Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/2139
2021/7720
27 Nisan 2021
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Cinsel taciz, kasten yaralama
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
- Sanık hakkında cinsel taciz suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
a) Sanığın katılanı öpmeye çalıştığı sırada katılanın kabul etmemesi nedeniyle eylemini tamamlayamadığı boğuşmaya başladıkları bu haliyle fiziksel temas içeren eyleminin 5237 sayılı TCK'nin 102/1 2. cümlesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,
- Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
a) Sanık ile katılan arasında duygusal arkadaşlık bulunduğu olay günü aralarındaki sorunları konuşmak amacıyla buluştukları ve tartıştıkları, katılanın yaya şekilde evine gitmek istemesi üzerine sanığın saatin geç olmasından ötürü katılanı motosikletle evine bırakmak istediği, katılanın ikna olarak sanığın sevk ve idaresindeki motosiklete bindiği ve bir müddet sonra motosikletten düşerek yaralandığı olayda, sanığın aşamalarda
değişmez şekilde katılan ile kıskançlık meselesinden tartıştıklarını, tartışmanın ardından ikna olarak motosiklete bindiği ancak seyir halindeyken sürekli olarak kendisini motosikletten atacağına dair beyanlarda bulunduğu ve aniden kendisini attığını, motosiklet seyir halindeyken kendisinin direksiyonu bırakarak katılanı atmasının mümkün olmadığını belirttiği, katılanın ise motosiklete bindikten sonra ne olduğunu hatırlamadığını ve sanığın davranışları sebebiyle kendisini atmış olabileceğini belirttiği, mahkemece yapılan keşif sonucunda katılanın yaralanmasının ne şekilde olduğunun aydınlatılamadığı, görgüye dayalı bilgisi olan tanığın da bulunmadığı gözetildiğinde oluşan şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği, sanığın eylemini kasten gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nin 89. maddesinde tanımlanan taksirle yaralama suçunu oluşturup oluşturmadığının tartışılması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
b) Sanığın, katılanı hayati tehlike geçirecek ve orta (2) derecede kemik kırığına neden olacak şekilde birden fazla nitelikli hal ihlaline neden olacak şekilde yaraladığı olayda, TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca temel cezası belirlenirken, TCK’nin 3. maddesine belirtilen “cezada orantılılık ilkesi” ve TCK’nin 61. maddesinde yer verilen ölçütler nazara alınarak, hakkaniyete uygun ve sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle sanığa eksik ceza tayini,
c) Sanığın eylemi nedeniyle katılanın hayati tehlike geçirecek ve vücudunda kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı kabul edilen olayda, en ağır cezayı gerektiren sonuçtan dolayı 5237 sayılı TCK'nin 86/1 ve 87/1 d son maddeleri uyarınca cezalandırılması ile yetinilmesi gerekirken, hatalı uygulama ile katılanda kemik kırığı meydana geldiğinden bahisle, ayrıca TCK'nin 87/3. maddesi gereğince artırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,
d) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 87/1 d son ve 87/3. maddeleri gereği hükmolunan "3 yıl 6 ay" hapis cezasından TCK'nin 29. maddesi uyarınca (1/4) oranında indirim yapılması sırasında "2 yıl 7 ay 15 gün" hapis cezası yerine hesap hatası yapılarak "2 yıl 3 ay" hapis cezasına ve yine TCK'nin 62. maddesine göre (1/6) oranında indirim yapılması sırasında "2 yıl 2 ay 7 gün" hapis cezası yerine "1 yıl 10 ay 15 gün" hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
e) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 27.04.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:37:49