olduğu.
Yukarıdaki açıklamalardan, metil alkol kullanarak kaçak rakı imal edilmesi halinde içenin ölebileceğinin öngörüldüğü, buna rağmen “olursa olsun” düşüncesiyle imal gerçekleştiğinden, eylemin olası kastla öldürme suçunu oluşturacağı.
Kaçak içkiyi imal etmeden üretim sürecini bilmeden kaçak olduğunu bilerek alıp satan kişinin ise, sattığı içkileri yasal tedarikçisinden temin etmeyerek, özen yükümlülüğüne aykırı davrandığının bilincinde olduğu, bu içkilerin imalinde kullanılan maddeleri bilmediği ancak kaçak olduğunu bildiğinden insan sağlığına zararlı maddelerden imal edilmiş olabileceğini öngörebildiği halde öngördüğü neticeyi
S/4
istememesine rağmen “nasıl olsa bir şey olmaz” düşüncesiyle bu içkilerin ticaretini yapmak şeklindeki eyleminin ise bilinçli taksirle öldürme suçunu oluşturacağı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesinin sanığın olası kastla öldürme suçundan mahkumiyetine ilişkin hükmü ile bu hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair karar usul ve yasaya aykırı olduğundan, bozulması yerine temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi”nden bahisle ONAMA kararının kaldırılarak hükmün “bozulması” gerektiği belirtilmek suretiyle ONAMA ilamının kaldırılması talebiyle dosyanın, 05.07.2012 tarihinde Resmi Gazete yayınlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı yasanın 99. maddesiyle ile 5271 sayılı CMK'nin 308. maddesine eklenen 2 ve 3. bentler hükmü uyarınca itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
-
Yerinde görülen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE,
-
Sanık ... hakkındaki olası kast ile öldürme suçundan Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 23.05.2022 tarih ve 2022/1790 Esas, 2022/3373 Karar sayılı ONAMA kararının KALDIRILMASINA,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 16.05.2019 tarih ve 2019/514 Esas, 2019/1009 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından 5271 sayılı CMK'nin 291/1. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında ilk derece mahkemesince hükmedilen hapis cezasının beş yılın üzerinde olması nedeniyle bölge adliye mahkemesi kararlarının 5271 sayılı CMK'nin 286/2 a maddesi gereğince temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede,
Sanığın uzun süredir evinde, turistler tarafından yurtdışından getirilen, kaçak ve bandrolsüz alkollü içki satışı yaptığı, maktulün de uzun süredir sanıktan içki alan devamlı müşterisi olduğu, olay günü maktulün sanıktan satın almış olduğu içkiyi içtikten sonra rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldığı ancak yapılan müdahaleye rağmen metanol zehirlenmesi sonucu öldüğü olayda; sanığın satmış olduğu içkileri imal ettiğine, nasıl üretildiği konusunda bilgisinin bulunduğuna veya satışını yaptığı içkinin içerdiği metil alkol düzeyinin ölüme sebebiyet verecek oranda yüksek olduğunu bildiğine dair delil elde edilemediği gözetilerek; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 05.04.2022 tarihli ve 2020/1 320 Esas, 2022/241 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığın eylemine uyan "bilinçli taksirle öldürme" suçundan meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı da gözetilerek üst sınıra yakın ceza belirlenmesi suretiyle cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken olası kast ile öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirdiğinden, sanık müdafiinin temyiz talebinin kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 16.05.2019 tarih ve 2019/514 Esas, 2019/1009 Karar sayılı kararının CMK'nin 302/2. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA,
Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 304/1. maddesi gereğince “... 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere” Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.11.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:00:29